Anahtar kelimeler: Ştia Çarpma Arkadan Sularında Caddesi Gelmiştir Aracına Sabittir Geliş Fiilden

T.C.

İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Söz konusu trafik kazası, █████/2023 tarihinde saat 15:45 sularında ...'in ... İlçesinde ... caddesi üzerinde, Davalı'ya ait aracın, Müvekkil’in aracına arkadan çarpması suretiyle meydana gelmiştir. Kazanın meydana geliş şekli, işbu dilekçemiz ekinde Sayın Mahkemenize ibraz edilen █████/2023 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile sabittir. Kaza esnasında, Davalı Şirket'in sigortalısı ... Şti.'a ait ve Dava Dışı ...'ın idaresinde bulunan "..." plakalı araç, Karayolları Trafik Kanunu'nun 84. ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 157/4 maddesinde düzenlenen "arkadan çarpma" eylemini gerçekleştirerek Müvekkil’in aracına çarpmış ve işbu kazaya, dolayısıyla Müvekkil’in aracındaki hasara asli kusuruyla sebebiyet vermiştir. Anlaşılacağı üzere; Dava Dışı Sürücü ...'ın, KTK'nın 56/c maddesini ihlal etmesi neticesinde, yakın takipten kaynaklı olarak trafik kazasına yol açılmış ve Müvekkil'in aracındaki hasara sebebiyet verilmiştir. Yukarıda da belirtildiği üzere Müvekkil, yaşamını ...’da ikame ettirmektedir. Sayın Mahkemenizin de malumu olduğu üzere, Yüksek Mahkeme'nin yerleşik içtihatları gereği, Türkiye’de kazaya karışan yabancı plakalı araç sahiplerinin, araçlarını yaşadıkları ülkede tamir ettirme hakları bulunmaktadır. Davalı Sigorta şirketine gerçekleştirdiğimiz zorunlu başvuru üzerine, Müvekkilin kaza neticesinde oluşan maddi zararını gidermek adına herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Hal böyleyken, tarafımızca yaklaşık olarak hesaplanan ancak yargılama sırasında tanzim edilecek tarafların kusur oranlarını gösterir bilirkişi raporu doğrultusunda tam olarak tespit edilebilecek olan zarar tutarı, 7.651,45-€ olarak belirlenmektedir. Tespit edilen bu zarara, dava dışı sürücü ...'ın kazadaki asli ve tam kusuru ile sebebiyet verdiği göz önüne alındığında, Müvekkil’in zararının tamamı, Davalı Sigorta şirket'in sorumluluğu, 2023 yılı için ZMSS poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla, Davalılar tarafından müteselsilen karşılanması gerekmektedir.
Bu kapsamda yapılması gereken, tarafların kazadaki kusur oranları, yukarıdaki açıklananlar sonucunda net bir şekilde tespit edildikten ve bu minvalde Müvekkil'in zararından, Davalılar'ın hangi oranda sorumlu olduklarının belirlenmesi sonucunda, bu zararın Davalı Sigorta Şirketinden teminat bedeli ile sınırlı olarak, diğer Davalı'dan ise tamamından sorumlu olacak şekilde tahsiline karar verilmesidir.
Neticeten, fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla, kazanın gerçekleşmesindeki kusur oranları ancak Sayın Mahkemenizce gerçekleştirilecek bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilecek olduğundan, huzurdaki davanın HMK Madde 107 uyarınca dosya kapsamında tanzim edilecek bilirkişi raporuna göre arttırılmak üzere şimdilik 1.000-€'nun faiziyle birlikte tahsili talepli olarak, belirsiz alacak davası şeklinde ikame edilmesi hasıl olmuştur.
Dosya kapsamında hasar yönünden gerçekleştirilecek bilirkişi incelemesinde dikkat edilmesi gereken önemli bir diğer husus ise, Müvekkil'in zararının Türk Lirası'na çevrilmeden hesaplanması gerektiğidir.
Nitekim huzurdaki davada talebimiz, Yargıtay kararlarında da izin verildiği üzere, yabancı para alacağının fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsili yönündedir. Bu halde verilecek kararda doğrudan yabancı para alacağı hüküm altına alınması ve yabancı paraya uygulanacak faiziyle birlikte (netice-i talebimizde belirtilmiştir) tahsili yönünde karar verilmelidir.
