"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza MahkemesiSAYISI : █████████ E., ████████ K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetSUÇ TARİHLERİ : Sanıklar ... ve ... yönünden HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında 26.07.2013 tarihli suç yönünden beraat, yönünden mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesiTEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı, katılan vekili, sanık ..., sanık ..., sanık ... ve müdafiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma 26.07.2013 tarihli suç yönünden sanık ... hakkında, 09.07.2014 tarihli suç yönünden ise sanık ... hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, 26.07.2013 tarihli suç yönünden ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin ise istinaf kanun yoluna tabi olduğu, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. 26.07.2013 Tarihli Suç Yönünden Sanık ... Hakkında Verilen "Beraat" ve Sanık ... Hakkında Verilen "Mahkûmiyet" Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden; 5320 sayılı Ceza Mahkemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesinin "Bölge Adliye mahkemelerinin 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 322/4-5-6. fıkraları hariç olmak üzere, 305 ile 326. maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6723 sayılı Kanun 33 üncü maddesi) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlendiği, buna göre bölge adliye mahkemelerinin faaliyete başlama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun'un 322/4-5-6. fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddelerinin uygulanacağı, 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında ise 5271 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı dikkate alındığında; Dosyanın daha önceden adı geçen sanıklar ... ve ... ( 26.07.2013 tarihli eylem) yönünden Yargıtay incelemesinden geçmediği, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değiştirilen 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, hükmün Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra kurulması nedeniyle kanun yolu incelemesinin istinaf olduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin, o yer Cumhuriyet savcısının ve sanık ...'nın temyiz dilekçeleri istinaf talebi mahiyetinde kabul edilerek, gereği mahallince değerlendirilmek üzere dosyanın İNCELENMEKSİZİN İADESİ için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,II. 26.07.2013 Tarihli Suç Yönünden Sanık ... Hakkında Verilen "Mahkûmiyet" Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden; Sanığın tekerrüre esas alınan ilâmı "Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar" sayılı ilâmı olduğu halde hükümde anılan ilâmın "████████ Esas" olarak belirtilmesi maddi hata olarak değerlendirilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ...'nun temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, III. 09.07.2014 Tarihli Suç Yönünden Sanık ... Hakkında Verilen "Mahkûmiyet" Hükmüne Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden; Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ███████ Esas, ████████ Karar sayılı ilâmı ile verilen mahkûmiyet kararı için uyarlama yargılaması yapıldığı ve yapılan uyarlama yargılaması sonucunda sanık hakkında Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.10.2020 tarihli Ek Kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşıldığından, anılan ek kararın kesinleşip kesinleşmediğinin tespiti ile neticesine göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Hükümde 5607 sayılı Kanun'un 3/10- son cümlesi uyarınca 3 yıl hapis ve 180 gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenen temel cezada, 5607 sayılı Kanun'un 3/23. fıkrası gereği 2/3 oranında indirim yapılırken "1 yıl hapis cezası ve 60 gün karşılığı adli para cezası" yerine "1 yıl hapis cezası ve 120 gün karşılığı adli para cezasına" hükmedilmesi ve sonraki bentlerin bu miktara göre teselsül ettirilerek sanık hakkında fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık ... ve müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 28.05.2025 tarihinde karar verildi.
Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!