Anahtar kelimeler: Özetidavacı Helikopter Davaitirazın Alamaması Havaalanları Uçuş Ambulans Bedelden Euro Yapacak

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:█████████ EsasKARAR NO:█████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO:████████ Esas - ████████ Karar TARİHİ:█████/2022DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:█████/2025İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... Havaalanları arasında uçuş yapacak ambulans helikopter hizmeti alınması için davalı şirkete 25.600 Euro bedel ödendiğini ancak davalı tarafça söz konusu hizmet verilmemesine rağmen müvekkilince ödenen bedelden 7.620 Euro kesinti yapılarak bakiye bedelin iade edildiğini, ayrıca müvekkilinin davalı şirketten uçuş hizmeti alamaması nedeniyle, başka bir şirketten hizmet almak zorunda kalıp fazladan 2.500 Euro uçuş bedeli ödediğini, hizmet alınmamasına rağmen ödemek zorunda kalınan toplam 10.120,00 Euro bedelin tahsili için başlatılar ... sayılı icratakibine itiraz edildiğini, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; davalının şimdilik 10.120,00-Euro tutarında taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki doğmuş ve doğacak mal, hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, yapılacak yarpılama sonucunda itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin kendi bünyesinde uçağı ya da helikopteri olmadığını, bu tarz uçuşlarda helikopteri yada uçağı, aracılık yapan ya da kendi hava aracı olan firmalardan kiraladığını, hasta ve hasta yakınlarına operasyonda destek olduğunu, hastanelerdeki doktorlarla görüşüp gerekli organizasyonu sağladıklarını, bu uçuşta da davacı tarafa sunulacak helikopter için, ... Şti. ünvanlı hava ambulansı firması ile anlaşıldığını ve bu firmaya bu uçuşla ilgili 24.600,00 Euro'ya helikopter kiralanacağı yönünde taahhüt verildiğini, hasta yakınının talebi üzerine helikopter iptal edilince müvekkili şirketin de ... Şirketine verdiği okeyi geri çekmek durumunda kaldığını, bu şirketin de müvekkili şirkete, anlaşılan rakamın % 30' u olan 7.380,00 Euro'nun iptal bedeli olarak yansıttığını, müvekkili şirkettin de hesabına yatan 25.600,00 Euro'nun 7.620,00 Euro' sunu iptal bedeli olarak keserek kalan 17.980,00 Euroyu iade ettiğini, söz konusu uçuşun kendileri tarafindan iptal edilmediğini, ileri sürülen iddiaların yerinde olmadığını beyanla, davanan reddine kerar verilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretini karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi █████/2022 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında;"Dava hukuki niteliği itibariyle, ... sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. ....Bilirkişi heyeti tarafından verilen raporda özetle; "Dava konusu olayda, davalı tarafından, uçuş iptali nedeniyle düzenlenen ve dayanağı mevcut olan fatura tutarını davacıdan talep edebileceği, bu nedenle davalının yapmış olduğu ücret iadesindeki fatura tutarı kadar olan 7.7620 EURO kesintinin yerinde olacağı,Davacının kaçırılan teklif sebebi ile ödediğini iddia ettiği farkı davalıdan talep edemeyeceği, Davalının aleyhine İstanbul Anadolu 14.İcra Dairesi nezdinde ... sayılı dosya ile başlatılan takibe vaki itirazının yerinde olacağı" şeklinde rapor sunulmuştur.Bilirkişi heyeti tarafından verilen ek raporda özetle; "23.07.2019 tarihinde Dalaman-İstanbul güzergahında özel firmalara helikopter/uçakla Ambulans uçuşu gerçekleştirilmediği, özel firmalara helikopter/uçaklarla gerçekleştirilen uçuşların Hava Taksi ve Özel uçuş amacı ile gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, Uçuş rotaları incelendiğinde Dalaman havalimanından ... ve ... havalimanlarına yapılan uçuşların (toplam 3 uçuş) uçuş planlarının çekildiği, rotaların standart havayolu uçaklarının kullandığı uçuş rotaları olduğunun tespit edildiği, Uçuş yapan şirketler, ...,... Havacılık, ... A.