Anahtar kelimeler: İbadethane Maksatlı Konaklama Kalıcı Ormanların Bunlarla Dini Derneği Tesislerine Tesisine

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : ████████Karar No : █████████DAVACI : ... Derneği VEKİLİ : Av. ...DAVALI : ... BakanlığıVEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...DAVANIN KONUSU : █████/2021 tarih ve 31675 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Orman Kanununun 17 nci Maddesinin Üçüncü Fıkrasının Uygulanması Hakkında Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasındaki "aile sağlığı merkezi, hastane gibi sağlık tesislerine", "ile dini eğitim tesisine bağlı uygulama maksatlı ibadethane tesisi gibi eğitim tesislerine" ve "gibi kalıcı konaklama tesisi olmayan spor tesislerine; adli hizmet tesislerine; ceza infaz kurumu tesislerine ve bunlarla ilgili yer, bina ve tesislere" ibareleri ile aynı maddenin 3. fıkrasındaki "adli hizmet ve ceza infaz kurumu tesisleri için" ibaresinin iptali istenilmektedir.DAVACININ İDDİALARI :Anayasanın 169. maddesinde, Devletin ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyacağı ve tedbirler alacağı, ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyete müsaade edilmeyeceği, orman sınırlarının daraltılmayacağının düzenlendiği, kamusal menfaatlere katkı sağlayan tesislerin inşa edilebileceği başka alanlar bulunmaktayken ormanların kullanılmaması gerektiği, ancak başka alanda yapılamayacak yapı ve tesisler için kamu yararından söz edilebileceği, bu bakımdan, Yönetmeliğin dava konusu maddesinde yer alan yapıların herhangi bir alanda inşa edilmesi mümkün olduğundan, orman alanlarında yapılması zorunlu yapılardan olmayıp izin verilmemesi gerektiği ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Dava konusu düzenlemeyle, Orman Kanunu’nun 17/3 maddesinde yer alan izinlerin neler olduğu açıklanarak uygulamada izaha muhtaç bırakılmaması maksadıyla örneklenerek sıralama ve sınırlandırma yapıldığı, bu sayede, zaruret arz eden tesislerin Yönetmelikte belirlendiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Davanın kısmen reddi, kısmen dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.DANIŞTAY SAVCISI : ...DÜŞÜNCESİ : Dava, █████/2021 tarih ve 31675 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Orman Kanununun 17 nci Maddesinin Üçüncü Fıkrasının Uygulanması Hakkında Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasındaki "aile sağlığı merkezi, hastane gibi sağlık tesislerine", "ile dini eğitim tesisine bağlı uygulama maksatlı ibadethane tesisi gibi eğitim tesislerine" ve "gibi kalıcı konaklama tesisi olmayan spor tesislerine; adli hizmet tesislerine; ceza infaz kurumu tesislerine ve bunlarla ilgili yer, bina ve tesislere" ibareleri ile aynı maddenin 3. fıkrasındaki "adli hizmet ve ceza infaz kurumu tesisleri için" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır. 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/3. maddesinde "Savunma, ulaşım, enerji, haberleşme, su, atık su, petrol, doğalgaz, hava ayrıştırma, altyapı, katı atık bertaraf ve düzenli depolama tesislerinin; baraj, gölet, sokak hayvanları bakımevi ve mezarlıkların; Devlete ait sağlık, eğitim, adli hizmet ve spor tesisleri ile ceza infaz kurumlarının ve bunlarla ilgili her türlü yer ve binanın Devlet ormanları üzerinde bulunması veya yapılmasında kamu yararı ve zaruret olması halinde, gerçek ve tüzel kişilere bedeli mukabilinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir. Devletçe yapılan ve/veya işletilenlerden bedel alınmaz. Bu izin süresi kırkdokuz yılı geçemez. Bu alanlarda Devletçe yapılanların dışındaki her türlü bina ve tesisler iznin sona ermesi halinde eksiksiz ve bedelsiz olarak Orman Genel Müdürlüğünün tasarrufuna