Anahtar kelimeler: Ekb Deplase Tarifi Detaylı Alı Esaskarar Yapmaya Akdedilen Proje Ekinde

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye YetkiliANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████HAKİM : ......KATİP : ......DAVACI : ......VEKİLİ : Av. ......DAVALI : ......VEKİLİ : Av. ......DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2019KARAR TARİHİ : █████/2024YAZIM TARİHİ : █████/2024Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı taraf ile müvekkili firma arasında █████/2018 tarihli sözleşme ile Proje kapsamında, akdedilen sözleşmenin ekinde (EK-B) detaylı tarifi yapılan " ...... Kapsamındaki ...... Alı yapı Deplase İşlerini" Alt Yüklenici olarak imzaladıklarını, 03.12.2018 tarihinde işyeri teslimi yapılarak işe başlandığını ve 20 gün boyunca çalışmasını sürdürdüğünü, bu çalışması devam ederken davalı şirket tarafından müvekkili firmaya iş verilmediğini, yeni iş yeri teslimine kadar beklenmesinin söylendiğini, Ancak müvekkiline yeni bir iş yeri temini yapılmadığını, bu nedenle müvekkili firmanın ediminin ifasını davalı şirket tarafından kaynaklanan sebeplerle imkansız hale getirdiğini, 29.11.2018 tarihli sözleşme uyarınca davalı şirketin kendisine yüklenen edimleri yerine getirmediği gibi sözleşmenin ayakta kalmasını imkansız hale getirdiğini, sözleşme akabinde müvekkilinin belirtilen işin yapımında çalışacak 13 kişilik bir personel kadrosunun sigorta primini ödediğini, bu işçilere maaş ödemesi yaptığını, edimin ifası için ... Telek. San. ve Tic.Ltd. Şti. firmasından malzeme aldığını, sözleşmenin akdedilmesinin akabinde edimlerinin ifası için toplamda birçok harcama yaptığını, 03.12.2018 tarihli yer tesliminden sonraki 20 günlük çalışmasına ilişkin davalı şirket tarafından hak ediş de yapmamalarından dolayı bu çalışmasının da karşılığını alamadığını, müvekkili firmanın, tüm iyi niyeti ile mail marifeti ile davalı şirket yetkililerine kendisine sözleşme kapsamında yer alan iş ve/veya işlerin ne zaman verileceğini sormuş ancak devamlı olarak olumsuz yanıt aldığını, sözleşmenin "İşin Süresi" başlıklı 9. Maddesinde "Alt Yüklenici, (Davacı Müvekkil) bu sözleşmenin akit ve imzası ile birlikte yer teslimine paralel işe başlamış olacak olup işin toplam süresi 6 aydır." şeklinde hüküm koyarak işin süresinin sözleşmenin akdedildiği ve yer teslimi yapıldığı tarihten itibaren 6 ay olduğunun belirlendiğini, Yine aynı madde de "Alt Yüklenici' nin performansının yeterli olmadığının görülmesi, veya iş programına uygun iş yapamaması halinde, Müteahhit Tarafından Yazılı İhtarda Bulunulacak ve 3 Gün Süre Verilecektir. Bu Süre Sonunda Alt Yüklenici Performansını Yeterli Duruma Getirmezse Müteahhit İşin Tasfiyesi Dahil Her Türlü Tedbiri Almakta Serbesttir. Alt Yüklenici Bu Maddenin İşletilmesi Nedeniyle Müteahhitten ve/veya Müteahhiti Oluşturan Ortaklardan Herhangi Birinden, Herhangi Bir Tazminat, Zarar, Ziyan, ve/veya Kar Mahrumiyeti Ve/Veya Her Ne Nam Altında Olursa Olsun Başkaca Hiçbir Hak Ve Alacak Talep Edemez' Şeklinde hüküm koyarak, sözleşme kapsamında belirlenen iş ve/veya işlerin hangi koşullar ve/veya usuller çerçevesinde başka firmalara verilerek sözleşmenin fesih edileceğinin anlatıldığını, müvekkili firmanın araştırması neticesinde, sözleşmenin konusu oluşturan ve █████/2018 tarihli sözleşme ile Proje kapsamında, akdedilen sözleşmenin ekinde (EK-B) detaylı tarifi yapılan " ...... Arası Yapım İşi Kapsamındaki ... Temini, ... Alt yapı Deplase İşlerini" başka bir firmaya müvekkilinin haberi olmaksızın verilmiş ve tamamlatılmış olduğunu, bu durumun müvekkilinin ...... ilinde tanınan basiretli bir tacir olmasından dolayı, aynı sektörde yer alan diğer firmalar nezdinde itibar kaybına sebebiyet verdiğini, somut olayda müvekkilinin sahada çalışmaya başladığı, sahada devamlı olarak ekipman ve elemanlarını bulundurduğunu, ilk olarak