Anahtar kelimeler: Buğdaylara Ekimi Ektiği Sürmek Buğday Mevkii Traktörle Ekim Kyb Vererek

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : Mala zarar vermeİNCELEME KONUSU KARAR : MahkûmiyetKANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıI. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.04.2025 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"Dosya kapsamına göre, katılanın ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, 419 parsel de bulunan taşınmaza buğday ektiği, daha sonra sanığın bu yeri traktörle sürmek suretiyle buğdaylara zarar vererek mala zarar verme suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda, katılan tarafından buğday ekimi yapılan taşınmazın mülkiyetinin Maliye Hazinesine ait olduğu, katılanın mülkiyeti Maliye Hazinesine ait taşınmaz üzerinde kanuni bir hakka dayanarak ekim yaptığına dair dosyaya yansıyan bir delilin mevcut olmadığı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 718. maddesinde yer alan "(1)Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. (2) Bu mülkiyetin kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer." şeklindeki düzenlemeye nazaran, katılanın mülkiyeti kendisine ait olmayan taşınmaz üzerinde bir hakka dayanmaksızın ektiği ürünler üzerinde mülkiyet hakkının bulunmadığından, sanığın eyleminin mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇEMala zarar verme suçu ile korunan hukukî yarar mülkiyet hakkı ise de; zarar verilen eşyanın zilyetliğinin malik dışında üçüncü bir kişide bulunduğu durumlarda mülkiyet hakkı ile birlikte zilyetliğin sağladığı hakların da koruma altında olacağı, buna göre; bu gibi hâllerde malik dışında suça konu eşyadan yararlanan kişinin de işlenen suç nedeniyle şikâyet hakkına sahip olacağı kabul edilmekle birlikte; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 973. ila 996. maddeleri arasında "Zilyetlik" hükümleri düzenlenmiş olup, aynı Kanun'un "Savunma Hakkı" başlıklı 981. maddesinde; "Zilyet, her türlü gasp veya saldırıyı kuvvet kullanarak defedebilir. Zilyet, rızası dışında kendisinden alınan şeyi taşınmazlarda el koyanı kovarak, taşınırlarda ise eylem sırasında veya kaçarken yakalananın elinden alarak zilyetliğini koruyabilir. Ancak, zilyet durumun haklı göstermediği derecede kuvvet kullanmaktan kaçınmak zorundadır." şeklinde yer alan yasal düzenlemeler ışığında irdelenmesi gereken incelemeye konu dosyadaki somut olayda, katılan tarafından buğday ekimi yapılan taşınmazın mülkiyetinin Maliye Hazinesine (...) ait olduğu, bahse konu olaydan dolayı incelemeye konu ceza yargılamasına dair dosya kapsamında ziraat bilirkişisi tarafından 16.831,50 TL olarak belirlenen zarar miktarının ödenmesi için katılan tarafından hükümlü hakkında başlatılan icra takibine yapılan itiraz üzerine, katılanın davacı, hükümlünün ise davalı olduğu ve Salihli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasında görülmekte olan itirazın iptali davasının, 15.12.2022 tarihli karar ile "Reddine" karar verildiği, Salihli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin belirtilen kararının gerekçesinde "Salihli 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin █████/2021 tarihli ████████ E. ████████ K. sayılı kararı ile zarar tarihinin █████/2021 olduğu görülmüş olup dosya arasına alınan DSİ 2. Bölge Müdürlüğü'nün ecrimisil ihbarnamelerinin incelenmesi ile, ... ilçesi, ... Mah., -/419 parsel sayılı taşınmazdaki 2.050,00m²'nin 10.11.2020-10.09.2021 tarihleri arasındaki ecrimisil ödemesinin hükümlü tarafından yapıldığı, katılanın söz konusu taşınmaz için herhangi bir ecrimisil ödemesi yapmayıp bu taşınmazda kullanımı bulunduğuna dair ecrimisil ihbarnamesinin düzenlenmediği görülmüştür." "Buna göre, ne davacının ne de davalının ... ilçesi, ... Mah., -/419 parsel sayılı taşınmaz üzerinde herhangi bir mülkiyet hakkının bulunmadığı, zarar tarihi kabul edilen █████/2021 tarihinde anılı taşınmazın 2.050,00m²'sinde ecrimisil ödemesinin davalı tarafından yapıldığı, zarar tarihinde davacının anılı -/419 parsel sayılı taşınmazın herhangi bir kısmında kullanım hakkının olduğunun ... . Bölge Müdürlüğünce tespit edilmediği, dinlenen davalı taraf tanık beyanları ile de davalının kullanımında olan kısımda davalının ekinini hasat ettikten sonra davacının buğday ürünü ektiği, bunun üzerine haberi olunca davalının, davacının buğday ürününü traktörü ile sürdüğü anlaşılmıştır." ibarelerinin yer aldığı ve belirtilen gerekçede yer alan bu tespitlerin oluşa uygun olduğu anlaşılmakla; bahse konu taşınmazda katılanın suç tarihi itibarıyla zilyet sıfatının da bulunduğundan söz edilemeyeceğinin kabulünün gerektiği, buna göre yüklenen suçun hükümlü tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunduğu ve bu doğrultuda hükümlünün beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlünün mala zarar verme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun'un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Salihli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.12.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, hükümlünün atılı mala zarar verme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-d maddesi uyarınca BERAATİNE, tayin olunan cezanın kaldırılmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.