geçer. Söz konusu tesisler Orman Genel Müdürlüğü veya Çevre ve Orman Bakanlığı ihtiyacında kullanılabilir veya kiraya verilmek suretiyle değerlendirilebilir. İzin amaç ve şartlarına uygun olarak faaliyet gösteren hak sahiplerinin izin süreleri; yer, bina ve tesislerin rayiç değeri üzerinden belirlenecek yıllık bedelle doksandokuz yıla kadar uzatılabilir. Bu durumda devir işlemleri uzatma süresi sonunda yapılır. Verilen izinler amaç dışında kullanılamaz." düzenlemesi bulunmaktadır. Yukarıda aktarılan yasal mevzuat uyarınca kamu yararının bulunması ve zaruret hallerinde Devlete ait sağlık, eğitim, adli hizmet ve spor tesisleri ile ceza infaz kurumlarının ve bunlarla ilgili her türlü yer ve binanın gerçek ve tüzel kişilere bedeli mukabilinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebileceği hükme bağlanmış olup Yönetmelikte bahsi geçen bina ve tesislerin bu kapsamda olduğu görüldüğünden Yönetmeliğin iptali istenilen ibarelerinde yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen █████/2025 tarihinde, davacı vekili Av. ...'in ve davalı idare vekili Hukuk Müşaviri ...'un geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarenin usule yönelik itirazları kabul edilmeyerek işin esası incelendi. İLGİLİ MEVZUAT:Anayasanın "Yasama yetkisi" başlıklı 7. maddesinde, "Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez." düzenlemesi; 169. maddesinde, "Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz.Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile █████/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz." düzenlemesi yer almaktadır. Anayasanın "Yönetmelikler" başlıklı 124. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler." düzenlemesine yer verilmiştir.6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17. maddesinin 3. fıkrasında, "Savunma, ulaşım, enerji, haberleşme, su, atık su, petrol, doğalgaz, altyapı, katı atık bertaraf ve düzenli depolama tesislerinin; baraj, gölet, sokak hayvanları bakımevi ve mezarlıkların; Devlete ait sağlık, eğitim, adli hizmet ve spor tesisleri ile ceza infaz kurumlarının ve bunlarla ilgili her türlü yer ve binanın Devlet ormanları üzerinde bulunması veya yapılmasında kamu yararı ve zaruret olması halinde, gerçek ve tüzel kişilere bedeli mukabilinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir. Devletçe yapılan ve/veya işletilenlerden bedel alınmaz. Bu izin süresi kırkdokuz yılı geçemez. Bu alanlarda Devletçe yapılanların dışındaki her türlü bina ve tesisler iznin sona ermesi halinde eksiksiz ve bedelsiz olarak Orman Genel Müdürlüğünün tasarrufuna geçer. Söz konusu tesisler Orman Genel Müdürlüğü veya Çevre ve Orman Bakanlığı ihtiyacında kullanılabilir veya kiraya verilmek suretiyle değerlendirilebilir. İzin amaç ve şartlarına uygun olarak faaliyet gösteren hak sahiplerinin izin süreleri; yer, bina ve tesislerin rayiç değeri üzerinden belirlenecek yıllık bedelle doksandokuz yıla kadar uzatılabilir. Bu durumda devir işlemleri uzatma süresi sonunda yapılır. Verilen izinler amaç dışında kullanılamaz." hükmü yer almaktadır.6831 sayılı Kanunun Ek 5. maddesinde ise, "Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ile orman alanlarından yararlanma karşılığı alınacak bedel miktarlarının tespiti ve tahsiline ilişkin hususlar, Orman Genel Müdürlüğü tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "adli hizmet tesislerine; ceza infaz kurumu tesislerine" ibareleri yönünden: 1/2/2018 tarihli ve 7078 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 22. maddesiyle 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 17. maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “...eğitim ve spor tesislerinin...” ibaresi “....eğitim, adli hizmet ve spor