verilen ve 20 gün çalıştığı işleri bitirmesinden sonra sözleşme de belirtilen yerlere İlişkin kendisine yeni bir saha verilmesini beklerken elemanlarını ve ekipmanlarını sahada hazır tuttuğunu, müvekkili firmanın yapmış olduğu işlerin kötü olması yani performansının beğenilmemesi halinde veya sözleşme şartlan ile ilgili kusurunun bulunması halinde dahi, sözleşme uyarınca davalı yanın müvekkili firmaya YAZILI olarak performansını düzeltmesi için 3 günlük ve 10 günlük süre koşullarını uygulanıp süre verecek, müvekkili firmanın buna rağmen performansını düzeltmemesi ve/veya sözleşme koşullarına ilişkin aykırılığı gidermemesi halinde ancak gerekli tedbirleri alabileceğini, sözleşmenin 27. Maddesi uyarınca söz konusu uyuşmazlığı karşılıklı görüşme yolu ile çözmek amacıyla davalı yana, ... Yevmiye numaralı 20.02.2019 tarihli .... Noterliğinden ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin 23.02.2019 tarihinde tebliğ edildiği ancak herhangi bir adım atılmadığını, ihtarname ile sözleşmenin ifasını kendi kusurları nedeni ile imkansız hale getirmelerinden dolayı sözleşmenin fesih olunacağını ve bu nedenlerle yukarıda dökümü yapılan zararlar ile müvekkili firmanın uğramış olduğu menfi ve müspet zararın tahsili için yasal yollara başvuracaklarını, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin kendilerine yükleneceğinin ihtarnamede belirtildiğini, ancak bir sonuç alınmadığını, bu nedenle sözleşmenin akdedildiği tarihten itibaren müvekkilinin sahada çalışmış olduğu ve hak edişi ödenmeyen yere ilişkin bedelin ödenmesi ile davalı yan tarafından sözleşmenin haksız ve kötü niyetli olarak fiilen feshi nedeniyle müvekkilinin mahrum kalmış olduğu menfi ve müspet zararın ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 29.11.2018 tarihli sözleşme gereğince 03.12.2018 tarihinde davacıya işyerinin teslim edildiğini, müvekkili şirketin 08.05.2019 tarihli yazısı ile davacıyı işi yapmaya davet ettiğini fakat herhangi bir sonuç elde edemediğini, davacı iddialarının aksine 14.05.2019 tarihli yazısı ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, müvekkili firma tarafından yapılan bir fesih beyanı olmadığını, davacı şirketin ediminin ifa etmesinin müvekkili şirket tarafından imkansız hale getirildiği iddiasının gerçek dışı olduğu, davacı şirketin işe başladıktan sonra sözleşme kapsamında zarar edeceğini düşünerek haksız şekilde iş bu davayı ikame ettiğini, davacının 23.12.2018 tarihinden itibaren kendisine iş yaptırılmadığını iddia etmişse bu iddiasını ispat edecek bir delil dosya kapsamında mevcut olmadığını, 20 günlük hakkedişinin ödenmediğini iddia etmişse de kabul anlamına gelmemekle birlikte hakkediş alacağı varsa da ödeme yapılması için neler yapılması gerektiği sözleşmede açıkça yazılı olduğunu, davacı tarafından hak ediş raporu düzenlenmediğini, onaylattırılmadığını ve fatura kesilmediğini, davacının dilekçesinde birden fazla defa şantiyede araç ve personel bulundurduğunu yazdığını ve şantiyede ekipman ve işgücü bulundurması sözleşme gereği olduğunu, işin süresi başlıklı maddede davalıya getirilen süre sınırı olduğunu, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte zaman zaman şantiyede iş yapan ekiplerin iş gereği diğer ekipleri ve işlerin bitmesini beklemesinin doğal olduğunu, sözleşmenin 14. maddesi gereğince davacının ilave bir para talep edemeyeceğini belirtip davanın reddini talep etmiştir.DELİLLER:- Taraflar arasında imzalanan ......Arası Yapım İşi Kapsamındaki ... Temini, ...... Alı yapı Deplase İşlerini ilişkin Alt Taşeronluk sözleşmesi,-İhtarnameler, taraf ticari defter ve kayıtları, faturalar, arabuluculuk dosyası,-Bilirkişi raporları:█████/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ve davalı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, defterlerin 6102 Sayılı Yeni TTK’nın 64. maddesinde ifade edilen belirli kanuni