Ş'ler olduğu, yapılan yeniden inceleme sonucunda kök raporda ulaşılan görüşlerinin muhafaza edildiği, nihai takdir ve hukuki tavsifi tamamıyla Mahkemeye ait olduğu " şeklinde rapor sunulmuştur.Davacı tarafından gösterilen tanıklar dinlenmiş olup, Tanık ... 23.03.2021 tarihli duruşmada beyanında; Özel jet ve helikopter hava ambulansı kiralama işiyle uğraştığını, ...'in sahibi olduğunu, Davacıyı'da kendisine zaman zaman hizmet verdiği için tanıdığını, her uçak veya helikopterin bir kuyruk numarası olduğunu, Bu kuyruk numarasına göre uçuşların gerçekleştiğini, her helikopter veya hava ambulansı uçuş yapmadan önce bir uçuş planı hazırlayarak bunu sivil havacılığa sunduğunu,Sivil havacılıktan onay geldikten sonra uçuşun planlandığını, her istenildiği zaman kara yolu aracı gibi uçuş gerçekleştirilemediğini bu planlamada kimlerin, kaç yolcu seyahat edeceği, rotası yer aldığını,Özel sektörde hava ambulansının bulunmadığını, davaya konu tarihte de müsait değildi, hava ambulansı olarak Türkiye de Türk Hava Kurumuna ve skyline'a ait helikopterler mevcut olduğunu, bunlarda sağlık bakanlığı adına uçuş yaptığını,O dönemde ambulans helikopterin bulunmadığını, olsa idi davalı taraf gerekli bilgileri verirdi, davacı tarafın olay günü kendisini aradıklarını, ancak başka bir uçuş gerçekleştirdiği için dönüş sağlayamadığını, firmalarından jet uçuşu aldıklarını, zaten o an için helikopter ambulans müsatliği olmadığını, jet uçuşu müsait olduğunu, Helikopter müsait olsaydı talep edilen tarihte yaklaşık olarak 14.000 euro + KDV ücreti olurdu bu üst düzey çift motorlu bir helikopter için verilecek tutar olurdu. Jetler helikopterlerden daha hızlı hareket ettiğ için davaya konu tarihlerde jet için kiralama ücreti 6.000 -euro arasında bir rakam olurdu. Ambulansın KDV'si %1 olduğunu, davalının hava aracı olmadığını, kendileri gibi aracı bir firma olduğunu, Olay günü kendileri ile irtibatlaşmadıklarını,... havacılığın sektördeki yeri; sağlık hizmet desteği verdiğini,...'nın kendisine ait bir hava aracınınbulunmadığını, hava araçlarının ruhsat alma aşamalarında sağlık destek hizmeti sağladığını, ancak imkan buldukları zamanlarda hava aracı kiralamalarına inha'da aracılık ettiğini beyan etmiştir.Dosya kapsamına göre davacı ile davalı arasında arasında şifahi olarak hava ambulansı hizmeti alınmasına yönelik olarak anlaşıldığı, davalının kendi bünyesinde hava ambulansı veya ambulans uçak bulunmadığı, davalının hava ambulansı ve ambulans uçak kiralanmasına aracılık edip gerekli organizasyonları sağlayan bir firma olduğu, davalı ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında davacının talebi doğrultusunda ambulans helikopter hizmeti için sözleşme imzalandığı, ilgili sözleşmede uçuş iptali söz konusu olduğunda %30 oranında bir kesinti olacağının yazılı olduğu, sözleşmenin davacı tarafından feshedildiği, fesih nedeniyle davalıya gönderilen ücretten dava dışı İnha'nın 7.380 Euro kesinti yaptığı anlaşılmıştır. Davacı taraf davalı tarafından kaynaklanan sebeplerden ve ambulans helikopter kullanılmasını gerektiren acil durum olması sebebiyle sözleşmeyi feshettiklerini iddia etmiş ise de uçuşun iptalini gerektiren sebepler davacı tarafından somut olarak ispat edilememiştir. Davalı taraf ediminin ifası için üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiştir. Bilirkişi raporu ve tanık anlatımlarıyla ambulans hizmeti veren hava taşıtının sınırlı sayıda olduğu, rezervasyonla çalışıldığı, uçuş öncesi ücretinin tamamının alındığı, ücret ödendiğinde aracın rezerve edildiği, rezervasyon sonrası gelen taleplerin geri çevrildiği anlaşıldığından haklı sebep olmaksızın iptal edilen uçuş nedeniyle yapılan kesintinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.Davacı taraf davalı ile