Anahtar kelimeler: Kft Macaristanda Davaitirazın Alüminyum Abonman Eur Davadavacı Hasarsız Sevkiyatı Cmr

T.C.

İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO :████████
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:█████/2024
KARAR TARİHİ:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı sigortalı ... Alüminyum A.Ş. Tarafından Macaristan'da yerleşik dava dışı ... ... Kft. isimli firmaya toplam 63.448,59 EUR bedel 04.05.2023 tarih ve ... numaralı fatura ile satılan 15.882,00 kg alüminyum cinsi emtia ... numaralı ve 17.05.2022 – 17.05.2023 vadeli emtia abonman sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, sigortalı ... Alüminyum A.Ş. tarafından taşımaya konu ürünlerin sevkiyatı için ana taşıyıcı davalı ... A.Ş. ile anlaşma yapıldığını, CMR Belgesi'nde görüleceği üzere mallar hasarsız ve eksiksiz olarak taşıma işini üstlenen firma tarafında teslim alındığını, teslim yerine gelindiğinde tahliye sırasında kontrollerde emtiada yağ sirayeti olduğu ve alüminyum folyonun dış kısmında yırtılma/delinme kaynaklı hasar olduğunun görüldüğünü, dava dışı sigortalı tarafından yapılan hasar ihbarı üzerine müvekkil şirket nezdinde .... no'lu hasar dosyası açıldığını, görevlendirilen bağımsız eksper tarafından düzenlenen raporda; “Sigortalı ... Alüminyum firması, Macaristan’daki alıcı... firmasına 63.448,59 EUR değerinde alüminyum folyo cinsi emtiayı DAP teslim şekli ile satmıştır. 19 palet – 37 Rulo – 15.882,00 Net Kg – 16.347,00 Brüt Kg emtia, rulo şeklinde üretilmiş ve ambalajlanmış olup, ... nakliye aracına istif edilerek, Nakliyeci ... sorumluluğunda Türkiye’den Macaristan’a sevk edilmiştir. Macaristan’da alıcı firmaya teslim edilen emtia, tahliye esnasında çekildiği anlaşılan aşağıdaki araç içi fotoğraflara istinaden, hasarlı teslim alınmıştır. İncelenen fotoğraflara istinaden emtiaya yağ sirayeti olduğu ve alüminyum folyonun dış kısmında yırtılma/delinme kaynaklı hasar olduğu tespit edilmiştir. 2 palet- 4 adet rulonun farklı bölgelerinde yağlanma ve delinme/çarpma kaynaklı hasar meydana gelmiştir. Talep edilen 2.000 EUR dikkate alındığında rulolardan ayrıştırılan yaklaşık 500 kg emtianın hasarlı olduğu anlaşılmaktadır.” denildiğini, Davalı tarafın SDR değerinden faydalanamayacağını, işbu alınan eksper raporu sonrası sigortalıya 05.09.2023 tarihinde 30.000,00 TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, 14.06.2023 tarihli ihtarname ile ana taşıyıcı ... A.Ş.ye sigortalı tarafından ihtar çekildiğini, ihbar yükümlülüğü her iki taraf açısından da gerçekleştirildiğini, akabinde müvekkil şirket sigortalısına ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla davalı ... A.Ş. aleyhinde ... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını ancak davalının itirazı ile takibin durdurulduğunu belirterek, davalı tarafından icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 ‘den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Öncelikle olayda bir lütuf ödemesi bulunduğundan ve bu husus ekspertiz raporunda belirtildiğinden açılan davanın reddinin gerektiğini, gerçekten de sigorta şirketi hasarı görmeden, yerinde inceleme yapılmadan ve yalnızca beyana dayanarak, tutanak dahi tutulmaksızın ödemeyi yaptığını, ambalajlamanın kifayetsiz olduğu, boşaltmanın alıcı tarafından yapıldığı açıkça ortada olmasına rağmen hesaplama dahi yapılmaksızın alt limit üzerinden direkt ödeme yapıldığından, ödeme bir lütuf ödemesi olduğunu, davacının sigorta ettiren ile arasında imzalanan sigorta sözleşmesine göre yükleme, istifleme ve ambalaj kifayetsizliğinden kaynaklanan hasarlar teminat dışı bırakıldığını, somut olaydaki hasarın meydana gelmesinde müvekkil şirketin hiçbir kusurunun bulunmadığını, dava dışı ... Alüminyum A.