Anahtar kelimeler: Markalı Acentelik Satımı Bayilik İmzaladığını Düşen Getirdiğini Anadolu Sunulan Ürünlerin

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: ████████ EsasKARAR NO: ████████DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat)DAVA TARİHİ: █████/2019Birleşen-----Esas sayılı dosyasında;BİRLEŞEN DAVA : Alacak ve Tazminat ( Sözleşmesinden Kaynaklanan),BİRLEŞEN DAVA TARİHİ: █████/2020 KARAR TARİHİ: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak ve Tazminat ( Sözleşmesinden Kaynaklanan),Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirketin ------- başlangıç tarihli 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi imzaladığını, işbu sözleşme çerçevesinde müvekkili şirketin ------- markalı ürünlerin satımı konusunda yetkilendirildiğini, üzerine düşen tüm sorumlulukları ise eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ancak sözleşmenin 15.maddesinde yer alan sebeplerin hiçbirinin bulunmamasına rağmen, davalı şirket tarafından sözleşmenin 21. Maddesine aykırı olarak ----ilçesinde başka bir firmaya-------- yılında bayilik verildiğini, müvekkilinin mağduriyetini ifade eder nitelikte mailin davalı şirkete gönderildiğini, davalı için yapılan kargo sözleşmesi, haftalık kampanyalı ürün bilgilendirme, mağaza kurumsal koku bilgilendirme, sipariş kabulü, müvekkili şirketin kullandığı kart için para kabulü, ürünlerin fiyat etiketlerinin e-mail ortamında bilgilendirmesinin yapılması, mevcut vitrin uygulamalarının gönderilmesi, fabrika stok bilgisi atılıp hızlı teslimat ve ciroya yardımcı olabileceği bilgisinin verilmesi, kaldırılan ürün ve kumaş bilgilendirmesi, kampanya sürelerinin uzama bilgi, eğitimlere katılma gibi bilgilendirmelerin davacı şirkete sürekli olarak yapıldığını, tüm bunlara karşın davalı tarafın çelişkili ve tutarsız eylemleri sebebiyle müvekkili şirketin ticari anlamda mağdur edildiğini, tabela iadesine hazır olduğuna dair maillerine davalı tarafça hiçbir yanıt verilmediğini, sözleşmenin davalı tarafça haksız ve sebepsiz olarak feshedildiği tarihten sonra taraflar arasında fatura ilişkisinin devam ettiğini, bu durumun davalı'tarafın yolladığı tüm ihtarlara rağmen ticari anlamda muğlak davrandığının göstergesi olduğunu, davalı tarafın bu eylemleri nedeniyle müvekkili şirketin ticari itibarı ve güvenilirliğinin sarsıldığını, müşteri çevresiyle sıkıntılar yaşadığını, yaşadığı sorunlar nedeniyle müvekkili şirketin müşteri kaybına uğradığını, müvekkili şirket tarafından satışı yapılan ve müşterilere teslim edilen ürünlerden yapılan iskontolar nedeniyle maddi zarara uğradığını, maddi zararının 92.699.,97 TL. olduğunu, müvekkili şirket tarafından satışı yapılan ancak davalı şirketten kaynaklanan nedenlerle müşterilere teslim edilmeyen ürünlerden yapılan ıskontolar nedeniyle 53.826,00 TL. zarara uğradığını, müvekkili şirketin son 5 yıllık alış satış tablosu, muavin defter tablosu ile ------------incelendiğinde, müvekkili şirketin alım satımlardan hep kar ettiği görülmekte ise de, davalı şirketin sözleşmeye aykırı şekilde davranarak ------ ilinde başka bir firmaya bayilik verdiği tarih olan 2017 yılının sonundan itibaren 2018 yılında karının neredeyse yarı yarıya azaldığını, 2019 yılının ilk döneminde ise müvekkili şirketin karının 2017 yılına oranla------------- azaldığını beyanla, davanın kabulüne, dava belirsiz alacağa ilişkin olduğu için, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının sebep olduğu menfi zararlar için şimdilik 3.000 TL, müspet zararlar için 2.000 TL., munzam zararların tazmini için 2.000 TL., portföy tazminatı için şimdilik 3.000 TL.'nin sözleşmenin fesih tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekilinin 12.09.