şartları taşıdığı, davacı defterlerinde, İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesine talimatla bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, yapılan inceleme sonucunda davacının cari hesaplarında davalı ile ilgili herhangi bir kayıt olmadığının görüldüğü, davacı ile davalı arasında █████/2018 tarihinde karşılıklı imzalanmış sözleşme gereği ...'ya işin yapılacağı adreste çalıştırılmak üzere taşeron işçi çalıştırılmak için sicil kaydı açıldığı taşeron işçiler ve alınan malzemeler ile birlikte █████/2018 tarihinde davacı ile davalı imzalı İşyeri Teslim Tutanağı ile işin başladığı, iş için gerekli yapılan masrafların toplamının 46.769,95 TL olup fatura ve ... kayıtlarının görüldüğü, davacı sözleşme gereğini yerine getirerek █████/2018 tarihinde karşılıklı imza ile işe başladığı, davalı tarafından işin durdurulmasından dolayı iş bitirme olmadığı için fatura kesemediği, davalı defterlerinde davacının 22.464,99 TL borç bakiyesi olduğu, davalı defterlerinde davacının borcunda kayıtlı olan 18.12.2018 tarihli ... nolu tarihli 22.464,99 TL'lik faturanın, davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı tarafından herhangi bir hakkediş adı altında ya da farklı bir açıklama ile fatura düzenlenmediği belirtilmiştir.█████/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ve davalı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, defterlerin 6102 Sayılı Yeni TTK'nın 64. maddesinde ifade edilen belirli kanuni şartları taşıdığı, davacı defterlerinde davalının herhangi bir borç ya da alacak bakiyesi olmadığı, davalı defterlerinde davacının 22.464,99 TL borç bakiyesi olduğu, davalı defterlerinde davacının borcunda kayıtlı olan 18.12.2018 tarihli ... nolu tarihli 22.,464,99 TL'lık faturanın, davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı tarafından hak ediş adı altında ya da farklı bir açıklama ile davalıya fatura düzenlenmediği, davacının sözleşmenin hakediş le ilgili ödeme şartları başlıklı madde 7'ye bakıldığında, davacının ilgili hak ediş dönemi (Aralık 2018) ayına ait hak ediş raporunu (ekine onaylanmış saha tutanaklarını da koyarak) düzenleyerek davalı firmanın ilgili birimine vermesi gerektiği, davalının da bu raporu 14 gün içerisinde inceleyerek onaylaması ve davacının fatura kesmesi için davacıya göndermesi akabinde davacının hak ediş faturasını kesmesi gerektiği halde, davacının sözleşme maddesine uygun şekilde hakkediş raporlarını hazırlayarak davalı onayına sunmadığının tespit edildiği, davacının sözleşme konusu Aralık 2018 ayında yapmış olduğu 64 Mt. Asfalt kanal kazısı ve kapatılması işini hak ediş raporu düzenleyerek davalıdan talep edebileceği, davacı tarafından davalıya gönderilen 24.04.2019 tarihli mail ekinde davalıya hak ediş raporu gönderildiği belirtilmiş ise de dosyada bu hak ediş raporu olmadığı için bir değerlendirme yapılamadığı, davacı tarafından sözleşme kapsamında yapılan 43.790,46 TL belgeli masrafın, davacının Aralık ayındaki çalışmaları neticesinde hazırlayıp davalıya 24.04.2018 tarihinde göndermiş olduğu hak ediş raporunda bu maliyetlerinde fiyatlandırılarak talep edebileceği, davacıya iş nedeni ile beklediği sürelerle ilgili herhangi bir ödeme yapılamayacağının açıkça belirtildiği, bu kapsamda davacının bu iş verilmeden beklediği sürelerle ilgili bir talepte bulunamayacağının değerlendirildiği, davacı dilekçesinde, sözleşme konusu işleri başka bir firmaya yaptırıldığı için kendilerine ilk iş bitiminden sonra iş verilmediğinden bahsetmiş ise de, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından dosyaya kazandırılan belgelerde, dava konusu sözleşme ile davacıya verilen işin başka bir firmaya tamamlattığına dair bilgi ve belgelerin bu evraklar içerisinde olmadığının görüldüğü, davacı ile davalı arasındaki sözleşme kanusu işlerin, davacı ile davalı firma arasındaki sözleşme devam ederken, davalı firma tarafından başka bir firmaya yaptırıldığına dair belgelerin dosyaya kazandırılması neticesinde bu durumun değerlendirilebileceği belirtilmiştir.