Anahtar kelimeler: Çarpmış Kalça Geçidinden Geçidi Bacağından Geçmekteyken Kol Karşıdan Seyrederken Yaya

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin █████/2023 tarihinde saat 18:00 sıralarında yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmekteyken, davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile .... Mahallesi üzerinde .... istikametine seyrederken, müvekkile çarpmış ve müvekkilinin kol, kalça ve bacağından kalıcı bir şekilde yaralanmasına sebep olduğunu, kaza sonucunda davalı ...'nın asli ve tam kusurlu olduğunun açık olduğunu, zira kaza, müvekkilin yaya geçidinden geçtiği esnada ve yaya geçidi üzerinde meydana geldiğini, Karayolları Trafik Kanunu'nun ilgili hükmünün açık olduğunu ve davalı tarafın işbu hükme aykırı davrandığını, soruşturma dosyası kapsamında Adli Tıp Kurumu'ndan meydana gelen kazanın müvekkilin yaralanması hakkında rapor düzenlenmesi istenmiş, Büyükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından █████/... tarihinden düzenlenen raporda, müvekkilinde meydana gelen yaralanma ve kemik kırılmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek olduğu ve yaşam fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte olduğunun tespit edildiğini, meydana gelen trafik kazası sonrasında önce .... Hastanesi'ne kaldırılmış daha sonrasında meydana gelen yaralanmanın mahiyeti de gözetilerek █████/2023 tarihinde ... Hastanesi'ne sevk edildiğini, bu hastanede birtakım tedavi ve operasyonlar geçirdiğin, bu operasyonların sonucunda, uzun bir müddet tek başına hayatını idame ettirmediğini ve uzunca bir süre başkalarının yardımına bağlı olarak yaşadığını, bunların dışında müvekkil, kaza sonucunda operasyon geçirdiği uzuvlarını kazadan önceki haliyle ve işlevsellikte kullanamadığını, davalının asli ve tam kusuru sonucu gerçekleşen trafik kazası sonucu yaralanan müvekkilinin, birtakım tedavi ve operasyonlar geçirmesinin yanı sıra bu tedavilere bağlı olarak düzenli bir şekilde ilaç kullandığını, bunun yanı sıra müvekkilin uzuvlarını eskisi gibi kullanabilmesi için fizik tedavi görmesi gerektiğini, davalının trafikte kurallarına uymamasının yanı sıra seyir esnasında dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bir şekilde araba kullanmasına bağlı olarak yaralanan müvekkilin almış olduğu yaralar ve vücudunda oluşan kırıklar belki de müvekkilin ömrünün sonuna kadar gideremeyeceği derecede kalıcı hasar bıraktığını, bunun yanı sıra tedavi gördüğü sırada ve sonrasında geçirdiği operasyon ve tedavilere bağlı olarak uzun bir süre yürüyememiş ve bu süre zarfında günlük hayatını yardım almadan idame ettiremez halde yaşadığını, başkasının yardımı olmadan yaşamının normalde olduğundan çok daha zorlaşması büyük bir elem, keder ve ızdırap çekmesine sebep olduğunu, açıklanan nedenlerle davalının sevk ve idaresindeki aracın sebep olduğu trafik kazası nedeniyle ağır şekilde yaralanan müvekkilinin, toplanacak delillerle tespit edilecek tedavi giderleri ve iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraf yönünden şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini, kaza anında ve sonrasında yaşadığı elem ve ıstırap ile bu kazanın fiziksel ve psikolojik etkilerini, ömür boyu yaşamak zorunda kalması nedeniyle mağduriyetinin giderilmesi için 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...’dan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.YANIT:Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayın müvekkilinin 08.03.2024 tarihinde aracı ile .... Mahallesi üzerinde seyir ederken davacı ... aniden önüne çıkması sebebiyle davacıya çarpması şeklinde gerçekleştiğini, müvekkilinin kırmızı ışıkta durmakta iken yeşil ışık yanmış ve kontrollü olarak ilerlemeye başlamış olduğunu, davacının aniden önüne çıkmış olduğunu ve kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin tüm dikkatini yola vermiş olduğunu ancak davacının ise gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek kontrolsüzce yola girdiğini, bu nedenle müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, kazanın oluşumunda hiçbir kast ve kusuru olmayan müvekkil açısından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Şube Müdürlüğü Trafik İhtisas Dairesinden kusur tespitine ilişkin olarak rapor alınmadan araç sürücüsü tam kusurlu olduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığını, öncelikle keşif icra edilmesinei, Adli Tıp Kurumundan bilirkişi raporu alınarak kusur oranlarının belirlenmesini talep ettiklerini, ayrıca kaza ile meydana gelen yaralanma arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, davacının yaralanmasının hastane kayıtları olan epikrizlerde ve genel adli muayene raporlarında yer