tesisleri ile ceza infaz kurumlarının...” şeklinde değiştirilmiştir. Maddeye eklenen “...adli hizmet...” ve “...ile ceza infaz kurumlarının...” ibarelerinin iptali istemiyle yapılan başvuruda Anayasa Mahkemesi █████/2023 tarih ve E:███████, K:████████ sayılı kararı ile maddede yer alan “...adli hizmet...” ve “...ile ceza infaz kurumlarının...” ibarelerinin Anayasa’ya aykırı olduklarına ve iptallerine karar vermiştir.Karar gerekçesinde, “Anayasa Mahkemesi daha önce verdiği bir kararda devlet ormanlarında balık üretmek üzere tesis kurulmasına, Orman Genel Müdürlüğünce bedeli alınarak yirmi dokuz yıla kadar izin verilebileceğini düzenleyen kuralı iptal etmiştir.Anılan kararda kuralda göl, baraj ve deniz yüzeyinde yapılan balık üretimi için karada yapılması mecburi tesisler ile kuralda belirtilen diğer hâllerden farklı olarak balık üretmek üzere tesis kurulmasının orman ekosistemi ile bağlantısının bulunmadığı, devlet ormanlarının bitişiğinde veya içinde yer alan göl, baraj ve deniz yüzeyinde yapılan balık üretimi için karada tesisler yapılabilmesinin kamu yararının gerektirdiği orman ekosistemiyle bağlantılı bir zorunluluk hâli olabileceği, ancak bunun dışında, orman ekosistemi ile herhangi bir bağlantı kurulmaksızın devlet ormanları üzerinde balık üretmek üzere tesis kurulmasına izin verilmesinin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği ayrıca bu tesislerin orman ekosistemi dışında kurulma imkânının bulunması nedeniyle yapılacak faaliyetin devlet ormanlarında gerçekleştirilmesine izin verilebilecek zorunlu bir faaliyet niteliğinde olduğunun söylenemeyeceği ifade edilerek dava konusu ibarenin Anayasa’nın 169. maddesine aykırı sonucuna ulaşılmıştır (AYM, E.████████, K.███████, 16/7/2020, §§ 106-109).Kuralda devlet ormanları üzerinde bulunması veya yapılmasında gerçek ve tüzel kişilere bedeli mukabilinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebileceği düzenlenen adli hizmet ve ceza infaz kurumlarının ve bunlarla ilgili her türlü yer ve binanın orman ekosistemi dışında kurulma imkânının bulunduğu açıktır. Dolayısıyla bu yerlerde yapılacak faaliyetlerin devlet ormanlarında gerçekleştirilmesine izin verilebilecek nitelikte zorunlu bir faaliyet olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Buna göre adli hizmet ve ceza infaz kurumuyla ilgili bina ve tesislerin devlet ormanında yapım ve işletiminde kamu yararının zorunlu kıldığı hâllerin bulunduğu söylenemez.Bu itibarla kural kapsamında adli hizmet, ceza infaz kurumları ve bunlarla ilgili her türlü yer ve binanın devlet ormanları üzerinde bulunması veya yapılması hususunda gerçek ve tüzel kişilere bedeli mukabilinde izin verilmesine imkân tanınması devletin ormanların korunması ve genişletilmesi yönündeki pozitif yükümlülüğüyle bağdaşmamaktadır.Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 169. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.” ifadelerine yer verilmiştir.Bu durumda, Anayasa Mahkemesinin yukarıda değinilen iptal gerekçeleri doğrultusunda Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "adli hizmet tesislerine; ceza infaz kurumu tesislerine" ibarelerinin iptali gerekmektedir.Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının diğer ibareleri yönünden:Yönetmeliğin "17 nci maddenin üçüncü fıkrasına göre verilecek izinler" başlıklı 4. maddesinin dava konusu 1. fıkrasında; ormanlık alanlarda kamu yararı ve zaruret bulunması halinde; yol, liman geri hizmet alanı, havaalanı, demiryolu, teleferik hattı, tünel gibi ulaşım tesislerine; patlayıcı madde emniyet alanı, yer altında yapılacak patlayıcı madde deposu, savunma ve güvenlik tesislerine; enerji nakil hattı, trafo binası, enerji üretim santralleri, ölçüm ve gözlem