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının Bayilik Sözleşmesinden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmemesi, bayilik hedeflerini gerçekleştirmemesi, beklenen cirolara ulaşamaması, müvekkili şirketin ticari menfaatlerine aykırı davranması sebebiyle ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bayilik sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, davacının ------ hedef ve ticari menfaatlerine aykırı davranarak ve müvekkili şirketin tüm iyiniyetli düzeltme çağrılarına yanıt vermediğini, davacı şirketin diğer illerdeki büyüme rakamlarına rağmen 2018 yılı Eylül ayı itibariyle bir önceki yıla göre %30 küçülme gösterdiğini, taraflar arasında imzalanan ------- Sözleşmesinin 16.1 maddesinin ilgili paragrafında “Bayii'nin muadili olan diğer bayilere oranla satış performansının dikkate çekecek ölçüde düşük olması ve/veya-------- tarafından verilen satış/performans veya hedeflere uyulmaması, performans satış hedeflerinin tutturulmaması” sayıldığını, ilgili madde gereği Bayilik Sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, bayilik sözleşmesinin feshi ile beraber tabelanın sözleşme gereği iade edilmesi aksi takdirde hakkında cezai şartların işletileceğinin belirtildiğini, buna rağmen tabelanın iade edilmediğini, tabelanın iadesi için ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ve---- yevmiye numaralı ihtarnameleri ile tabelanın iadesi ve gecikme bedelinin ödenmesinin talep edildiğini, yapılan tüm ihtarlara rağmen ödemenin yapılmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.Birleşen----- sayılı dosyasında; DAVA; Davacı ile müvekkili şirket arasında ----tarihli Bayilik Sözleşmeleri ile müvekkili şirkete ait ---------- markasının bayiliğini yürütme hakkı kazanmış bulunduğunu, davalının Bayilik sözleşmesine aykırı eylemleri neticesinde müvekkili şirket tarafından --------yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkili şirket tarafından bayilik sözleşmesi haklı nedenle fesih edilmiş bulunduğunu, bayilik sözleşmesinin ilgili maddesinin ise;-------Yukarıda belirtilen şekilde haklı nedenle fesih edebileceği gibi haklı neden olmasa dahi 30. Gün önceden bildirim yaparak (yazılı veya sözlü şekilde) fesih edebilecektir. BAYİ bu durumu bildiğini, 30 gün önceden bildirim yapılarak sözleşmenin fesih edilmesi halinde----------- hangi ad ve nam altında olursa olsun hiçbir bedel, teminat, kâr kaybı, poriföy tazminat vs talep etmeyeceğini kabul ve beyan eder.” şeklinde olduğunu, Müvekkili şirket tarafından gönderilen ----- yevmiye numaralı ihtarnamesinde her ne kadar davalının düşük cirolarından bahsedilse de sözleşmenin ------- Maddesi gereği feshedilmiş bulunduğunu ve davalıya sözleşmenin 30 gün sonra sona ereceği bildirilmiş bulunduğunu, davalıya iyiniyetli olarak 30 günlük süre sonuna kadar --------- tabelası altında satış yapma ve tabelayı kullanma izni verildiği ancak süre sonunda en geç 3 iş gününde tabelanın iade ve satışın durdurulması gerektiğinin ihtar edilmiş bulunduğunu, Davalının kötüniyetli olarak ihtarnamede belirtilen 30 günlük süreden sonra da müvekkili şirkete ait tabelayı iade etmediği gibi, müvekkili şirket tabelası altında müvekkili şirketin izin ve onayı dışında satış yapmaya devam ettiğini, bu durumun müvekkili marka hakkına tecavüz ve ticari itibarının zedelenmesine sebebiyet verdiğini, Davalının müvekkili şirkete ait tabelayı iade etmemesi üzerine müvekkili şirket tarafından---------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıdan tabelanın derhal iade edilmesini aksi takdirde sözleşme gereği gecikmeden kaynaklı cezai şartların işletileceğinden bahisle ihtarname gönderildiğini, davalının kötü niyetli olarak bu ihtarnameye rağmen tabelayı iade etmediği ve Bayilik sözleşmesi sona ermesine rağmen müvekkili şirket tabelası altında haksız olarak satışa devam ettiğini, bu itibarla tüketiciler nezdinde de halen müvekkili şirketin bayisiymiş izlenimi uyandırarak tüketicileri yanılmış bulunmakta kamu güvenliğini ve müvekkili şirketin