alması gerektiğini, aksi takdirde davacının daha önce vücudunda meydana gelen trafik kazası ile ilgisi olmayan arazların alınacak engel oranını gösterir rapora yansıması ihtimalinin olduğunu, SGK tarafından bir ödeme yapılıp yapılmadığını tespitinin yapılması gerektiğini, maluliyeti gerekçesiyle tazminat talebi ise dava tarihinde önce Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalanan aracın sigorta şirketi tespit edilip ve sigorta şirketi tarafından karşılanması talep edilmesi gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının manevi zarara uğradığını ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin kaza anı ve öncesinde üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davacıyı hastaneye götürdüğünü, telefon ile defalarca aramış ve ziyaretine gitmiş olduğunu, açıklanan nedenlerle davacının davasının reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Karayolları Trafik Kanunu m.97 gereği; zorunlu dava şartı usulüne uygun yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, yetki itirazlarının bulunduğunu, sürekli maluliyet oluşmadığından haksız davanın reddi gerektiğini, dosyaya maluliyete ilişkin herhangi bir rapor sunulmadığını, kusur durumunun tespiti gerektiğini, davaya konu olayın davacı yayanın hatası nedeniyle meydana geldiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri, tedavi gideri ve hastane masrafları poliçe kapsamında olmadığını, ayrıca davacı yan reşit olmadığı için geçici iş göremezlik zararı oluşmadığını, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS genel şartlarına çerçevesinde yapılması gerektiğini,davacının kendi müracaatı ile almış olduğu maluliyet raporu hükme esas alınamayacağını, sürekli iş görmezlik tazminatının hesaplanabilmesi için maluliyete ilişkin usulüne uygun rapor alınması gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 mortalite tablosu ve 1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, davacını SGK'dan veya çalıştığı kurumdan rücuya tabi herhangi bir tazminat ve yardım alıp almadığı hususunun sorularak, bir tazminat alınmışsa bu miktarın mahsup edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için davanın haklı olduğu varsayılsa bile müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, nitekim müvekkil şirket tarafından karşı yana ödemede bulunulduğunu, davacıların ceza yargılaması sırasında şikayetlerinden vazgeçmeleri ya da uzlaşma bildirimlerinin şikayetçi tarafından dosyaya sunulması gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın öncelikle dava şartı eksikliği nedeniyle reddini, yara izi (skar) nedeniyle fonksiyon kaybı bulunmaması ve maluliyet oluşmaması nedeniyle redini, ret talebi kabul edilmez ise; sorumluluğun Genel Şartlar ve poliçede sayılan hal ve koşullar altında ve yukarıda açıklanan çerçevede değerlendirilmesini, Yargıtay içtihatları uyarınca geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderine ilişkin taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olmaması sebebiyle reddini, davacının müterafik kusuru nedeniyle hesaplanacak olan tazminattan en az %30 indirim yapılmasını, hatır taşıması hususunun göz önünde bulundurulmasını, eğer esas incelemesi yapılacak ise alanında uzman aktüer bilirkişilerce poliçe tanzim tarihi uyarınca TRH-2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faiz dikkate alınarak azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE:-Dava, █████/2023 tarihinde davacı tarafın yaya olarak seyir halinde iken davalı ....'nın sevk ve idaresindeki davalı ... şirketinin ZMMS kapsamında sigortacısı olduğu ... plakalı aracın davacıya çarparak yaralamalı trafik kazasına sebebiyet verdiği, iş bu kazada davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddiası ile davacı yanın kaza nedeniyle tedavi gideri, ilaç masrafı, yol masrafı ve bakım giderlerine ilişkin maddi tazminat talebi ile manevi tazminat istemine ilişkindir.-Gerçek kişi tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma yapılmış, araç tescil kayıtları, kaza tutanağı, davacının hastane kayıtları, SGK kayıtları, ceza dosyası ile tarafların dayandıkları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp edilerek dosya arasına alınmıştır.-Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.-818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir.-6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir.“Bedensel zararlar özellikle şunlardır:1. Tedavi giderleri.2. Kazanç kaybı.3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar."-Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır.-Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. -Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.