istasyonları gibi enerji tesislerine; telefon iletim hattı, iletişim panosu, ölçüm istasyonu, R/L tesisleri, radyo-televizyon verici istasyonu ve antenleri, elektronik haberleşme sistemlerine ait baz istasyonları, fiber optik kablo gibi haberleşme tesislerine; su arama, jeotermal kaynak ve doğal mineralli su arama, su kuyusu, kaptaj, su isale hattı, su deposu gibi su tesislerine; atıksu tesislerine; petrol ve doğalgaz boru hattı; azot, argon ve oksijen gazlarının kullanıldığı hava ayrıştırma tesislerine; alt yapı tesislerine; katı atık aktarma istasyonu, katı atık bertaraf ve düzenli depolama tesislerine; ruhsata dayalı petrol ve doğalgaz arama, işletilme ve yeraltı doğalgaz depolanmasına ilişkin tesislere; yeraltı depolama tesislerine; baraj, gölet, sokak hayvanları bakımevi, mezarlık tesislerine; aile sağlığı merkezi, hastane gibi sağlık tesislerine; ilk, orta, lise ve dini eğitim tesisi ile dini eğitim tesisine bağlı uygulama maksatlı ibadethane tesisi gibi eğitim tesislerine; futbol sahası, kapalı spor salonu, atış poligonu gibi kalıcı konaklama tesisi olmayan spor tesislerine; adli hizmet tesislerine; ceza infaz kurumu tesislerine ve bunlarla ilgili yer, bina ve tesislere izin verilebileceği kuralı yer almıştır.Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasında, normlar hiyerarşisindeki soyuttan somuta doğru kademeli bir sistem içerisinde, ormanlık alanlarda kamu yararı ve zaruret bulunması halinde izin verilebilecek, yer, bina ve tesislerin neler olduğu ortaya konulmuş; 23. maddesinin 1. fıkrasında, kamu yararı ve zaruret olup olmadığı hususunun; faaliyetin orman sınırları dışında gerçekleştirilmesi imkânının bulunup bulunmadığı hususunun irdelenerek tespit edileceği ifade edilmiştir.6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17. maddesinin 3. fıkrasında, Devlet ormanları üzerinde izin verilebilecek bina ve tesislerin hangi kamu hizmetlerine ilişkin olması gerektiği genel anlamda sayma suretiyle belirtilmiş olmakla birlikte; bu maddenin uygulanmasına yönelik olarak, daha ayrıntılı ve yönlendirici hükümler getirilebilmesi, hukuk devletinin temel ilkelerinden biri olan "belirlilik" ilkesinin gereğidir. Bu ilkeye göre, hukuki düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir.Bu bakımdan; kamu yararı ve zaruret kavramlarının kapsam ve içeriği ile maddede belirtilen kamu hizmetlerinin orman arazisi üzerinde yapılmasına izin verilmesinde kamu yararı ve zaruret olup olmadığı konusunda, dayanak 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17. maddesinin 3. fıkrasının lafzı ve amaçsal yorumuna uygun olup olmadığının değerlendirilmesi uyuşmazlığın çözümü için gereklidir.6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/3 maddesinde, Devlet ormanları üzerinde izin verilebilecek bina ve tesislere ilişkin düzenlemelere yer verilmekle birlikte ilk olarak, maddenin 3373 sayılı Kanun ile değişik halinde, Devlet ormanlarında kamu yararına olan her türlü bina ve tesisler için gerçek ve tüzelkişilere, izin verilebileceği kuralı yer almıştır. Bu kuralın Anayasaya aykırı olduğu itirazı üzerine, Anayasa Mahkemesi'nce yapılan inceleme sonucu verilen █████/2002 tarih ve E:███████, K:█████████ sayılı kararla, Devlet ormanlarının gerçek ve tüzelkişilere tahsisinin, karayolları, telefon, elektrik, su, gaz, petrol boru isale hatları, savunma tesisleri, sanatoryum gibi öncelikli kamu hizmetlerinin ormandan geçmesi ya da anılan bina ve tesislerin orman arazileri üzerinde yapılması zorunluluğu bulunduğu hallerle sınırlı olması gerektiği; Anayasa'nın 169. maddesiyle ormanların özel olarak korunduğu gözetilerek bu maddede geçen "kamu yararı" kavramının hangi durumları kapsadığının yasayla belirlenmesi gerekirken, bu yola gidilmeyerek, kavramın kapsam ve içeriğinin tespitinin idareye bırakılmasının, yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesiyle de bağdaşmadığı, Anayasanın 7. ve 169. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.Anayasa Mahkemesi'nin anılan kararından sonra 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/3 maddesinde 5192 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında, maddede, Devlet ormanları üzerinde yapılabilecek bina ve tesislerin hangi kamu hizmetlerine ilişkin olması gerektiği tek tek sayılmak suretiyle belirlenmiş; söz konusu bina ve tesislerin yapılabilmesi için kamu yararı ile zaruret halinin birlikte gerçekleşmesi gerektiği ortaya konulmuştur. Bu düzenlemenin Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla açılan davada, Anayasa Mahkemesinin █████/2007 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararıyla iptali istenen hükümde belirtilen zaruret hali durumunun, talep edilen faaliyetin orman ekosistemi dışında gerçekleştirilmesi imkanının bulunmaması durumu olarak anlaşılması gerektiği, Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile Anayasanın 169. maddesindeki ilkeler doğrultusunda kamu yararı, zorunluluk veya kaçınılmazlık ölçütlerine yer verildiğinden, Anayasa'nın 2., 11. ve 169. maddelerine aykırılık görülmediği gerekçesiyle iptal isteminin reddine karar verilmiştir.Anayasa'nın 169. maddesi ile ormanların özel olarak koruma altına alındığı dikkate alınmak suretiyle Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda aktarılan kararlarının ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun bir bütün olarak değerlendirilmesinden; Devlet ormanları üzerinde izin verilebilecek bina ve tesislerin hangi kamu hizmetlerine ilişkin olduğunun kanunla belirlenmesi gerektiği açıktır. Nitekim bu kamu hizmetlerinin dayanak Kanun maddesi ve dava konusu Yönetmelik maddelerinde belirtildiği gibi ancak Devlet ormanları üzerinde bulunması veya yapılmasında kamu yararı ve zaruret hali bulunması durumunda izin verilebilecektir.Yönetmeliğin 4. maddesinin dava konusu 1. fıkrasındaki düzenleme ile, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17. maddesinin 3. fıkrasının uygulanmasına yönelik olarak, daha ayrıntılı ve yönlendirici hükümler getirildiği, hukuk devletinin temel ilkelerinden biri olan hukuki belirliliğin sağlanması adına Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasındaki ibarelere yer verildiği anlaşılmıştır.Bu bağlamda; yukarıda aktarılan Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtildiği gibi öncelikli kamu hizmetlerine Devlet ormanlarında izin verilebileceği açık olmakla birlikte, Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasındaki iptali istenilen ibarelerde, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/3 maddesinin uygulanmasını sağlamak üzere, uygulamada birliğin sağlanarak, olası tereddütlerin ortadan kaldırılması ve hukuki belirliliğin sağlanması adına, kamu yararı ve zaruret bulunması halinde ormanlık alanda izin verilebilecek yer, bina ve tesislerin belirtildiği anlaşıldığından, hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamıştır.Yönetmeliğin 4. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “adli hizmet ve ceza infaz kurumu” ibarelerinin incelenmesi:Söz konusu düzenlemede, "Sağlık, eğitim, spor, adli hizmet ve ceza infaz kurumu tesisleri için genel bütçe kapsamındaki ilgili kamu idarelerine izin verilebilir." hükmüne yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesi █████/2023 tarih ve E:███████, K:████████ sayılı kararı ile 6831 sayılı Kanun'un 17. maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “...adli hizmet...” ve “...ile ceza infaz kurumlarının...” ibarelerinin Anayasa’ya aykırı olduklarına ve iptallerine karar vermiştir.Bu nedenle, düzenlemede yer alan "adli hizmet ve ceza infaz kurumu” ibarelerinin hukuki dayanağının Anayasa Mahkemesi tarafından Anayasaya aykırı görülerek iptal edilmiş olması karşısında Yönetmeliğin 4. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “adli hizmet ve ceza infaz kurumu” ibarelerinin iptali gerekmektedir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "adli hizmet tesislerine; ceza infaz kurumu tesislerine" ibareleri ile 4. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “adli hizmet ve ceza infaz kurumu” ibarelerinin oybirliğiyle İPTALİNE,2. Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasındaki "ile dini eğitim tesisine bağlı uygulama maksatlı ibadethane tesisi gibi eğitim tesislerine" ve "gibi kalıcı konaklama tesisi olmayan spor tesislerine;" ibareleri yönünden oyçokluğuyla DAVANIN REDDİNE,3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin ... TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, ... TL'sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,6. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY :(X)- Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "ile dini eğitim tesisine bağlı uygulama maksatlı ibadethane tesisi gibi eğitim tesislerine" ve "gibi kalıcı konaklama tesisi olmayan spor tesislerine;" ibareleri yönünden;Normlar hiyerarşisinde kanunlardan sonra gelen yönetmelikler bir kanun hükmüne dayalı olarak hazırlanır ve kanun hükümlerine açıklık getirilmesi suretiyle bu kanun hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanır. Kanunkoyucu düzenleyeceği konularda genel prensipleri belirler ve bunun uygulanmasını yürütmeye, başka bir ifadeyle idarelere bırakır. Ancak, idarelerin yönetmelik düzenleme yetkisi yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere, üst hukuk normlarına aykırı olmamak kayıt ve şartına bağlı olarak gerçekleşebilir.6831 sayılı Kanun'un 17. maddesinin 3. fıkrasında, Devlet ormanları üzerinde yapılabilecek bina ve tesislerin hangi kamu hizmetlerine ilişkin olması gerektiği tek tek sayılmak suretiyle belirtilmiş olup, Kanunda yer almayan tesislerin Yönetmelikte düzenlenmek suretiyle ormanlık alana yapılabilecek tesislerin genişletilmesine olanak bulunmamaktadır.Davaya konu Yönetmeliğin dayanağı olan 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/3 maddesinin Anayasaya aykırı olduğu itirazı üzerine, Anayasa Mahkemesince yapılan inceleme sonucu verilen █████/2002 tarih ve E:███████, K:████████ sayılı iptal kararında; Devlet ormanlarının tahsisinin karayolları, telefon, elektrik, su, gaz, petrol isale hatları, savunma tesisleri, sanatoryum gibi öncelikli kamu hizmetlerinin ormandan geçmesi ya da anılan bina tesislerin orman arazileri üzerinde yapılması zorunluluğu bulunduğu hallerle sınırlı olması gerektiği belirtilmiş olup, ormanlık arazi üzerinde yapılması zaruri yerler örneklenmiştir.Anayasa'da da ormanların özel olarak korunduğu dikkate alındığında, Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasında yer alan dini eğitim tesisine bağlı uygulama maksatlı ibadethane tesisi gibi eğitim tesislerine ve kalıcı konaklama tesisi olmayan spor tesislerine ilişkin kısımlarında, öncelikli olarak kamu hizmeti ayrımına gidilmeksizin bir çok yerde yapılabilecek tesislerin, ormanlık alanda yapılmasında zaruret bulunmadığı aşikar olduğundan, anılan kısımda hukuka uyarlık bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, "ile dini eğitim tesisine bağlı uygulama maksatlı ibadethane tesisi gibi eğitim tesislerine" ve "gibi kalıcı konaklama tesisi olmayan spor tesislerine;" ibarelerinin iptali gerektiği görüşüyle aksi yönde verilen çoğunluk kararına katılmıyorum.