anlaşma yapılması sebebiyle ... tarafından verilen 4500 Euro'luk teklifi kaçırması ve başka şirketten hizmet alarak 2500 Euro fazladan uçuş bedeli ödediği iddiasıyla fazladan ödediği 2500 Euro'nun davalıdan tahsilini talep etmiş ise de yukarıda da bahsedildiği üzere uçuş haklı bir eden olmaksızın davacı tarafından feshedildiği gibi dava dışı ...'in 4500 Euroluk teklifinin Bodrum-Dalaman arası uçuş için olduğu, davacının iddia ettiği gibi Dalaman-İstanbul uçuşu için olmadığı, davacının başka firmadan 6750 Euroya aldığı uçuş hizmetinin Dalaman-İstanbul arası olduğu, dolayısıyla aynı şartlarda ... tarafından verilmiş bir teklif olmadığı, uçuş güzergahlarının farklı olduğu, davacının kaçırdığı bir fırsatın bulunmadığı anlaşıldığından davacının bu talebi de yerinde görülmeyerek davanın reddine yolunda aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Davalının kötüniyet tazminatı talebi de şartları oluşmadığından reddedilmiştir..."gerekçesi ile,''1-Davanın reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olayın yerel mahkeme tarafından yanlış yorumlandığını, salt bilirkişi raporuna göre görünürde gerekçeli karar oluşturulduğunu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, delillerinin eksik toplandığını, davalının dolandırıcılık niteliğindeki davranışlarının görmezden gelindiğini, kararın bütünüyle hakkaniyete aykırı ve eksik incelemeye tabi olduğunu,23.07.2019 tarihinde Müvekkil şirket Yönetim Kurulu Başkanı'nın eşinin teknelerinde bayılarak yere yığılması ve kasılmalarının olması gibi müdahale edilmesi gereken acil bir sağlık probleminin bulunması nedeniyle hava ambulans uçak hizmetine ihtiyaç duyulduğunu ve İnternet üzerinden yapılan araştırma sonucunda güvenilir bir firma izlenimi veren davalı firmaya ulaşıldığını, müvekkil şirket tarafından başka firmalardan da özel uçuş hizmeti alındığını, ancak sağlık durumu önem arz ettiğinden ambulans uçak hizmetine ihtiyaç duyulduğunu, hastanın ambulans uçak ile doktorunun bulunduğu İstanbul'daki Amerikan Hastanesine getirilecek olduğunu, durumun hastaneye bildirildiğini, doktorun hazır beklediğini, davalı firmaya söz konusu acil sağlık probleminin bildirildiğin, davalı firmanın ambulans uçaklarının olduğunu ve uçağın müsait olduğunu, derhal uçuş yapabileceklerini, uçuşa hazır olduklarını, hastayı hotelden (Marmaris de bulunan) ambulans helikopter ile alarak Milas'ta bulunan ambulans uçak ile İstanbul'a getirebileceklerini, İstanbul Havalimanından da kara ambulansı ile Amerikan Hastanesine transfer edeceklerini belirttiğini, Hasta, uçağa binmek üzere Dalaman'a transfer edilecek iken, davalının bu teklifi üzerine Müvekkil tarafından hasta ve refakatçisine haber verilerek helikopter geliyor bekleyin denildiğini, davalının ambulans uçuş hizmeti verilmeden evvel hizmet bedelinin ödenmesi gerektiğini müvekkile bildirdiğini, acil şekilde ambulans uçuş hizmetine ihtiyaç duyan müvekkil tarafından iletişime geçilmesinden çok kısa bir süre sonra saat 11:13' te uçuş için talep edilen 25.600 EURO bedelin davalı firmanın hesabına yatırıldığını,Davalı firma ile 10:30'daki yazışmalardan da anlaşılacağı üzere, acil hasta olması sebebiyle ve zamanla yarışılması sebebiyle anlaşma sağlandığının sabit olduğunu, davalının verdiği saatlere göre 12:30'da hastanın alınması ve İstanbul'a gidilmesi, uçuş süresi göz önüne alındığında 14:30 civarı İstanbul'da olunmasının planlandığını, acil hasta sebebiyle dakikaların önemli olduğu bu anlarda, 14:30 yerine davalı firma yetkilisi tarafından akşam 19:00 - 20:00 civarı, yani anlaşmanın sağlandığı saate göre çok farklı ileri bir saatte İstanbul'da oluruz denilmesi, üstüne bu bilginin ödeme yapıldıktan sonra aktarılması, müvekkil şirket tarafından acil hastası sebebiyle dakikalarla yarışıldığı anlarda uçuşun çok haklı sebeple iptalini