Benzer davalarda, yabancı paranın kaza tarihi, dava tarihi gibi birtakım tarihlerdeki döviz kurları üzerinden Türk Lirasına çevrilmesi ve buna göre hesaplamaya yapılması, bilirkişiler tarafından sık yapılan hatalardan biri olduğundan, bu hususu dava dilekçemizde belirtme zarureti hasıl olmuştur. Ayrıca gerek Davalı Sigorta Şirketi'ne başvuru gerek huzurdaki davanın ikame edilmesi için ibrazı zorunlu olan maliyet teklifi raporu, ruhsat ve ehliyet gibi birtakım belgelerin tercümesi için 2.708,16-TL tutarında tercüme ücreti ödenmiştir. Tercüme gideri bakımından zarar TL cinsinde doğduğundan herhangi bir özellik arz etmeyecek şekilde, Davalı Şirket’ten yargılama giderleri kapsamında ilgili faiziyle beraber tahmil edilmesi gerekmektedir.
Davalı Sigorta Şirket’in hukuki sorumluluğu, sigortalısı ile yapmış olduğu sigorta sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Başka bir ifade ile kendisinin, sigorta poliçesinden dolayı Müvekkil’e karşı hukuki sorumluluğu bulunmaktadır. Zira 2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanunu’n 97. maddesi uyarınca Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) sigortasında öngörülen sınırlar içerisinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunulabilir, dava açılabilir. Sigorta şirketine gerekli başvuru yapılıp sonuç alınamadığı takdirde, sorumlu sigorta şirketinden zararın tazmininin talep edilebileceği ilgili mevzuatta açıkça düzenlenmiştir.
Kazaya sebebiyet veren “..” plakalı aracın kaza tarihinde KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında Davalı Şirket’in ... numaralı poliçesi ile sigortalısı olduğunun tespit edilmesi üzerine, Müvekkil adına gerekli başvuru yapılmış ve Davalı Şirket tarafından Müvekkil’in zararının tazminine yönelik herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Nitekim Davalı Sigorta Şirketi Müvekkil'in bakiye zararının tamamından, ilgili sigorta teminat limitiyle sınırlı olmak şartıyla, Davalı Araç Sahibi ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Müvekkil’in aracında oluşan zararın tazmini için KTK’nın 97. maddesi gereğince tarafımızca 30.07.2024 tarihinde Davalı Şirket’e başvurulmuştur. Yukarıda açıklandığı üzere, Yargıtay kararları gereği Almanya'da ikamet eden Müvekkil'in zararı Almanya piyasasına göre tanzim edilmelidir. Karşılanmayan zarar sebebiyle işbu davanın ikame edilmesi zarureti hâsıl olmuştur.
Davanın konusu, trafik kazası sebebiyle oluşan maddi zararın Davalı Şirket’ten tazmini olduğundan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak belirlendiğinden, 15.08.2024 tarihinde İstanbul Arabuluculuk Bürosu’na başvurulmuştur. ... Arabuluculuk Bürosu’nun ... Büro Dosya ve... Arabuluculuk Dosya numaralı dosyası nezdinde tarafların anlaşamaması sebebiyle görüşme yapılamadan arabuluculuk süreci sonlanmıştır.Yukarıda detaylı bir şekilde izah edilen süreci kısaca özetlemek gerekirse, Müvekkil’in aracındaki hasarın tazmini amacıyla önce yasal mecburiyet gereği Davalı Sigorta Şirket’e başvurulmuş, ilgili meblağın ödemesinin yapılmaması üzerine, dava şartı olan mecburi arabuluculuk sürecine başvurulmuş bu prosedürden de bir sonuç alınamayınca, huzurdaki davanın ikame edilmesi zarureti hâsıl olmuştur.
Yargılamanın Seyri Sırasında Tanzim Edilecek Kusura İlişkin Bilirkişi Raporu Doğrultusunda HMK 107.Maddesi Uyarınca Talep Artırım Dilekçesiyle Artırılmak Üzere; davanın kabulüne, müvekkilin kaza nedeniyle oluşan zararına yönelik şimdilik 1.000-€'nun davalı sigorta şirketi'nden temerrüt tarihi olan █████/2024'ten (Sigorta Şirketi'ne Yapılan Başvurudan İtibaren 8 İş Günü, KTK 99) ve diğer davalı ... Şti. bakımından kaza tarihinden (█████/2023) 3095 s. Kanun'un 4/a Maddesine Göre "€" İçin devlet bankalarınca verilen en yüksek mevduat faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketi bakımından ilgili zmms poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla, davalılar'dan alınarak müvekkil’e ödenmesine,
- müvekkil tarafından ruhsat, ehliyet gibi birtakım belgelerin Türkçe’ye tercümesi için ödenen 2.708,16-tl tercüme giderinin de yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesi suretiyle, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalılar'a müştereken ve müteselsilen tahmiline,
karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacı taraf HMK m. 121 gereğince, delilleri tarafımıza tebliğ etmemiştir. Delillerin tarafımıza tebliğinden sonra esas hakkında beyanda bulunma ve karşı delil sunma hakkımızı mahfuz tutuyoruz. Davacının HMK madde 194 gereğince; dayandığı deliller ile hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmesi zorunludur. Bu sebeple davacının dava dilekçesinde göstermiş olduğu delilleri somutlaştırmasını talep ederiz.
