Anahtar kelimeler: Hücrenin Tipte Üretilip Yalıtımlı Doları Abd Satımdan Yerlere Üretilen Gaz

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 2021 yılı Aralık ayında başlayan ticari ilişki birden fazla kez yapılan sözleşmeler ve davalı tarafından verilen siparişler üzerine müvekkili tarafından üretilen ürünlerin davalıya yahut gösterdiği yerlere teslim şeklinde devam ettiğini, son olarak davalı şirketin siparişi üzerine üretilip teslim edilen 3 farklı tipte 8 adet Gaz Yalıtımlı Hücrenin bedeli olan 49.250,00 ABD Doları müvekkiline ödenmediğini, müvekkili tarafından düzenlenen ... numaralı 31.03.2023 tarihli ve 49.250,00 ABD Doları tutarlı ihraç kayıtlı fatura davalı tarafın kabulünde olduğunu, bunun yanı sıra davalı tarafın müvekkilinden satın ve teslim aldığı malları yurt dışına gönderdiğine ilişkin...Gümrük Müdürlüğünün 17.04.2023 tarihli Beyannamesi ve ekinde yer alan, ürünlerin davalı tarafından Sudan'a satıldığını gösteren faturalardan da taraflar arasındaki ticari satımın gerçekleştiğinin görüldüğünü, ... numaralı 31.03.2023 tarihli ve 49.250,00 ABD Dolan tutanındaki fatura bedelinin tahsili için müvekkili adına .... İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini, takibe yapılan itirazdan sonra 11.12.2023 tarihinde davalı tarafından müvekkiline o tarihteki döviz kuru ile 4.980,16 ABD Dolarına karşılık gelen 144.600,00 TL'lik bir ödeme yapılmış olup kısmi ödeme tarafça icra dosyasına beyan edilerek tahsil harcı ödendiğini, yapılan ödemeden bir sonraki gün davalı tarafça müvekkiline gönderilen e-posta mesajında borcun kabul edildiğini, davalının Sudan'da yaşanan iç karışıklıklar nedeniyle ödeme güçlüğü yaşadığının ifade edildiğini, faturaya konu malların davalıya teslim edildiği ve müvekkilinin alacağının ödemediği konularında taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığını, davalı, takip konusu faturaya itiraz etmemiş, faturaya konu malı Müvekkilinden teslim aldıktan sonra Sudan'a ihraç etmiş ve fatura bedelinin bir bölümünü takipten sonra haricen ödediğini, Gümrük evrakları, faturalar, davalı tarafın gönderdiği e-posta ve takip sonrası yapılan haricen ödeme de bu durumu doğruladığını, takip konusu fatura her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olup, bu bağlamda taraflara ait BA ve BS formlarının Sayın Mahkemece ilgili vergi dairelerinden celp edilerek incelenmesini talep ettiklerini, beyan ederek; İtirazın iptali ile takibin devamına, Davalının 9020'den aşağı olmamak üzere İcra inkar tazminatına mahküm edilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olmasına rağmen, davalının davaya cevap vermediği görüldü.
Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir.
Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır.
Davacı -Takip alacaklısı 14.12.2023 tarihinde 49.250,00USD asıl alacağının tahsil tarihine kadar işleyecek, yıllık 967 TBB-Mevduat USD Faizi, masraf, vekâlet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte tahsilini .... İcra Dairesi'nin .... sayılı dosyası ile talep etmiştir. Davacı takip alacaklısı taklbe dayanak olarak ... numaralı 31.03.2023 tarihli 49.250,00USD faturasını sunmuştur. Takip borçlusu 15.12.2023 tarihli itiraz dilekçesinde, borca, takibe konu alacağın tamamına, anapara, ödeme emrine, işlemiş ve işlememiş faize, faiz oranına ve tüm ferileri ile birlikte takibe itiraz etmiştir. Yapılan itiraz üzerine takip durmuştur. Yapılan itirazın süresinde olduğu görülmüştür.
