Anahtar kelimeler: Kısmî Mücadele Görmeyen Kaçakçılıkla Eşyanın Edenin Görüşü Ret Tarım Edenler
7. Ceza Dairesi ██████████ E. , █████████ K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.ŞİKAYETÇİ : ...SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesiTEMYİZ EDENLER : Katılan ... İdaresi vekili, şikâyetçi ... vekiliTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî düzeltilerek onama Şikâyetçi ... vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, ... vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,II. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;Sivrihisar Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2016 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun gereği iade edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade işleminin bozma mahiyetinde olduğu ve iade kararı sonrasında yapılan yargılamanın ''uyarlama yargılaması niteliğinde olmadığı'' anlaşılmakla yapılan incelemede, Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Sanık hakkında hem adlî para cezası, hem de hapis cezası verildiği ve adlî para cezaları için 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre erteleme hükümleri uygulanamayacağı halde, erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi ile sanığa verilen kısa süreli hapis cezası ertelendiği halde 5237 sayılı Kanun'un 53/4. maddesine aykırı olarak hak yoksunluğuna karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği hükmün sanık hakkında verilen cezanın ertelenmesine ilişkin bendinden "cezanın" ifadesinin çıkartılarak yerine "hapis cezasının" ifadesinin eklenmesi ile hükümden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi gereğince hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin bendin çıkartılması, suretiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.05.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCEÖnleyici hizmet devriyesi yapıldığı sırada sanığın motosikletinin durdurulduğu, sanığın heybeyi saklama gayreti içerisinde olduğunun görüldüğü, heybede ne olduğu sorulduğunda sanığın sigara olduğunu söyleyerek teslim ettiği kolluk tarafından düzenlenen tutanakta belirtilmiştir.CMK'nun 161/2 ve PVSK'nun Ek 6. maddeleri uyarınca edinilen bilgi veya alınan ihbar veya şikâyet üzerine veya kendiliğinden bir suçla karşılaşan kolluğun, olay yerinde kişilerin ve toplumun sağlığına, vücut bütünlüğüne veya malvarlığına zarar gelmemesi ve suçun delillerinin kaybolmaması ya da bozulmaması için gerekli acele tedbirleri aldıktan sonra durumu derhal Cumhuriyet savcısına bildirmesi ve Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda işin aydınlatılması için gerekli soruşturma işlemlerini yapması gereklidir.Somut olayda yukarıdaki paragrafta belirtilen hususlara uyulmadan işlem yapıldığından, yapılan işlemler usulsüz olup, usulsüz elde edilen deliller hükme esas alınmayacağından, heyetimzin sayın çoğunluğunun mahkumiyete ilişkin kararın onanmasına dair görüşlerine katılmıyorum.
Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!