Anahtar kelimeler: Davatazminat Şifahi Acentelik Bayilik Feshetmesi Münhasır Uğramış Ocak Gidermeyi Sayın

T.C.

İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO :████████
DAVA:Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:█████/2022
KARAR TARİHİ:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının münhasır bayilik sözleşmesini haksız bir şekilde feshetmesi nedeniyle davacının uğramış olduğu maddi ve manevi zararların karşılanması için davalı tarafla görüşmeler yapıldığını, davalı taraf hem şifahi görüşmelerde hem de arabuluculuk görüşmelerinde davacının uğradığı zararı gidermeyi kabul etmediğini, davacının uğradığı zararların giderilmesi amacıyla Sayın Mahkemede dava açma zorunluluğu olduğunu, Davacı ile davalı ... ... şirketi arasında Ol Ocak 2020 tarihinde imzalanarak yürürlüğe giren münhasır bayilik sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşme uyarınca davacının ... ... şirketinin ürünlerini Yalova, ..., Bilecik, Eskişehir, (Kocaeli ve Sakarya illerinde izin müşteriler) tek elden satacak, ürünler dava dışı...ve Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından davacıya gönderileceğini, tarafların mutabık olarak 2021 ve 2022 yıllarında sözleşme hükümleri uygulanmaya devam ettiğini, davacının, sözleşmeden kaynaklı tüm yükümlülüklerini sözleşme süresi boyunca her zaman yerine getirdiğini, Sözleşme ilişkisi devam ederken; davacının tek satıcı olduğu bölgelerde başka bayilerin ve üreticinin davacının müşterilerine daha düşük fiyattan satış yaptığının öğrenildiğini ve bu hukuka aykırı durumun davalıya iletildiğini, buna karşılık davalı tarafça, bu durumun bilindiği ve davacının münhasır satış yetkisinin olduğu bölgelerde diğer bayilerin dilediği fiyattan ürün satmasına izin verildiği bildirdiğini, bunun üzerine davacı bu davranışın sözleşmeye aykırı olduğu bildirdiğini, davalı tarafın buna rağmen bu aykırılığın giderilmeyeceği, artık davacının yetkili olduğu bölgelerde başka bayilerin görevlendirileceği ve daha düşük fiyattan satış yapmalarına izin verileceği bildirilerek görüşmeyi sonlandırdığını, davalı tarafın sözleşmeyi feshetme iradesini açıkça göstermesine rağmen davacı şirket yetkilisi 04 Nisan 2022 tarihinde davalı şirketin ... Bölgesi Bayi Temsilcisi ...'ye Whatsapp uygulaması üzerinden, yazılı olarak, bayilik anlaşmasının bitirilip bitirilmediği sorulduğunu, davalı şirket ... Bölgesi Bayi Temsilcisi olan ... tarafından açık bir şekilde münhasır bayilik (tek satıcılık) ilişkisinin sonlandırıldığı yazılı olarak bildirildiğini, aynı bildirimde iade almak ve ürün satmak için yeni yetkili bayinin hizmet verdiği, yeni yetkili bayiinin ulaşamadığı müşteriler için bilgiler istendiğini, dolayısıyla fiili olarak göstermiş oldukları sözleşmeyi fesih iradesi yazılı olarak da davacıya bildirildiğini, taraflarınca ekte yer alan ihtarname davalı şirkete gönderilerek davacının sözleşmenin haksız feshedilmesinden kaynaklanan tüm zararının giderilmesi talep edildiğini, davalı tarafın ihtarname ile cevap vererek özetle taleplerini reddettiklerini, münhasır bayilik sözleşmesi uyarınca üretici tarafından bayiye dağıtım faaliyetlerini yerine getirmek üzere bir sözleşme bölgesi verildiğini, Bayiye münhasır (tek elden) satış hakkı tanınan bayilik sözleşmelerinde üretici, sözleşme konusu malları sözleşme bölgesinde doğrudan doğruya satamadığını ve bu sözleşme bölgesine başka dağıtıcılar yerleştiremediğini, üreticinin bu yapmama edimi kaçınma tarzında ortaya çıktığından bir kaçınma