Anahtar kelimeler: Müdüre Şuan Mutat Geçimini Sorduğunda İhyası Süredir Şoför İlinde Sıkıntı

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA: Şirketin İhyası (TTK Geçici 7. Madde Uyarınca)
DAVA TARİHİ: █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası (TTK Geçici 7. Madde Uyarınca) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili --------- ilinde ikamet ettiğini, müvekkilinin geçimini işçi olarak sağladığını, kendisi şuan özel bir turizm şirketinde şoför olarak çalıştığını, yine müvekkilinin özel güvenlik kimlik belgesine sahip olduğu ve bir süredir özel güvenlik olarak çalıştığını, müvekkilinin özel güvenlik olarak çalışırken mutat olarak güvenlik işini icra ederken bahsi geçen davalı şirkete yüzde bir pay oranı ile ortak yapıldığını, müvekkilinin işe giriş evraklarını imzalarken bir takım belgeleri de imzaladığını, bu belgeleri imzalarken müvekkilinin sorumlu müdüre sorduğunda "herhangi bir sıkıntı olmayacağını zaten yüzde bir payının olduğunu herhangi bir görevinin olmadığını güvenlik olarak çalışmaya devam edebileceğini" söylediğini, bu olaylar tarih itibariyle 2011 yılında gerçekleştiğini, daha sonrasında müvekkilinin şuan ki şirkette şoför olarak çalışırken şirketteki maaş hesabına haciz konulduğunu, müvekkilinin daha önce herhangi bir icralık durumu olmadığını, müvekkilinin ---------gittiğinde borcun kaynağının yüzde bir paya sahip olduğu şirket olduğunu öğrendiğini, müvekkilinin herhangi bir kar payı kar ödemesi almadığı halde ilgili borçlarının olduğunu, müvekkilinin bu esnada davalı şirkete ulaşmaya çalışmış ancak herhangi bir muhatap ve adres bulunamadığını, şirketin borca batık veya ticari faaliyetini sona erdiğini düşündüklerini, yine bu bilgiler ışığında ortaklıktan çıkmak amacıyla dava açtığını, açılan dava ------ numarası verildiğini, daha sonra açmış oldukları ortaklıktan çıkma davasına bakmakla görevli ----- Ticaret Mahkemesi şirketin terkin olduğunu ve ihya davası açılması gerektiğiyle alakalı tarafımıza süre verildiğini, müvekkilinin gerek eğitimsizliği gerekse tecrübesizliği ve işe ihtiyacı olması nedeniyle yaşadığı bu durum aile huzurunu bozacak seviyeye gelmiş ve mağduriyeti giderek arttığını, şirket merkezinin ----- olduğunu, ---- olması nedeniyle icra işlemlerini uygulayan idare-------- tüm bu nedenlerle müvekkilinin üzerindeki icraların durdurulmasına, tedbir kararı verilmesine mağduriyetinin giderilmesine ve şirketteki ortaklıktan müvekkili lehine mahkemece çıkarılmasına ve ilgili borçlardan kurtulmasına ve şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ---------- vekili cevap dilekçesine özetle; █████/2024 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesine göre, müvekkili Müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulması mümkün olmadığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapmış olduğunu, Müvekkili --------- resen terkin işlemi, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi" ve 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmamakta olduğunu, Dava konusu şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği sırada hakkında derdest bir davası bulunsa dahi bu husus, başlı başına müvekkili Müdürlüğün kusurlu olduğu ve davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilmesine sebep teşkil etmemekte olduğunu, Gerçekten de, dava konusu şirketin sicil dosyasında yapılan incelemede; bu hususta herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, müvekkil Müdürlüğün re'sen terkin kapsamında yer alan şirketlerden hangisinin derdest davası veya icra takibi bulunduğunu saptayacak sistemle entegrasyonu bulunmaması, bu hususu tespit etmenin hukuken ve fiilen mümkün olmaması karşısında ve son olarak aşağıda yer alan içtihatlar da gözetilerek müvekkili Müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi hukuka ve nesafet kurallarına aykırılık teşkil edeceğini, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerekmekte olduğunu, Müvekkili davanın açılmasına sebep olmamıştır, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, Re'sen terkin işlemi hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğu gibi, davacı vekilince re'sen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddia ileri sürülmemiş olduğunu, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava , 6102 sayılı TTK Geçici 7. Madde uyarınca şirketin ihyası istemine ilişkindir.TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası ----- kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak --------- veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” Dava dışı -----esas sayılı dosyası için için ihyası talebidir. Davaya konu ------ TTK'nun Geçici 7.maddesine göre 09.10.2015 tarihinde terkin edilmiştir.6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesi ---------- uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. 24.06.1995 tarihli ve 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince ,sermayelerini anılan KHK ile öngörülen tutarlara çıkarmamış anonim şirketler ile limited şirketler, TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler.
TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde------- tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7(4)-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere ----------- aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının--------- resen silineceği düzenlenmiştir.-------uygulamaları dikkate alınarak TTK'nın Geçici 7.maddesine dayılı geçici ihya kararlarında da tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığına karar verilmekteydi. Ne var ki emsal ----- sayılı ve ---- tarihli ilamı, emsal -----sayılı, ---- tarihli ilamında belirtilen gerekçelerle TTK Geçici 7. Madde uyarınca şirket ihyasında tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir. Anılan Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere; ihya kararının bir davanın görülmesi, mal varlığının tasfiyesi gibi geçici amaçla TTK'nın Geçici 7. maddesine dayalı ihya kararının verildiği durumlarda ihya kararına konu işlemlerin yapılması bakımından tasfiye memurunun atanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Zira kanun koyucu 6102 sayılı kanunun geçici 7. maddesinin 15.fıkrasında "ihya" terimini kullanmakla birlikte ayrıntılı düzenlemeye yer vermemiş olup ihya konusunda düzenleme, aynı Kanun'un 547. Maddesinde yapılmıştır. Bu genel düzenlemenin TTK'nın Geçici 7.maddesi uyarınca geçici ihya kararı verildiği durumlar da kıyasen uygulanması gerekir. Yani TTK'nın Geçici 7. maddesi ihyaya (ek tasfiyeye) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünden bir hüküm içermemekle birlikte aynı Kanun'un 547. maddesinde olduğu gibi, mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verildiği durumlarda aynı zamanda tasfiye memuru da atanmalıdır. Zira geçici 7. maddenin amacı, kapsamına giren ortaklıkların bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılmasına yöneliktir.6102 sayılı TTK Geçici 7(15) ek cümle 23.05.2024-███████ maddesi uyarınca 'Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunamaz.' maddesi ekmenmiştir. Somut olayda; dosya arasında bulunan ----------- kayıtları incelendiğinde, dava konusu ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7.maddesi ile █████/2012 tarih 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ"in 5.maddesinin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca terkin kapsamına alınarak ihtar ve ilan prosedürlerinin tamamlanmasının ardından 09.10.2015 tarihinde 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesine göre terkin edilmiştir. Yapılan yargılama sonucu; toplanan ve dosyaya sunulan deliller, ticaret sicil kayıt örneklerine göre; --------- TTK'nun 7. maddesi kapsamında terkin edildiği, ---- Esas sayılı dosyasının görülmesi için davaya konu terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla, davanın kabulü ile şirketin ihyasına, davanın --------esas sayılı dosyasına yönelik olarak açılması nedeniyle ihyanın işbu dosyaları ile sınırlı tutulmasına ve 6102 sayılı Geçici 7 (15) bendine eklenen --- maddesi uyarınca davalı ---- yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Açılan davanın KABULÜ İLE
------------ esas sayılı dosyası için ihyası talebidir.
-Tasfiye memuru olarak şirket temsilcisi ------- atanmasına,
-Karar kesinleştiğinden ------- gönderilmesine,
4-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40-TL karar harcına yönelik olarak başlangıçta yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
İlişkin olarak taraf vekillerinin davacı/davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!