Anahtar kelimeler: Büyükçekmece Düşme Kimlik Süreç Görüşü Hukukî Başkasına Edenlerin Bilgilerini Neticesinde
8. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    BOZMA ÜZERİNE

    MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : ████████ E., █████████ K.
    ŞİKAYETÇİ : ...
    SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
    HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
    Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    A. Yargıtay Bozma Kararı
    Büyükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan verilen kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 13.09.2021 tarih ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı ile; "...25.06.2019 tarih ve 2019/8-249 Esas ve ████████ karar sayılı Ceza Genel Kurul kararında belirtildiği üzere; TCK.nın 268. maddedeki suçun oluşması için öncelikle, fail tarafindan işlenen bir suçun bulunması gerekmektedir. Başka deyişle iftira suçunun aksine, bu madde bakımından gerçek bir suçun işlenmesi ve bu suçun faili ile 268. maddedeki eylemin failinin aynı kişi olması zorunludur.
    İşlenmiş olması gereken suçun kasıtla veya taksirli suç olması arasında bir fark bulunmamaktadır. Fakat, maddede yalnızca suçtan söz edilmekle, kabahatler veya disiplin eylemleri madde kapsamında değerlendirilmemektedir.
    Maddedeki ifade biçiminin hatalı olduğu söylenebilir ise de, mevcut düzenleme karşısında, failin gerçekte o suçu işlememiş bulunduğunun anlaşılması halinde, başkasının kimlik bilgilerini kullanma eyleminin 268. maddedeki suçu oluşturmadığını kabul etmek, kanunilik ilkesi bakımından zorunlu görülmektedir. Bu tür eylemlerde evrak düzenlemesi halinde 206. maddenin uygulanması gereklidir. Bu açıklamalar eşliğinde;
    Sanık ... hakkında düzenlenen 14.12.2015 tarihli iddianamede, dava konusu fiilin, sanığın, mağdur ... adına parmak izi verdiği olaya ilişkin olduğu gözetilerek, mağdur ... adına parmak izi verilen olayla ilgili evrakların getirtilerek parmak izi alınma sebebinin bir suçla ilgili olup olmadığı, bir suçla ilgili ise soruşturma ve/veya kovuşturma evraklarının getirtilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması..." isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    B. Yargıtay Bozma Kararından Sonraki Yargılama Süreci
    Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde Büyükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2023 tarih ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan suçundan, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmiştir.
    II. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    1.Cumhuriyet Savcısının temyiz sebepleri; şartları oluşmadığı halde düşme kararı verildiğine, sanık hakkında atılı suçu işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine, usul ve esas yönünden kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
    2.Sanığın temyiz sebepleri; isnat edilen suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına, hakkında ceza tayin edilecekse Kabahatler Kanununa göre idari para cezası verilmesi gerektiğine ilişkindir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 17.11.2010 yerine 17.11.2015 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
    1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 268. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık olağan zamanaşımı ve aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereğince 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
    2."5 ay 9 gün"lük seri muhakeme usulü nedenli durma süresi de eklendiğinde; gerçeğin ortaya çıktığı 02.11.2011 tarihinden hüküm tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresi dolmadığı halde mahkemesince zamanaşımı nedenli düşme kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu anlaşılmıştır. Ancak; suç tarihine seri muhakeme usulü nedenli durma süresi eklendiğinde temyiz inceleme tarihi itibarıyla olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu belirlenmiştir.
    III. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Büyükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2023 tarih ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
    Dava dosyasının, Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!