Anahtar kelimeler: Davaticari Vakfının Paya Teyit Rektörlüğü Sahipliği Yapısı Celbedilecek İstemli Grubu

T.C.

İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO :████████
DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ:█████/2024
KARAR TARİHİ:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ... İleri Teknolojileri Araştırma ve Geliştirme Vakfının 132.900 Pay sahipliği ile davalı ... ... A.Ş.’nin %3 paya sahip ortağı olduğunu, ... ..., 2.082.100 Pay ile “Şirket”in %47, ... 2.170.700 Pay ile %49, ... A.Ş. ise 44.300 Pay ile Şirket’in %1 Paya sahip ortağı olduğunu, davalı şirketin ortaklık yapısı belirtilen şekilde olup, celbedilecek ticaret sicil kayıtları da bu hususu teyit edeceğini, davalı şirketin ortaklık yapısı bu şekilde olmasına rağmen, davalı şirketin genel Kurul toplantılarında, ... Rektörlüğü, A Grubu çoğunluk hissesine dayanarak, Şirket Yönetim Kurulunu belirlemekte ve Şirket’in yönetimi bu ortağın inisiyatifinde sürdürülmekte olduğunu, müvekkil şirket ile diğer ortakların ise yönetim işlemleri de dahil olmak üzere şirketin işlemlerinden pek haberi olmamakta ve müvekkil şirkete bilgi de verilmediğini, davalı şirketin 26.05.2022 tarihli 2021 yılı Genel Kurul Toplantısında Şirket’in geçmişe yönelik 5 yılı ve 2022 yılı kapsayacak şekilde hukuksal ve finansal durumunun özel bir denetimle açıklığa kavuşturulması için yapılan girişimler sonucunda nihayet şirketin finansal tablolarına göre tespit ettirilen işlemlere ilişkin özel denetim raporu hazırlanmasına karar verildiğini, akabinde davalı şirketin 19.12.2022 tarihli Genel Kurulu Toplantısında ise gündeme eklenen ek madde uyarınca; ortakların yetkilendirdiği kişilerce davalı şirket ve iştiraklerinin ve ... ve ... A.Ş.’nin hisselerinin alış ve satış belgelerinin ... tarafından bildirilen gün ve saatte incelenmesi ve ortaklar tarafından iç denetim yapılması, iç denetim sonucunun bir sonraki bir sonraki olağan/olağanüstü genel kurulda değerlendirilmesine oybirliği ile karar verildiğini,Bundan önce, yani genel kurul toplantılarda yapılmasına karar verilen şirketin 5 yılını kapsayacak denetimi neticesinde düzenlenen özel denetim raporundan önce şirket nezdindeki hiçbir işlem Yönetim Kurulu tarafından açıklığa kavuşturulmamış ve diğer ortaklara bilgi verilmediği için 28.04.2023 günü yapılan 2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında Ortakların, “Yönetim Kurulu’nun Azledilmesi ve yeni Yönetim Kurulu’nun seçilmesi” konusunda gündeme madde eklenmesi talebi olmasına rağmen bu talep kabul görmeyerek toplantı başkanı tarafından usulsüz olarak Genel Kurul ertelendiğini, Bu kez, ertelenen 21.06.2023 tarihli Genel Kurul Toplantısında ise Yönetim Kurulu’nun, açılması lazım gelen davaların açılması ve gerekli işlemlerin yapılması konusunda yetkilendirilmesi talebi de gündeme alınmayarak reddedildiğini, ayrıca, toplantı gündeminde Bağımsız Denetim Raporu okunması yer aldığı halde Yönetim Kurulu Bağımsız Denetim Raporu’nu Genel Kurula getirmediğini, bu sebeplerle Yönetim Kurulu İbra edilmemiş durumda olduğunu, ilgili raporda belirtildiği üzere söz konusu satış işlemi, şirketin önemli miktarda aktif malvarlığının satışı niteliğinde olduğundan söz konusu payların devri işleminin yapılabilmesi için Genel Kurul kararına bağlanması zorunlu olduğu halde Yönetim Kurulu bu kararı almaksızın şirketin %100 paylarını devrettiğini, davalı şirketin ilgili dönemde %100 hissedarı olduğu ... ve ... A.