gerektirdiğini,Müvekkilin acil ve önemli bir sağlık probleminden ötürü hava ambulans hizmeti aldığını, davalı firmanın müvekkilin bu hassas durumundan yararlanarak ödemeyi alana kadar uçuşu hemen yapabileceklerini belirttiğini, ancak ödemenin yapılmasından sonra hazır olduğunu belirttiği uçuş hizmetini en başta bildirdiği saatten çok sonra vereceğini söylediğini, müvekkil şirket Yönetim Kurulu Başkanı ...'nun davalının tavırları karşısında dolandırıldığını anladığını, ancak hastasının durumunun aciliyeti sebebiyle dolandırıcılık olayı ile ilgilenemediğini,Davalı firmanın internet sitesinde ambulans uçak talebi nereden gelirse gelsin, yurtiçinde dakikalar içinde ulaşabileceğinin kendisi tarafından beyan edildiğini, davalı firmanın kendi internet sitesinde yazdığı şekilde bir uçuş hizmeti veremeyeceğini/vermesinin mümkün olmadığı, internet sitesinin hasta kişilerin bu halini fırsat bilerek dolandırmak üzerine kurulduğunun açık olduğunu,Hava ambulans hizmetinin ya acil nitelikte bir sağlık problemi olduğunda ya da kara yoluyla ulaşımın mümkün olmadığı hallerde alınan bir hizmet olduğunu, özellikle özel bir firmadan alınan hava ambulans hizmetinin bedeli (25.600 Euro) göz önüne alındığında, bu kadar yüksek tutarlı bir hizmetin acil ve endişe duyulan bir sağlık problemi sebebiyle alınacağının aşikar olduğunu, ambulans uçak hizmetinin alınamaması sonrasında alınan normal bir özel uçuş hizmetine ödenen bedelden de anlaşılacağı üzere, normal bir yurtiçi özel uçuşun max bedelinin 6000-7000 Euro olduğunu, hava ambulans hizmetinin özünde acil nitelikteki, hastanın yakınlarını ve kendisini endişelendiren sağlık problemleri yattığını, yoksa normal şartlarda hiç kimsenin bir uçuş için 25.600 Euro gibi oldukça yüksek bir bedel ödemeyeceğini, Bununla birlikte olaydan sonra müvekkilin, olayın yaşandığı tarihte yurt içinde ambulans uçak/helikopter olmadığı bilgisini de haricen edindiğini, bu sebeple taraflarınca öncelikle Sağlık Bakanlığı'ndan özel ambulans hava araçlarının sorulması akabinde de olayın gerçekleştiği 23 Temmuz 2019 tarihinde bu uçakların nerede olduklarının ... Havacılıktan sorulmasının talep edildiğini,Sağlık Bakanlığı tarafından gönderilen 22.03.2021 tarihli müzekkere cevabında, olayın gerçekleştiği 23.07.2019 tarihinde ruhsatlı olan ve faaliyetine aktif olarak devam eden Hava Ambulans bilgilerinin gönderildiğini, bu bilgilere göre aktif olan 4 adet hava ambulansının bulunduğunu, bunların; 2 adet ... Ambulans Servisi, 1 adet ... Hava Ambulans Servisi ve 1 adet ... Ambulans Servisi olduğunu, Sağlık Bakanlığından gelen cevaba istinaden söz konusu ambulans helikopter / uçakların 23 Temmuz 2019 tarihinde nerede olduğunun Sivil Havacılık ve Devlet Hava Meydanları Kurumlarından sorulması taleplerinin mahkemece değerlendirilmediğini, eksik inceleme ile hukuka aykırı şekilde davanın reddine karar verildiğini,Davaya konu olayda gerek hava ambulans hizmetinin acil sağlık problemine rağmen türlü bahanelerle, ödeme öncesi beyanlarına karşın, ödemeden sonra bildirilen saatten tam 8 saat sonrasında verileceğinin beyanı, gerekse olayın olduğu tarihte yurt içinde ambulans uçak olmadığının öğrenilmesi nedeniyle davalının dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğinin ortada olduğunu, davalının yargılama boyunca müvekkile hizmet vereceği uçağın kuyruk/tescil numarasını da bildiremediğini, ortada dolandırıcılık olduğu çok açık olan olaya ilişkin bu hususlar defalarca kez dile getirilmesine rağmen, beyanlarının mahkemece dikkate alınmadığını,Davalının da delil olarak dayandığı whatsapp yazışmalarında; açıkça kesintinin dayanağının blokeli helikopter ve uçak olduğunun belirtildiğinden, taraflarınca yerel mahkemeden bloke edildiği söylenen hava aracının kuyruk numarası, uçuş planı gibi bilgilerin davalı ve İnha Havacılık...Şti.'nden HMK 220 ve 221. maddeleri uyarınca sorulması ve ibrazı istenilen bilgi ve belgeler sunulmadığı takdirde de mahkemece tarafımızca böyle bir uçuşun davalı tarafından yapılamayacağı ve müvekkilden 7.620 Euro'nun haksız ve hukuka aykırı olarak kesildiği yönündeki beyanlarının kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, ancak bu taleplerinin gözetilmediğini, mahkemenin aracın rezervasyonu nedeniyle rezervasyon sonrası gelen taleplerin geri çevrildiği şeklinde hayali bir yorumla, kesintiyi uygun bulduğunu ve davanın reddine karar verdiğini,Davalı firma yetkilisinin 12:36' da yazdığı mesajında "bir helikopteri ve Milas'ta bir uçağı bloke ettiklerini" söyleyerek kesinti adı altında 7.620 Euro'yu müvekkile iade etmediğini, müvekkilin davalı tarafından oyalandığını, hastanın acil sağlık problemi fırsat bilinerek dolandırıldığını, hizmetin verileceği ambulans uçağın kuyruk/tescil numaralarının dahi bildirilememesinin de bunun en açık ispatlarından olduğunu, bununla birlikte, DHMİ'den gelen cevap ile ortada olduğu üzere, 23.07.2019 tarihinde davalı firma ya da İnha...şti. tarafından bildirilmiş/iptal edilmiş bir uçuş planı da olmadığını, acil olan bir durumda, hastanın 12:30 da aldırılacağının davalı tarafından söylenmesine rağmen, çekilmiş bir uçuş planının dahi olmamasının da davalının dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğinin bir diğer ispatı olduğunu, tüm bu verilerin, davalının müvekkile sözleşme ile taahhüt ettiği uçuşu yerine getirmeyeceğinin, rezerve edilmiş herhangi bir hava ambulansı aracı olmadığının davalının müvekkili dolandırdığına emare olduğunu,Müvekkile akdin kurulmasından (ödemenin yapılması) evvel, iptal halinde kesinti vb. yazılı bilgilendirme de yapılmadığını, yine cayma bedeli altında kesilen tutarın yasal dayanağının da bulunmadığını, davalı ve müvekkil şirket arasında, olayın (hastanın durumunun) aciliyeti sebebiyle yazılı bir sözleşme yapılmadığını, müvekkilin havacılık sektöründe faaliyet gösteren bir tacir deolmadığını, davalının ahlaklı ve basiretli bir tacir gibi taahhüt ettiği edimi gerçekleştirme iradesinde ve eyleminde olduğu varsayımında dahi; müvekkile uçuşun iptali durumunda ödenen bedelden kesinti istenebileceğine dair yazılı bir bilgilendirmede bulunması ve Müvekkilin de bu bilgi ile sözleşmeyi yapıp yapmayacağına karar vermesi gerektiğini, zira bu bilgilendirmenin müvekkilin sözleşmeyi kurup kurmayacağını tamamen etkileyebilecek nitelikte olduğunu, ödemeden yani akdin kurulmasından evvel müvekkile kesinti konusunda yazılı bir bilgilendirme yapılmadığından, bu kesintinin yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, tacirler bankalarla işlem yaptıkları halde dahi, genel işlem koşulu niteliğinde de olsa yazılı kredi sözleşmeleri ile cayma ve cezai şart gibi konularda yazılı olarak bilgilendirilmekte olduklarını, işbu uyuşmazlık konusunun da Müvekkilin ticari faaliyetini gerçekleştirdiği alandaki bir iş olmadığını, dolayısıyla, Müvekkilden önceden bilgilendirme yapılmaksızın cayma bedeli adı altında 7.620 EURO kesinti yapılmasının hukuka ve hakkaniyete uyar hiçbir yanının olmadığını,...Dosya kapsamında alınan 25.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda cayma bedeli kesilebileceğine dair dayanak gösterilen teamülün, TTK gereği taraf iradelerinin yorumlanması haricinde mahkeme yargısına esas teşkil edemeyeceğini, bilirkişinin, havacılık sektöründeki teamül gereği cayma bedeli istenebileceği tespitinin birçok sebepten ötürü dayanaktan yoksun, hukuka aykırı nitelikte olduğunu, öncelikle 25.10.2021 tarihli kök raporu tanzim eden bilirkişinin uzmanlığında "hava taşımacılığı" yazmasına rağmen havacılık sektöründe çalışan ya da uzmanlığı bulunan biri olmadığını, bilirkişinin, davalı şirketin yetkilisinin tanık ifadesine dayanarak, bilgisi olmadığı bir konuda nitelendirme yapmasının kabul edilemeyeceğini, teamülün, irade açıklamalarının yorumu haricinde, mahkemenin yargısına esas alınamayacağınıbu minvalde gerek kök gerekse ek bilirkişi raporu bilimsel ve teknik dayanaklardan uzak raporlar olduğunu ve hükme esas alınmasının mümkün olmadığını,Davalının, hava ambulansını kiraladığını belirttiği...