Anahtar kelimeler: Parkelerin Davatazminat Çekim Davadavacı Kartından Satımdan Duyulan Değişimi Sağlandığı Kesilen

T.C.
İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO:████████ EsasKARAR NO :████████DAVA:Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:█████/2024KARAR TARİHİ:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Ltd. Şti. ile müvekkil arasında yapılan 15.02.2023 tarihli sözleşme uyarınca müvekkil şirket merkezinin bulunduğu ... adresindeki parkelerin değişimi için ihtiyaç duyulan, markası ve nitelikleri sözleşmede yazılı parkelerin 3.504,60 EURO karşılığı toplam (KDV Dahil) 70.700 TL bedelle satışı için anlaşma sağlandığı, bu bedelin 35.350 TL tutarındaki kısmı 16.02.2023 tarihinde kredi kartından çekim suretiyle peşin olarak ödendiği, kalan bakiye bedel kesilen aynı tarihli fatura karşılığında 21.02.2023 tarihinde müvekkil şirketin Banka Hesabından davalı şirket hesabına havale edildiği, ... Ltd. Şti. tarafından sözleşmeye konu parkeler teslim edilmiş ve müvekkil şirketçe başka bir firmaya montajı yaptırıldığı, ancak satın alma tarihi üzerinden henüz 1 yıl bile geçmeden, parkelerde aşınmalar, kabarmalar ve soyulmalar görüldüğü, halen sözleşmeye konu parkelerin yaklaşık %30'luk kısmı bozulmuş durumda olduğu, diğerlerinin de zamanla deforme olacağını, ayıplı mal satışı ya da ayıplı ifadan kaynaklı iade talebimiz üzerine, karşı tarafça ürünlerin ayıplı olmadığı ve iade yapılmayacağı müvekkile iletildiği, yukarıda arz ve izah edilen ve re'sen gözetilecek sebeplerle; davalı tarafın sattığı parkelerin ayıplı olduğunun tespiti ile ayıplı ifa sonucu müvekkilin uğradığı zararın tazminine, bu kapsamda yapılacak inceleme sonucu tespit edilecek olan ayıplı ifaya konu parkelerle aynı kalite ve evsafta parkelerin güncel değerinin şimdilik 100 EURO tutarındaki kısmının dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuna göre Kamu bankalarınca Euro mevduatına uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, parkelerin tamamı sökülerek yeniden montaj uygulanacağından, ortaya çıkacak işçilik ve sair maliyet bedellerinin şimdilik 1.000 TL'sinin ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına talep ve dava etmiştir.CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarına ve .... Sulh Hukuk Mahkemesi ....D.İş sayılı dosyası ile düzenlenen bilirkişi raporundaki tespitlere katılmadığı, bilirkişi raporunda açıkça belirtildiği üzere satılan malzemelerin montajının tarafımızdan yapılmadığı sadece ürünün satışı ile sorumluğu olduğumuzdan dolayı uygulamadan kaynaklı sorunları tarafımızın sorumluluğunda olduğu tespiti hukuka aykırı olduğu, müvekkil firma, satılan ürünün nerede ve hangi tür zeminde uygulanacağını bilmediği, söz konusu raporda zeminin alttan ısıtmalı olduğu belirtilmiş ise de tarafımıza zemin ile ilgili bir bilgi verilmediği, bu bağlamda satılan ürünlerin ne tür bir alanda uygulanacağı konusunda bilgimiz olmadığı, söz onusu satılan malzemelerin, müvekkil firma tarafından uygulanmaması halinde 15.02.2023 tarihli sözleşmenin açıklamalar kısmında uygulamadan kaynaklı aksaklıklardan tarafımızın sorumlu olmadığı açıkça belirtildiği, söz konusu raporda incelemeler eksik yapılmış olup taraflı olarak tespitte bulunulduğu, uygulamanın tarafımızdan yapılmadığı halde uygulamadan kaynaklanan sorunları dahi tarafımızdan kaynaklandığını dile getirdiği, ürünle ilgili uygulamada kullanılan tutkalın müvekkil firma ile bir ilgili yok iken sorumluluğu tarafımıza yüklediği, oysa uygulayıcı tarafın müvekkilim olmadığı açık olduğu, kusurun oluşmasındaki sebepler açısından değerlendirildiğinde; ortamın yerden