Ş.’nin hisselerinin tamamının usul ve yasalara aykırı şekilde satışının yapıldığı ortada olup, söz konusu şirketin ... Kolejlerini işleten şirket olduğu gözetildiğinde ise şirketin önemli miktarda varlığına tekabül ettiğini, davalı şirketin 07.02.2022 tarihli ve ... Karar sayılı Yönetim Kurulu Kararının butlanı ile geçersizliğinin tespitine, iptaline ve eski halin iadesine karar verilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafından netice-i talepte "... sayılı Yönetim Kurulu kararının butlanı ile geçersizliğine, iptaline ve eski halin iadesi ile" istendiğini, bilindiği üzere butlan ve iptal edilebilirlik farklı geçersizlik halleri olduğunu, aynı anda her iki geçersizliğin de istenmesi mümkün olmayacağından talebin açıklanması, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, davacı taraf bu Şirketten herhangi bir kar elde edilmediğini bildiği gibi devredilmesi fikrinden ve sonrasında devir işleminin gerçekleştiğinden de haberdar olduğunu, davacının bu işlemi ve bu işlemin genel kurul kararı olmadan yapıldığını bilmesine rağmen uzunca bir süre bu talepte bulunmaması sebebiyle doktrindeki genel görüşe göre bu durumda butlanın süresizliğinden yararlanılamayacağını, bu sebeple zamanaşımı yönünden itiraz ettiklerini, gelinen noktada butlana konu bir yönetim kurulu kararı olmaması ve iptal edilebilirlik kapsamında ise 1 aylık süresi içerisinde iptal edilebilirlik davası açmadan beklenilmesi ile hak düşürücü sürenin geçtiğini, bu sebeple işbu davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili ...'nın %49 ..., % 47 ... ..., %3 ... Eta ..., % 1 ... A.Ş. Pay sahipliği ile faaliyet gösterdiğini, dava konusu satışının iptali talep edilen ... A.Ş. ise Müvekkili ... tarafından "Su ve Atık Su Konularında Ar-ge Çalışmaları Yapmak ve Arıtma Konularında ... ve Prototip Üretmek" amacıyla ... Anonim Şirketi adı ile 28.11.2017 tarihinde kurulduğunu, ancak 02.02.2020 tarihinde ... A.Ş.'nin yönetim kuruluna dönemin Rektörü ... ve Davacı tarafın Yönetim Kurulu Başkanı ... gelmiş, şirketin ana faaliyet konusu değiştirilmiş, Şirket unvanı da "... Şirketi'nden ... ve Bilim Eğitim Hizmeti Anonim Şirketi'ne" çevrilmiş olduğunu, bu tarihten sonra ülke çapındaki "... ... Okulları" pay devri ve yeni şube açılması yolu ile herhangi bir bedel ödemeksizin tüm borçları ile ... A.Ş 'ye devredildiğini, müvekkili Şirketin ...'un %100 ortağı bulunduğu dönemde söz konusu şirketten hiçbir menfaati olmamış ve kâr dağıtımından kâr almamış olduğunu, nitekim Genel Kurulca da incelenerek onaylanan ...'nın 2021 yılına ait şirket bilançoları incelendiğinde ... şirketinin önemli bir malvarlığı değerine sahip olmadığının gözüktüğünü, bu kapsamda ... şirket Esas Sözleşmesi, temsil ve ilzama yönelik iç yönergesi ve TTK hükümleri doğrultusunda, paylarına sahip olduğu ve zarar etmekte olan ... şirketini, Yönetim Kurulu'nun görev ve sorumluluklarına ve usule uygun olarak Yönetim Kurulu kararı ile devrettiğini, önemle belirtmek gerekir ki devredilen ... A.Ş., ... için önemli mal varlığı kapsamına girmediği gibi, ...'nın ana faaliyet konusunu etkiler nitelikte de olmadığını, bu sebeple ...'nın almış olduğu ... sayılı Yönetim Kurulu Kararı, davacı yanın iddiasının aksine TTK 391'e aykırı olmadığını, netice itibariyle Şirketin temsil ve ilzama ilişkin iç yönergesinde gösterilen "Şirketin temsil ve ilzamına ilişkin hususlarını düzenleyen İç Yönergede yer alan şirketi en geniş şekilde temsil ve ilzama, taahhüt altına sokmaya ve her türlü evrak ve işlemleri tanzim ve imzaya, A grubu imza yetkililerinden ikisinin şirket kaşesinin altına atacakları müşterek imzaları ile yetkilidir" düzenlemesi kapsamında Genel Kurul'un onayına gerek kalmaksızın A grubu imza yetkililerinin müşterek imzası ile bahse konu satış devir işleminin gerçekleşmesi hukuka uygun olup, işbu davanın reddinin gerektiğini beyan etmiştir.