Uyuşmazlığa konu kazaya karışan ... plakalı araç müvekkil şirket tarafından ... numaralı ve 29.12.2022-2023 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alınmıştır. Huzurdaki dava konusu kaza 18.08.2023 tarihinde meydana gelmiştir. Hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle beraber, kaza tarihi itibariyle ZMM poliçe limitleri maddi hasar araç başına 120.000,00 TL'dir. Müvekkil şirketin sorumluluğu her şekilde sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olacaktır. Davacı lehine sebepsiz zenginleşmeye mahal verilmemesi adına, öncelikle başvuru sahibinin huzurdaki kaza sebebi ile kasko sigorta şirketinden ödeme alıp almadığı hususunun netleştirilmesi gerekmektedir. Müvekkil şirket tarafından mükerrer ödeme yapılmasının ve başvuru sahibi lehine sebepsiz zenginleşmenin önüne geçmek adına başvuranın kasko sigortacısına müzekkere yazılarak kaza tarihi ve başvurucu araç bilgisi ile hangi konuda ödeme yapıldığının sorulmasını; şayet bu husus mümkün değil ise başvuru sahibine kesin süre verilerek ilgili bilgi ve belgelerin kendisi tarafından kasko sigorta şirketinden istenerek dosyaya sunulmasını talep ederiz. davacı huzurdaki davayı ikame etmeden önce müvekkil şirkete usulüne uygun başvuruda bulunmamıştır. bu sebeple huzurdaki başvurunun dava şartı yokluğu nedeniyle reddini talep ederiz. Davacı, müvekkil şirketin kazanın meydana gelip gelmediği, araçta hasar ve değer kaybı oluşup oluşmadığı ve oluşan maddi hasarın boyutuna dair gerekli inceleme ve değerlendirmeleri yapabilmesi yani ödeme talebinin değerlendirilebilmesi için yeterli ve yeterli evrakları müvekkil şirkete iletmekle yükümlüdür. Ancak müvekkil şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmamıştır.
Müvekkil şirketin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için kaza tarihinden itibaren 2 yıl içinde yasal haklarını kullanmalıdır. Bu sebeple zamanaşımı bakımından da itirazlarımızı sunmaktayız.
Karşı tarafça başvuru dilekçesi ekinde ibraz edilen ve tek taraflı olarak hazırlanmış ekspertiz raporundaki kalemler fahiş olup tarafımızca kabulü mümkün değildir. dava konusu araç üzerinde ekspertiz incelemesi yapılmasına imkan verilmediğinden sigorta şirketine başvuru şartı yerine getirilmemiştir. davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.Ayrıca davacı tarafından talep edilen ekspertiz ve tercüme ücretinin kabulü mümkün değildir. Zira TTK kapsamında “makul gider” den söz edilebilmesi için, kişinin bu hesabı yaptırmasında hukuki menfaatinin bulunması gerekmektedir. Ancak huzurdaki dava belirsiz alacak şeklinde açılabilir ve bilirkişi incelemesi yargılama kapsamında yapılabilirken ikinci defa ekspertiz raporu alınması usul ekonomisine aykırılık teşkil etmektedir.
Sayın Mahkemeniz aksi kanaatte ise, davacı tarafından ödenen ekspertiz ücretinin tümüne değil, rapor tarihinde yürürlükte olan TOBB Ekspertiz Ücreti tarifesine göre hesaplama yapılmasını talep ederiz. Öncelikle huzurdaki davanın usulden reddine,
Sayın Mahkemeniz aksi kanaatte ise yine izah olunan nedenlerle davanın esastan reddine,
Yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline
karar verilmesini" talep etmiştir.
Davalı ... Sti. vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle:" Davacı taraf HMK m. 121 gereğince, delilleri tarafımıza tebliğ etmemiştir. Delillerin tarafımıza tebliğinden sonra esas hakkında beyanda bulunma ve karşı delil sunma hakkımızı mahfuz tutuyoruz. Davacının HMK madde 194 gereğince; dayandığı deliller ile hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmesi zorunludur. Bu sebeple davacının dava dilekçesinde göstermiş olduğu delilleri somutlaştırmasını talep ederiz.