█████/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin, davalı firma tarafından geçerli bir nedene dayanmaksızın tek taraflı olarak feshedildiğinin değerlendirildiği, davacının 20 günlük çalışmasına ilişkin 43.790,46 TL'lık masraf yaptığı, bu masrafların da dahil olduğu 20 günlük çalışmasına ilişkin hak ediş bedelini davacıdan talep edebileceği, sözleşmenin haksız feshi nedeni ile, davacının kar kaybı ile ilgili olarak, ... tarafından dosyaya kazandırılan hak ediş belgesine göre, taraflar arasında imzalanan sözleşme konusu işin bedelinin 250.000,00 TL olduğu, detay hesaplamaları verildiği üzere davacının 32.608,70 TL kar kaybı talep edebileceği, davacının isteminin 6.000,00 TL olduğu ve bu bedeli talep edebileceği belirtilmiştir.█████/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu uyuşmazlığın davacı ile davalı arasında 29.11.2018 tarihinde akdedilen taşeronluk sözleşmesinden doğan hak ediş bedelini ve davalının sözleşmeyi haksız feshi nedeniyle oluşan menfi ve müspet zararın tazmini talebine dayandığı; İş Yeri Teslim Tutanağının 03.12.2018 tarihinde düzenlenerek taraflarca imza altına alındığı, işyerinde çalışacak işçilerin ... işe giriş/çıkış bildirgeleri sonucunda şantiyede toplam 17 gün çalışma yapıldığı, bu süre içerisinde toplam 64 mt Asfalt Kanal kazısı yapıldığı ancak kazının kapatılıp kapatılmadığının dosya kapsamında belirtilmediği, davacının davalı işvereni işin yapımının devamı ile ilgili olarak 11.01.2019 tarihinde elektronik posta ile, 21.02.2019 tarihinde .... Noterliği’nin ... Yevmiye numaralı İhtarnamesi ile ikaz ettiği, davacı şirketin, 24.04.2019 tarihinde iş veren Müteahhite elektronik posta ile "Hak ediş" gönderdiği, ancak dosya kapsamında anılan hakedişe ait kayıt bulunmadığı ve inceleme yapılamadığı, davalı şirketin 08.05.2019 tarihinde ... sayılı yazı ile, davacı taşeronu sözleşme konusu işlerin devamı için "İş Başı Yapılması" için davet ettiği, davacı taşeronun 14.05.2019 tarihli cevabi yazısı ile, "Sözleşmenin fesih olduğuna" ilişkin iradesini davalı işverene bildirdiği; davacı şirketin, sözleşme ile ilgili yaptığı harcamalara ilişkin, dosya kapsamında bulunan veriler, bilgi ve belgeler incelenerek yapılan hesaplamalar sonucu davacı tarafından yapılan harcama miktarının toplam KDV dahil 43.790,46 TL olduğu, davacının dava dilekçesinde hem menfi hep de müspet zararını talep etmiş olmasına rağmen; sözleşmenin davacı tarafından feshedilmesi karşısında her iki zarar kalemini birlikte talep edilebilmesinin mümkün olup olamayacağı konusundaki takdir yetkisinin Mahkemeye ait olduğu; TBK. m. 408 (BK. m. 325) kapsamında bir hesaplama yapılabilmesi için; davacının fesih nedeniyle artık sözleşme konusu işi yapmayacağı için yapmaktan kurtulduğu giderler ile bu süre zarfından başka bir iş yaparak kazandığı yararlar veya kazanmaktan kasten kaçındığı yararlara ilişkin somut belgelerin dosyaya ibrazından sonra bir hesaplama yapılabileceği belirtilmiştir.Davacı vekili █████/2023 tarihli dava değeri artırım dilekçesinde; taraflarınca 6.000,00 TL talep edilmiş olan davalarının değerinin 201.421,85 TL'ye artırılmasını ve iş bu miktar üzerinden harç hesaplaması yapılmasını, davalarının kabulüne; 201.421,85 TL'nin davalarının belirsiz alacak davası olması sebebi ile; dava açılmadan önce, ihtarnamelerinin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüd faizi ile, ayrıca vekalet ücreti ve yargılama gideri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.