Bilirkişinin düzenlediği █████/2025 tarihli 6 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin eksiksiz, usulüne uygun ve birbirlerinin doğrulayan surette tutulduğundan sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davacının 14.12.2023 takip tarihi itibariyle 55.993,40USD ve 2.051,18TL davalıdan kayden alacaklı göründüğü, Davacının. kaydi alacağının takibe dayanak 31.03.2023 tarihli ... numaralı 49.250,00 USD tutarlı ihraç kayıtlı e-arşiv faturadan ve 05.04.2023 tarihli ... numaralı 50.235,00 USD tutarlı ihraç kayıtlı e-arşiv faturanın bakiyesinden kaynaklandığı, söz konusu faturalardan yalnızca 31.03.2023 tarihli ... numaralı 49.250,00 USD tutarlı ihraç kayıtlı e-arşiv faturanın dava konusu takip kapsamında olduğu, Faturanın davalı aleyhine borç doğurduğu, Dava konusu takip dosyasına davalı tarafından 5.003,91USD (TCMB döviz alış kuru:28,8974TL) karşılığı 144.600,00TL ödeme yapılmış olmakla davacının dava konusu takip kapsamında 49.250,00USD - 5.003,91USD - 44.246,09USD davalıdan alacaklı olduğu, Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda, Merkez bankası verilerinden, 14.12.2023 takip tarihi itibari ile Kamu Bankalarınca USD Üzerinden Açılan 1 Yıla Kadar Vadeli Döviz Tevdiat Hesaplarına Uygulanacağı Bildirilen Azami Faiz Oranı yıllık 967,33 olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının belirlenecek asıl alacağına 14.12.2023 takip tarihinden itibaren 07,33 oranında Azami Faiz yürütülebileceği, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, dava konusu takibe ilişkin borç bakiyesi bulunduğu, davacının alacağın tahsili istemiyle icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, mahkememizce tüm delillerin toplandığı, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, mahkememizce öninceleme duruşmasında taraf defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davalıya işbu duruşma tutanağında davalı tarafa ticari defterlerinin ilgili kısımlarını sunması için 2 haftalık kesin süre verilmiştir. Bu süre içerisinde inceleme yapılacak defter ve belgelerin sunulmaması halinde defterlerin incelenmesi talebinden vazgeçmiş sayılacağı ve HMK md. 220/3 uyarınca duruma göre ticari defter ve kayıtların içeriği konusunda karşı tarafın delil ve beyanlarına itibar edilebileceğin ve HMK md. 222/3 gereği diğer yasal şartların varlığı halinde karşı tarafın defterlerinin lehine delil olarak kabul edileceği ihtar edilmiştir. Verilen kesin süre ve ihtarata rağmen davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını mahkemeye sunmamıştır.
Davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığından, davacı tarafın usulüne uygun tutulan ticari defterlerindeki kayıtlar HMK md. 222/3 gereği davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir. Davalı taraf davacı lehine delil olan davacının defterlerindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle de ispatlayamamıştır. (Md. 222/3 son)
Mahkememizce alınan bilirkişi raporu, davacı tarafın lehine delil niteliği bulunan ticari defterleri, dosyaya sunulan cari hesap ekstreleri, irsaliye ve faturalar ile davacının takip tarihi itibariyle davalıdan davaya konu edilen █████/2023 tarihli ... NUMARALI 49.250,00 usd bedelli fatura nedeniyle alacaklı olduğu, davalı tarafından icra takibinden sonra iş bu davadan önce 144.600,00 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin mahsubu ile davacının 44.296,84 USD alacağı bulunduğu kabul edilerek, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin 44.269,84 USD üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacak üzerinden takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında temerrüt faizi uygulanmasına,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 301.653,80-TL'nın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Kabul edilen 1.508.269,02 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 103.029,86 TL karar ve ilam harcından 18.781,00 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 84.248,86 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 18.781,00 TL peşin harç olmak üzere toplam 19.208,60 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 5.882,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 1.508.269,02 TL üzerinden takdir edilen 223.157,66 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!