Ş. İle müvekkil şirket arasında yapılan taşıma sözleşmesi kapsamında taşımaya konu ürünlerin sevkiyatı için ... Lojistik Anonim Şirketi'nden taşıma hizmeti aldığını, ... firması ise söz konusu ürünlerin taşımasını ... Lojistik Dış Ticaret Limited Şirketi'ne yaptırdığını, bu nedenle öncelikle davanın ... Lojistik Anonim Şirketi ve ... Lojistik Dış Ticaret Limited Şirketi'ne ihbarını talep ettiklerini, Hasar istifleme ve ambalajlama kifayetsizliğinden kaynaklandığını, dosyada yer alan 04.08.2023 tarihli ekspertiz raporunda emtiaya yağ sirayeti olduğu, alüminyum folyonun dış kısmında yırtılma/delinme kaynaklı hasar olduğu belirtilerek hasarın ambalajlama kifayetsizliğinden kaynaklandığının tespit edildiğini, ancak ekspertiz raporunda belirtilen, emtianın araç içinde bulunan bir yağ ya da yağımsı bir sıvı ile hasar gördüğü tespitinin kabulünün mümkün olmadığını, zira yağ ya da yağımsı bir sıvının düzgün bir şekilde ambalajlanmış emtiaya zarar verebileceğinin kabulü hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi bu tespitin neye göre yapıldığı da açıklanmadığını, varsayımsal bir değerlendirme yapıldığını, emtianın hassas olması nedeniyle bu emtialara uygun şekilde ambalajlanması gerektiğinin açık olduğunu, ambalajlama ve istifleme (sabitleme) de müvekkil şirketin sorumluluğunda olmadığını, göndericinin sorumluğunda olduğunu, ayrıca tamamen evrak üzerinden yapılan ekspertiz çalışmasının da kabul edilemeyeceğini, sovtaj değerinin araştırılmadığını ve düşülmediğini, taşıyıcının sorumluluğunun CMR konvansiyonuna göre hesaplanması gerektiğini, davacı tarafından ava dışı sigaralısına yapmış olduğu tazminat ödemesinin bir lütuf ödemesi olduğunu, exgracia olarak yapılan bu ödemelerin rücuen talep edilemeyeceğini, belirterek, davanın reddini savunmuş ve % 20 ‘den aşağı olmamak kadıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, emtia sigortası sebebiyle hasarlanan emtiaya ilişkin dava dışı sigortalıya ödenen tazminatın davalı taşıyandan rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 32.676,58-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan █████/2025 tarihli raporda özetle;
"Huzurda görülmekte olan dava; “nakliyat rizikolarına karşı sigorta güvencesi sağlayan poliçe teminatından ödendiği öne sürülen hasar bedelinin rücuen tahsilini teminen (davalılar aleyhine) ikame edildiğinden “halefiyet ilkesine” dayanmaktadır.
Bu bağlamda sigortacı (somut olayda davacı taraf; 6102 Sayılı TTK Md.1409 ve Md.1421 hükmü uyarınca) teminat sağladığı konu hakkında “geçerli bir sigorta ilişkisi kurduktan sonra” kural olarak oluşan rizikolardan; “sigortalısına” ve poliçede belirtilmesi kaydıyla sigortalısının iştirak şirketlerine ve bağlı kuruluşlarına karşı sorumludur ve en kısa tarifi ile hasar; Sigorta Poliçesi Genel Şartlarında ve/veya özel şartlarda yer alan rizikonun gerçekleşmesi (ve bu sebeple sigortalının/sigortalıların/sigorta ettirenin menfaatinin zarara uğraması) halinde sigortacının tazminat ödeme yükümlülüğünün doğması durumu olduğu, (6102 Sayılı TTK. Md. 1401/1).
