Anahtar kelimeler: Alanya Kyb Bina Muhafaza Eşya Yenilenmesi Görüşü Mahiyetinde Havale Adalet
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

    SAYISI : ████████ D. İş
    SUÇ : Hırsızlık
    İNCELEME KONUSU
    KARAR : İtirazın reddi
    KANUN YARARINA BOZMA
    YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2025 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
    "Alanya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2024 tarihli ek kararı ile hakkında beraat kararı verilen inceleme dışı diğer sanık ... 'in █████/2024 havale tarihli dilekçesindeki beyanlarının yeni delil mahiyetinde değerlendirilemeyeceğinden bahisle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiş ise de;
    Dosya kapsamına göre, sanık hakkında Alanya 6. Asliye Ceza Mahkemesince bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmesini müteakip, hakkında beraat kararı verilen inceleme dışı diğer sanık ...'in █████/2024 havale tarihli dilekçesinde özetle; dosyadaki hırsızlık olayını kendisinin yaptığını, suça konu motorsikleti yerinden alarak ...'ta bulunan çiftliğe götürdüğünü, birkaç ay kullandığını, sonrasında jandarma gelerek motorsikleti aldığını, başına bir şey geleceğinden korktuğu için söyleyemediğini, ...'ta bulunan çiftlikte motorsikleti kullandığını gören çok sayıda insan olduğunu belirttiği, inceleme dışı sanığın dosyaya ibraz edilen işbu dilekçenin sanık müdafii tarafından yeni delil olarak öne sürüldüğü anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 311/1-e maddesinde yer alan; “Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa” şeklindeki düzenleme uyarınca kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan ve yukarıda bahsedildiği gibi yargılamanın yenilenmesi talebinde belirtilen iddiaların diğer deliller ile birlikte değerlendirildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311/1-e maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi sebebi olabileceği nazara alınarak, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olduğuna karar verildikten sonra, tanıkların da beyanı alınarak sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
    II. GEREKÇE
    Dosya kapsamına göre; 20.10.2020 olan suç tarihinin, karar başlığında 21.01.2020 olarak yazılmasının, mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olduğunun kabulüyle yapılan incelemede;
    Katılan ile aynı binada oturan inceleme dışı sanık ... ve ...'nin oğlu olduğu anlaşılan hükümlü ... hakkında, katılanın apartman bahçesine üzerini kapatarak bıraktığı motosikletini birlikte çaldıkları iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Alanya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2023 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile hükümlü ...'in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 62/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; inceleme dışı sanık ...'in ise 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 62/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; anılan bu mahkûmiyet hükümlerinin ... ve ... tarafından istinaf edilmesi üzerine yapılan istinaf incelemesi neticesinde; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 22.01.2024 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile ...'in istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle ... hakkındaki hükmün kesinleştiği; inceleme dışı sanık ... hakkında ise "Dosya kapsamından; suça konu motosikletin Alman uyruklu bir kişiye ait olduğu, katılan ve sanıklarla aynı apartmanda ikamet ettiği, motosiklet sahibinin █████/2019 günü evde ölü olarak bulunduğu, bahçedeki motosikletinin apartman yöneticisi olan katılana Cumhuriyet Savcılığı kararı ile yediemin olarak teslim edildiği ve katılanın da apartman bahçesine üzerini kapatarak bıraktığı, daha sonra bıraktığı yerde motosikletin bulunmadığını görerek şikayetçi olduğu, katılanın aynı apartmanda oturan sanıkların daha önceden hırsızlık olaylarının olması nedeniyle kendilerinden şüphelendiği ve sanıklara ait başka bir yerde çiftliklerinin bulunması nedeniyle bu çiftliğe yakın olan arkadaşına durumu bildirerek motosikletin özelliklerini de belirtip, çiftlikte görürse kendisine haber vermesini istediği, arkadaşının da bu motosikleti çiftlikte kullanılırken görüp resmini çekerek katılana gönderdiği, katılanın da aynı motosiklet olduğunu tespit etmesi üzerine kolluğa haber verdiği suça konu motosikletin plakasız bir şekilde çiftliğe yakın bir yerde kırmızıya boyanmış şekilde bulunduğu, katılanın tüm aşamalarda ...'in motosiklet kullanmayı bilmediğini ve kullanmadığını, oğlu olan diğer sanığın motosiklet kullanmayı bildiğini bildirdiği;
    Katılanın arkadaşı tarafından suça konu motosikletin çiftlik içerisinde kullanıldığı görülerek katılana bildirilmesi, ayrıca ...'in bu motosikleti ... isimli arkadaşının çiftliğe getirdiğini, kullandığını, daha sonra rahatsızlanınca çiftliğe bırakıp gittiğini ve bıraktıktan 1 yıl sonra da öldüğünü, motosikletin arkadaşına ait olduğunu savunması, ... 'in getirtilen nüfus kaydından █████/2020 tarihinde öldüğü, sanık ...'ın beyanına göre motosikletin 1 yıl önce çiftliğe bırakıldığı kabul edilirse █████/2019 tarihinde bırakılmış olmasının gerektiği, oysa o tarihte motosikletin daha çalınmamış ve sahibinin ölmemiş olduğu, sahibinin kullanımında olduğu, bu nedenle sanık ...'in beyanının gerçeği yansıtmadığı, ancak diğer sanık ...'in sanık ...'in eylemine katıldığına dair tanık beyanı, görüntü kaydı, parmak izi bulunmadığı, sanığın da tüm aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi karşısında beratine karar verilmesi gerektiği" şeklindeki gerekçeyle istinaf mercii tarafından ... hakkındaki mahkûmiyet kararı kaldırılarak, ...'in beraatine karar verilmesinin ardından anılan beraat hükmünün kesinleşmesinin akabinde ...'in 08.03.2024 havale tarihli dilekçesinde özetle; dosyadaki hırsızlık olayını kendisinin yaptığını, suça konu motosikleti yerinden alarak ...'ta bulunan çiftliğe götürdüğünü, birkaç ay kullandığını, sonrasında jandarmanın gelerek motosikleti aldığını, başına bir şey geleceğinden korktuğu için söyleyemediğini, ...'ta bulunan çiftlikte motosikleti kullandığını gören çok sayıda insan olduğunu belirttiği anlaşılmış ise de;
    İnceleme dışı sanık ...'in yargılama konusu hükümler kesinleşinceye kadar vermiş olduğu aşamalardaki bütün savunmalarında motosiklet kullanmayı bilmediğini belirtmesine karşın oğlu olan hükümlü ... hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün ve kendisi hakkında verilen beraat hükmünün kesinleşmesinden sonra beyanını değiştirerek atılı suçu kendisinin işlediğine yönelik ikrar mahiyetinde vermiş olduğu dilekçesinin, bilhassa bu dilekçe içeriğinde, suça konu motosikleti çiftliğe götürdüğünü, orada birkaç ay kendisinin kullandığını ve çiftlikte motosikleti kullandığını gören çok sayıda insan olduğunu belirtmesi hususu da nazara alındığında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri başlıklı 311. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde "Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca "Yeni delil" olarak kabulünün mümkün olmadığı, bu dilekçenin hükümlü ...'i suçtan kurtarmaya yönelik "sözde ikrar" niteliği taşıyan ifadelerden oluştuğu değerlendirilmekle; yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair ek karara karşı yapılan itiraz üzerine itiraz mercii tarafından verilen itirazın reddine ilişkin kararda bir isabetsizlik görülmemesi nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
    III. KARAR
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!