Anahtar kelimeler: Ştitüzel Çekirdek Öğrenim Unvanının Unvanına Unvanında Yüksekokul Sınaî Fikri Hükümsüzlüğünden

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: ████████ Esas
KARAR NO: █████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: █████/2025
NUMARASI: ████████ E. - 2025/3 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili davalı şirketin ticaret unvanının çekirdek kısmını oluşturan "... Ticaret Ltd Şti." yanında yer alan "..." ibaresinin ticaret unvanına ek mahiyetinde olduğunu. ... Ticaret Ltd Şti.tüzel kişi tacir olması sebebiyle, Yüksek Öğrenim Kanununa göre yüksekokul ve üniversite faaliyetini gerçekleştirmesinin ticaret unvanında yer alan ve faaliyet konusunu gösteren "üniversite" ibaresinin de ticaret unvanında kullanılmasının yasak ve imkansız olduğunu, terkin edilmesi gerektiğini, üçüncü kişilerce yanlış bir görüşün oluşmasına yol açacağını, müvekkil şirketinin unvanında yer alan "..." ve "..." ibarelerinin müvekkilin unvanının birebir aynısı olduğun, davalı şirketin marka hakkına tecavüz, korunan haklarına tecavüz oluşturduğunu belirterek davalı şirket ortağının kötü niyetli olduğunu, haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, bu nedenlerle, davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 1985 senesinde kurulmuş olduğunu "..." nin KKTC'nin ilk vakıf üniversitesi olduğunu, uluslar arası bir misyon doğrultusunda öğrencilere hizmet verdiğini, yöneltilen suçlamaların ana sözleşmenin tamamı okunmadan kötü niyetli olarak beyan edildiğini ve firmanın eğitim öğretim hizmetleri vermesi münasebetiyle vakıf kurabileceğinin ana sözleşmede yer aldığını, müvekkilinin firma adına tescilli markaların hükümsüzlüğü istemli talebin 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, davacı tarafın müvekkil firmanın bağlı olduğu üniversiteden 32 yıl, ticaret unvanının tescil edilmesinden 6 yıl sonra, müvekkil adına tescilli ilk markanın müracaatının yapılmasından 4 yıl sonra faaliyete başladığını, müvekkil firmasının bağlı olduğu ... Üniversitesi'nin markalarına tecavüz eden yanın davacı taraf olduğunu, işbu dayanaksız davanın esastan reddine karar verilmesi talep etmiştir.Mahkemenin █████/2018 Tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı; "Davacı tarafın davasının kısmen kabul kısmen reddi ile ..., ... sayılı markalar yönünden markalar sahibi adına geçerliliği olmayan müddet olduğundan hukuki yarar olmayan davanın reddine, ..., ..., ..., ..., ..., ... sayılı markalar yönünden herhangi bir yanıltıcılık söz konusu olmadığından yerinde olmayan davanın reddine, bunun dışında kalan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... sayılı markaların gerekçeli kararda gösterilecek markalar yönünden markaların yanıltıcı nitelikte ve aldatıcı nitelikte olup hükümsüzlüğüne, TPMK kayıtlarından terkinine," karar verilmiştir. Bu karar davalı vekilince istinaf edildiğini, Dairemizin █████/2022 Tarih ve █████████ Esas - █████████ Karar sayılı kararı; "Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile; Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2018 tarih, ████████ E. ████████ K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILILARAK" dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; Dava konusu edilen ..., ... nolu markaların TPMK dan gelen kayıtlara göre dava tarihi itibarıyla geçerli olmadığından bu markalara yönelik davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Dava konusu ... tescil nolu "..." , ... tescil nolu "..." ve ... tescil nolu "..." ibareli markalar bakımından konsey ibaresinin yönetim görevini üstlenmiş kişilerin oluşturduğu kurul/kimi sorunları görüşüp, tartışıp