borcu olduğunu, münhasır satış hakkı tanınan bayilik sözleşmelerinde üreticinin sözleşme bölgesinde doğrudan satış yapamamasının yanında dolaylı olarak da dağıtım yapamayacağı belirtildiğini, bu kapsama üreticinin sözleşme bölgesinde üçüncü kişilerin satış yapmasını engellemek borcu da girdiğini, üçüncü kişilerin satış yapmasını engellemek için gerekli önlemleri alma borcunun ise olumlu bir edimi içerdiğini ve yapma borcu niteliğinde olduğunu, münhasır bayilik sözleşmelerinde bayi, pazarlama ve sürümü arttırma yükümlülüğü altında olduğunu, bu noktada üretici, bayisinin rakip firmalarla rekabetçi bir ortam yaratma yüküml altında olduğunu, davacıdan önce bayilik bölgesinde üreticinin ürünleri hiçbir mağazada satılmıyorken davacının emekleri ve pazarlama faaliyetleri sonucunda sözleşmenin daha ilk yılında ciddi bir başarı sağladığını, yüzlerce noktaya üreticinin ürünlerini sokmayı başardığını ve sürümü arttırdığını, bu başarı esasen üretici tarafından da beklenilmeyen bir durum olduğunu, davacıdan önce bu bölgede üretici hiçbir şekilde ürünlerini satmayı başaramadığını, davacının satış ve pazarlama performansı neticesinde sözleşme bölgesi cazip bir pazar haline geldiğini, davalı üretici, bu cazip pazardan daha fazla kar elde etmek amacıyla davacıya dürüstlük kuralına aykırı olarak türlü engeller çıkarmaya başladığını, bu kapsamda öncelikle daha yakın olduğu bayilere daha fiyatlarla satış yapma hakkı tanıyarak davacının bölgesinde satış yapma izni verdiğini, davalı üreticinin haksız ve kötü niyetli davranışları bununla da sınırlı kalmadığını, davalı üretici, dürüstlük kuralına aykırı olarak davacının oluşturduğu portföye doğrudan kendisi de fiyatı düşürerek satış yaptığını, davalı üreticinin, davacının portföyündeki müşterilere başka bayilerin satış yapmasına izin vermesi, doğrudan kendisinin satış yapması, başka bayilere daha düşük fiyatla ürün vermesi ve davacının müşterilerine daha düşük fiyattan ürün satılmasına izin vermesi üreticinin bayilere eşit davranma ine aykırılık teşkil ettiği gibi dürüstlük kurallarına da aykırı olduğunu, davalı üreticinin sözleşme süresi içerisinde sözleşmeye ve ticari ahlaka aykırı davranışları davacı tarafından davalıya bildirildiğini, davalı taraf buna rağmen bu aykırılığın giderilmeyeceği ve artık davacının yetkili olduğu bölgelerde başka bayilerin görevlendirileceğini bildirilerek görüşmeyi sonlandırdığını, davalı taraf sözleşmeyi feshetme iradesini açıkça göstermesine rağmen davacının şirket yetkilisi ... tarafından 04 Nisan 2022 tarihinde davalı şirketin ... Bölgesi Bayi Temsilcisi ...'ye Whatsapp uygulaması üzerinden, yazılı olarak, bayilik anlaşmasının bitirilip bitirilmediği sorulduğunu, davalı şirket ... Bölgesi Bayi Temsilcisi olan ... tarafından açık bir şekilde münhasır bayilik (tek satıcılık) ilişkisinin sonlandırıldığı yazılı olarak bildirildiğini, aynı bildirimde iade almak ve ürün satmak için yeni yetkili bayinin hizmet verdiği, yeni yetkili bayinin ulaşamadığı müşteriler için bilgiler istendiğini, dolayısıyla fiili olarak göstermiş oldukları sözleşmeyi fesih iradesi yazılı olarak da davacıya bildirildiğini, davalı üreticinin, davacının katma değer yaratamadığı, ürünleri satışı ve sürüm arttıramadığı, pazarlama konusunda yol kat edemediğini, müşterilerin yüzde 90'ınını kendi çabalarıyla bulduğunu iddia ettiğini, davalı üreticinin bu iddiası da tamamen gerçek dışı olduğunu, davacının sözleşme bölgesinde satış ve pazarlama faaliyetlerine başlamadan önce davalı