Anahtar kelimeler: Haddine Kesen Mücadele Düşme Kaçakçılıkla Aracının Eşya Eylemi Olağan Edenin
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
    HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
    Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
    Sanığın yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e maddesi uyarınca öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, aynı Kanun'un ve 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımını kesen son işlem olan 16.10.2015 tarihli mahkûmiyet hükmünden, karar tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
    Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
    1.Suça konu kaçak akaryakıt tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
    2.Davanın zamanaşımına uğradığı hallerde hükmün doğal sonucu olarak suçta kullanılan nakil aracının hak sahibine iadesine karar verilmesi gerekirken, farklı gerekçe ile müsaderesine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
    Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; suça konu kaçak akaryakıtın müsaderesine ilişkin 2. fıkranın hükümden çıkartılarak yerine "Suça konu kaçak akaryakıt tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine," ifadesinin eklenmesi, hükmün nakil aracının müsaderesine ilişkin (3) numaralı bendinde yer alan "alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere gizli bölme ve özel tertibatlı yerlere rastlanılmadığı, aracın piyasa değeri ile suçun işlenmesiyle oluşan kamu zararı arasında fahiş bir farkın bulunduğu, aracın bu haliyle müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu itibarla hakkaniyet ilkesine aykırı olacağı anlaşılmakla" ibaresinin çıkartılarak yerine gelmek üzere "dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeni ile" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.05.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!