markasının güvenilirliğini sarmış bulunduğunu, Taraflar arasında İmzalanan Bayilik Sözleşmesi gereği delil anlaşması yapılmış olup davalının defter kayıtlarına itibar edilmemesi gerektiğini, müvekkili şirketin defter kayıtlarının kesin delil niteliğinde olup müvekkili şirketin ticari defterlerinin hükme esas alınması gerektiğini, müvekkili şirketin ticari defterlerinin incelenmesini arz ettiklerini, Davalının Bayilik Sözleşmesine aykırı davranması sebebi ile Sözleşmenin kendi kusuru ile feshine sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin sözleşmenin devam edeceği inancı ile bugüne kadar davalıya kira desteği, devir bedeli desteği, iskonto ve sair desteklerde bulunduğunu, müvekkili şirketin sözleşmenin süresinden önce fesih edilmesi sebebi ile kâr kaybına uğradığını, Davalı şirketin müvekkili şirkete cari hesaptan kaynaklı 139.105,90 TL borcu bulunmakta olup müvekkili şirket tarafında iyiniyetli olarak bugüne kadar ödeme yapılması beklenmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili şirketin cari hesaptan kaynaklı alacağının davalıdan tahsilinin gerektiğini, aslında 600.000,00 Euro olan tabelanın geç tesliminden kaynaklı gecikme tazminatının dava devam ederken taleplerini arttırma hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 150.000,00 Euro'sunun ve 139.105,90 TL cari hesap alacağının davalıdan alınarak müvekkili şirkete verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yüklenilmesine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür. CEVAP:Davacı tarafın iddialarının haksız ve hukuki dayanaktan uzak olmakla tamamen kötü niyet içerdiğini, işbu dilekçe ile davacı yanın gerek yasada belirtilen gerekse sayın mahkeme tarafından tensip ara kararı, ön inceleme tutanağı ve takip eden diğer tüm ara kararlar ile yükümlü olduğu, olacağı süreli-kesin süreli işlerini süresi içinde yerine getirmemesi nedeniyle ve/veya getirilmemesi halinde davacı tarafa bu işin yürütümü için yeni ve/veya ek bir süre verilmesine, davacı tarafın bu anlamdaki her türlü talebine, kesin süre Bitiminden sonra yerine getirilen her türlü adli iş ve işleme muvafakat etmediklerini öncelikle bildirdiklerini, huzurdaki davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, davanın reddine karar verilmesinin gerekli olduğunu, Dava dosyasına davacı tarafça ibraz olunan dava dilekçesi dışındaki belgelerin müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, bu nedenle, bu belgelerde hangi bilgilerin bulunduğu taraflarınca bilinemediğini, bu belgelerin taraflarına tebliğinden ve taraflarınca bunlar üzerinde bilgi sahibi olunduktan sonra yasal süreler içinde karşı delillerini ve beyanlarını sunma haklarını saklı tuttuklarını, Davacı yanın, Bayilik Sözleşmesinin feshi sebebini huzurdaki dava ile değiştirmesinin mümkün olmadığını, davacı yanın müvekkili şirkete keşide ettiği ---------- yevmiye numaralı sözleşmenin feshine dair İhtarnamedeki sebeplerden farklı bir sebebi huzurdaki dava ile iddia etmesinin davacı yanın haksız eylemlerine dayanak bulma çabasına girdiğini göstermekte olup bu sebepleri kabul etmediklerini beyan ettiklerini, Tüm bu açıklamalar ışığında; davacı şirketin sunmuş olduğu dava dilekçesinde müvekkili şirket ile imzaladığı bayilik sözleşmenin fesih nedeninin sözleşmenin 16.3. maddesine dayandığını iddia etmekte ise de; kabul anlamına gelmemekle müvekkili şirkete gönderilen fesih bildiriminde müvekkili şirketin bayilik hedeflerini gerçekleştiremediği, beklenen cirolara ulaşamadığı ve ticari menfaatlere aykırı davrandığından bahisle feshettiğini belirttiğini, davacı şirketin, fesih bildiriminde belirttiği ciro düşüklüğü, bayilik hedeflerinin tutturulmadığı ve ticari menfaatlere aykırı davranıldığı şeklindeki iddialarını ispat edemediğinden fesih bildirimindeki nedenlerden farklı bir neden oluşturarak işbu davayı açmasının kötüniyetli