DELİLLER
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; Bağımsız Denetim Raporu, Davalı Şirketin; 26.05.2022, 19.12.2022, 28.04.2023, 21.06.2023, 13.09.2023 tarihli vs. tarihli Genel Kurul Tutanakları, Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu, 07.02.2022 tarihli ve ... Karar sayılı Yönetim Kurulu Kararı, ... ... A.Ş. tarafından düzenlenen özel denetim raporu, Taraflara ait Ticari Defter ve Kayıtlar, Kamu Özel ve Tüzel Kişilerine yazılacak müzekkere ve cevapları, Banka Kayıtları, İTO Kayıtları, Bilirkişi İncelemesi, Keşif, Uzman Görüşü, Tanık, Yemin, Sair yasal tüm mevzuat deliline dayanmışlardır.
Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler heyetinden alınan █████/2025 havale tarihli raporlarında: ''...Bilanço değerleri itibarıyla ... Ve ... A.Ş.'nin davalı şirketin malvarlığı içinde önemsiz bir tutara karşılık geldiği, hisseleri devredilen ... A.Ş. davalı şirketin önemli miktarda malvarlığını oluşturduğu yönündeki davacı taraf iddiasının her hangi bir somut dayanağının bulunmadığı,
Faaliyetlerini sürdürebilecek düzeyde nakit akışı üretemediğinden borca batık duruma gelen ... A.Ş. ile davalı ... ... A.Ş. tamamen farklı alanlarda faaliyet göstermekte olup, hisseleri devredilen ... A.Ş.'nin davalı ... ... A.Ş.'nin varlığını sürdürebilmesi açısından hiçbir öneminin bulunmadığı, ... A.Ş. hisselerinin devredilmesiyle davalı şirketin faaliyet hacminde daralma meydana gelmediği gibi, tam aksine devir sonrasında davalı şirketin esas faaliyetleriyle elde ettiği net satış hasılatının önemli miktarda artmış olduğu, bu maddi gerçeklik karşısında hisse devir işleminin genel kurulun devredilemez yetkileri arasında bulunduğu yönündeki davacı taraf iddiasının dosya kapsamına uygun düşmeyeceği,
Ekonomik açıdan rasyonel bir tercih olmamakla birlikte devredilen ... A.Ş.'nin varlığını devam ettirebilmek için yüksek miktarlarda mali kaynağa ihtiyaç bulunduğu, ancak söz konusu kaynak ihtiyacının davalı şirketin mali imkanlarıyla karşılanabilmesinin mümkün olmadığı, bu itibarla ... A.Ş. hisselerinin devredilmesinin davalı şirket açısından yönetsel bir tercih olmaktan ziyade, şirket faaliyetlerinin devamı açısından alınması gereken zorunlu bir mali tedbir haline gelmiş olduğu,
Devredilen ... A.Ş. hisselerinin tekrar geri alınmasının davalı şirkete ciddi ölçüde zarar vereceği açık olup, dava konusu yönetim kurulu kararının iptalini gerektiren koşulların mevcut olmadığı,
TIK. m. 408/no.2,f hükmüne tabi olmadığından, hakkında genel kurul kararı bulunmadığı sebebiyle dava konusu devir işleminin batıl sayılamayacağı..." tespit ve rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalı ... ... A.Ş.'nin 07.02.2022 tarih ve ... sayılı yönetim kurulu kararı ile ... Ve ... A.Ş.'nin hisselerinin devredilmesine ilişkin kararının iptali istemine ilişkindir.
Davacı yan, devredilen ... A.Ş.'nin davalı şirketin önemli miktarda mal varlığını oluşturduğunu, bu sebeple devir işleminin TTK 408. madde kapsamında genel kurulun devredilemez yetkileri arasında bulunduğunu, genel kurul kararı olmaksızın yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek dava konusu yönetim kurulu kararının iptalini talep etmiştir.