karara bağlamak için toplanan meclis anlamına geldiği, söz konusu ibarenin bütünsel olarak ayırt ediciliği olmadığı, tanımlayıcı olduğu, doğrudan tescil kapsamındaki hizmetler ile ilişkilendirilebileceği, jenerik olduğu, kimsenin tekeline verilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılarak bu markalar yönünden SMK 5/1-f bendi kapsamında mutlak ret nedeni oluştuğundan davanın kabulü ile hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiştir. Davalı adına kayıtlı dava konusu edilen diğer markalar yönünden yapılan değerlendirmede ise; ayrıntısı Bölge Adliye Mahkemesi kararından sonra aldırılan bilirkişi raporlarında açıklandığı üzere, davalı şirket ile dava dışı ... arasındaki organik bağ kapsamında davalı şirketin, üniversite öğrenci adaylarına tanıtım/danışmanlık sunmak ve anılan üniversiteye kaydolmalarını sağlamak yoluyla markaları kullandığı; Türkiye’de öğrencilerin ÖSYM aracılığıyla yüksek öğrenim kurumu tercihlerini yaptıkları göz önüne alındığında, davalının tanıtım ve danışmalık hizmetinde faaliyet göstermesinin ortalama tüketici nezdinde (üniversite sınavına hazırlanan veya sınava giren öğrenciler ve aileleri) hizmetin kaynağı konusunda yanıltıcı bir yönü bulunmadığından SMK m. 5/1/f’ye dayalı hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, “...” ve “...” ibareleri tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş işaretler olmadıkları gibi yetkili merilerce izni verilmemiş olan arma, nişan ya da adlandırma da olmadıklarından SMK m. 5/1/g-ğ kapsamında değerlendirilecek gerekçeler olmadığından bu bent kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, davalının “...” ve “...” ibarelerini marka olarak tescil ettirmiş olmasının SMK m. 5/1/ı kapsamında kamu düzenine aykırılık teşkil etmediğinden bu bent kapsamında hükümsüzlük koşullarının olmadığı, davacının “...” ibaresini davalının marka tescillerinden önce 16 ve 41. sınıflarda tescilsiz olarak ciddi şekilde kullandığını ispat eder bir delil dosyada tespit edilememiş olmakla SMK m. 6/3’e dayalı hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, davalının davacıya şantaj yapmak, baskı altında tutmak vs. sebeplerle marka tescilleri yaptığını ispat eder deliller dosyaya sunulmamış olmakla, kötüniyete dayalı hükümsüzlük koşulları olmadığı," şeklindeki gerekçeleriyle 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, a)Dava konusu edilen ..., ... nolu markalar başvuru tarihi itibarıyla geçerli olmadığından bu markalara yönelik davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, b-Davalı adına tescilli ..., ... ve ... tescil nolu markaların hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, c-Dava konusu edilen diğer markalara yönelik davanın REDDİNE, şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF: Davacı vekili istinaf ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece kısmen reddedilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin BAM bozma kararı doğru tahkik edilemeden yeni bilirkişi raporu tanzim edildiğini, itirazlarının değerlendirilmeden doğrudan bilirkişi raporu esas alınarak karar oluşturulduğunu, mahkemenin eski kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, bilirkişiler yetki aşımı ve yorumlamalar yaparak dava konusu markaların kötüniyetle tescil edilmediği görüş ve kanaatine ulaştıklarını, 02.12.2024 tarihli ek raporlarında bu hususa yanıt verilerek görüşlerini değiştirmeden aynı yönde rapor oluşturduklarını, bu hususun kabulü olanaksız olduğunu, davada asıl mesele markaları kim önce kullandığından öte, üniversite olmayan ve olması kamu düzenince olanaksız olan şirketin aldatıcı olarak kamu düzenine aykırı hareket