olduğunun başlıca göstergesi olduğunu, Müvekkili şirket tarafından satışı yapılan ancak davacı şirketten kaynaklanan nedenler ile müşterilere teslim edilemeyen ürünlerde yapılan iskontolar nedeniyle hesaplayabildikleri uğranılan maddi zararın ise 53.826,00 TL olarak toplam 146.525,97 TL olduğunu, davacının tanık dinletme talebine muvafakatlerinin olmadığını, kaldı ki davacı yanın dava dilekçesinde her ne kadar tanıklarını belirtmiş ise de, huzurdaki davanın tanık dinletilebilecek davalardan olmadığını, 2020 yılı için belirlenen senetle ispat sınırının 4.480,00 TL olmasının ve huzurdaki davada tespiti istenen hususun tanık delili ile ispatlanabilmesi mümkün olmaması nedenleri ile davacının tanık dinletme şeklindeki talebine muvafakatlerinin bulunmadığını, Tüm bu nedenlerle; öncelikle usuli itirazlarının değerlendirilmesi suretiyle dosyanın yetkili --------- Mahkemesi'ne gönderilmesine, müvekkili şirket aleyhine açılan haksız, kötüniyetli ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına dair karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Asıl Dava; Taraflar arasında son olarak akdedilen ----- Sözleşmesi uyarınca davacı ---- bayilik alan davalı----- ise bayilik veren statüsünde olduğu ve sözleşmenin davalı bayilik veren tarafından haksız olarak feshedildiği gerekçesiyle sözleşmeden kaynaklı menfi zarar, müspet zarar, munzam zarar ve portföy tazminatı talebidir. Mahkememiz ile Birleşen---- Dosyasındaki Dava; Taraflar arasındaki -----tarihli Bayilik Sözleşmesinin ihtarname sonucu feshedilmesi nedeniyle Bayilik Sözleşmesinden kaynaklı gecikme tazminat talebi ile cari hesaptan kaynaklanan alacak talebidir. Asıl Davadaki Uyuşmazlık; davacı bayilik alan -----tarafından davalı bayilik veren ---- hakkında taraflar arasında önce --- başlangıç tarihli ardından da ----- akdedildiği ancak davalı bayilik veren tarafından ----- tarihli ihtarnamesi ile Bayilik Sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle feshin haklı olup olmadığı ve bunun sonucu olarak davacının tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı hususlarıdır.Birleşen -------- Sayılı Dosyasındaki Uyuşmazlık; davacı bayilik veren tarafından sözleşmenin feshedilmesi sonucu cari hesap alacağı olup olmadığı bunun yanında Bayilik Sözleşmesinin eki olan tabela taahhütnamesinin d bendi uyarınca sözleşmenin feshedilmesinin ardından 3 gün içerisinde tabelanın hasarsız bir şekilde teslim edilmediği gerekçesiyle her bir gün için 2.000 Euro cezai şart talebinin haklı olup olmadığı hususlarıdır. Yargılama sırasında hükme esas alınan davacı tarafın defter ve kayıtlarının incelenmesine dair mahal mahkemesinden alınan 10.07.2020 tarihli rapor ile mahkememiz tarafından alınan ---- tarihli heyet raporu, 16.06.2022 tarihli SMMM raporu ile son olarak heyetten toplu olarak alınan ------- tarihli ek rapor mevcuttur. Asıl Dosyada Yapılan Yargılama Sonucu; Taraflar arasında ilki 20.04.2010 tarihli 5 yıl süreli ikincisi ise 01.06.2014 tarihli asıl dosyadaki davacı ---- alan, davalı------ bayilik veren sıfatıyla Bayilik Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin bayilik veren tarafından -------- tarihli ihtarnamesi ile feshedildiği tespit edilmiştir. Fesih gerekçesi olarak da davacı bayilik alanın satışlarındaki düşüşler gösterilmiştir. Sözleşmenin feshi sonucunda da asıl dosya davacısı ------- müspet zarar, menfi zarar, munzam zararı ve prtföy tazminatı talebinde bulunmuştur. Davacı ------- Sözleşmesinden kaynaklı portföy tazminatı talebi TTK'nın 122. Maddesine göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Sözleşmenin fesih sebebi satışlardaki düşük oranlardır. Yerleşik Yargıtay içtihatları nazara alındığında eğer performans düşüklüğü süreklilik arz ediyor ise bu bir haklı nedenle fesih sayılacaktır. Ancak kısa süreli bir satış düşüklüğü sebebi sonucu sözleşme feshedilmiş ise bu