Şti.'ye uyuşmazlık konusu uçuş için ödeme yapmadığının dosya kapsamında sunduğu dekontlar ile sabit olduğunu, yerel mahkemenin kararında dava dışı ...Şti.'ye 7.380 euro kesinti yapıldığı tespitinin dosya kapsamına aykırı olduğunu, davalı şirketin...Şti.'ye yapıldığı iddia edilen ödemelerin dekontlarının dökümünün;02.09.2019 tarihinde 650 TL06.11.2019 tarihinde 2000 TL05.12.2019 tarihinde 1400 TL05.12.2019 tarihinde 3200 TL 18.01.2020 tarihinde 1632 TL olmak üzere 8.882 TL olduğunu, bu ödeme dekontlarının hiçbirinde 23.07.2019 tarihinde planlanan dava konusu uçuşa ilişkin ödeme olduğuna dair açıklama olmadığını, tacir olan bir tarafın cari hesap ilişkisi içerisinde özellikle yaptığı tüm ödemelerde açıklama yazmasının elzem olduğunu, aksi halde bu ödemenin üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmesinin beklenemeyeceğini, Müvekkilin davalı şirketten ambulans uçak hizmeti alamayıp, haksız yere parasının tamamı iade alamadığı gibi, bir de ... tarafından kendisine teklif edilen uygun fiyatlı uçuş hizmetini de kaçırdığını, davalı firma ile ambulans helikopter için görüşme yapmadan evvel, ... isimli özel uçuş hizmeti veren bir firmadan da 4.250 EUR + KDV teklif alındığını, (aradan geçen sürede 4.250 EUR+ KDV bedelli teklif edilen uçak başka bir kişiye kiralanmış) 4.250 EUR + KDV fiyatı ödeyecekken 6.750 EUR + KDV bedel ödemek durumunda kaldığını, bu sözleşme için ...'in taraflarına KDV ile birlikte 23.07.2019 tarihli 7.9565 EUR bedelli fatura düzenlediğini, bu faturanın da taraflarınca KDV dahil edilerek 7.965 EUR olarak 31.07.2019 tarihinde ödendiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; taraflar arasında sözlü olarak akdedilen ambulans helikopter hizmeti alınmasına ilişkin sözleşmeden davacı tarafından dönülmesi sebebiyle ödenen ve davalı tarafından davacıya iade edilmeyen bakiye bedelin ve uğranılan menfi zararın davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı vekili, davalıdan Dalaman-İstanbul Havalimanları arasında uçuş yapacak ambulans helikopter hizmeti alınması için görüşme yapıldığını ve davalı tarafından talep edilen bedelin önceden gönderildiğini, bedelin gönderilmesinden sonra davalının uçuş sonrası helikopterin ancak 19:00-20:00 saatleri arasında İstanbul'a iniş yapabileceğini söylemesi üzerine sözleşmeden dönüldüğünü ve bedelin iadesinin talep edildiğini, davalı tarafından aracın bloke edildiği gerekçe gösterilerek haksız olarak ödenen bedelden 7.620 Euro kesinti yaptığını ve bu bedeli iade etmediğini, ayrıca davalı ile görüşme yapmadan önce başka bir firma ile görüşülüp teklif alındığını, davalıdan hizmetin alınamaması üzerine aynı firmadan bu kez fazla bedel ile uçak kiralandığını ve 2.500 Euro zarara uğranıldığını iddia etmiştir. Davalı vekili, davacının ambulans helikopter hizmeti almak için kendilerine ulaştığını, kendilerinin ambulans helikopter hizmeti verilmesine ilişkin aracılık faaliyeti yürütüldüğünü, kendilerinin de hizmetin verilmesi için dava dışı ....Ltd. Şti. İle helikopter kiralanmasına ilişkin sözleşme akdedildiğini, gün içerisinde hizmetin davacıya verileceğinin taahhüt edildiğini, davacı tarafından hizmet bedelinin ödendiğini, davacının başka şirketten daha uygun hizmet alması sebebiyle davalının aracılık ettiği uçuşun iptal edildiğini, uçuşun iptal edilmesi sebebiyle dava dışı şirketin davalıya % 30 oranında iptal bedeli yansıtıldığını, sözleşmeden davacı tarafından dönülmesi sebebiyle