etmesi olduğunu, dava dışı kamu kurumunun sahibi ile davalı şirket sahibinin aynı kişiler olması en temel faktör olarak kural ve kanun dışı olan bu hususu değerlendirmeye dahi açmadan kamu yararına düzenlenmesi gerektiğini, oluşturulan kök ve ek rapor hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili YÖK mevzuatlarına göre kurulmuş bir kamu kurumu olduğunu, bilirkişiler karşılıklı iki şirket arasında geçen bir dava imajı çizerek mahkemeyi yanılttıklarını, davalı şirket ile dava dışı Üniversite'nin sahiplerinin aynı olması organik bağ kurulmasına sebep olması mümkün olmadığını, davalı şirketin edindiği markaları kullanması mümkün olmadığı gibi tescil ettirmesi kamu düzene aykırı olduğunu, davalının savunmalarını genişletmesine muvafakatlerinin olmadığını, davalının müvekkilinin unvanını her fırsatta kendisine mal etme çabasına ilişkin kötüniyetinin ortada olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının mahkemece değerlendirilmeden karar verildiğini, Bilirkişilerin değerlendirdiğinin aksine, davalının, kamu sektöründe ve özel sektörde yer alan kuruluşlara danışmanlık hizmeti vermesi, ... ve ... ibarelerini kendi adına ve hukuka aykırı olarak tescil ettirmesinin hiçbir biçimde gerekçesi olamayacağını, kanunen, davalının Üniversite faaliyetinde bulunmasının yasak olduğunu, yasak olan bir faaliyeti ifade eden markayı da kendi adına tescil ettirmesinin olanağının olmadığını, Mahkeme tarafından açıklanan gerekçeli kararda anlaşılmayacak ölçüde sık sık yer verdiği üzere...ın kurucusu ve sahibi olduğu sair kuruluşlar tarafından lisans ve lisansüstü eğitimin dışında da eğitim öğretim hizmeti sunulduğunu, ... Üniversitesine bağlı olarak davalı şirketin kurulduğuna ilişkin hususlar tümüyle gerçek dışı olduğunu, davalı şirketin kurucusu ... ve eşi olduğunu, ... Üniversitesine bağlı olarak kurulmadığını, bu Üniversite davalının ortağı veya kurucusu olmadığını, davalı şirket’in açıklamalarının ve dayandırdığı maddi vakıaların tamamı, davanın tarafı olmayan ... Üniversitesi’ne ilişkin olduğunu, bu iddialar ve vakıalara dayanarak, farklı bir tüzel kişilik ve ticaret şirketi olan davalı şirketin bir hak iktisabından söz edilemeyeceğinin kuşkusuz olduğunu, davalının beyanlarının kabulünün mümkün olmadığını, davalının kötü niyetli olduğunu, üniversite kurup işletmesi mümkün olmamasına rağmen, bu ibareleri kullandığı markaların tamamı kötüniyetli tescilli olduğunu, hak düşürücü süre söz konusu olmadığını, müvekkili Üniversite, 16.03.2013 tarihinde ... unvanını resmi olarak hem Türkiye hem de KKTC makamlarının onayı ile alarak faaliyete başladığını, davalı kötüniyetle müvekkilinin faaliyete geçmesinden hemen 20 gün sonra 09.04.2013 tarihinde “...”nin tescili için başvuruda bulunduğunu, müvekkili ..., Anlaşma kapsamında kamu kurumu niteliğini taşıdığını, müvekkiline ait unvanın, kısaltmalarının veya unsurlarının yer aldığı markaların da hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerekirken kısmen red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Davalının, markaları vakıflara lisans verebileceğine ilişkin iddialarının da bu davayla ilgisinin olmaması bir yana, çok daha önemlisi, davalının bu markalara sahip olması mümkün değil iken, nasıl olup da lisans vereceğinin izahının olmadığını, davalının kötü niyetli istinaf isteminin reddine karar verilerek mahkemece verilen kısmen red kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın lehe verilen hususların kabulü ile aleyhe verilen hususların reddini talep ettiklerini, müvekkili firma ... Üniversitesi’nin kurucu başkanına ait olduğunu, ... Üniversitesi tarafından Türkiye’de eğitim faaliyetlerine