Sigortacının düzenlediği poliçe kapsamında üstlendiği yükümlülüğü yerine getirdikten sonra sigortalısının halefi olabilmesinin ve rücu yoluyla talep edebilmesinin birinci şartı, sigorta tazminatının (“Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçmesi; sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal edeceği, sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir” hükmünü havi 6102 Sayılı TTK. Md.1472/1`e göre) “geçerli bir poliçe kapsamından, poliçe genel+özel şartları ile çelişmeyen” rizikonun gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan zarar için ödenmiş olması, bu şart ile bir arada bulunması gereken ikinci şart ise, sigortacının sözleşmeye uygun olarak ödeme yaptığı sigortalının, sigorta zararı için üçüncü şahıslara (olayımızda davalılar) karşı bir tazminat talebi hakkına sahip olması gerektiği,
Halefiyetin tüm şartlarının bir arada gerçekleşmiş olduğu durumlarda, ayrıca temerrüt ihtarı keşide edilmemiş olsa bile, “sigortacının rücuen tazminat alacağına sigortalıya yapılan ödeme tarihinden” başlatılmak suretiyle faiz işletilmesi de mümkün olmasına karşın;
Heyetimizce; Taktiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; davaya konu alıcısına kısmen hasarlı olarak teslim edilen emtia için Teslim CMR Taşıma Senedine hasar şerhi düşülmediği, kısmen hasarla ilgili olarak dava dosyasına sunulmuş detaylı bir hasar tutanağı tutulmadığı, hasar ihbarının davalı asıl taşıma şirketine zamanında bildirilmediği, kısmen hasarlı emtianın yerinde görülerek ekspertiz çalışması yapılmadığı için davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına 05.09.2023 tarihinde yaptığı hasar tazmin ödemesinin ex gratia (lütuf ödemesi) olduğu kanaatine varıldığı nazara alındığında;
Ancak “sırf ödeme yapılması” (yapılan ödeme riziko anında geçerli ve yürürlükte olan bir poliçeye dayansa ve bu dönemde oluşan hasarın nitelik ve niceliği de bağımsız bir ekspere tespit ettirilmek suretiyle tazmin edilmiş olsa bile) 6102 Sayılı TTK. Md.1472 nazarından sigorta şirketine halef sıfatını kazandırmayacağından, sigortacının halefiyet ilkesinden istifade edebilmesi, sigortadan tazminat alan sigortalının da aynı hasar için (sigortacının selefi olarak) zarar sorumlusuna rücu edebilmesi şartına bağlı olduğu dikkate alındığında, ex-gratia (lütüf ödemesi) olarak yapılan bir ödemenin rüceun talep edilmesinin söz konusu olmayacağı,
Elbette Sayın Mahkemenin davalı taşıyıcının taşıma faaliyetinde meydana gelen kısmi hasardan dolayı tazminat ödemesini taktir etmesi durumunda; CMR Konvansiyonu madde 3 ile TTK – 4. Kitap madde 879 ve madde 888 hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; asıl taşıyıcı ... A.Ş., alt taşıyıcı ... Lojistik A.Ş. ve fiili taşıyıcı ... Lojistik Dış Tic. Ltd. Şti. firmalarının ödenecek tazminattan müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varıldığının hukuki takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu," şeklinde görüş bildirilmiştir.
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; davacı tarafından dava dışı şirkete ait taşamaya konu emtiaya ilişkin sigorta poliçesi düzenlendiği, emtianın taşıma sırasında kısmen hasarlanması sonucunda davacı sigortacı tarafından dava dışı sigortalıya hasar tazminatı ödemesi yapıldığı, davacı tarafından söz konusu ödemenin davalı taşıyandan rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi yapıldığı, icra takibine itiraz üzerine duran takibe devam edilebilmesi için itirazın iptali istemi ile işbu davanın açıldığı, davalı tarafça davacı sigorta şirketinin hasarı görmeden, yerinde inceleme yapılmadan ve yalnızca beyana dayanarak, tutanak dahi tutulmaksızın ödemeyi yaptığını bu sebeple yapılan ödemenin bir lütuf ödemesi niteliğinden olduğu savunması ile davanın reddi talep edildiği anlaşılmaktadır. Dava; nakliyat rizikolarına karşı sigorta güvencesi sağlayan poliçe teminatından ödendiği öne sürülen hasar bedelinin rücuen tahsilini teminen ikame edildiğinden “halefiyet ilkesine” dayanmaktadır. Somut uyuşmazlıkta sigorta şirketinin kanuni halefiyet hakkının bulunduğu ileri sürülmüş ise de; yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi raporunda ayrıntılı şekilde gerekçelendirildiği üzere davacı sigortacı ile dava dışı sigortalı arasındaki poliçeye göre davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödemekten kaçınabileceği hasarı ödemiş olmasının belirlenmesi karşısında; ödemesinin ex greta (lutuf) ödemesi olduğu, davalı taşıyıcıya TTK 1472. maddesi uyarınca kanuni halefiyet uyarınca rücu edilebilecek ödeme olmadığı anlaşılmakla davanın reddine, takibin kötü niyetli yapıldığı yönünde ispat aracı bulunmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 521,33 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 94,07‬-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,
5-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,
6-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 30.000,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
7-3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!