üreticinin bu bölgede hiçbir satışı olmadığını, davacının müşteri portföyünün tamamıyla kendi emek ve çabasıyla oluştuğunu, davalı üreticinin müşteri portföyüne herhangi bir katkısı olmadığını, davacının davalı şirketin ürünlerini satış ve pazarlama faaliyeti yürüttüğünü, davalı şirket, söz konusu pazardan iyi bir gelir elde edebileceğini düşünerek davacıyı devre dışı bırakmak istediğini, bunun için davacının müşterilerine dürüstlük kuralına ve rekabet kurallarına aykırı olarak daha düşük fiyattan satış yaptırdığını ve bizzat kendisi de satış yaptığını, daha sonra davacının bu duruma tepki göstermesi üzerine açık bir şekilde sözleşmeyi feshettiğini, davacının maddi ve manevi birçok zararı doğduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları ve ıslah ile arttırma hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 250- TL Yatırım Gideri Tazminatı, 250-TL Kar Mahrumiyeti, 500-TL Portföy Tazminatı Toplam 1.000- TL'nin (HMK 107 uyarınca alacak davası nitelindedir) maddi tazminatın davalıdan alınarak taraflarına verilmesine, davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle davacının itibar kaybı yaşadığından 70.000- TL manevi tazminatın davalıdan alınarak taraflarına verilmesine, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, dava konusu taleplerini somut olarak bilebilecek durumda olduğunu, maddi tazminat talebinin kısmi dava olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, talep konusu taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirlenebilir ise kısmi dava açılamayacağını, dava dilekçesinde yatırım gideri tazminatı, kar mahrumiyeti, portföy tazminatı yönünden kısmi dava açıldığının vurgulandığını ve davaya konu maddi tazminat istemi ayrıştırılmak suretiyle tüm alacaklar için 1.000,00 TL gibi farazi bir miktar üzerinden talepte bulunulduğunu, somut dava bakımından şartları oluşmadığı halde davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak HMK ve yerleşik içtihatlara aykırı işbu davayı ikamet etmesinde hukuki menfaati olmadığı gibi taleplerinde açık bir çelişki de bulunduğundan davanın esas incelemesine girilmeden usul yönünden reddi gerektiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile davacıya önemli yükümlülükler yüklendiğini, sözleşme gereğince davacının ürünler ile ilgili pazarlama ve sürümü artırma yükümlülükleri bulunduğunu, davacıya, 01.01.2020 tarihi itibari ile davalı şirkete ait ürünleri satma yetkisi verildiğini, satışa konu ürünler ise davacı tarafından dava dışı...ve Dış Tic. Ltd. Şti.'den temin edildiğini, ancak davacı bu sürede davalı şirkete katma değer yaratamadığını, ürünlerin satışı ve sürüm artırılması, pazarlama konusunda yol kat edemediğini, keza davalının davacının ürün satışını artırması için, önemli noktalarla anlaşmalar yaptığını ve bu noktalarında tüm katılım bedellerini de davalının ödediğini, satış rakamları ile de ortaya konulduğu üzere; davacı satış ve sürümü artırma yükümlülüğünü hiçbir zaman yerine getirmediğini, bu çerçevede davacı 2022 yılı Nisan ayında; sözleşmeyi fesih etmek istediğini ve mevcut stoklarında bulunan malların iade alınmasını talep ettiğini, davalının sadece iyi niyet göstergesi olarak davacının stoğunda bulunan ürünleri 07.04.2022 tarihinde iade aldığını, yine iade alındığı tarihte davalının davacıya ödeme yaptığını, işbu ödemenin cari hesap ekstresinde görüleceğini, haliyle davacının stoğundaki ürünleri iade ederek hukuki ilişkiyi sonlandırması başlı başına davacının sözleşmeyi fesih etmek iradesinden kaynaklı olduğunu, iş bu nedenle davalı şirketin davacıya 17.06.2022 tarihinde ihtarname gönderdiğini ve 3. kişilere ödenen 34.500,00 TL'yi davalı şirkete iade etmesi için süre verdi, .... Noterliği'nin 31.05.