başlanması kararlaştırılarak gerekli adımlar atıldığını, vakıf kurma işlemleri oldukça uzun bir süreç olduğunu, öncelikle şirket kurduklarını marka tescil işlemleri başlattıklarını bu sırada vakıf kurulması için de gerekli işlemleri başlattıklarını, müvekkili firma yetkilisi ve ... Üniversitesi’nin kurucu başkanı ... olduğunu, ... Vakfı’da kurulduğunu, vakıf adına ayrıca “... İktisadi İşletmesi” de kuruluşunu tamamladığını, HYPERLINK "http://...com"http://...com ibareli internet sitesi incelendiğinde dile getirilen hususlar tespit edilebileceğini, bilirkişilerce de bu hususun tespit edilerek bildirildiğini, davacının bu davayı ikame etmesindeki tek gerekçe müvekkilinin kötü niyetli olduğu iddiası vb. olmadığını taraflarınca ikame edilen tecavüz davalarında gelinen nokta olduğunu, davacının aleyhine ikame edilen dava bakımından esasa ilişkin bir savunma yapması imkanı bulunmadığından, huzurdaki davada taleplerinin hukuki mesnetten yoksun ve haksız olduğunu, bunun bilirkişi raporlarıyla da tespit edildiğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu beyanla istinaf isteminin kabulü ile fazlaya ilişkin taleplerinin saklı kalmak kaydı ile mahkeme kararının aleyhe kısımlarının kaldırılarak davanın tümden reddini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, █████/2018 Tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ile "Davacı tarafın davasının kısmen kabul kısmen reddi ile ..., ... sayılı markalar yönünden markalar sahibi adına geçerliliği olmayan müddet olduğundan hukuki yarar olmayan davanın reddine, ..., ..., ..., ..., ..., ... sayılı markalar yönünden herhangi bir yanıltıcılık söz konusu olmadığından yerinde olmayan davanın reddine, bunun dışında kalan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... sayılı markaların gerekçeli kararda gösterilecek markalar yönünden markaların yanıltıcı nitelikte ve aldatıcı nitelikte olup hükümsüzlüğüne, TPMK kayıtlarından terkinine," karar verildiği, davalı tarafça istinaf edildiği, ve Dairemizin kararı ile iade edildiği, ve istinafa konu mahkeme kararı ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve önceki kararı sadece davalı tarafın istinafı nedeniyle oluşan usuli müktesep hak birlikte değerlendirme yapılarak karar verildiği belirtilmiştir. İade kararımız üzerine mahkemece, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır. █████/2023 tarihli ..., ... ve ... tarafından düzenlenen bilirkişi heyet raporunda özetle; "dava dışı ... Üniversitesi'nin Kıbrıs`ın ilk üniversitesi olup, 1985 yılında kurulduğu, ....’ın kurucu rektör olduğu, 18.000` i aşkın öğrencisi olup, Türkiye Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK)tarafından tanındığı, ayrıca 27 ayrı akreditasyona sahip olduğu, 1995 yılı itibarı ile Hindistan, Kazakistan, Pakistan, Sri Lanka, Kırgızistan, Türkiye, Polonya, Rusya, Beyaz Rusya, ABD, Birleşik Krallıklar, Çek Cumhuriyeti ve Hong Kong’da eğitim ortaklıkları olduğu, öğrencilerin Paralel Eğitim Sistemi ile, Girne, Washington, Canterbury, Karpaz, İstanbul kampüslerimizde eğitimlerini sürdürebildikleri davalı ... Eğitim Ve Danışmanlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketinin █████/2007 tarihinde ... sicil no ile tescil edildiği, Ortaklarının ... ve ... olduğu, davalı şirketin kurucu ortayı, %98 pay sahibi ve münferiden müdürü olan ...’ın, hem merkezi Girne’de bulunan ... Üniversitesi Kurucu Rektörü , ... Vakfı’nın yöneticisi olduğu, ...’