█████/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasında 29.11.2018 tarihindeimzalanmış malzeme + montaj (işçilik) olmak üzere toplam 2.369.725,00 TL tutarlı sözleşmenin proje kapsamında, " ...... Arası Yapım İşi Kapsamındaki ... Temini, ...... Altyapı Deplase İşleri" olduğu, 03.12.2018 Tarihli İş Yeri Teslim Tutanağı ile genel bir yer teslimi yapıldığı, sözleşmenin 9 ayrı bölgedeki ...... deplase işleri ile ... temininden oluştuğu ve işin idari ve teknik gerekliliği sebebiyle yer teslimlerinin bölge bazında yapılması gerektiği, davacı tarafından 03.12.2018 tarihli ... kayıtlarıyla aynı gün işe başladığı, 08.12.2018 ile 20.12.2018 tarihleri arasında davacı işçilerinin tamamının işten çıkışlarının verildiği, davacı tarafından ... 31.12.2018 tarihinde yazılan yazı ile sözleşmenin sona erdiğinin bildirildiği ve dosyanın kapatılmasının talep edildiği, 25.01.2019 tarihinde işveren ......, dava dışı ...... firması ile davalı şirket yetkililerinden oluşan heyet tarafından düzenlenen tutanakla Proje kapsamındaki 6 adet bölgede ...... tamamlandığının kayıt altına alındığı, tutanakta bahsedilen deplaseleri tamamlayan firma ismi bulunmadığı, 29.11.2018 tarihli alt yüklenici sözleşmesi ile davacı sözleşmesinde tanımlanan 9 bölgeden 5 adedinin 25.01.2019 tarihli işbu tutanakta yer alan bölgeler olduğu, tamamlandığı bahsedilen deplaselerin resmi ve teknik süreçleri dikkate alındığında; davacı tarafından ...’ya yazılan ve sözleşmenin sona erdiğini bildirdiği yazıdan 25 gün sonra, deplaselerin tamamlanmasının idari ve teknik süreçlerle mümkün görülmediği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle deplaselerin başkaca bir firma ya da davalının kendisi tarafından yapılıp yapılmadığına dair değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, sözleşme gereği tarafların edimlerini ve feshi etkileyecek nitelikte olacağı değerlendirilen; söz konusu işin bir bölümünün davacı dışında bir başka şirkete verilip verilmediği hususunda sağlıklı bir değerlendirme yapılabilmesi için, bölgenin elektrik dağıtım şirketi olan dava dışı ... ; ...... Arası Yapım İşi kapsamında ...... ve/veya ... A.Ş. ve/veya başkaca firmalar adına düzenlenmiş, ...... deplase kararlarının ve tarihli ... kesme izinleri ile geçici kabul tutanaklarının dosya kapsamına kazandırılması gerektiği, davacı altı yüklenici ile davalı iş sahibi yüklenici şirket arasında projekapsamında, " ...... Arası Yapım İşi Kapsamındaki ... Temini, ...... İşlerinin yapımı için 29.11.2018 tarihinde Alt Yüklenici Sözleşmesi düzenlendiği, davacının 03.12.2018 tarihinde yer teslimi yapılarak işe başladığı ve davalının talimatları doğrultusunda gösterilen işleri tamamladığı, davacının işin devamının verilmemesi nedeniyle davalıya 23.02.2019 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile işin yapılacağı yerin gösterilmesi, hakkediş alacaklarının ödenmesi aksi halde sözleşmenin fesih edileceğini ihtar ettiği, davalı iş sahibinin ihtarnamede verilen 10 gün süre içerisinde davacıya olumlu ve olumsuz bir cevap vermediği, davacının bunun üzerine sözleşmenin feshi nedeniyla alacaklarının tahsili için 14.03.2019 tarihinde dava şartı zorunlu arabulucuya başvurduğu, fakat taraflar arasında yapılan görüşmelerde 25.04.2019 tarihinde “anlaşma” sağlanamadığı, davalı iş sahibinin arabuluculuk son tutanağı düzenlendikten sonra 08.05.2019 tarihinde davacının iş başı yapmasını istediği, davacının ise 14.05.2019 tarihinde sözleşmenin fesih edildiğinden herhangi bir edimin yerine gerilmesinin istenemeyeceğini davalıya bildirdiği, davacı tanık beyanlarında ise şantiyede verilen işlerin eksiksiz olarak 20 gün içinde yapılarak bitirildiğini, bu süre sonunda başka iş verilmediğini ve bekleyin dendiğini, daha sonra davalı şirket yetkilisi tarafından şantiyeden ayrılmalarının istendiğini ve şantiyeden ayrılmak zorunda kalındığını, alınan işin tamamının bitmediğini ve devam ettiğini” tanık ...’in duyduğu kadarı ile işin başka birine verildiğini ve başka firmaya yaptırıldığının ifade edildiği, bu kapsamda hukuki takdir ve değerlendirme Mahkemeye ait