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle bayilik sözleşmesinin haksız biçimde feshedildiğine ilişkin ihtarname gönderdiğini, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, bayilik sözleşmesinin davalı tarafça haksız feshedildiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Mahkememiz █████/2023 tarihli duruşmasının 1 ve 2 nolu kararları gereğince tarafların tanık dinletme taleplerinin kabulüne karar verildiği, ikameti İstanbul dışında olan tanıkları için ilgili mahkemelere talimat yazıldığı anlaşılmakla,
Tanık ... beyanında aynen:
"ben davacı şirketten geçen yıl ayrıldım, şu anda çalışmıyorum, ben dava konusu bayilik sözleşmesi hakkında ... sahibiyim, bizim çalıştığımız bölgelerde sadece bizim satış yapmamız gerekirken davalı taraf başka bayilere de satış yapma yetkisi verilmiştir, bu yaptığımız bayilik sözleşmesine aykırıdır, tek elden münhasıran ürünlerin satılması gerekir, başka bayilerin sisteme girmesi nedeniyle diğer bayiler fiyat kırıyor, biz pahalı satış yapmak zorunda kalıyoruz, biz bu durumu davalı şirkete söyledik, davalı şirkette bundan dolayı sözleşmemizi fesih etti, bizim satışlarımız çok iyiydi, hala şu anda da bizim firmanın stantları satış yapmaktadır, davalı şirket dürüstlük kararına aykırı hareket ederek, sözleşmeye uygun davranmamıştır, biz herkesin gözünde pahalıcı olmamız nedeniyle diğer yaptığımız bayilik sözleşmelerinden de kar elde edemedik, bir yıl sonra da işsiz kaldık, bu süreçte kar kaybımız oldu, dört kişilik ekipten hiç kimse kalmadı, başkaca bilgim yoktur, tanıklık ücreti talebim yoktur, dedi." şeklinde beyanda bulunduğu görüldü.
Tanık ... beyanında aynen;
"Ben davalı şirkette satış müdürü olarak 2007 yılından beri görev yapıyorum, davalı şirketin Türk ortağı olan ... ... Bey bir baharatçı dükkanı olduğunu, dükkanın iflas ettiğini elindeki ham maddeleri bize satmak için teklifte bulundu fakat biz onların ham maddelerinin işimize yaramayacağını alamayacağımızı söyledik ancak benim şirket yetkilim olan ... davacının bu durumuna üzüldü, muhabbet esnasında bizim ürünlerimizden ikram ettik ürünleri çok beğendi ve bu ürünleri kendi bölgemde satabilir miyim dedi, kendisi İzmit bölgesindeydi, İzmette zaten bizim mevcut bir bayimiz vardı onun çalışmadığı noktalarda davacının satış yapmasına izin verdik, kendisi bizden bayilik sözleşmesi yapmamızı istedi kendisi bu bayilik sözleşmesini müşterilerine teminat olarak göstermek için istedi ve sözleşmede İzmit çevresi diğer illerde de bayilerin satış yapmadığı noktalarda satış izni verdik ve buna ilişkin bir yazılı sözleşme yaptık, daha sonra kurumsal şirketlerden bizim için randevu talep etti ... ... Bey, bizde bu randevulara beraber gittik, bu işletmeler bizden giriş bedeli talep ettiler, bu bedelleri ... ... firması olarak biz karşıladık, biz bu ödemeleri dava dışı ... Beyin bulmuş olduğu şirketlere ödedik, bir senenin sonunda değerlendirme toplantısı yaptık bizim ödediğimiz giriş bedeli kadar dahi satış yapamamıştı, ve yapılan satışlar bizi kurtaran satışlar değildi, biz kendisine katılım sağladığımız şirketlere satış yönünden bizi kurtarması için 600.000,00-TL'lik satış yapması gerektiğini sözlü olarak söyledik, bir senenin sonunda 200.000,00-250.000,00-TL arasında bir satış yapılması sonucunda biz