Uyuşmazlığa konu kazaya karışan ... plakalı araç müvekkil şirket adına kayıtlı olup, Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ve genişletilmiş kasko poliçesi ile güvence altına alınmıştır.Huzurdaki dava konusu kaza 18.08.2023 tarihinde meydana gelmiştir. Hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle beraber, kaza tarihi itibariyle müvekkil şirket adına kayıtlı ...plakalı araç hem trafik sigortası hem kasko poliçesi ile güvence altına alındığından işbu davada taraf olarak yer alması haksız ve hukuka aykırıdır. Müvekkil şirkete kayıtlı aracın ilgili sigortalar ile güvence altına alınması sebebiyle sorumluluğu bulunmamakta olup, davacı tarafın iddia etmiş olduğu zarar ve hasara ilişkin taleplerinin huzurdaki davada diğer davalı taraf olan ... Sigorta Anonim Şirketi'ne veya kasko sigorta şirketi olan ... Sigorta Şirketi'ne yönlendirilmesi gerekmektedir. Öncelikle başvuru sahibinin huzurdaki kaza sebebi ile trafik sigorta şirketi ve kasko sigorta şirketinden ödeme alıp almadığı hususunun netleştirilmesi gerekmektedir. İşbu davada diğer davalı taraf olarak yer alan ... Sigorta Anonim Şirketi'nin konuya ilişkin beyanları işbu huzurdaki davaya sunulmuş olmakla birlikte Trafik Sigorta Poliçesi kapsamında teminatların yetersiz olma ihtimali sebebiyle Kasko Poliçesi kapsamında ...Sigorta Şirketi'nin de işbu davada taraf olarak yer alması gerektiğinden davanın ihbarını Sayın Mahkemenizden talep ederiz.
Davacı, müvekkil şirketin kazanın meydana gelip gelmediği, araçta hasar ve değer kaybı oluşup oluşmadığı ve oluşan maddi hasarın boyutuna dair gerekli inceleme ve değerlendirmeleri yapabilmesi yani ödeme talebinin değerlendirilebilmesi için yeterli evrakları sigorta şirketine iletmekle yükümlüdür.
Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere Müvekkil şirketin sorumluluğunun söz konusu olduğu ihtimalinde dahi davacı tarafın kaza tarihinden itibaren 2 yıl içinde yasal haklarını kullanmalıdır. Bu sebeple zamanaşımı bakımından da itirazlarımızı sunmaktayız.
Karşı tarafça başvuru dilekçesi ekinde ibraz edilen ve tek taraflı olarak hazırlanmış ekspertiz raporundaki kalemler fahiş olup tarafımızca kabulü mümkün değildir.
Davacı tarafından dava dilekçesi eklerinde sunulan ve çevirisi yapılan evraklar/belgeler her ne kadar tarafımıza tebliğ edilmemişse de UYAP kayıtlarından görüntülediğimiz belgeler "Teklif" niteliğinde olup bu teklifler karşılığında gerçekten hizmetin alınıp alınmadığı veya ödemenin yapılıp yapılmadığı hususu anlaşılamamaktadır. Sayın Mahkemenizce de ilgili evraklar incelendiğinde görüleceği üzere mezkur evraklar maliyet teklifi olarak davacı tarafa sunulmuştur. Bunun karşılığında ödeme yapıldığına dair herhangi bir dekont veya ödeme belgesi sunulmamıştır. Yalnızca bu maliyet tekliflerine istinaden davacının talebinin kabulüne karar verilmesi hakkaniyete aykırı olacaktır. hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere bir an için mahkemeniz davacının taleplerinin haklı olduğu kanaatinde ise, davacı tarafın maddi hasardan kaynaklanan hasar bedelinin tazminine yönelik taleplerinin trafik sigorta şirketi, poliçe limitlerini aşması ihtimalinde ise kasko sigorta şirketi tarafından karşılanması gerekmektedir.