açılan davanın haksız olduğunu savunmuştur.Taraflar arasında davacının bir sağlık problemi sebebiyle davalı tarafından davacıya Dalaman-İstanbul Havalimanları arasında uçuş yapacak ambulans helikopter hizmeti verilmesine ilişkin sözlü olarak sözleşme akdedildiğine, davacı tarafından sözleşmeden dönüldüğüne ve davalıya ödenen 25.600 Euro bedelin 17.980 Euro kısmının davacıya iade edildiğine, bakiye kısmının davalı tarafından iade edilmediği ilişkin ihtilaf bulunmamaktadır.Taraflar arasındaki temel ihtilaf söz konusu sözleşmeden davacının haklı olarak dönüp dönmediği, davalının davacı tarafından ödenen bedelden kesinti yapmasının haklı olup olmadığı, davacının menfi zarara uğrayıp uğramadığı noktasındadır. Taraflar arasındaki whatsapp yazışmalarına göre davacının ambulans helikopter hizmeti için █████/2019 tarihinde sabah saat 10:30 sıralarında davalıya ulaştığı, davalı tarafından ekibin yönlendirileceği, izinlerin ardından hemen kalkılacağı, inmeden yarım saat sonra haber verileceği, hastanın 2 saat içerisinde hazır olması gerektiği ve hastane ile kontağı kendilerinin kuracağının belirtildiği, yapılan pazarlık sonrası bedelin ve hesap bilgilerinin iletildiği, davacı tarafından ücretin yatırıldığı, saat 12:30 civarında helikopter ile İstanbul'a gelişin saat 19:00-20.00 saatlerini bulmasından dolayı davacı şirket yetkilisi tarafından uçuşun iptal edildiğine dair davalı ile davacı çalışanı arasında görüşme yapıldığı, davalı tarafından uçuşun iptali halinde % 30'luk kesinti yapılacağının, helikopteri ve uçağı bloke ettiklerinin ve kesintilerin kendileri ile alakalı olmadığını, kesintinin davacı şirket yetkilisi tarafından kabul edilmediğinin belirtildiği görülmüştür.Davalı tarafından davacıya sözleşmenin kurulma aşamasında ekibin yönlendirileceği ve hastanın iki saat içerisinde hazır olması gerektiği iletilmesine ve buna istinaden davacının sözleşmeyi kabul ederek ödeme yapmasına rağmen davalının daha sonra uçuşun geç saatte gerçekleşeceğini iletmesi sebebiyle acil sağlık sorunu sebebiyle ambulans helikopter kiralamak isteyen davacının sözleşmeden dönmesinin haklı sebebe dayandığı, davalı vekili, davacıdan yapılan kesintinin helikopterin kiralandığı dava dışı... Havacılık ....Ltd. Şti.ile aralarında akdedilen █████/2019 tarihli hava ambulans kira sözleşmesindeki kesinti maddesine istinaden yapılarak dava dışı şirkete ödendiğini savunmuş ise de, davacının söz konusu sözleşmenin tarafı olmadığı, sözleşmenin nispiliği ilkesi gereğince tarafı olmadığı sözleşme hükümlerinin davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, cayma parasının ancak taraflar arasında kararlaştırılmış olması halinde talep edilebileceği, davacı ile davalı arasında ambulans helikopter hizmeti verilmesine ilişkin cayma parası ödeneceğine ilişkin madde içeren yazılı bir sözleşmenin yapılmadığı, davalı tarafından % 30 kesinti yapılacağına ilişkin bildirimin davacı tarafından kabul edilmediği gibi, davalı tarafından söz konusu kesintinin dava dışı şirkete ödendiği savunulmuş ve buna ilişkin banka dekontları sunulmuş ise de, davalı ile dava dışı şirket arasında cari hesap ilişkisi olduğunun davalı tarafından beyan edildiği, uçuş tarihinden ve dava tarihinden sonraki tarihlere ait banka dekontlarının küçük meblağlar ile yapılan ödemelere ilişkin herhangi bir açıklama içermediği ve söz konusu ödemelerin davacıdan yapılan kesintiye ilişkin ödeme olduğunu ispat eder nitelikte olmadığı, yine whatsapp yazışmalarında helikopter ve uçağın blokeli olduğu ve kesintinin kendilerinden kaynaklanmadığı belirtilmiş ise de, hava sahasını kullanacak araca ilişkin yapılmış bir uçuş planına, uçuş planının geri çekilmesine ve blokeli olduğu belirtilen helikopter veya uçağa ve rezervasyon bilgilerine ilişkin herhangi bir somut delil dosyaya sunulmadığı ve dava