durumda haksız fesih kabul edilecektir. Davacının dosya içerisine alınan satış oranlarının değerlendirilmesi sonucu bir önceki yıla göre %30'luk bir azalma olduğu ancak bunun tek sebebinin davacı bayilik alan olmadığı, bayilik veren tarafından aynı bölgede ve ------- yakın bir konumda başka bir bayi daha belirlenmesi nedeniyle satışlarında düşüşler olduğu tespit edilmiştir. Bundan kaynaklı olarak da satışların düşmesinin tek sorumlusu---- değildir ve kendisine bu konuda bir kusur atfedilemez. Ancak TTK 122.madde uyarınca Bayilik Sözleşmesinden kaynaklı denkleştirme tazminatı talep edilmesinin en önemli şartı taraflar arasında bir münhasırlık barındıran Bayilik Sözleşmesi olması gerekmektedir. Ancak taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin incelenmesi sonucu "münhasırlık" içermediği tespit edilmiş olup bu haliyle portföy tazminatı talep edilemez.Taraflar arasındaki sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin kabul edilmesi durumunda ise TBK'nın 112.maddesinde yer alan "Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmez ise borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararlarını gidermekle yükümlüdür." maddesi uyarınca genel hükümler çerçevesinde sözleşme gereği kusurlu bulunan taraftan müspet zararlar talep edilebilir. Müspet zarar; sözleşmeden kaynaklanan edim borçlusu tarafından sözleşmeye uygun olarak tam ve eksiksiz bir biçimde ifa edilmiş olsaydı, alacaklının malvarlığına göstereceği durum ile sözleşmeye aykırı ifa sonucu gösterdiği durum arasındaki farkıdır. Müspet zarar içinde fiili zararı ve yoksun kalınan kârı birlikte barındırmaktadır. Taraflar arasında akdedilen 01.06.2014 tarihli Bayilik Sözleşmesinin 16.3 maddesindeki hükme göre "Davalı bayilik veren, taraflara arasındaki sözleşmeyi, haklı bir neden olmasa dahi 30 gün önceden bildirim yaparak yazılı veya sözlü bir şekilde feshedebilecektir. Davacı bayi bu durumu bildiğini, 30 gün önceden bildirim yapılarak sözleşmenin feshedilmesi halinde davalı bayilik verenden herhangi bir ad altında hiçbir bedel, tazminat, kar kaybı, portföy tazminatı vs. talep edemeyecektir." kabul ve taahhüt etmiştir.Her iki tarafta tacir olup bayilik sözleşmesine ve özellikle sözleşmede yer alan 16.3 maddeyi kendi iradeleriyle imzaladıkları basiretli bir tacir gibi davranmanın sonucu kabul edilmiştir. Yine TBK'nın 26.maddesinde yer alan "sözleşme özgürlüğü" ilkesi gereği de her iki tarafın rızasıyla bu maddenin imzalandığı kabul edilmiştir. Ancak davalı bayilik verene sınırsız bir fesih hakkı tanıyan sözleşmenin 16.3 maddesinin kullanılırken TMK madde 2.deki dürüstlük kuralına uygun davranması beklenilmelidir. Aksi halde sözleşmenin feshinin kötüye kullanıldığı değerlendirme konusu yapılacaktır. Bayilik veren ------------firması 08.11.2018 tarihli fesih ihtarnamesi göndererek sözleşmeyi feshettiğini bildirmiştir ve bunun gerekçesi olarak da bir önceki yıla göre satış oranlarındaki düşüşler gösterilmiştir. Ancak satışlardaki performans düşüklüğünün sebebi de yakın bir bölgeye bayilik verilmesidir. Sözleşmenin 16.3 maddesinde bayilik verene tek taraflı olarak çok geniş bir yetki ile "haklı bir neden olmasa dahi 30 gün önceden bildirmek şartıyla" maddesi uyarınca fesih ihtarnamesi gönderilmiş olup ve bayilik alan--------- de tacir sıfatıyla bu sözleşmeyi TBK 26.maddesi gereği hür iradesiyle imzaladığının aksi ispat edilemediğinden bayilik veren------- yetkisini kullanarak sözleşmeyi feshetmiş olup bu durumda da TMK 2.maddeye herhangi bir aykırılık tespit edilememiştir. Asıl dosyada her ne kadar davacı haksız fesih gerekçesiyle munzam zarar, menfi zarar, müspet zarar ve portföy tazminatı talep etmiş ise de sözleşmenin 16.3 maddesi gereği hiçbir ad altında tazminat talep etmeyeceğini kabul etmiştir. Bunun yanında kaldı ki TTK 122.madde uyarınca portföy tazminatı talep edilmiş ise