Bu kapsamda işbu dilekçemiz ekinde sunulan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik Sigortası) Sigorta Poliçesi uyarınca aracın sigortalı olduğu ve işbu davada da diğer taraf olan ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından ödenmesi gerekmektedir. Poliçe kapsamında Sayın Mahkemenizce de görüleceği üzere teminat limitleri maddi sigorta teminatları araç başına 100.000,00-TL kaza başına 200.000,00-TL 'dir. Limitler dahilinde kalan işbu uyuşmazlıkta dava konusu 1.000 Euro'nun ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir. Ancak işbu huzurdaki dava belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesi sebebiyle daha sonra talep edilen miktarın artırılması ihtimaline binaen müvekkil şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın kasko sigorta şirketi olan ...Sigorta Şirketi'nin sorumluluğu gündeme gelebilecektir. İşbu dilekçemiz ekinde sunulan Genişletilmiş kasko poliçesinin Diğer Hususlar başlıklı maddesinin Artan Mali Sorumluluk Sigortası hükmünde de ifade edildiği üzere "Artan Mali Sorumluluk Sigortası ile bu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafik Kanununa ve Genel Hükümlere göre aracın işletenine ait olan hukuki sorumluluk ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısım, poliçede yazılı teminatlar dâhilinde temin edilir.
Artan Mali Sorumluluk ve Manevi Tazminat limitleri, poliçede belirtilmiş olan olay başı limitlerle sınırlı olup olay başına, her iki teminattan toplamda ödenecek tutar, poliçede belirtilmiş olan Artan Mali Sorumluluk teminatı limitini aşamayacaktır." denilmektedir. Poliçede Artan Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sigorta teminatının sınırsız olduğu Sayın Mahkemenizce gerçekleştirilecek poliçe incelemesi neticesinde açıkça görülecektir. Poliçede yer alan işbu hüküm uyarınca Kasko Sigorta Şirketi'nin davacının taleplerinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde olması halinde sorumluluğu gündeme geleceğinden huzurdaki davanın Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi'ne ihbarı zorunluluk arz etmektedir.
Öncelikle huzurdaki davanın ... Sigorta Şirketi'ne ihbarınıDavanın usulden reddine,
Sayın Mahkemeniz aksi kanaatte ise yine izah olunan nedenlerle davanın esastan reddine,
Esas hakkında ise uyuşmazlık konusu aracın hasar bedelinin işbu davada diğer taraf olan sigorta şirketi tarafından tek başına ödenmesine karar verilmesini, poliçe limitlerini aşması halinde davanın ihbarı talep edilen kasko şirketinin trafik sigorta şirketi ile birlikte ödemesine, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline
Müvekkilimiz adına karar verilmesini" talep etmiştir.
İhbar olunan ... Sigorta Şirketi vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle:" Müvekkil şirketin işbu davada davalı sıfatı bulunmadığından aleyhine hüküm kurulamayacaktır. Müvekkil şirketin yalnızca ihbar edilen sıfatı bulunmaktadır. Belirtilen sebeplerle kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket aleyhine hüküm kurulmamasını talep ederiz. huzurdaki uyuşmazlığın belirsiz alacak olarak ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmamaktadır. işbu sebeple davanın reddedilmesini talep ederiz.
Davacı sigorta şirketine yaptığı başvuruda sunmuş olduğu bilgi ve belgeler dikkate alındığında, davacının talep ettiği tazminat miktarını bilebilecek, belirleyebilecek veya ispat edebilecek durumdadır. Bilindiği üzere hukuki menfaat dava şartlarından olup müracaatçının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığından davanın reddi gerekmektedir.
Davacı, huzurdaki davayı açmadan önce müvekkil şirkete usule uygun başvuru yapmamıştır. Karayolları Trafik Kanunu md. 97 uyarınca zarar görenin sigortacıya tazminatının ödenmesi için başvuruda bulunması durumunda Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Ek:6’da belirtilen belgelerin sigorta şirketine iletilmesi gerektiği aşikardır. Sigorta şirketine başvuru şartı Karayolları Trafik Kanunu madde 97 hükmü ve HMK 114/2 hükmü gereği dava şartıdır. Hukuki yarar da HMK 114 hükmü gereği dava şartlarındandır. Belirtilen sebeplerle HMK m.114/2 kapsamında dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesini talep ederiz. Ayrıca belirtmek gerekir ki, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı içtihadında, gerekli belgeler ibraz edilmeksizin yapılan başvurularda sigorta şirketlerinin temerrüdünden bahsedilemeyeceğine karar verilmiştir.
Müvekkil ...Sigorta Şirketi sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleriyle sınırlı olarak sorumludur. Hüküm kurmaya elverişli, denetime yetkin bir kusur tayini yapılabilmesi amacı ile dosyanın alanında uzman bilirkişilerce değerlendirilerek tespit edilmesi, hakkaniyetli bir kusur dağılımı yapılabilmesi ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi adına dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından incelenmesini talep ederiz. Nitekim Yargıtay 12. Ceza Dairesi E. ... K. ... 23.1.2019 tarihli kararında "Trafik kazasında kusur oranı belirleme yetkisi münhasıran Trafik İhtisas Dairesine ait olup tek kişilik trafik polisi - bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm verilemez." diyerek bu hususu işaret etmiştir.
ZMSS Genel Şartları kapsamında 165000 kilometre ve /veya 10 yaşın üzerindeki araçlarda değer kaybı oluşmayacaktır. Teknik olarak araçta değer kaybı tazminatının tespit edilemeyeceği gözetilerek değer kaybı talebinin reddini talep ederiz.
Davacıya ait aracın kilometre ve tescil bilgilerinin celp edilmesini talep ederiz. Nitekim aracın kilometre ve yaş bilgisi davaya konu taleplerin tespiti için önem arz etmektedir.
Kazaya karıştığı iddia edilen... plakalı araç müvekkil şirket nezdinde 1106585323 numaralı Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi "Genişletilmiş Kasko" İle █████/2023 - █████/2023 tarihleri arasında sigortalıdır. Hal böyle olunca davacının taleplerinin kabulü anlamına gelmemekle birlikte trafik sigortası teminat limitini aşmayan maddi tazminat taleplerinden sorumlu olmayıp maddi tazminat taleplerinde öncelikli olarak 34 ZR7233 plakalı aracın trafik sigortasının mevcut olduğu sigorta şirketinin sorumlu olduğunu vekaleten bildiririz. Müvekkil şirketin sorumluluğu davacının aracında meydana gelen gerçek zarar ile sınırlı olup aracın onarılması ile araçta meydana gelen gerçek zarar giderilerek davacı aracı eski hale getirilmiş, davacı zararı tazmin edilmiştir. Nitekim ilgili düzenlemeye göre hasar durumunda, hasar gören parça, önce onarılmaya çalışılır şayet onarımı mümkün değilse eşdeğer parça ile değiştirilir veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişim sağlanır. Şayet bu da yapılamıyorsa ancak hasarlı parça orijinali ile değiştirilir. Ancak kaza tarihine göre model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçlarda, hasar gören parça, onarımı mümkün değilse öncelikle orijinali ile değiştirilmektedir, orijinal parçanın bulunmaması durumunda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değiştirilir. Talep sahibinin aracının kaza tarihindeki yaşı gözetildiğinde eşdeğer parça kullanılmasını engelleyen herhangi bir durum bulunmamakta olup davanın reddi gerekmektedir.
Davacı tarafından araç onarımı tamamlandıktan sonra müvekkil sigorta şirketine uyuşmazlığa konu hasar ihbar edilmiştir. Müvekkil şirket anlaşmalı olduğu onarım merkezinde davacı aracının zararını giderebilecekken müvekkil şirket bu hakkını kullanamamıştır. Genel Şartların B.2. tazminat ve giderlerin ödenmesi maddesi 2.2. bendinde yedek parçalara, sigortacı yedek parça tedarik iskonto uygulaması olarak en az %32 oranında, aksi halde genel sektör uygulaması olarak en az %20 iskonto uygulanması gerekmektedir.
Zarara uğradığı iddia edilen bir kişinin pazarlık yoluyla iskonto alabildiği hem piyasa şartlarında mümkündür. Ancak herhangi bir vatandaşın pazarlık yoluyla yaptırabildiği makul iskontodan müvekkil şirketin mahrum bırakılması hayatın olağan akışına aykırıdır. Müvekkil şirket davaya konu araçta meydana gelen zararı tazmin etmek ya da onarmakla yükümlüdür. Onarımı anlaşmalı servislerinde yapmak yasak hakkıdır. İskonto edilen kısım poliçe teminatı kapsamında olmamakla birlikte müvekkil şirket onarımı yaparak yasal yükümlülüğünü yerine getirmiştir. Bu doğrultuda iskonto uygulanarak değerlendirme yapılmasını talep ederiz.
Sigorta şirketine başvuru şartı Karayolları Trafik Kanunu madde 97 hükmü ve HMK 114/2 hükmü gereği dava şartıdır. Hukuki yarar da HMK 114 hükmü gereği dava şartlarındandır. T.C. Yargıtay 10. HD ...E. ... K. sayılı içtihadında, gerekli belgeler ibraz edilmeksizin yapılan başvurularda sigorta şirketlerinin temerrüdünden bahsedilemeyeceğine karar verilmiştir.
aleyhteki tüm hususları reddetmek suretiyle, fazlaya ve başkaya ilişkin haklarımızı, ihbar, dava, talep ve şikayet haklarımızı saklı tutarak;
İhbar olunan müvekkil hakkında hüküm kurulmamasına,
Esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine
Aksinin kabulü halinde ise Sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, Kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, Davacı ile davalı şirkete ait ve davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS ile sigortalı bulunan araç arasında █████/2023 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle davacını uğradığı hasar onarım bedelinin tahsili amacıyla 1.000,00 Euro'nun davalılardan tahsili isteminden ibaret davadır.
Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin ...E ... K sayılı ilamında özetle; "Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat isteğine ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesiyle çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının eldeki davayı açmadan önce davalı sigortacıya karşı arabuluculuğa başvurduğu ve bu başvurunun anlaşmazlıkla sonuçlandığı anlaşıldığından, ayrıca yazılı bir başvuru yapılmasının gerekmemesine, davacıya ait aracın yabancı plakalı olduğu, davacının geçici olarak geldiği Türkiye'de meydana gelen trafik kazasında aracının hasarlanması nedeniyle ikamet ettiği Avusturya'ya götürülerek orada tamir edildiği, bu tamir için davacı adına KDV dahil 12.663,44-EURO bedelli fatura düzenlendiği anlaşıldığına, dolayısıyla davacının yaşadığı yabancı ülke koşullarına göre oluşan zararının davalı taraftan talep edebileceği ve aracını Türkiye'de tamir ettirmek gibi bir zorunluluğu olmadığından ve eldeki dava kapsamında temin edilen █████/2021 günlü bilirkişi raporunda faturaya bağlanan tamir bedelinin davacının yaşadığı ülke rayiçlerinde olduğu, hasarın kazayla uyumlu bulunduğu ve böyle bir hasar için mutat tamir süresinin 5 gün olacağı, buna göre de davacının yine yaşadığı ülke koşullarına göre günlük 365,00-EURO harcama yapacağı tespit edildiğinden mahkemece söz konusu bu bilirkişi raporundaki belirleme ve değerlendirmelerin hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik tespit edilemediğine, ayrıca söz konusu bu raporda kazanın oluşumunda taraf kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin de dosyaya oluşa uygun ve kazaya karışan araç sürücülerinin kendi aralarında düzenledikleri kaza tespit tutanağındaki tespitlerle de örtüşmesi karşısında mahkemece kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğuna ilişkin kabul şeklinde de bir yanılgı bulunmadığına ve davacının eldeki davayı açmadan önce ekspertiz görüşüne başvurması nedeniyle bu inceleme için harcamak zorunda kaldığı bedeli de davalı araç sürücüsü ve davalı araç işleteninden isteyebileceği konusunda da bir duraksama bulunmadığına; buna karşılık davacının yaptığı konaklama ve ulaşım giderlerinin, salt talep konusu kaza nedeniyle yapıldığı söylenemeyeceğinden, (- kaza olmasa dahi davacı Türkiye'de konaklayacak ve ikamet ettiği ülkeye dönecektir-)bu yöndeki taleplerin reddine karar verilmiş olmasında bir yanılgı tespit edilemediğine ve davacının yabancı para cinsinden uğradığı maddi zararlarını TL cinsinden talep ettiği gözetildiğinde, mahkemece dava tarihindeki kur üzerinden belirlenen TL karşılığının hüküm altına alınmış olmasının da doğru bulunmasına göre; tüm taraf vekillerinin yerinde olmadığı sonucuna varılan istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde karar verilmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle :"Önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK' nun 84/d. Md. yoluyla 47/c,d, 52b,c, 56/c. Md. ile KT. Yönet. 107. Md. Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın Şartlara Uygunluğunu Sağlama, Şerit İzleme ve Araçlar arasındaki mesafe) trafik kurallarına karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği düşünülen...plakalı kamyonet sürücüsü dava dışı ...' ın “94100 Oranda Asli ve Tam Kusurlu” olacağı; Trafik Kazası Tespit Tutanağında herhangi bir kural ihlali bilgisine rastlanmayan, kendi yönünde seyir halinde iken dur kalk şeklindeki trafikte trafik zorunluğu nedeniyle durakladığı esnada, arkadan gelen araç tarafından çarpılmaya uğrayan -...- yabancı plakalı araç sürücüsü davacı ..' un kazada etkisi olmadığı, alabileceği bir tedbir bulunmadığı ve “Tamamen Kusursuz” olacağı; Kaza tarihinde ... plakalı kamyonetin maliki olan davalı “...Şti.” nin" (KTK'nun 85. Md. İşletenin) kurallar gereği araç sürücüsü dava dışı ...' ın kusuru oranında, adı geçen sürücü İle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı; Aynı kaza tarihinde ...plakalı kamyonetin sigortası olan davalı ... Sigorta A.Ş.' nin ise (KTK' nun 91. Md. Sigorta) kurallar gereği araç sürücüsü dava dışı ...' ın kusuru oranında, adı geçen sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı; Dosyada mübrez onarım faturasının nitelik açısından aracın hasarıyla uyumlu olduğu, Onarım bedelinin riziko tarihinde Almanya şartları ile Türkiye şartları açısından birbirine yakın olduğu, işçilik, parça bedeli ve %19 KDV dahil 7.651,45 € onarım bedelinin (Riziko tarihinde 225.717,78 TL) kadri marufunda olduğu, davalının tüm bedelden 96100 kusuru nispetinde sorumlu olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; dava konusu kazanın 18.08.2023 tarihinde saat 15:45 sıralarında; ... İli ... İlçesi ... Cad. üzerinde, davalı şirkete ait ...plaka sayılı aracın “Trafiğin Akışı, Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın Gerekli Şartlarına Sağlama, Şerit İzleme ve Araçlar Arasındaki Mesafe” kurallarını ihlal ile kontrolsüzce seyretmesi, aynı yönde ön ilerisinde ve Yoğun trafikte dur kalk şeklinde seyreden trafik durumunu da göz önünde tutmadan anılan yere gelmesi ve ön ilerisinde trafik zorunluğu nedeniyle duraklama halinde olan araçlar bulunmasına rağmen duramayıp aracını sürmeye devam etmesi esnasında aynı yerde, aynı yönde ve ön ilerisinde dur kalk şeklinde seyreden davacı ...’ nun idaresindeki -...- yabancı plakalı aracın arka kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı olarak meydana geldiği anlaşılmıştır. Kazanın oluşumunda davalı şirkete ait araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Bu bağlamda davacı tarafından sunulan hasar onarım faturası ile meydana gelen kaza arasında illiyet bağının bulunduğu ve faturanın kadri maruf olduğu bilirkişilerce tespit edilmiştir. Davalı şirkete ait araç sürücüsünün %100 kusuru ile davaya konu kazanın gerçekleşmiş olması nedeniyle bilirkişilerce kadri maruf olduğu tespit edilen 7.651,45 Euro hasar bedelinin (davacının yurtdışında ikamet etmesi nedeniyle aracını yurtdışında tamir ettirebileceği dikkate alınarak) davalılardan (davalı sigorta şirketi bakımından poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca davalı sigorta şirketi bakımından her ne kadar temerrüt █████/2024 tarihinde oluşmuş olsa da davacı tarafça dava dilekçesinde davalı sigortadan █████/2024 tarihinden itibaren faiz istenilmiş olması nedeniyle taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda bu yönde karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca davacı tarafından tercüme için sarf edilen 2.708,16 TL'nin yargılama gideri olarak davalıdan alınması talebinin de emsal mahiyette olan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... karar sayılı ilamı doğrultusunda faturalandırmış olduğu 2.708,16 TL'nin yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmesine karar vermek gerekmiştir.
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda; davacının yurtdışında ikamet etmesi nedeniyle aracında oluşan hasarı yurtdışında tamir ettirmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu, taraflar arasında gerçekleşen kazada davalı şirket sürücüsünün %100 kusurlu olduğu ve davacı tarafından sunulan tamirata ilişkin faturanın kadri marufunda olduğunun tespit edilmiş olması nedeniyle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KABULÜNE,
1-7.651,45 Euro hasar bedelinin davalılardan (davalı sigorta şirketi bakımından poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine,
*Hasar bedeline davalı sigorta şirketi bakımından taleple bağlılık ilkesi gereğince █████/2024'den davalı ... Şti bakımından ise kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca EURO cinsinden mevduat alacaklarına işletilen en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 19.404.66 TL harçtan peşin ve tamamlama harcı toplam 5.583,4‬ TL'nin mahsup edilerek bakiye 13.821,26 TL harcın davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 5.583,40 TL peşin ve tamamlama harcı, 427,60 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 6.011‬,00 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereğince dava değeri olan 284.067,73 TL üzerinden hesaplanan 45.450,84 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 766,5‬0 TL tebligat, posta gideri ile 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 2.708,16 TL tercüme gideri olmak üzere toplam 11.474,66 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!