Anahtar kelimeler: Nizami Davadavacı Çarparak Hasara Fiilden Hasarlı Kaybının Piyasa Yan Sol

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 27.12.2024KARAR TARİHİ : 17.07.2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜDAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- tarihinde davalı ---- poliçe numarasıyla--- ile sigortalı, dava dışı ---- sevk ve idaresindeki -------plakalı aracını, nizami bir şekilde park halinde bulunan müvekkiline ait ------- plakalı aracın sol yan kısımlarından çarparak maddi hasarlı trafik kazasına neden olduğunu, kazanın meydana gelmesinde karşı aracı kullanan sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğunu, meydana gelen hasara bağlı olarak müvekkiline ait araçta değer kaybı oluştuğunu, müvekkiline ait --- plakalı aracın -------- olup kaza tarihindeki ikinci el piyasa bedeli yüksek olduğunu, davalı sigorta şirketi aleyhine değer kaybının tazmini için------- tarih-sayı ile müracaat edildiğini, başka dosyaya atılması gereken feragat evrakının bu dosyaya atıldığını, dava dilekçesi ekinde sundukları feragat dilekçesinden de anlaşılacağı üzere feragat edilen taraf olarak davalı değil de ----- firmasından feragat edildiğinin açıkça görüldüğünü, buna rağmen -------- tarih sayılı karar ile "..başvuran vekili 08.03.2024 tarihli dilekçesi ile hmk 307.maddesine göre başvurudan feragat ettiğinden hmk m.435.maddesine göre tahkim yargılamasına son verilmiş ve başvurunun feragat nedeniyle reddine.." başvurularının reddine karar verildiğini, davalı hakkında geçerli bir feragat bulunmadığını, -------- müracaat öncesi veya sonrasında davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, mahkemece müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek değer kaybının tespiti için aşağıda örnek olması açısından verilen -------- da dikkate alınarak alanında uzman bir bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmasını, müvekkilinin aracında oluşan reel değer kaybının tespitini, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; HMK 107/1. Madde gereğince belirsiz alacak davasının kabulünü, şimdilik, 100,00-TL reel değer kaybı bedeli tazminatının poliçe limitleri dahilinde davalı şirketin temerrüt tarihi olan 17.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faiz ile birlikte tahsilini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle HMK Madde 6/1 uyarınca, “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” müvekkilinin davalının muamele -------- adresinde bulunduğundan, müvekkili şirket aleyhinde ikame edilecek davalarda yetkili mahkemenin -------olduğunu, huzurdaki davanın-------- Mahkemeleri’nde açılması gerekirken yetkisi olan mahkemenizde açıldığından, öncelikle Mahkeme yetkisine itiraz ettiklerini, uyuşmazlığa konu kazaya karışan---- plakalı aracın müvekkili şirket tarafından -----sigorta örtüsü altına alındığını, huzurdaki dava konusu kaza ---- tarihinde meydana geldiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle beraber, kaza tarihi itibariyle ------ maddi hasar araç başına ------ olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu her şekilde sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, itirazları saklı kalmak kaydı ile huzurdaki uyuşmazlığa konu hasarın ihbarına istinaden müvekkili şirket nezdinde hasar dosyası açıldığını, hasarın maddi boyutunun tespiti için ekspertiz atandığını, ekspertiz raporuna istinaden müvekkili şirket tarafından yine dava konusu kazaya ilişkin başvuranın aracının onarımı için toplam 57.644,34-TL maddi hasar ödemesi yapıldığını, işbu ödemenin nazara alınmasını, davacı huzurdaki davayı ikame etmeden önce müvekkili şirkete usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, bu sebeple huzurdaki başvurunun dava şartı yokluğu nedeniyle reddini, hiçbir surette başvuruyu kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ile ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, öncelikle huzurdaki davanın usulden reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise yine izah olunan nedenlerle davanın esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası nedeniyle araçta oluşan değer kaybının tazmini istemine ilişkin maddi tazminat davasıdır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, davacıya ait ---- plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketinin -------- tarihinde trafik kazasına karıştıkları ve davacıya ait aracın hasara uğradığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın davanın belirsiz alacak davası olarak açılıp açılamayacağı, taraf sürücülerin kusur oranları, davacının aracında değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarı ile davalının değer kaybı bedelinden sorumlululuğunun bulunup bulunmadığı, davanın kabulü halinde faiz başlangıç tarihi ile faiz türü noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Hasar dosyası, poliçe, dava konusu ---- --- plakalı araçların kaza tarihi------ ve halen malik bilgilerini gösterir tescil ve ruhsat kayıtları, davacıya ait ---- hasar kayıtları, ---- nolu dosyası celp edilmiş ve dava sonuçlandırılmıştır.-------nolu dosyasının incelenmesinde; eldeki dosyamıza konu -----tarihli kazaya ilişkin davacının aracında oluşan değer kaybının talep edildiği, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, ---------- tarih ve sayılı karar ile başvurunun feragat nedeniyle reddine karar verildiği ve kararın kesin nitelikte olduğu görülmüştür.6100 sayılı HMK'nun 303. Maddesine göre; "(1) Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir."Yine aynı kanunun 114/1-i maddesi gereğince "Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması" dava şartı olarak belirtilmiştir.Eldeki dava ile yukarıda anılan ----- dosyasındaki başvurunun tarafları, davanın sebebi ve talep sonucu aynıdır. Bu halde tahkim dosyası mahkememiz dosyası yönünden kesin hüküm teşkil etmektedir. Bu nedenle kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kesin hüküm nedeniyle reddine,2-Alınması gerekli karar harcı 615,40-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından vekalet harcı olarak yapılan 87,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 100,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Gerekçeli karar yazım tarihi itibariyle ------- sistemi üzerinden yapılan kontrollerde arabuluculuk faaliyeti yönünden düzenlenmiş sarf kararı bulunmadığı anlaşılmakla; arabuluculuk sarf kararının düzenlenmesi halinde TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca arabuluculuk ücretinin (sarf kararı ile belirlenecek tutarın) davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.24.07.2025