Davalı yan ise, devredilen ... A.Ş.'nin davalı şirket için önemli mal varlığı teşkil etmediğini, şirketin faaliyet alanını etkilemediğini, borca batık durumda olan bu şirketin devredilmesinin yönetsel bir zorunluluk olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
O halde somut olayda çekişme, devredilen ... A.Ş. hisselerinin davalı şirketin önemli miktarda mal varlığını oluşturup oluşturmadığı, devir işleminin TTK 408/2-f kapsamında genel kurul kararı gerektirip gerektirmediği ve iptal koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 408. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendi uyarınca "şirket mal varlığının önemli miktarda toptan satışı" genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Düzenlemenin amacı şirketi ve dolayısıyla pay sahiplerini korumaktır. Önemli miktarın belirlenmesinde sadece sayısal oran değil, satılan varlığın şirketin faaliyetlerini önemli ölçüde sınırlayıp sınırlamadığı, şirketin işlem hacmini önemli ölçüde daraltıp daraltmadığı, şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati öneme sahip olup olmadığı gibi niteliksel unsurlar da dikkate alınmaktadır.
Aynı Kanun'un 391. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ise, genel kurulun devredilemez yetki ve görevlerine giren konularda alınan yönetim kurulu kararları butlan yaptırımına tabidir.
Her iki şirketin incelenen sicil kayıtlarına göre; davalı ... ... A.Ş.'nin 07.02.2013 tarihinde 50.000,00 TL sermaye ile ... ve ... ... tarafından kurulmuş olup, 2019 yılında sermayesinin 4.380.000,00 TL'ye çıkarıldığı, ana sözleşme gereği 5 üyeli yönetim kurulunun 3 üyesinin A Grubu pay sahiplerinin göstereceği adaylar arasından seçildiği, dava dışı ... Ve ... A.Ş.'nin ise 22.11.2017 tarihinde "... Şirketi" unvanıyla davalı ... tarafından %100 ortaklıkla kurulmuş olup, su ve atık su konularında Ar-Ge çalışmaları yapmak amacıyla kurulduktan sonra 04.02.2020 tarihinde ...'e %50-%50 oranında devredilmesi ile birlikte unvanının "... Ve ... A.Ş." olarak değiştirildiği ve faaliyet konusunun özel okul işletmeciliğine çevrildiği, akabinde 22.02.2021 tarihinde tekrar davalı ... tarafından %100 ortaklıkla geri alındığı ve nihayet 07.02.2022 tarihli dava konusu yönetim kurulu kararı ile 250.000,00 TL bedel karşılığında ...A.Ş. ve ... A.Ş.'ye devredildiği tespit edilmiştir.
Mahkememizce alının bilirkişi raporuna göre, devredilen ... A.Ş. ile davalı ... ... A.Ş. tamamen farklı alanlarda faaliyet göstermekte olup, davalı şirketin kuruluş amacı ve faaliyet konusu bilimsel ve teknolojik konularla ilgili iken, devredilen şirket ticari amaçlı eğitim hizmetleri ile iştigal etmektedir. Nitekim ... A.Ş. hisseleri 2022 yılı Şubat ayı başında devredilmiş olmasına rağmen, davalı şirketin 2022 yılı net satışlarının bir önceki yıla göre %62 oranında artmış olduğu bilirkişi raporunda tespit edilmiştir.
Bilanço değerleri itibarıyla da ... A.Ş.'nin davalı şirketin 2021 yılı bilançosunda "Mali Duran Varlıklar" hesap grubu altında 50.000,00 TL maliyet bedeliyle kayıtlı olduğu, bu tutanın davalı şirketin özvarlığı içindeki payının %0,39 gibi oldukça düşük bir oran teşkil ettiği anlaşılmıştır.
Yine devredilen ... A.Ş.'nin mali durumu incelendiğinde şirketin 2020 yılından itibaren borca batık durumda olduğu, 2023 yıl sonu itibarıyla 786.804.567,37 TL tutarında borca batık olduğu, vergi ve sigorta borçlarının 2 milyar TL'yi aştığı, şirketin sürekli zarar ettiği ve faaliyetlerini sürdürebilecek düzeyde nakit akışı üretemediği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti raporu ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; devredilen ... Ve ... A.Ş. hisselerinin davalı şirketin mal varlığı içinde önemsiz bir tutara karşılık geldiği, şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati öneme sahip olmadığı, devir işleminin davalı şirketin faaliyet hacminde daralma yaratmadığı gibi tam aksine faaliyet hacminin artmasına katkı sağladığı, dolayısıyla devir işleminin TTK 408/2-f anlamında "şirket mal varlığının önemli miktarda toptan satışı" kapsamına girmediği, bu sebeple genel kurul kararı alınması zorunluluğunun bulunmadığı, dava konusu yönetim kurulu kararının iptalini gerektiren koşulların oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!