ısıtmalı sistem ile ısınmasının sağlandığı tarafımıza bildirilmediği, zeminin nemli olması açısından değerlendirildiğinde ise uygulama esnasına dahil olmadığımızdan, uygulama anında zeminin nemli olup olmadığını bilmediği, bu bağlamda yaklaşık 1 yıl öncesine ait yapılmış olan bir iş için şu an zeminin nemli olmadığının gözlemlenmesi bir anlam ifade etmediği, yani zeminin nemli olmasından dolayı da gerçekleşen olayın yaşanmış olması muhtemel olduğu, montajdan önce nemli olan ortan daha sonra nemim kaynağı kurumuş olma ihtimali de mümkün olmadığı, sayın bilirkişi montaja dayalı unsurları incelerken sadece duvar ile parke arasındaki boşluktan bahsettiği, oysa montaj işi ile ilgili olarak denetlemesi gereken başka unsurlar da olduğu, bu konularda hiç tespit yapılmadığı, özellikle zeminden ısıtma olduğu hususuna montaj yapan şahıs/firma hakim olduğu, zeminin nemli olup olmadığı konusunda yine montaj yapan Şahıs/firma hakimdir. Tarafımızın bilgisi olmadığı, yine zemin açısından ısıtma ile kusurlu olduğu iddia edilen ürün arasındaki mesafenin ne kadar olduğu atılan şapın kalınlığı gibi unsurlar göz ardı edilerek montaj yapıldığı ve bu gibi montaj hatalarından müvekkil firma sorumlu olmadığı, yukarıda aktardığımız bilgiler ışığında davanın tüm talepler yönünden reddi ile yargılama gideri vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, satım sözleşmesi uyarınca alınan parkelerin gizli ayıplı olduğu iddiasına dayalı menfi zararların tahsili istemine ilişkindir.Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Mahkememizce dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan █████/2025 tarihli raporda özetle;"KANAAT VE SONUÇ;Hukuki değerlendirme ve takdir Yüksek Mahkemeye ait olmak üzere; Sayın Mahkemece verilen görev doğrultusunda, dosya kapsamında yer alan tüm bilgi-belgeler ile taşınmaz mahallinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; - Dava konusu Lamine Parke imalatlarının döşenip kullanılmaya başlandıktan sonra, yani süreç içinde bozulmaların meydana geldiği bu nedenle oluşan kusur ve deformasyonların basit muayene veya gözlemle tespit edilmeyen, kullanım sonrasında ortaya çıkması nedeniyle gizli ayıp olduğu ve davalı satıcının bu ayıplardan sorumlu olacağı, -Lamine parkelerin kabul edilemeyecek derecede ayıplı olduğu, eserin tümü ile değişiminin gerektiği -Satılandaki gizli ayıpların, dava zamanaşımı süresi içinde ve ayıp ortaya çıktıktan sonra derhal davalı yana ihbar edildiği, -Davacının huzurdaki davada ayıplı ifaya konu parkelerle aynı kalite ve evsafta parkelerin güncel değerleri ile parkelerin sökümü ve yeniden montaj masraflarını talep ettiği, talep ve seçimlik hakkının hukuki değerlendirmesinin tümüyle Mahkemenize ait olduğu; - Davacı yanın seçimini “ satılanın ayıpsız benzeri (misli) ile değişimi” olarak kabul edilmesi halinde parkelerin dava tarihi itibariyle karşılığının 4.620.- Euro (KDV Dahil) olarak hesap edildiği, - Secimlik hakkın “sözleşmeden dönme “ şeklinde kullanılması gerektiği kanaatine varılır ise satış bedeli olarak kararlaştırılan 3.504,60 Euro’nun davacı yana iadesinin gerektiği, - Davalı satıcının ayıplı mal teslimi nedeniyle oluşan montaj-demontaj giderlerinden sorumlu olacağı,dava tarihi itibariyle mahallin eski hale getirmesine ilişkin davacı zararının toplamı KDV dahil 65.000 TL olarak hesaplanmıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir.Taraflar arasında parke satım sözleşmesi akdedildiği, bu kapsamda davalı satıcı tarafından davacıya satım konusu parkelerin teslim edildiği, parkelerin montajı sonrasında parkelerin şişme yaptığı ve gizli ayıplı olduğunun anlaşılması üzerine davalıya ayıp ihbarında bulunulduğu ve uğranılan zararın tazmini istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Satıcının ayıplı mal teslim etmesi durumunda TBK, alıcıya bazı seçimlik haklar tanır. Bu haklar TBK m. 227’de sayılmıştır. Buna göre, satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2.Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklı tutulmuştur. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; yukarıda ayrıntılarına ye rverilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre, davaya konu uyuşmazlıkta gerek tespit raporunda, gerekse mahkememizce yaptırılan yerinde inceleme sonucunda düzenlenen teknik bilirkişi raporunda satım sözleşmesine konu laminant parkelerin kabul edilemeyecek derecede ayıplı olduğu, eserin tümü ile değişiminin gerektiği saptanmıştır. Parkelerdeki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu ve ayıp ihbarının davalıya ulaştığı, bu hali ile parkelerin kullanımının davacıdan beklenemeyeceği anlaşıldığına göre somut olayda davacının TBK'nun 230/1-1cümle ve 227/1 fıkrası uyarınca, bu ürünler için sözleşmeden dönme ve semenin iadesini talep hakkı bulunduğu gibi, aynı kanunun 227/2 fıkrası uyarınca ayıp nedeniyle uğradığı zararın tazminini talep hakkı da bulunmaktadır. Davacı dava dilekçesinde ayıplı ifaya konuparkelerle aynı kalite ve evsafta parkelerin güncel değerinin ödenmesi yanında parkelerin söküm ve yeniden montajı için ortaya çıkacak masrafların da ödenmesini talep edilmiştir. Dolayısı ile mahkememizce yapılan hukuki değerlendirme kapsamında davacının ayıplı ifa sebebiyle uğranılan zarar tazmini talebinde bulunduğu buradaki zarar türünün ise menfi zarar olduğu anlaşılmıştır. Menfi zarar; sözleşmenin karşı tarafınca yerine getirileceğine olan güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan zarardır. Kısaca bu zarar, alacaklının sözleşme yaptığı için uğradığı, sözleşme yapmamış olsa idi uğramayacağı zarar olup, sözleşmeye güvenilerek yapılan harcamaların (giderlerin) tamamının, başka bir anlatımla karşı tarafın mal varlığına girmese bile o sözleşme sebebiyle cepten çıkan paradır. Somut olaydaki yeniden alınacak parke bedeli ile gizli ayıplı bulunan parkenin söküm işlemi için yapılması gereken masrafı bu neviden olduğundan davacı tarafından istenebilecektir.Yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve teknik inceleme ile satıma konu parkelerin güncel değeri ile demontaj bedelinin tespiti bakımından denetime elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre, dava tarihi itibari ile satıma konu parkelerin değerinin 4.620,00 Euro olduğu, parkelerin sökülmesi için 65.000,00 TL montaj - demontaj giderinin bulunduğu hesaplanmış olup, her iki bedelin de davacının ayıplı ifa sebebiyle uğradığı zarar miktarı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;1-Davanın KABULÜ ile; 4.620,00 EURO'nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a Maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-65.000,00 TL montaj - demontaj giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Alınması gereken 17.891,38-TL karar ve ilam harcından 427,60-TL peşin harç ile 4.472,19-TL ıslah harcının mahsubu ile geriye kalan 12.991,59-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 916,00-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 14.107,00-TL masraf ile 4.472,19-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 19.495,19-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 41.906,32-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,7-3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ... Hakim ...