-Sigortacının sorumluluğu, izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.-Mahkememiz dosyası dava konusu kazadaki kusur durumunun belirlenmesi amacıyla keşif icra edilmiş, keşif sonrası düzenlenen █████/2024 tarihli raporda özetle; Sürü ...’nın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, seyrini mahal şartlara göre ayarlamaya özen göstermediği, mahal şartların üzerinde hızla olay mahalli yaya geçidine yaklaştığı, kural gereği kontrolsüz yaya geçitlerine yaklaşan sürücüler hızlarını azaltıp bu mahalli kullanan yayalara ilk geçiş hakkını vermek zorunda olduklarından dolayı yaya geçidini kullanarak karşıya geçmek isteyen yayalara ilk geçiş hakkını vermediği, önlemsiz şekilde çarptığı, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareket ettiği, 2918 Sayılı K.T.K. unun sürücü asli kusurlarının belirtildiği 74/B maddesinin (görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak başka bir trafik işareti ile belirlenmiş veya okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamamak ve bu geçitlerden geçen veya geçmek üzere bulunan kişilere ilk geçiş hakkını vermemek) kuralını ihlal ettiğinden dolayı olayın meydana gelmesine sebebiyet vermiş olup olayda asli derecede kusurlu olduğu, mağdur yaya ...’ın normal kontrolsüz yaya geçidini kullanarak yola girip karşıya geçmek istedikleri sırada, seyrini mahal şartlara göre ayarlamayan otomobil sürücüsünün kontrolsüz şekilde gelip kendisine çarptığı olayda, mevcut şartlarda olayı önlemek bakımından alabilecekleri bir önlem ve tedbir bulunmadığından dolayı olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı, ... plakalı otomobil sürücü ...’nın mağdur yaya ...’ın yaralanması ile neticelenen trafik kazasında % 100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu, mağdur yaya ...’ın kendi yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası varsa davacının trafik kazası nedeniyle varsa iş göremezlik oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, düzenlenen █████/.... tarihli raporda özetle; ...’ın █████/2023 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, █████/2019 tarih, 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası düzenlenen kusur ve iş göremezlik raporları ile tarafların gelir durumu ve yaşları nazara alınarak iş göremezlik iş göremezlik tazminatı yönünden hesaplama yapılması amacıyla aktüerya ve doktor bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 1.500,00 –TL, davacının talep edebileceği ilaç, tıbbi ekipman gideri maddi zararının 1.100,00 –TL, davacının talep edebileceği ulaşım gideri maddi zararının 3.500,00–TL, davacının talep edebileceği bakıcı gideri maddi zararının 20.016,00 TL olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. -Bu kapsamda alınan raporlar ile tarafların iddia ve beyanlarına göre Mahkememizce kusura ilişkin yapılan incelemede; olay mahallinin trafik ışık kontrollü yaya geçidi olmadığı, kontrolsüz yaya geçidi olduğu, yaya geçidinde bulunan tek ışıklı trafik işaret levhasının bulunduğu bu trafik ışığın ise sürücüleri uyarmak maksadı ile fasılalı olarak yandığı tespit edilmiş olup, olayın davacı yayanın kontrolsüz yaya geçidini kullanarak yola giren ve karşıya geçmek istediği sırada, seyrini mahal şartlara göre ayarlamayan ... plakalı otomobil sürücüsünün çarpması sonucu dava konusu trafik kazasının meydana geldiği meydana geldiği sabittir.-Bu kapsamda davalı sürü ...'nın yola gereken dikkatini vermediği, seyrini mahal şartlara göre ayarlamaya özen göstermediği, mahal şartların üzerinde hızla olay mahalli yaya geçidine yaklaştığı, kural gereği kontrolsüz yaya geçitlerine yaklaşan sürücüler hızlarını azaltıp bu mahalli kullanan yayalara ilk geçiş hakkını vermek zorunda olduklarından dolayı yaya geçidini kullanarak karşıya geçmek isteyen yayalara ilk geçiş hakkını vermediği, önlemsiz şekilde çarptığı, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareket ettiği, 2918 Sayılı K.T.K. unun sürücü asli kusurlarının belirtildiği 74/B maddesini ihlal ettiği ve dava konusu kazada asli ve tek kusurlu olduğu görülmektedir. Davacı yayanın ise dava konusu kazada kusurunun bulunmadığı, yukarıdaki tespitler kapsamında Mahkememizce kabul edilmiştir.-Dosyada mevcut tüm tedavi evraklarının incelenmesi neticesinde Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Daresi tarafından düzenlenen rapor ile sabit olduğu üzere kaza tarihine göre yürürlükte bulunan ve somut olayda uygulanması gereken Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik uyarınca; kişinin tüm vücut engellilik oranının bulunmadığı, geçici iş göremezlik süresinin ise süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği görülmektedir. -Bu kapsamda düzenlenen iş göremezlik raporunda Adli Tıp Kurumu tarafından yer verilen tespitlerin yasal mevzuata ve olayın oluş şekline uygun olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.