Anahtar kelimeler: Villaya Faturadan Ürünün Esaskarar Faturaya Kayseri Durduğunu Tutar Niyetli Yazim

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARARESAS NO : ...KARAR NO : ...HAKİM : ...KATİP : ...DAVACI : ...VEKİLİ : Av. ...DAVALI : ...VEKİLLERİ : Av. ... Av.... Av. ... Av....DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikte Faturadan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : ...KARAR TARİHİ :...KARAR YAZIM TARİHİ : ...Mahkememize açılan İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " Taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında davalı şirket yetkilisi tarafından kullanılan villaya faturaya konu ürünün teslim edildiğini, takibe konu faturadan dolayı davacının 31.000,00-TL alacağı olduğunu, bu tutar için icra takibi yapıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, davalı itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini ve inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini " talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; " Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile ... arasında tüketici sıfatıyla sözleşme yapıldığını, imalatın kusurlu olduğunun bildirilmesine rağmen kusurların giderilmediğini, davacıya Beyoğlu 41. Noterliğinin 15.06.2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, davacı tarafça ... aleyhine Kayseri 1. Tüketici Mahkemesi nezdinde ...E sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, davacının ikame ettiği davadaki haksızlığını kapatmak için huzurdaki davayı ikame ettiğini, sözleşme kapsamında asansörün tam ve sağlam şekilde montajının yapılmaması nedeniyle ödemenin yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini " talep etmiştir. DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden celp edildiği görüldü. Alacaklısının ... Asansör İnşaat Bilgisayar Sanayi ve Ticaret Limited Şirket, Borçlusunun ... Servisleri Danışmanlık ve Dış Ticaret Anonim Şirketi olduğu görülmüştür.Tüm deliller toplandıktan sonra davalının bulunduğu mahal mahkemesine talimat yazılarak bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi ...'un █████/2024 tarihli raporunda özetle;Davalının defterleri incelenmiş defterler usulüne uygun tutulmuş, dava konusu fatura defterlerde izlenmiş ödeme yapıldığı ise izlenmemiştir. Kanaatini bildirir raporunu sunmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı taraf vekillerinin beyan/itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Tüm deliller toplandıktan sonra davacı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, SMMM bilirkişi Prof. Dr. ...'ın █████/2025 tarihli raporunda özetle;Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerle davacının e-defterlerinin incelenmesinden ulaştığımız bulgular şöyledir:1. Davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan icra takibinde davalıdan 31.000 TL tutarında alacak talep edilmiştir. Takip dayanağı olarak 23.02.2023 tarihli ... numaralı 141.000 TL bedelli fatura gösterilmiştir. 2. Davacının takip ve dava konusu yaptığı fatura davacının ticari defterlerinde davalıdan alacak olarak kaydedilmiştir. Davalının ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda da davacıdan 141.000 TL tutarlı faturanın giriş kaydı yapıldığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla faturanın tarafların defterlerinde kayıtlı olduğu konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. 3. Davacının ticari defterlerinde davalıdan 110.000 TL tahsilat yapıldığı ve bakiye davalıdan 31.000 TL alacaklı olduğu gözükmektedir. Davalının ticari defterlerinde de davacıya 110.000 TL ödeme kaydı yapıldığı ve davacıya 31.000 TL borçlu gözüktüğü tespit edilmiştir. Netice itibariyle tarafların ticari defterlerinin fatura ve ödeme vönünden birbirini tevit ettiği anlaşılmaktadır. Kanaatini bildirir raporunu sunmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile sözleşme yaptıklarını, sözleşmeden konu ürünün teslim nedeni ile bakiye faturadan kaynaklı 31.000,00 TL alacakları bulunduğunu, davalı hakkında kayseri genel icra dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip yaptıklarını belirterek itirazın iptali ve icra inkar tazminatı dilemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmalık noktalarının; icra dairesinin yetkisi, davacının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ve bu dosya kapsamında █████/2023 tarihli 141.000,00 TL miktarlı faturadan kaynaklı olarak bakiye alacağı bulunup bulunmadığı, noktasında toplandığı görülmüştür.Davaya konu Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede alacaklısının mahkememize ait işbu dosya davacısı, borçlusunun yine mahkememize ait işbu dava davalısı olduğu alacaklı tarafından borçlu aleyhine dayanağı █████/2023 tarihli 141.000,00 TL miktarlı faturadan 31.000,00 TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin itiraz üzerine takibin borca itiraz nedeniyle durduğu ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.