Anahtar kelimeler: Talebidir Gelinen İhyası Ttk Tanınmış Rücu Terkin Sicilinden Bilgisi Etmekte

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: ████████ Esas
KARAR NO: ████████
DAVA: Şirketin İhyası (TTK geçici 7. Maddesi uyarınca ihyası talebidir )
DAVA TARİHİ: █████/2024
KARAR TARİHİ: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası (TTK geçici 7. Maddesi uyarınca ihyası talebidir ) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ------bulunan ---- ihale ile alınan iş gereği ödenen işçilik alacaklarının yüklenici şirketlere rücu edilmesiyle ilgili ----sayılı dosyasına kayıtlı olarak ------ karşı dava açılmış olup açılan dava devam etmekte olduğunu,----- kayıtlarında davalı şirketin ----- tarihinde ------ terkin edildiği bilgisi bulunduğundan ilgili mahkeme tarafından davalı şirketin ihyası için taraflarına iki haftalık kesin süre tanınmış olduğunu, gelinen aşamada; --- tarihinde ticaret sicilinden terkin edilen davalı şirkete karşı ----sayılı dosyasına kayıtlı olarak açtığımız rücu davasının tekemmül ettirilebilmesi için mahkememizde ihya davası açmak gerekliliği olduğunu talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ----- tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7511 sayılı türk ticaret kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun'un 16. maddesine göre, müvekkili müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını,
1. ------- 6102 Sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yapmış olduğunu, Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün re’sen terkin işlemi, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, Müvekkili ------ ----- kayıtlı bulunan Tasfiye Halinde -----------dosyasında yapılan inceleme neticesinde; dava konusu şirketin, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi ve Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve Kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi kapsamında; "vergi kaydının terkin edildiği/adresinin tespit edilemediği" ve "5174 Sayılı Kanun kapsamında olduğunun (m. 10)" hususlarının belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince re'sen terkin kapsamına alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 14.04.2015 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiği anlaşılmış olduğunu, Müvekkili -------- söz konusu şirkete, belirtilen süre içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğinin ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirilmemesi ya da tasfiye memurunun bildirilmemesi hâlinde söz konusu şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceği, şirkete ait malvarlığının kaydın silinme tarihinden itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu ihtarında bulunulmuştur. Ancak bu ihtara rağmen söz konusu şirket yukarıdaki yükümlülüklerini yerine getirmemiş olduğunu, davanın reddini, sayın mahkemece davanın kabulüne kanaat getirilmesi hâlinde ise dava konusu şirketin, anılan dava dosyası kapsamında ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanması ile müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava , 6102 sayılı TTK Geçici 7. Madde uyarınca şirketin ihyası istemine ilişkindir.Dava dışı Tasfiye Halinde----- dosyası için ihya talebidir. Davaya konu dava dışı Tasfiye Halinde -----TTK'nun Geçici 7.maddesine göre 14.04.2015 tarihinde terkin edilmiştir.TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası “...Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ... şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesi ------tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. 24.06.1995 tarihli ve 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince ,sermayelerini anılan KHK ile öngörülen tutarlara çıkarmamış anonim şirketler ile limited şirketler, TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ------- terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler. TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde --------- tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7(4)-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere ------ aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden resen silineceği düzenlenmiştir.----- uygulamaları dikkate alınarak TTK'nın Geçici 7.maddesine dayılı geçici ihya kararlarında da tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığına karar verilmekteydi. Ne var ki emsal ----- tarihli ilamı, emsal ------ tarihli ilamı; aynı --- tarihli ilamı, aynı Dairenin --------- tarihli ilamında belirtilen gerekçelerle TTK Geçici 7. Madde uyarınca şirket ihyasında tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir. Anılan Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere; ihya kararının bir davanın görülmesi, mal varlığının tasfiyesi gibi geçici amaçla TTK'nın Geçici 7. maddesine dayalı ihya kararının verildiği durumlarda ihya kararına konu işlemlerin yapılması bakımından tasfiye memurunun atanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Zira kanun koyucu 6102 sayılı kanunun geçici 7. maddesinin 15.fıkrasında "ihya" terimini kullanmakla birlikte ayrıntılı düzenlemeye yer vermemiş olup ihya konusunda düzenleme, aynı Kanun'un 547. Maddesinde yapılmıştır. Bu genel düzenlemenin TTK'nın Geçici 7.maddesi uyarınca geçici ihya kararı verildiği durumlar da kıyasen uygulanması gerekir. Yani TTK'nın Geçici 7. maddesi ihyaya (ek tasfiyeye) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünden bir hüküm içermemekle birlikte aynı Kanun'un 547. maddesinde olduğu gibi, mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verildiği durumlarda aynı zamanda tasfiye memuru da atanmalıdır. Zira geçici 7. maddenin amacı, kapsamına giren ortaklıkların bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılmasına yöneliktir.6102 sayılı TTK Geçici 7(15) ek cümle ---- maddesi uyarınca 'Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunamaz.' maddesi ekmenmiştir. omut olayda; dosya arasında bulunan ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, dava konusu ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7.maddesi ile ----------Resmi Gazete'de yayınlanan "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ"in 5.maddesinin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca terkin kapsamına alınarak ihtar ve ilan prosedürlerinin tamamlanmasının ardından 14.05.2015 tarihinde 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesine göre terkin edilmiştir. Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından TTK Geçici 7 (4)-a maddesi uyarınca temsil ve ilzama yetkili kişilere usulüne uygun ihtar ile yollandığı , yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere ------usulüne uygun olarak gönderilerek ilan edildiği tespit edilmiştir. Yapılan yargılama sonucu; toplanan ve dosyaya sunulan deliller, ticaret sicil kayıt örneklerine göre; Tasfiye Halinde ------ TTK'nın 7. maddesi kapsamında terkin edildiği, ------sayılı dosyalarının görülmesi için davaya konu terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla, davanın kabulü ile şirketin ihyasına, davanın------sayılı dosyası na yönelik olarak açılması nedeniyle ihyanın işbu dosyaları ile sınırlı tutulmasına ve 6102 sayılı Geçici 7 (15) bendine eklenen 23.05.2024-███████ maddesi uyarınca davalı ---- yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Açılan davanın KABULÜ ile,
-----sicil numaralı Tasfiye Halinde -------- Sayılı dosyası için İHYASINA,
-Tasfiye Memuru olarak şirket yetkilisi ---- ATANMASINA,
-Karar kesinleştiğinde ------- bildirilmesine,
2-Harç başlangıçta alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
5-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!