kendisine bundan sonra kurumsal müşterilere destek vermeyeceğimizi söyledik, kendisi bize bozuldu, bir müddet daha bayilik yapmaya devam etti sonra beni telefon ile arayarak görüşmek istediğini söylerek kamyonetle gelmemi istedi, bende kendisinin iadesi var diye düşünerek kamyonetle İzmitte ki deposuna gittim, deposunda öğütücü değirmenleri göstererek ben artık ticareti bıraktım değirmen işine girdim bana destek verir misin bu elimdeki ürünleri iade alır mısın dedi, bütün ürünlerini beraber saydık, arabama yükledik kendisi bize bu ürünlerin iadesine ilişkin iade faturası kesti, iade faturası sanıyorum ki dosya kapsamında bulunmaktadır, son olarak oturup bir çay içtik ve kendisi benden bir rica da bulundu, durumum iyi değil yeni bir işe başlıyorum bunların parasını bana nakit olarak bir an önce çıkarabilir misin dedi, bende fabrikaya döndüğüm de patronumdan iade edilen ürünlerin parasını göndermesini istedim dosya da havale işlem dekontu vardır, biz ürün iade bedelini kendisine banka yoluyla nakit olarak gönderdik, sonra bana telefon açıp helalleşip kapattık, bir süre sonra kendisi bir gün beni arayarak mal sattığımız dava dışı şirketlerin elinde iade konusu ürünler olduğu bu ürünlerin alınmasına ilişkin bir yazı yazar mısın dedi, bende kendisine artık bir ticari ilişkimizin kalmadığını bu sebeple dava dışı şirketlerin bilgilerinin bildirilmesi ürün iadelerinin aldıracağımızı söyledik ve belli noktalardan o ürün iadelerini de aldık, daha sonra bizi mahkemeye vermiş ben telefon açıp neden böyle bir şey yaptığını sordum kendisi elinde kapı gibi sözleşmesi bulunduğunu, patronunu öttüreceğim şeklinde nahoş bir beyanda bulundu dedi." şeklinde beyanda bulunulduğu görüldü.
Tanık ... beyanında aynen;
" Ben davacı şirkette 2020-2023 aralık ayına kadar satıcı ve idari amir olarak olarak çalıştım. Davacı şirket davalı şirketin ürünlerini ...te yer alan petrol istasyonlarına satardı. Bu istasyonlarda davacı bu ürünleri pazarlamadan önce davalının ürünleri satılmazdı, hiç yoktu. Davacı on ay boyunca bir anda 80 noktada açılış yapıp davalının ürünlerini satmaya başladı. Davacı şirket davalıya ait ürünleri bilinirliğini ve bulunurluğunu arttırmıştır, bunun akabinde bu noktalarda dava dışı bazı kişi ve şirketlerin satış yaptığını öğrendik. Piyasada biz bu kişi ve kurumlara korsan satış yapan kişiler deriz. Satış yaptığımız petrol istasyonlarına gittiğimizde bize faturaları gösterdiler, bu faturalardan satıcı olarak bölge ihlali yapan başka satıcıların olduğunu tespit ettik. Bu durumu davalı şirkete bildirdik, onlar da bize "biz bi bakalım, araştıralım, inceleyelim, size dönüş yaparız, kulağını çekelim" şeklinde beyanlarda bulundular. Davacının müşterilerine dava dışı şirketlerin daha ucuza mal satmış olmaları, davacının itibarına zarar verdiği gibi kar kayıplarına da neden olmuştur. Hatta bazı müşteriler bu olaylardan dolayı benim şahsımla iletişimi kesmiştir. Bize dolandırıcı, kazıkçı muamelesi yapmışlardır. Sözleşmenin feshedilip edilmediğini davalı şirket yetkilisine mesaj olarak sordum. Kendisi cevap vermedi, bu mesajın üzerinden yaklaşık bir ay geçtikten sonra davalı şirket yetkilisi gelip iadeleri aldı ve birdaha davacı şirkete mal vermedik, sözleşme bu hal üzere feshedilmiş oldu. Sözleşme feshedildikten sonra satmış olduğumuz ürünlerden bir kısmı iade olarak davacı şirkete verildi. Davacı şirket iade edilen ürünlerden depoda olanları aldı, sonradan iade edilenleri ise almadı dedi." şeklinde beyanda bulunduğu görüldü.