olmak üzere taraflar arasındaki alt yüklenici sözleşmesinin sona erdiği tespit edilmiş olmakla, dosya kapsamından sözleşmenindavacı taşeronun davalıya tebliğ edilen 23.02.2019 tarihli ihtarnamesiyle veya işin bitmesi ile sona erdiği yoksa sözleşmenin davalı iş sahibinin temerrüdü sonucunda inşaat sahasına girilmesinin engellenmesi ve devam eden işin başkasına verilmesi nedeniyle ihtarnameden daha önce sona erdirildiğinin kesin olarak tespit edilemediği, bu nedenle davalının sözleşmedeki edimlerinin yerine getirip getirmediğinin ve temerrüde düşüp düşemediğinin kesin olarak tespit edilebilmesi ve davacının davalıdan imalat bedeli dışında varsa talep edebileceği zarar miktarının belirlenebilmesi için dava dışı ...... ve ...... AŞ.’den ... A.Ş. ile yapılan ... ihale kayıt numaralı 04.06.2018 tarihli “ ...... arası Yapım İşi Sözleşmesi” kapsamında davalı ... şirketinin alt yüklenici çalıştırıp çalıştırmadığının, ... şirketinin 04.06.2018 tarihli sözleşmeye konu bütün işleri teslim edip etmediğinin, 21.02.2013 (ihtarname tarihi) tarihinden sonra işe devam edip etmediğinin, teslim ettiyse tarihlerinin sorulmasına, davalı ... şirketinin alt yüklenicilerle yaptığı varsa Alt Yüklenici (Taşeron) Sözleşmelerinin ve alt yüklenicilerin sigorta işyeri açılış bilgisi ve benzeri belgelerin istenmesine, 04.06.2018 tarihli sözleşmeye konu işlerin geçici ve kesin kabulü yapılmışsa buna ilişkin Geçici Kabul ve Kesin Kabul Tutanaklar ve benzeri tutanakların istenmesine ihtiyaç duyulduğu, ancak bu konuda hukuki takdir ve değerlendirme Mahkemeye göre mevcut dosya durumunda göre imalat bedeli dışında zarar yönünden kademeli yapılan hesaplamada; imalat bedeli yönünden; davacının hak ediş alacağı yönünden; detayları raporumuzun “Davacının Kesin Hesabı” başlığı altında verildiği üzere; davacının toplam 18 günlük çalışmasından dolayı net kesin hesap alacağının -vergi-stopaj kesintisi ve KDV dahil olmak üzere- toplam 38.280,07 TL olarak tespit ve hesap edildiği, zarar yönünden; hukuki takdir ve değerlendirme Mahkemeye ait olmak üzere; sözleşmenin davacı taşeron tarafından fesih edildiğinin veya işin tamamlanması ile sona erdiğinin kabulü halinde; davalı iş sahibinin davacı ile sözleşme imzalandık sonra işin yapımı için davacı dışında üçüncü kişilerle anlaşma yapmadığının, işi başkalarına yaptırmadığının; davacı ile genel bir alt yüklenici sözleşmesi imzalamışsa da, ana sözleşmeye konu işin sözleşme tarihine kadar yapılamayan kısımlarını davacıya verdiğinin, bu işlerin davalı tarafından tamamlandığı için işin devamının olmadığının kabulü halinde davalı iş sahibinin sözleşmenin sona ermesinde kusurunun bulunmadığı, bu nedenle davacının, davalıdan 38.039,71 TL imalat bedeli dışında zarar talebinde bulunmayacağının tespit edildiği, sözleşmenin davalının temerrüdü ile davacının fesih bildiriminden önce fiilen sona erdiğinin kabulü halinde ise; davalı iş sahibinin tanık beyanlarında ifade edildiği gibi davacı ile sözleşme imzaladıktan sonra sözleşmeye konu işlerin yapımını dava dışı üçüncü kişilere verdiğinin, davacının işten el çektirildiğinin kabulü durumunda taraflar arasındaki sözleşmenin davacının fesih ihtarından önce davalının temerrüdü ile sona ereceği, bu halde davacının davalıdan Yargıtay’ın yerleşik kararları gereğince menfi ve müspet zarar talep edebileceğinin değerlendirildiği, davacıya talebine konu müspet ve menfi zararların açıklattırılması konunda takdirin Mahkemeye ait olmak üzere mevcut dosya durumuna göre hesap yapıldığında; davacının, davalıdan müspet zarar kapsamında talep edebileceği kâr kaybının 132.187,40 TL olduğu, menfi zararın ise 30.954,38 TL olduğu hesaplandığı, raporda yer verilen mevzuat ve içtihat bilgileri hukuki yorum niteliğinde olmayıp, raporun gerekçelendirilmesi ve hesaplama kıstası olarak kullanıldığı belirtilmiştir.