Anahtar kelimeler: Çaycuma İhbara Kyb İşlemesi Davranması Enerjisi Görüşü Adalet İstinaden Başvuran

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.SUÇ : Elektrik enerjisi hakkında hırsızlık (Karşılıksız yararlanma)KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıKANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıI. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2025 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"Dosya kapsamına göre, Çaycuma Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2011 tarihli kararı ile, sanığın denetim süresi içinde suç işlediğinden bahisle yapılan ihbara istinaden daha önce açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un ██████. maddesinde yer alan, "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar." şeklindeki düzenleme nazara alındığında,Somut olayda, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Çaycuma Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2011 tarihli kararının kesinleşme tarihinin █████/2011 olduğu, sanığın denetim süresi içinde işlediği █████/2015 tarihli kasıtlı suçun ihbar edilmesi üzerine yapılan yargılama sonunda, 5271 sayılı Kanun’un ██████. maddesi gereğince Çaycuma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2023 tarihli kararı ile hükmün açıklanarak sanığın mahkûmiyetine karar vermekle yetinilmesi gerektiği cihetle, açıklan hüküm hakkında tekrar hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇESanığın yokluğunda verilen Çaycuma Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının, dosya kapsamında sanığın bilinen son adresi olan "... Mah. ... Sokak No:1 Daire:1 ..." adresine tebliğe çıkarıldığı, ancak ... mahallesinde ... bulunmadığından ve sanığın tanınmadığından bahisle anılan tebligatın bila-tebliğ iade dönmesi üzerine, bu kez aynı adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebligat yapılması için çıkarılan tebligat üzerine 04.10.2011 tarihinde, 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca tebliğ evrakının belirtilen adresin kapısına yapıştırılması suretiyle tebliğ işlemi yapılarak anılan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 12.10.2011 tarihinde itiraz edilmediği belirtilerek kesinleştirildiği anlaşılmış ise de; tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan 6099 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yer alan, '' (1) Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir. (2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." şeklindeki düzenleme ile anılan Kanun'un 35. maddesinde yer alan, "Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usûllere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. (Değişik fıkra: █████/2011-6099 S.K./9.mad.) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. (Değişik fıkra: █████/2003 - 4829 S.K./11. md.) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır..." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, bilinen en son adresi tebligata elverişli olmayan sanığın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığı araştırılarak, MERNİS adresine Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ yapılması gerektiği, "MERNİS adresinin olmadığının tespiti hâlinde" ancak 35. maddeye göre daha önce usûlüne uygun bir şekilde tebligat yapılan eski adrese tebliğ işlemi yapılabileceği gözetilmeden, mahkemesince MERNİS adresi araştırması yapılmaksızın ve daha önce usûlüne uygun bir tebliğ de yapılmamış olan adresine 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre yapılan tebligat işleminin usûle aykırı olduğu, buna göre 16.06.2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usûlünce kesinleşmediği ve böylece denetim süresinin başlamadığı nazara alınmaksızın, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahisle açıklanması geri bırakılan hüküm ile ilgili olarak yazılı şekilde tekrardan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 06.04.2023 tarihinde karar verildiği, bu doğrultuda verilen Çaycuma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2023 tarihli kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu anlaşıldığından, anılan 06.04.2023 tarihli kararın kanun yararına bozmaya konu yapılamayacak olması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.