Tanık ... beyanında aynen;
" Ben ... İlinde gıda toptancılığı işi yapmaktayım, şahıs olarak yapmaktayım, şirketim yoktur, davacı şirketi sahibi ... beyi ticaret yaptığımızdan dolayı tanıyorum, davalı şirketi şahsen tanımıyorum sadece ürünlerini alıp sattığım için ismen bilirim, ben davalı şirketin ürettiği gıda ürünlerini davacı propak firmasından toptan olarak alıp ...'dan yine toptan olarak perakendecilere satışını yapıyordum, yaklaşık 1 yıl sonra sahibinin ismi ... olan soy ismini hatırlamadığım şirketin ismi de hatırladığım kadarı ile papağan gıda olan bir firma aynı ürünleri ...'da satmaya başladı, bunu davacı şirketin sahibi ... beye sorduğumda kendilerinin ...'da satış yapma yetkilerinin olmadığını, sözleşmeyi ihlal ettiklerini söyledi, ayrıca ... beyin söylediğine göre kendilerine verdikleri fiyat ile papağan gıdaya verdikleri fiyat arasında %10 civarında bir fiyat farkı olduğunu, diğer firmaya daha ucuza verdiğini, onlara imtiyaz tanıdığını söyledi, bunun üzerine bildiğim kadarı ile davacı firma davalı firmayı birkaç sefer uyardı ancak sonuç alamayınca bildiğim kadarı ile bayiliği bırakmak zorunda kaldı, sonrada Mahkeme süreci başladı, benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti talep etmiyorum, dedi." şeklinde beyanda bulunduğu görüldü.
İddia ve toplanan deliller kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu █████/2025 tarihli raporunda özetle;
"Mali İnceleme İle;
01.01.2020 Tarihli Bayilik Anlaşması'nda Sözleşmenin tarafları davacı şirket ile dava dışı...ve Dış Ticaret Ltd.Şti.duğu, görülmekle beraber anlaşmanın davacı şirket ile davalı ... ... arasında imzalandığı,
4 nolu maddede; “Süre başlığı altında 01 Ocak 2020 pazartesi günü yürürlüğe girecektir. Sözleşmenin süresi 1 Ocak 2021 dir. Taraflar süre bitiminden en az 5 ay önce birbirlerini uyarmak zorundadırlar. Uyarı olmaz ise anlaşma bir yıl uzamış kabul edilir.” Denmekte olduğu,
Davacı şirketin ticari defterlerinde davalı ... ... ile ilgili bir cari hesap ekstresi bulunmadığı, bunun yerinde ürünleri satın aldığı...şirketi ile cari hesap ilişkisinin kayıtlı olduğu,
Davacının ticari defterlerinden 2020 yılını inceleme imkanı olmadığı, ancak sunulan cari hesap ekstrelerine göre davacı ile...arasındaki cari ilişkinin 10.02.2020-10.04.2022 arasında gerçekleştiği,
Davalı ... ... üretici firma olduğu, davacı ve diğer bayilere satışların...Üzerinden yapıldığı, ... ... ... Bilgisayar'a ürün satışı yaparken doğal olarak muhatap bayinin belli olmadığı, ürünlerin ... Bilgisayar'da toplanarak oradan dağıtımın yapıldığı,
... ... kayıtlarında bu nedenle herhangi bir veri olmadığı, dava dışı ... Bilgisayar'ın ise inceleme yetkimi dışında olduğu,
Davacı şirket tarafından yatırım giderinden kast edilenin direk ticari defterlerde görme imkanı olmadığı, bu yatırımın sözleşme başında 2020 yılında olmasının muhtemel olduğu, ancak bu yıla ait defterlerin sunulmadığı,
Portföy tazminatının ise davalı ...'da karşılığının olmadığından zaten tespit ve hesap edilebilir olmadığı,