█████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasında 29.11.2018 tarihinde “ ...... Arası Yapım İşi Kapsamındaki ... Temini, ...... İşleri" yapımı için malzeme ve montajdahil toplam 2.369.725,00 TL tutarlı Alt Yüklenici Sözleşmesinin düzenlendiği, fakat dava konusu bu Sözleşme düzenlenmeden önce sözleşmeye konu ...... deplase bağlantısının dava dışı ... tarafından ... Yatırım Planlama ve Proje Müdürlüğü ile düzenlenecek protokolle dava dışı ... tarafından yapılmasının uygun görüldüğü, bu durumdan davalının davacı ile sözleşme düzenlemeden önce bilgisi olduğu, buna göre davalının taahhüdü altında olmayan ifası fiilen imkansız olan ...... deplase bağlantısı için davacı ile bile bile sözleşme düzenlediği, dava dışı ...... tarafından düzenlenen 25.01.2019 tarihli tutanağa göre alt yüklenici sözleşme kapsamındaki 6 bölgedeki ...... deplaselerinin 25.01.2019 tarihi itibariyle dava dışı ... tarafından tamamlandığı, bu işler nedeniyle dava konusu alt yüklenici sözleşmenin ifasının fiilen kısmen imkansız hale geldiği, bu nedenlerle somut olayda hukuki takdir Mahkemeye ait olmak üzere davalının somut olayda alt yüklenici sözleşmesine konu ...... işleri dava dışı ...’a verildiği halde bunu bilerek uhdesinde olmayan bu işleri de kapsayacak şekilde davacı ile sözleşme düzenlediği, sözleşmeye konu bu deplase işlerinin dava dışı firma tarafından tamamlandığı, bu itibarla sübjektif ifa imkansızlığı nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin davalının kusuru ile sona erdiğinin değerlendirildiği, buna göre davacının, davalıdan net kesin hesap alacağının vergi-stopaj kesintisi ve KDV dahil olmak üzere-toplam 38.280,07 TL olduğu, müspet zarar kapsamında talep edebileceği kâr kaybının 132.187,40 TLolduğu, menfi zararın ise 30.954,38 TL olduğu hesaplandığı, mahkemenin aksi görüşte olması ve sözleşmenin sona ermesinde davalı iş sahibinin kusuru olmadığının kabulü durumunda ise; davacının, davalıdan imalt bedeli dışında zarar talebinde bulunmayacağının değerlendirildiği belirtilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:Dava taraflar arasında imzalanan alt taşeronluk sözleşmesine dayalı, kesin hesap alacağı, menfi ve müspet zarar taleplerine ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan █████/2018 tarihli ...... Arası Yapım İşi Kapsamındaki ... Temini, ...... sözleşmesi imzalanmış olup uyuşmazlık bu sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanmaktadır. Dosya esasında girmeden önce eser sözleşmesi hükümlerini açıklayacak olursak: Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470). Eser sözleşmesinde yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde benzer alandaki işleri yüklenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranış esas alınır. Yüklenici kararlaştırılan eseri aksine bir düzenleme yoksa kendisi veya kendi yönetimi altında başka bir kişiye yaptırabilir (TBK m. 473). Yüklenici, sözleşmede kararlaştırılan sürede işe başlamak ve bitirmek zorundadır. Ayıp, yasa ya da sözleşme hükümleri gereğince, bir eser veya malda bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Yüklenici, eserdeki açık ve gizli ayıplardan dolayı iş sahibine karşı sorumludur (TBK m. 474). Açık ayıp, eserin iş sahibine teslim anında kolaylıkla görülebilen ve fark edilebilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıp, eserin tesliminden sonra ve kullanım sırasında ortaya çıkan ayıplardır. İş sahibi, eseri teslim alır almaz işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmesi ve varsa ayıpları yükleniciye bildirmekle yükümlüdür (TBK m. 474). Eserdeki ayıp nedeniyle yüklenicinin sorumlu olduğu hallerde iş sahibi, seçimlik hak olarak; eser iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme, ve iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı bulunmaktadır (TBK m. 475). Yine eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. Bunun dışında iş sahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olup, bildirmemesi halinde eseri kabul etmiş sayılır (TBK m. 477). Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara rağmen iş sahibinin verdiği talimattan kaynaklanmış bulunursa veya her hangi bir sebeple iş sahibine yüklenebilecek bir nedenden dolayı meydana gelmiş olursa, iş sahibi eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz (TBK m.476) Buna göre ayıp iş sahibinin verdiği talimattan kaynaklanıyor ise iş sahibi eser ayıplı olmasına rağmen kanundan kaynaklanan, sözleşmeden dönme, bedelde indirim veya eserin ücretsiz onarılmasına ilişkin seçimlik haklarını kullanamaz ayrıca genel hükümlere göre tazminat da talep edemez (TBK m. 475). Ayrıca malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden iş sahibine karşı satıcı gibi sorumludur (TBK m. 472/1). Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: taraflar arasında alt taşeronluk sözleşmesinin imzalandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davacının kesin hesap alacağının bulunup bulunmadığı, davacının menfi ve müspet zararının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 147/6 hükmü gereğince eser sözleşmelerinde zamanaşımı süresi 5 yıl olarak öngörülmüştür. Somut olayda sözleşme tarihinin 2018 davanın 2019 tarihli olduğu görülmekle davanın süresinde açıldığı sabittir.Davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin konusu ...... Arası Yapım İşi Kapsamındaki ... Temini, ...... İşleri olmakla birlikte davalı ile dava dışı ... arasında imzalanan sözleşme sonrası davacının sorumluluğundaki işlerin ... tarafından █████/2016 tarihli talep yazısı ile dava dışı ... tarafından yapılmasının talep edildiği, █████/2018 tarihinde ise deplase işlerinin ... tarafından yapılmasının kararlaştırıldığı görülmüştür. Davalının; █████/2018 sözleşme tarihinde dava konusu eser sözleşmesinin ifası hususunda işveren ...'nin ...'ı sorumlu olarak gördüğünü bildiği ve aynı konuda davacı ile sözleşme akdettiği sabittir. Haliyle davacının edimini yerine getirmesi davalının kusurlu davranışları nedeniyle imkansız hale geldiği kabul edilmiştir ve davacının feshi haklı bulunmuştur.Sözleşmenin ifası fiili imkansızlık nedeniyle mümkün olmadığından davacının alacağı muaccel hale gelmiş olup bilirkişilerce hesaplanmış olan 38.280,07 TL kesin hesap alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Menfi ve müspet zarar talepleri yönünden yapılan incelemede davalının; taşeronluk sözleşmesine konu işlerin işveren tarafından üçüncü kişiye yaptırılması hususunda karar alındığı ve bu kararında sözleşme tarihinden önce olduğu davalı tarafından bilinmesine rağmen davacı ile sözleşme akdetmek suretiyle basiretli bir tacir gibi davranmadığı, sözleşmenin subjektif imkansızlıkla sona ermesine sebep olduğundan davacının uğramış olduğu 132.187,40 TL müspet zarar ile 30.954,38 TL menfi zararın dava tarihinden önce temerrüt oluşmadığından dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davanın KABULÜNE, 38.280,07 TL kesin hesap alacağı, 132.187,40 TL müspet zarar, 30.954,38 TL menfi zarar olmak üzere toplam 201.421,85 TL alacağın █████/2019 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Bu karar nedeniyle alınması gerekli 13.759,13 TL harçtan peşin alınan 102,47 TL harç ile 3.337,32 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.439,79 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.319,34 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 32.227,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 18.042,85 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair, Davacı Vekili Av. ......, Davalı Vekili Av. ......'in (e-duruşma) yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ...... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2024Katip ...... ¸e-imzalıdır. Hakim ...... ¸e-imzalıdır.