de yine 01.06.2014 tarihli Bayilik Sözleşmesinin 23.maddesinde davacı bayiye --------- ili için tekel yani münhasırlık hakkı verilmemiştir. Bayilik veren ------ ilinde başka satıcılara da bayilik verme hakkını saklı tuttuğundan yine bu maddeye dayanaraktan portföy tazminatı talep edilemez. Davacı hem müspet zarar hemde menfi zararı aynı anda istemiştir. Ancak menfi zarar bayilik sözleşmelerinin niteliği gereği ileriye etkili olarak feshi olmadığından hukuken zaten menfi zarar talebinin haklı bir açıklaması olmadığından talep edilmesi mümkün değildir. Zira bayilik sözleşmelerinin haksız fesih sonucunda sadece müspet zarar talep edilebilir. Ancak bununda davacı tarafından neden talep edilemeyeceği yukarıda açıklanmış olup sözleşmenin 16.3 maddesi gereği bayilik alan ----- hiçbir ad altında böyle bir talepte bulunmayacağını kabul etmiştir. Birleşen ----------- Sayılı Dosyasında Yapılan Yargılama Sonucu; davalı bayilik veren cari hesaptan kaynaklı alacağı ile tabela taahhütnamesi gereği sözleşmenin feshinden sonra 3 günlük süre içerisinde tabelanın indirilmeyerek iade edilmemesinden kaynaklı her bir gün için 2.000 Euro tazminat talebinde bulunmuştur. Taraflar arasında her ne kadar bayilik veren tarafından fesih ihtarnamesi olan 07.12.2018 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiği bildirilmiş ise de taraflar arasındaki cari hesap bilançolarının incelenmesi sonucu 2019 yılının sonuna kadar fiili olarak ürün alışverişi devam etmiştir. Yani fesih beyannamesine rağmen akdi ilişki tamamen sonlandırılmamış eylemli olarak 2019 yılına kadar---- firması tarafından bayilik alan ---- firmasına ürün satışı devam etmiştir.--------- firması tarafından bir taraftan ürün satışı yapılırken ve bayi tarafından da kendi ürünleri satılırken diğer taraftan fesih ihtarnamesini gerekçe göstererek bayilik sözleşmesinin 16.6 maddesi uyarınca tabelanın zamanında indirilerek teslim edilmemesi nedeniyle her bir gün için 2000 Euro cezai şart talebinde bulunması TMK madde 2 de yer alan dürüstlük kurallarına aykırı kabul edilerek Cezai Şart Talebinin reddi gerekmiştir.Cari hesap alacağı yönünden yapılan inceleme sonucu; mahal mahkemesi talimat yoluyla-------ticari defter ve kayıtları incelenmiş olup TTK 64,66, VUK 220-226. maddeleri uyarınca açılış ve kapanış tasdikleri yerinde olan kaydi değerlere göre bayilik verene 122.197,12 TL borç bakiyesinin mevcut olduğu anlaşılmakla cari hesap alacağının kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davanın REDDİNE,Mahkememiz ile birleşen----sayılı dosyası için KISMEN KABULÜ ile, 122.197,12 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Cezai şart alacağının ve diğer fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, a-) Asıl dava yönünden; 1-Alınması gerekli karar harcı 615,40-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 170,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 444,62 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,3-Davalı kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4- Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca kendisine iadesine,b-) Birleşen-------- Esas sayılı dava yönünden;1-Alınması gerekli karar harcı 8.347,28-TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 25.139,89 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 16.792,61 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 2-Davacı tarafça yapılan 8.347,28-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan 2.790,70 tebligat ve müzekkere yargılama giderinin haklılık oranına göre 2.595,351 TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 615.095,00 TL üzerinden davacıdan tahsili ile davalı --------- verilmesine,6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-) Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ------ Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025