Kar mahrumiyeti talep eden davacının 2020, 2021 ve 2022 yılları bilanço ve gelir tablolarında
Davacı şirketin bilanço ve gelir tabloları incelendiğinde;
2020 yılında 98.467,04 TL net satışlar sonrası, 82.426,43 TL faaliyet zararı ile 82.372,78 TL bilanço zararı ettiği,
2021 yılında 646.768,34 TL net satışlar sonrası, 113.527,58 TL faaliyet zararı ile, 112.481,80 TL bilanço zararı ettiği,
2022 yılında 947.433,05 TL net satışlar sonrası, 703.860,13 TL faaliyet zararı ile 749.629,27 TL bilanço zararı ettiği,
Bu nedenle nerdeyse 2,5 yıl devam eden sözleşme döneminde kar edemeyen davacının ortalama son 8 ayın devamı halinde de kara geçemeyeceğinin zararın daha da yükseldiği 2022 yılı mali verilerinden anlaşıldığı,
Sonucuna varılmakla davalı lehine maddi tazminat talepleri hesap edilememiştir.
Mahkemenizin davacının iddialarını haklı görmesi ve davalının sözleşmeyi haksız feshettiği kanaatinde olması halinde davacının aynı bölgede yeniden bayilik tesis edebileceği makul süreye göre kar kaybı tazminatı talebinde bulunabileceği, buna ilişkin açıklamaların uzmanınca yukarıda yapıldığı, davacı şirketin davalı ... ile ticari ilişki kaydının olmadığı, ... şirketine ise davanın yöneltilmediği, bu itibarla bir hesaplama yapılamadığı," şeklinde görüş bildirilmiştir.
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; dava bayilik sözleşmesinin davalı tarafça haksız feshedildiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacının feshe dayalı maddi tazminat talep edebilmesi, davalı tarafından haksız fesih yapılmış ve bu durumun davacı tarafça ispatlanmış olması ya da sözleşmenin davalının eylemleri sebebiyle davacı tarafından haklı olarak feshedilmiş ve bu durumun yine davacı tarafından ispat edilmesi şartına bağlıdır. Tüm dosya kapsamı, dinlenen tanık beyanları, incelenen ticari defter ve kayıtlar tarafların feshe ve fesih sürecine ilişkin anlatımları, ihtarname bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sözleşmenin fiili olarak davacı tarafça feshedildiği, davalı tarafça yapılan bir haksız fesih olmadığı, davacı tarafın feshinin ise; sözleşmenin incelenmesinde davacı tarafça her ne kadar sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olduğu iddia edilmiş ise de, sözleşmenin niteliği itibari ile satış yetkisi veren bayilik sözleşmesi niteliğinde olduğu, davacının söz konusu illerde tek satıcılık yetkisi bulunmadığı kanaatine varılmış olması sebebiyle haklı sebebe dayanmadığı anlaşılmakla ispatlanmayan davanın davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 615,40 TL ilam harcının peşin alınan 1.212,51-TL'den düşümü ile bakiye 597,11‬-‬TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üstünde bırakılmasına
4-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 30.000,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
5-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
6-1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!