ın %98 pay ile Münferiden şirket müdürü olduğu, https://www...edu.tr/ web sitesini kullandıkları, alan adının █████/1998 tarihinde tahsis edildiği, █████/2024 tarihine kadar geçerli olduğu, web sitesinde bulunan şeklin markasal olarak kullanıldığı, davacı ...’nin ise 2013 yılında KKTC Milli Eğitim Bakanlığı'nın ███████ sayılı Milli Eğitim Yasası'na bağlı olarak Bakanlar Kurulu onayı ile Girne'de kurulduğu, www.....tr alan adı altında yayınlanan web sitesini kullandığı, alan adının █████/2013 tarihinde davacı adına tahsis edildiği, bu bilgilere göre davacı ...nin, davalıdan sonra faaliyete geçtiği, ... ibaresini çok daha önceden kullandığı ve organikk bağ olan ...’nin de 1985 yılından beri markasal kullanımının olduğu, davalı adına tescilli ..., ... ve ... tescil numaralı markalar yönünden SMK 5/1-f bendi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, diğer markalar yönünden hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, davalının hükümsüzlüğü talep edilen dava konusu markaların kötüniyetle tescil başvurusunun yapılmadığı kanaatinin olduğunu ve fakat bu konudaki nihai değerlendirme ve takdir hakkının mahkemeye ait olduğunu" belirtmişlerdir.█████/2023 tarihli bilirkişi heyet Ek raporunda özetle; "kök raporda belirtmiş oldukları görüşleri değiştirir herhangi bir durumun olmadığını " belirtmişlerdir.Mahkemece alınan ilk rapor ile ikinci rapor arasında çelişki bulunduğundan çelişkinin giderilmesi için dosya 3. Farklı heyete tevdi edilmiştir. █████/2024 tarihli ..., ..., ... tarafından düzenlenen bilirkişi heyet raporunda özetle;" Davalı şirket ile dava dışı ... Üniversitesi arasındaki organik bağ kapsamında davalı şirketin, üniversite öğrenci adaylarına tanıtım/danışmanlık sunmak ve anılan üniversiteye kaydolmalarını sağlamak yoluyla markaları kullandığı; Türkiye’de öğrencilerin ÖSYM aracılığıyla yükseköğrenim kurumu tercihlerini yaptıkları göz önüne alındığında, davalının tanıtım ve danışmalık hizmetinde faaliyet göstermesinin ortalama tüketici nezdinde (üniversite sınavına hazırlanan veya sınava giren öğrenciler ve aileleri) hizmetin kaynağı konusunda yanıltıcı bir yönü bulunmadığından SMK m. 5/1/f’ye dayalı hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını, “...” ve “...” ibareleri tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş işaretler olmadıkları gibi yetkili merilerce izni verilmemiş olan arma, nişan ya da adlandırma da olmadıklarından SMK m. 5/1/g-ğ kapsamında değerlendirilecek gerekçeler olmadığından bu bent kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını, davalının “...” ve “...” ibarelerini marka olarak tescil ettirmiş olmasının SMK m. 5/1/ı kapsamında kamu düzenine aykırılık teşkil etmediğinden bu bent kapsamında hükümsüzlük koşullarının olmadığını, davacının “...” ibaresini davacının marka tescillerinden önce 16 ve 41. sınıflarda tescilsiz olarak ciddi şekilde kullandığını ispat eder bir delil dosyada tespit edilememiş olmakla SMK m. 6/3’e dayalı hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını, davalının davacıya şantaj yapmak, baskı altında tutmak vs. sebeplerle marka tescilleri yaptığını ispat eder deliller dosyaya sunulmamış olmakla, kötüniyete dayalı hükümsüzlük koşulları olmadığını, ... başvuru no.lu “...” ve ... tescil no.lu başvuru no.lu “...” ibareli marka başvurularının dava tarihi itibariyle geçerli olmadığı" belirtilmiştir. █████/2024 tarihli bilirkişi heyetine ait EK raporda özetle;" kök rapordaki görüşlerini değiştirir herhangi bir durumun olmadığını" belirtmişlerdir. Davacı dava dilekçesinde; ... adı altında faaliyette bulunduğunu, SMK 6/3 maddesi gereğince gerçek hak sahibi olduğunu, davalı tarafın özel kişi tacir olması sebebiyle Yüksekokul ve Üniversite açmasının mümkün olmadığını, ancak davacı üniversitenin kuruluşundan 20 gün sonra ..., 1 yıl sonra da ..., 2 yıl sonra da ...ibarelerinin