Anahtar kelimeler: Tekkeköy Akabinde Samsun Parselde Sekizinci Süreci Satışının İli Arazi İlçesi

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Samsun ili, Tekkeköy ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan taşınmaza yönelik 2/B arazi tespit çalışması yapılıp yapılmadığı, yapılmamış ise bu çalışmanın yapılması, hak sahiplerinin tespit edilmesi ve akabinde hak sahiplerine satışının gerçekleşmesi istemiyle yapılan █████/2022 tarihli başvurunun reddine yönelik ... tarihli ve ... sayılı Samsun Orman İşletme Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; orman sayılan yerlerden olduğu tespit edilen dava konusu taşınmazın vasfının değiştirilerek, orman sınırları dışına çıkarılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine; davalı idare vekili lehine vekalet ücretine hükmedilip hükmedilmeyeceği yönünden ise, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Görevsizlik, Yetkisizlik, Dava Ön Şartlarının Yokluğu veya Husumet Nedeniyle Davanın Reddinde, Davanın Nakli ve Açılmamış Sayılmasında Ücret" başlıklı 7. maddesinde; her ne kadar davanın görevsizlik nedeniyle reddi durumunda, vekalet ücretinin tamamına veya yarısına hükmedilmesi bakımından "ön inceleme tutanağının imzalanmasının" ölçüt olarak alındığı ve idari yargıda ön inceleme müessesesi bulunmadığı açık ise de; konu ile ilgili 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 118-136 maddelerine bakıldığında dilekçelerin (dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi ve ikinci cevap dilekçeleri) karşılıklı verilmesi aşamasına yer verildiği ve 137. maddesinde de dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılacağı ve ön inceleme tutanağının düzenleneceği/imzalanacağı hususlarının hükme bağlandığı, bu durumda, ön incelemenin hukuk mahkemelerinde tüm dilekçelerin karşılıklı tebliğinden sonra yapılan bir usuli işlem olduğu ön inceleme tutanağının imzalanması aşamasının idari yargıda da 2577 sayılı Kanun'un 16. maddesinde öngörülen tüm dilekçelerin (birinci dilekçe, savunma, ikinci dilekçe ve ikinci savunma) karşılıklı tebliğinden sonraki aşamaya, başka bir deyişle dosyanın tekemmül etmesinden sonraki aşamaya karşılık geldiği, bu nedenle, Tarife kuralına göre idari yargıda dosya tekemmül etmeden önce görevsizlik kararı verilirse vekalet ücretinin yarısına, tekemmül ettikten sonra görevsizlik kararı verilirse de vekalet ücretinin tamamına hükmedilmesi gerektiğinden, işbu kararın dava dosyasının tekemmül etmesinden sonra verildiği ve davalı idare lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen vekalet ücretinin tamamına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.500,00-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: uyuşmazlıkta, dava konusu edilen, davacının hak sahiplerine satışın yapılması isteminin reddi kısmına yönelik idare mahkemesince irdeleme yapılarak hüküm kurulmamış olmakla birlikte, orman alanından çıkarılması isteminin reddi kararına karşı adli yargıda açılacak davada hüküm verildikten sonra satış talebinin reddi kararı hakkında karar verilebileceğinden, usul ekonomisi gereği bu eksikliğin şu aşamada kararın kaldırılmasını gerektirir mahiyette görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun belirtilen açıklamayla reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davada idari yargının görevli olduğu, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise; temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller" başlıklı 31. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda, hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır." hükmü yer almaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun, yargılama giderlerinin kapsamının belirtildiği 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmıştır. Aynı Kanun'un "Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri" başlıklı 331. maddesinin 2. fıkrasında da, "Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder." hükmüne yer verilmiştir. Yargı sistemimizin farklı yargı kollarına ayrılmış olması nedeniyle, bu yargı kolları arasında göreve ilişkin ihtilaflar çıkabilmekte olup, mahkemelerce böyle bir durumla karşılaşıldığında, verilen ve işin esasına yönelik olmayan görevsizlik kararlarında, dava dosyaları doğrudan görevli yargı yerine gönderilmeyerek, bir anlamda diğer yargı kolunda davaya devam edip etmeyeceği hususu davacının iradesine bırakılmaktadır. Davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde 6100 sayılı Kanun'un 331. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, yargılama giderine davaya devam edilen mahkeme tarafından hükmedileceği, devam edilmemesi halinde ise, talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edeceği düzenlenmiştir. 6100 sayılı Kanun'da, her ne kadar adli yargının bir kolu olan hukuk mahkemelerinde yapılacak yargılamaya ilişkin usul hükümleri düzenlenmiş ve yukarıda belirtilen 331. maddenin 2. fıkrasının gerekçesinde, anılan düzenlemenin adli yargı mahkemelerinin görevsizlik, yetkisizlik ve gönderme kararlarındaki yargılama giderinden kaynaklanan sorunların giderilmesinin amaçlandığı belirtilmiş ise de, 2577 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 31. maddesinin 1. fıkrasında yer alan atıf nedeniyle, idari yargıda hükmedilecek yargılama giderleri de bu Kanuna göre belirlenmektedir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar ışığında, idare tarafından tesis edilen bir işleme karşı idari yargıda açılan ve adli yargının görevli olduğundan bahisle verilen, işin esasına yönelik olmayan ve sadece görevli yargı yerinin tespiti mahiyetindeki kararlarda, davalı idare vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve davacının da görevli yargı yerinde davaya devam etmesi halinde, davacının aynı davaya ilişkin olarak ikinci kez vekalet ücreti ödemek gibi bir yükümlülükle karşı karşıya kalacağı açıktır. Bu itibarla, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının hüküm fıkrasının; 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca; "ilk derece mahkemesi kararında davalı lehine 5.500,00-TL vekalet ücreti hükmedilmesine ilişkin kısımdan önce gelmek üzere '6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. ve 331/2. maddeleri uyarınca görevli ve yetkili Mahkemede davaya devam edilmemesi ve kararın kesinleşmesi halinde' ibaresi eklenerek düzeltilmesine" ibaresi eklenmek suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde düzeltilmek suretiyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Dava, Samsun ili, Tekkeköy ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan taşınmaza yönelik 2/B arazi tespit çalışması yapılıp yapılmadığı, yapılmamış ise bu çalışmanın yapılması, hak sahiplerinin tespit edilmesi ve akabinde hak sahiplerine satışının yapılması istemiyle yapılan █████/2022 tarihli başvurunun reddine yönelik olarak tesis edilen ... tarihli ve ... sayılı Samsun Orman İşletme Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır. █████/2012 tarih ve 28275 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunun 6. maddesinde, hak sahipliği ile doğrudan satışa ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, 1. fıkrasında da, ''2/B alanlarında bulunan taşınmazlar hakkında bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenen güncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre oluşturulan tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre; bu taşınmazların █████/2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilen kişilerden bu taşınmazları satın almak için süresi içerisinde idareye başvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler bu Kanuna göre hak sahibi sayılır.'' düzenlemesi yer almaktadır. Bu düzenlemeye göre, uyuşmazlık konusu taşınmazın davacıya doğrudan satışının yapılmaması işlemine ilişkin açılan davada, davacının 6292 sayılı Kanunda öngörülen şartları taşıyıp taşımadığının idari yargı yerince değerlendirilmesi gerekmektedir. İlgililer tarafından ancak idari yargının görev alanına giren konularda idari yargı yerlerinde dava açılabilmektedir. Bu durumda, dava konusu işlemin, davacının doğrudan satış talebinin reddine dair kısmına karşı açılan davanın İdare Mahkemesinde görüleceği açık olup, taşınmazın 2/B kapsamına alınması talebinin reddine ilişkin kısmının görüm ve çözümünün ise adli yargı mercilerinin görevine girdiği göz önüne alındığında, farklı yargı kollarının bakmakla görevli olduğu davacı taleplerinin reddine dair işleme karşı idari yargı yerinde açılan davada, dava dilekçesinin reddine karar verilerek adli yargının görev alanına giren kısmı ayrılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, davanın tümünün görev yönünden reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.