konusu kesintinin haklı ve hukuki dayanağı bulunmadığı anlaşılmakla Mahkemece bu bedelin kabul edilerek hüküm altına alınması ve alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerekmesine rağmen reddine karar verilmesi isabetli olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.Davacı vekili, davacının, davalı firma ile ambulans helikopter için görüşme yapmadan evvel, ... isimli özel uçuş hizmeti veren bir firmadan da 4.250 EUR + KDV teklif aldığını, ancak acil ihtiyacı olan ambulans helikopter/uçak uçuş hizmetini davalıdan alacağı inancı ile davalı ile sözleşme yaptığını ve ucuz özel uçuş hizmetini kaçırdığını, davalıdan hizmet alamaması üzerine tekrar önce teklif aldığı firmadan bu kez 6.750 EUR + KDV bedel ödeme yaparak aynı hizmeti almak zorunda kaldığını, bu sebeple uğranılan 2.500 Euro zararın ödenmesini talep etmiştir. Ancak Mahkemece gerekçeli kararda da belirtildiği üzere söz konusu teklifin Bodrum-Dalaman arası için verildiğinin sunulan sözleşmede belirtildiği, davacı tarafından sözleşmenin matbu olarak hazırlandığı ve sehven bu şekilde yazıldığı iddia edilmiş ise de, sonradan düzenlenen sözleşmenin de matbu olmasına rağmen kalkış ve varış yerlerinin farklı belirtildiği dikkate alındığında söz konusu iddiasına ilişkin somut bir delil sunulmadığından menfi zarara ilişkin talebin reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle; davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE,-İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2022 tarih ve ████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,2-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;-Davalı borçlunun İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takip dosyasındaki icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 7.620 Euro asıl alacak ve asıl alacağa takip talebindeki faiz oranını geçmemek üzere icra takip tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet bankalarınca Euro üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faizi ile birlikte aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,-Hüküm altına alınan asıl alacağın icra takip tarihindeki kur karşılığı (47.340,01 TL)'nin %20'si oranı olan 9.468,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, -Reddedilen kısım yönünden davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 3.266,48 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 770,19 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.496,29 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 770,19 TL peşin harç ve 44,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 814,59 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından sarf edilen 1.439,10 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.079,32 TLsinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan 1.600,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 395,36 TLsinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar ve tarifenin 13/1 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,8-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar ve tarifenin 13/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 15.688,50 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,9-1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 993.82 TLsinin davalıdan, 326,18 TLsinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,10-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN:11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 12-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 13-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 93,00 TL dosya masrafı olmak üzere toplam 313,70 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,14-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 15-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.