tescili için başvurduğunu, YÖDAK VE YÖK tarafından davacı unvanının verilmesinden hemen sonra, davalı tarafın müvekkilinin resmi unvanını içeren markaları tekeline almasının, İstanbul Ticaret Sicilde kayıtlı davalı şirketi kurması ve KKTC'de kurulmuş ve kurulması düşünülenler de dahil akla gelebilecek her türlü ibareyi adına tescil ettirmesinin SMK 6/9 maddesi gereğince kötüniyetli olduğunu ve hükümsüzlüğü gerektiğini, SMK 5/1-f maddesi uyarınca mal ve hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri , coğrafik kaynağı gibi konularda halkı yanıltıcı nitelikte işaretlerin, SMK 5/1-g maddesi gereğince resmi işaretlerin izin alınmaksızın marka olarak tescil edilemeyeceği, SMK 5/1-ğ maddesi gereğince tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş, yetkili makamlarca tescil izni verilmeyen işaretlerin tescil edilemeyeceğini ileri sürerek hükümsüzlük davası açmıştır.Davalı vekilince, 5 yıllık sessiz kalma süresinin dolduğunu, müvekkili firmasının bağlı olduğu ... Üniversitesinin KKTC'nin ilk vakıf üniversitesi olduğunu, yargılama devam ederken vakıf kurma süreci ve İktisadi işletme kuruluşunun tamamlandığını ileri sürerek davanın reddini talep eddiği anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince dairemizin kaldırma kararından sonra bilirkişi raporu alındığı, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği, her iki tarafça istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.Dosya kapsamından, davacı tarafça SMK 6/3 maddesi uyarınca ... ibaresi üzerinde, gerçek hak sahibi olduğunun ileri sürüldüğü, Dairemizin kaldırma kararından sonra mahkemece alınan bilirkişi raporunda; davalı tarafça ... sayılı ... ÜNİVERSİTESİ markasının 41. Sınıfta, ... sayılı GAUSEM ... markası ve ... sayılı ... markalarının 16. Ve 41. Sınıflarda tescil ettirildiği, davacının bu tarihten önce hak sahibi olduğunu ispat eder delil sunulmadığı beyan edilmiştir. Davacı üniversitenin KKTC'de █████/2013 tarihinde kurulduğunun her iki tarafın kabulünde olduğu anlaşılıyorsa da, Üniversite'nin KKTC'de yerleşik olduğu ve faaliyet gösterdiği, Türkiye'de tescilli markasının bulunmadığı ancak her iki ülke arasında yapılan protokollerle, Türkiye'de kamu üniversitesi olarak kabul edilerek YÖK listesine alındığı ve kontenjan tanındığı ileri sürülmüş, bu yönde belge örnekleri sunulmuşsa da bu husus mahkemece araştırılmamış, Yüksek Öğrenim Kurumuna müzekkere yazılarak, davacı üniversitenin statüsünün sorulmadığı, ÖSYM kılavuzu ve yerleştirme programına alınıp alınmadığı, alınmış ise hangi tarihten itibaren alındığının sorulmadığı anlaşılmıştır. Bunun dışında mahkemece alınan bilirkişi raporunda önceye dayalı hak sahipliği yönünden ve ileri sürülen diğer hükümsüzlük sebepleri yönünden yapılan incelemede, davalı markalarının farklı ibarelerle tescil edildiği gözetilerek, ayrı ayrı ve tescil başvuru tarihlerine göre karşılaştırılması, sunulan delillerin ve taraf iddia ve savunmalarının incelenmesi gerekirken, davalı markalarının tümünün esas unsurunun aynı olduğunun kabulü ile inceleme yapılması da isabetli olmamıştır.Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, mahkemece eksikler giderilerek, dava konusu markaların tescilli olduğu sınıflar gözetilerek, sektör bilirkişisinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden taraf iddia ve savunmaları doğrultusunda denetime elverişli rapor alınarak, ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi için, dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Taraf vekillerinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2025 tarih, ████████ E. 2025/3 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!