-Davalının icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazın değerlendirilmesinde; İİK'nın 50/1. maddesi uyarınca, para veya teminat borcu için takip hususunda HMK'nın yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır. 6100 sayılı HMK 10. maddesi gereğince sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği (ifa edileceği) yerde de açılabilir. Sözleşmenin yerine getirileceği yer tarafların açık ya da örtülü isteklerine göre belirlenir. Aksi durumda ise sözleşmenin yerine getirileceği yer Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesi gereğince tespit edilir. TBK 89/1. maddesi uyarınca para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Uyuşmazlık sözleşmeden doğan bir para borcuna ilişkin olup, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, bu para borcu alacaklının ödeme zamanındaki ikametgâhında ödenir. Bu nedenle para alacaklarına ilişkin takipler alacaklının ikametgâhında da yapılabilir. Somut olayda, dava konusu olan fatura davalı defterlerine kayıt edildiğinden akdi ilişki ispatlandığının kabulü gerekeceği davacı kendi ikametgahında dava açıp ve takip yapabileceğinden █████/2025 tarihli duruşmada icra dairesinin yetkisine ilişkin itiraz kaldırılmıştır.-Davanın esasının incelenmesine dair mesele;Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Somut olayda konunun iyi anlaşılması için açıklamak gerekir ise, davacı taraf başlatmış olduğu takipte açık hesap ilişkisine dayanmamış sadece faturaya dayandığı görülmüş ve bu kapsamda değerlendirme yapılması gerekmektedir. Taraflar arasında var olduğu iddia edilen ilişki faturaya dayandırılmış olmakla, fatura ve faturanın delil olma kuvveti bakımından bir değerlendirme yapmak gerekmiştir. Faturanın TTK'da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu 229.maddesinde fatura,"Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika" olarak tanımlanmıştır. Buna göre fatura, tek taraflı düzenlenmesi her zaman mümkün olan bir belgedir.TTK 21/1.maddesine göre, "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir”. TTK 21/2 maddesine göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır".27.06.2003 tarihli 2001/1 E.2003/1 K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, "fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir.." denilmiştir.Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle akdî ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Akdî ilişkinin ticari defterler üzerinden kanıtlanması halinde alacaklı olduğunu iddia eden kişinin delil olarak ya her iki tarafın defter ve kayıtlarına dayanması ya da münhasıran davalı defter ve kayıtlarına dayanması gerekir. Somut olayda, taraf ticari defterleri sunması için kesin süre verilmiş ancak taraflarca defter sunulmadığı görülmüştür.Somut olayda ispat, dava konu malın davalıya teslim edilip edilmediği edildi ise bedelinin ödenip ödenmediği noktasındadır. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. (TMK m. 6) İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. (HMK m.190). Somut olayda mahkememizce ticari defterleri incelenmiştir. Davacının ticari defterlerinde davalıya 141.000 TL tutarında fatura düzenlendiği ve karşılığında 110.000 TL tahsilat yapıldığı ve bakiye 31.000 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu tespit edilmektedir. Davalının ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda da davacıdan 141.000 TL tutarında alım yapıldığı ve karşılığında 110.000 TL ödeme yapıldığı ve bakiye 31.000 TL tutarında davacıya borçlu olduğunun kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla taraf defterleri fatura ve ödeme yönünden birbirini teyit etmekte olup herhangi bir ihtilaf söz konusu değildir. Davalı tarafın husumet itirazları faturayı defterlerine işlemesi karşısında dayanaksız olduğundan davalının davacıya faturadan dolayı borcu bulunduğundan ve ödemeyi ispat edemediğinden davanın kabulüne karar verilmiştir.-İcra inkar tazminatına dair değerlendirmede;İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih ███████-295 Esas, ████████ Karar sayılı kararı).Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükmedilen asıl alacak miktarı ticari defterler ile sabit olmuş ve bu miktar alacağın varlığı saptanarak hüküm kurulmuştur. Hükmedilen miktarın likid bir alacak olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;1-Davacının davasının kabulü ile; davalının Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptali ile takip tarihi itibariyle 31.000,00-TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıla alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına, 2-İtirazın iptaline karar verilen 31.000,00-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 2.117,61-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL 'nin mahsubu ile eksik 1.690,01-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, olmak üzere toplam 855,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 7.600,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 9-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,10-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır