Anahtar kelimeler: Kmo Çarpmaları Araçlı Davaitirazın Lastik Çarpma Plakaları Bakımı Ktk Sürücülerinin

T.C.
İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO:████████ EsasKARAR NO:████████DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:█████/2024KARAR TARİHİ:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı sigortalı araç, dava dışı sürücü... sevk ve idaresinde iken 14.08.2022 tarihinde ... üzerinde seyir halindeyken yol üzerindeki lastik parçalarına çarpmaları neticesinde (ayrı ayrı çarpma) dört araçlı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza tutanağında da görüleceği üzere "bu kazanın oluşumunda plakaları yazılı araçların sürücülerinin bir kusurunun olmadığı, kmo işletmesinin ktk m.13 'Karayolunun bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür.' maddesine istinaden kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, Müvekkil sigorta şirketi en uygun tazminatın ödenmesi konusunda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiği, söz konusu kaza nedeniyle Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında 02.09.2022 tarihinde toplam 59.576,90-TL ödeme yapıldığı, TTK 1483 ve devamı maddelerinde “Zorunlu Sorumluluk Sigortaları” düzenlenmiştir. Poliçe genel şartları gereğince üçüncü şahıslara verdiği zararlardan poliçe limiti kapsamında sorumlu olduğu tutarı ödeyerek TTK hükümleri gereğince sigortalısının haklarına halef olduğu, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları B.4."HASAR VE TAZMİNATIN SONUÇLARI" başlıklı maddesi gereğince Sigortacı ödediği zarar kadar sigortalının halefi sayılmakta ve zarardan sorumlu olan kişiler için rücu hakkını kullanabilmektedir. Yani meydana gelen zararlardan sigortacının poliçe kapsamında rücu hakkı olduğu hüküm altına alındığı, yukarıda belirtilen nedenlerle; fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla; .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile asıl alacağa ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili için takibin devamına, %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına ve bu rakama da yasal faiz işletilmesine, borçluların borca yeter miktarda malvarlıklarına tedbir konulmasına, yargılama giderlerinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu zararlandırıcı vakıanın meydana geldiği otoyolda müvekkil şirket gerekli tüm önlemleri almakta, üzerine düşen yükümlülükleri titizlikle yerine getirdiği, nitekim davacı zararını ve müvekkil şirketin kusurunu ispatla yükümlü olduğu, kaza tespit tutanağı müvekkil şirketin yokluğunda hatalı ve eksik şekilde düzenlenmiş olduğundan delil olarak değerlendirilmesi ve hükme esas alınması mümkün olmadığı, ayrıca araç sürücüsünün kusuru bulunup bulunmadığına ilişkin hiçbir inceleme yapılmamış adeta matbu şekilde sürücünün kusursuz olduğu ibaresine yer verildiği, ne var ki meydana gelen kazaya ilişkin araç sürücüsünün hızının olaya etkisi, yabancı cismin sürücünün görüş alanı içinde bulunup bulunmadığı, fren izi bulunup bulunmadığı, sürücünün uymakla yükümlü olduğu kurallara riayet edip etmediği, kazayı engellemek veya zararı azaltmak adına gerekli manevraları yapıp yapmadığı vb. hususlar tespit edilmediği, kusurun eksiksiz ve objektif tespiti maddi gerçeğin ortaya çıkması açısından büyük önem taşıdığı, meydana gelen zararın tazmini talebinin üçüncü kişiye yöneltilmesi için üçüncü kişinin fiili ile zarar arasında nedensellik bağının bulunması gerektiği, nedensellik bağının belirlenmesi için yapılacak olan incelemelerin objektif olması uyuşmazlığın adilane çözümü için zaruri olduğu, olayımızda dava dışı sürücü olan ...’nin, nedensellik bağını kesecek cihette kusuru olup olmadığı araştırılmasını, söz konusu kazada olayın şartları da dikkate alındığında herhangi bir olumsuz hava koşulu olmadığı tespit edilmiş olup, havanın da aydınlık olduğu sürücünün görüşüne engel bir durum olmadığı görüldüğü, dolayısıyla kusur tespiti yapılırken sürücünün hareketlerinin olaya etkisi araştırılarak, illiyet bağı değerlendirilmesini, çünkü sürücünün nedensellik bağını kesecek düzeyde kusurlu bir fiili bulunması halinde müvekkil şirkete kusur atfedilemeyeceği, hiçbir şekilde kusur iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla belirtmek isteriz ki davacı tarafın hasar iddiasının hukuki bir dayanağı bulunmadığı, davacı tarafça dava konusu değişen ve tamir edilen parçaların kaza ile illiyeti değerlendirilmemiş olup bu konuda açıklama yapılmadığı, dolayısıyla Sayın Mahkeme’ye herhangi bir hukuki dayanak sunulmamış olup, söz konusu hasar kalemlerinin ilgili kaza ile ilişkisi bulunup bulunmadığı belirli olmadığı, davaya konu aracın kaza tarihi olan 14.08.2022 tarihinden öncesine ait hasar kayıtlarının incelenmesi gerektiği, yukarıda arz ve izah edilen ve Mahkemenizce resen nazara alınacak sair sebeplerle, fazlaya ilişkin her türlü hakkımız saklı kalmak kaydıyla; haksız ve mesnetsiz davanın reddine, tüm yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, maddi hasarlı trafik kazası sonucunda kasko sigortacısı davacı tarafından dava dışı sigortalıya yapılan hasar tazminatı ödemesinin davalıdan rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Dosyamıza getirtilen ... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 61.633,53-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve bilirkişi heyeti sunmuş olduğu █████/2025 tarihli raporunda özetle;" KUSUR BİLİRKİŞİSİ GÖRÜŞÜ (...-ADLİ TRAFİK)-Kazanın meydana geldiği otoyol statüsündeki Karayolunun Yapımı İşletimi Kontrolü Açısından Sorumlu Olan Kurum/Kuruluşun %100 oranında tam derecede etkili olduğu,-... plakalı araç sürücüsü ...'ün kusur ve etkisinin olmadığı,-... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusur ve etkisinin olmadığı,-... plakalı araç sürücüsü ...'in kusur ve etkisinin olmadığı,-... plakalı araç sürücüsü ...nin kusur ve etkisinin olmadığı değerlendirilmiştir.Davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği bir maddi zararının olmadığı, Davacı Sigorta şirketinin rücu hakkını kullanabilirliği; kazanın meydana gelmesinde otoyol işletmesinin bakım sorumluluğunu yerine getirmediği yönündeki ilk bilirkişi görüşü dikkate alınırsa, sigorta şirketinin otoyol işletmesine karşı rücu hakkını kullanması mümkündür.HASAR YÖNÜNDEN İNCELEME VE KANAAT:Dava konusu olayda davalı şirkete kusur yüklenmesi mümkün olmadığından davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği bir maddi zararı mevcut değildir. SONUÇ:Yukarıda açıklandığı üzere: 1-Dava konusu trafik kazasının meydana gelişinde yola lastik parçalarını döken kimliği belirsiz sürücünün % 100 oranında tamamen kusurlu olduğu,2-Davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği bir maddi zararının olmadığı," şeklinde görüş bildirilmiştir.Söz konusu raporda makine mühendisi bilirkişi tarafında araç hasarı ile ilgili hiçbir tespit yapılmaksızın yalnızca kusur değerlendirmesi ve hukuki değerlendirme yapıldığı bu yönüyle raporun teknik yönden gerekli tespitleri içermediği anlaşılmakla kusur hakkındaki nihai değerlendirmenin mahkememize ait olduğu gözetilerek yeniden kusur tespiti yapılmasına yer olmaksızın dosyanın makine mühendisi bilirkişiye tevdi ile bilirkişiden yalnızca araç hasarının ve hasara yönelik ödeme bedelinin denetlenerek ödeme miktarının yerinde olup olmadığı (Kadri maruf) tespiti hususunda ek rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verildiği sunulan ek raporda özetle;" Davacı şirketin talep edebileceği toplam maddi zararının 59.576,90 TL olduğu, Davacı şirketin talep edebileceği işlemiş yasal faiz miktarının 2.115,38 TL olduğu," şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.Bu kapsamda somut olayımıza baktığımızda; davacı, işbu davayı TTK.nun 1472/1 nci maddesinden doğan halefiyet hakkına dayanarak açmıştır. Dolayısıyla somut uyuşmazlıkta davacının TBK. 50/1 maddesi hükmü gereğince kusur ve zararı ispat yükümlülüğü bulunmaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesine göre, hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren kimse bu zararı tazmine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk, tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmüyle düzenlenmemiş olup bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluğunun söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49' deki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde 6098 sayılı TBK'nın 49. ve devamında yer alan esaslar uygulanır. Madde 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır. Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.Hukuki nitelendirme, değerlendirme ve nihai kusur tespiti mahkememize ait olup, bu kapsamda yapılan değerlendirme neticesinde; somut olayda davalı otoyol şirketinin █████/2022 günü saat 23:50 sıralarında sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı, sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı, sürücü ...nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araçları ile İstanbul ili... ilçesi KMO- Viyadük 6 üzerinde ... yönüne seyir halinde iken, kazanın meydana geldiği mevkiiye geldiğinde her bir araç ayrı olarak asfalt kaplama üzerinde bulunan lastik parçalarına çarpmaları sonucu 4 adet aracın, maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, otoyol statüsündeki karayolunun yapımı işletmesi ve kontrolü açısından davalının sorumlu kurum olarak karayolunu kullanan araçların ve sürücülerinin can ve mal güvenliklerini tehlikeye sokmamak için yeterli ve zamanında tedbirlerin alınması suretiyle karayolunun bakımı açısından gerekli önlemleri alarak, kontrol ve devamlılığını sağlayarak, arıza, engel ve benzerlerini en kısa zamanda ortadan kaldırarak, karayolunu kullananlara ve araçlara zarar vermeyecek duruma getirmesi gerektiği halde bu kurala riayet edilmediği, kazanın meydana geldiği yol üzerine bulunan lastik parçalarına çarpması sebebiyle meydana gelen kazanın oluş şekli itibariyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 13.maddesini ihlal ettiğinden %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Bu sebeple kök bilirkişi rapordaki kusur uzmanı tarafından yapılan tespit denetime elverişli bulunmuştur. Makine mühendisi bilirkişi tarafından hazarlanan ek rapor ile takibe konu hasar tutarı ve faiz miktarı bakımından takibin yerinde olduğu tespit edilmiş olmakla davanın kabulüne, dava konusunun haksız fiile dayanması sebebiyle şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davalı tarafından .... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına,2-Şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,3-Alınması gereken 4.210,18-TL karar ve ilam harcından 744,38-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 3.465,80-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 1.232,78-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 15.092,00-TL masraf olmak üzere toplam 16.324,78-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,7-3.120,00-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ... Hakim ...