-Kusur oranları ve Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen iş göremezlik oranları, kusur oranları nazara alındığında davacının tedavi giderinden kaynaklanan zararının 1.500,00 TL, ilaç giderinin 1.100,00 TL, yol masrafının 3.500,00 TL, bakıcı giderinin ise bilirkişi raporunda doktor bilirkişi tarafından tespit edildiği üzere 2 aylık karşılığının 20.016,00 TL olduğu ve iş bu taleplerin yerinde olduğu görülmektedir. Yine davacının dava dilekçesi ve dava dilekçesini açıklamak üzere sunmuş olduğu dilekçesinde geçici iş göremezliği ilişkin bir talebi bulunmadığından bu hususta ayrıca değerlendirme yapılmamıştır. -Somut olayda davacı ile davalıların sürücüsü, maliki olduğu araçlar arasında yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, davalı ... şirketinin ZMMS kapsamında kusur oranlarıyla sınırlı kalmak üzere sorumlu olduğu, diğer davalıların da araç maliki ve sürücü sıfatıyla sorumlu oldukları sabit olduğundan; sigorta şirketlerinin ZMMS Genel Şartları hükümleri gereğince, araç malikinin ve işletenin kusuru nedeniyle haksız fiil hükümleri kapsamında dava konusu maddi tazminat miktarlarından sorumlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiş, maddi tazminat taleplerinin değer arttırım dilekçesi kapsamında kabulüne karar verilmiştir-Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. -Davaya konu manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.-Somut olayda davacı tarafın manevi tazminat talebi dava konusu trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu bedeni zarara ve sonrasında gerçekleşen ıstıraba dayanmaktadır. Alınan raporlar ve mevcut belgeler ile de sabit olduğu üzere davalı araç sürücünün asli kusurlu davranışlarıyla dava konusu kazanın meydana geldiği sabittir. Buna göre davaya konu olayda davalı araç sürücüsünün haksız fiil hükümlerine göre davacıya karşı sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir.-Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacı yanın maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür. Bu bağlamda davacı yanın manevi tazminat talepleri kısmen yerinde olduğundan kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı tarafın maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile;-1.500,00 TL tedavi gideri, 1.100,00 TL ilaç gideri, 3.500,00 TL yol masrafı, 20.016,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 26.616,00 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden dava tarihinden; davalı ... yönünden █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine(davalı ... yönünden poliçe limitiyle sınırlı kalmak kaydıyla),2-Davacı tarafın manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile;-7.500,00 TL manevi tazminatın █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,-Fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine,3-Maddi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.818,14-TL karar ve ilam harcından 427,60-TL peşin harç ile 615,40-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.043,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 775,14-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Maddi tazminat talebi yönünden davacı tarafça peşin harç ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 1.043,00-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,5-Manevi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,6-Kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 26.616,00- TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 7.500,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine8-Reddine karar verilen manevi tazminat miktarı yönünden davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 7.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine9-Davacı tarafından yargılama süresince sarf edilen 427,60 TL başvurma harcı, 20.000,00-TL bilirkişi ücreti, 6.250,00-TL Atk fatura bedeli, 2.280,00-TL keşif yol ücreti, 3.030,30-TL keşif harcı, 888,00- TL tebligat gideri ve posta masrafı olmak üzere toplam 32.875,90-TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına (%44,52) göre hesaplanan 14.639,16-TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,10-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.000,00 TL'nin davanın maddi tazminat talebi yönünden kabul red oranına (%100,00) göre hesap edilen 3.200,00-TL'sinin davalı ...'nden tahsili ile hazineye irat kaydına,12-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025 Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır