Anahtar kelimeler: Özetidavacı Davaitirazın Konşimentonun Alıcılarına Taşındığını Akdedilen Cari Taşıma Yurt Tanzim

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:█████████ Esas
KARAR NO:████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:████████ Esas - ████████ Karar
TARİH:█████/2022
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
KARAR TARİHİ:█████/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirket ile davalı / borçlu şirket arasında Taşıma ve Cari Hesap Sözleşmesi ilişkisi olduğunu, davalı / borçlu şirkete ait yurt dışı gönderilerin müvekkili şirket tarafından taşındığını ve alıcılarına teslim edildiğini, her yurt dışı gönderi ile ilgili olarak tanzim olunan.../ konşimentonun taraflar arasında akdedilen taşıma sözleşmesi anlamında olduğunu, taşıma ücretini tanzim ettiği taşıma ücreti faturaları ile tahakkuk ettirdiğini, müvekkili şirketin taşıma sözleşmesinden / ilişkisinden doğan edimini gereği gibi ifa ettiğinden taşıma ücretine hak kazandığını, davalı / borçlu şirketin müvekkil şirkete bakiye 9.506,08.- TL. tutarındaki kısmı ödemediğini, bu sebeple davalı / borçlu şirket aleyhine ... sayılı icra takip dosyası ile 04.03.2020 tarihinde icra takibine girişildiğini, davalı / borçlu şirket tarafından tüm gönderilerin karşı ödemeli olarak yapıldığını, bu sebeple taşıyıcı müvekkil şirkete karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını iddia ederek icra takibine ve borca itiraz ettiğini, bu itiraz üzerine icra takibinin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını, huzurdaki davada ihtilafın müvekkili şirket tarafından keşide olunan taşıma ücreti faturalarının davalı/borçlu şirket tarafından ticari defter ve kayıtlarına alındıktan sonra taraflar arasında mutabakat olmaksızın kendi kendine iade faturaları keşide etmesinden kaynaklandığını, kendilerine teslim edilmesinden sonraki (8) günlük yasal süreden sonra keşide edildiğini, Davalı / borçlu şirketin itiraz dilekçesi ile davanın mevzu olan tüm taşımaların, alıcı ödemeli / karşı ödemeli olarak gönderildiğini ve bu sebeple taşıma ücretinden sorumlu olmadığını beyan ve iddia ettiğini, gönderinin alıcı ödemeli (taşıma ücretinin alıcı tarafından ödenmesi) gönderilse bile taşıma ücretinin gönderi alıcısı tarafından ödenmemesi durumunda müvekkili şirketin Yurt Dışı Taşıma Şart ve Kuralları ve taşıma senedi / airvvaybillerin arka yüzündeki düzenlemeler gereğince taşıma ücretinin gönderen / taşıtan firmaya keşide edildiğini ve taşıma ücretinin, taşıtandan / gönderenden talep ve tahsil edileceğinin açık bir şekilde belirtildiğini, taşıtan / gönderen de bu şartı/açıklamayı kabul ile taşıma yaptırdığını, huzurdaki davada taşıma ücretinin alıcısı tarafından ödenmemesi sebebiyle gönderen / davalı / borçlu firmaya keşide edildiğini, Müvekkili şirketin internet sitesinde devamlı olarak yayınlanan Yurt Dışı Taşıma Şart ve Kuralları'nın "Alıcı Ödemeli Gönderi" başlıklı madde içeriğinde aynen "...alıcı ödemeli olarak gönderi yapan gönderici, taşıma ücretlerinin alıcı tarafından ödenmemesi durumunda bu ücreti ve ek işlem ücretini ödemekle yükümlüdür. ... gönderilmiş pak veya paketin alıcıya teslim edilmiş olması bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz." denildiğini, ... = havayolu taşıma senedinin arka yüzünde aynen "... alıcıyı veya üçüncü tarafı faturalandırdığında o kişi ödemeyi reddederse ... göndereni faturalandırma hakkına sahiptir..." denildiğini, davalı / borçlu şirketin alıcı ödemeli olarak emtia gönderdiğini ancak taşıma ücretinin alıcısı tarafından ödenmediği için taşıma ücretinin müvekkili şirketin Yurt Dışı Taşıma Şart ve Kuralları ve airvvaybillerin arka yüzündeki düzenlemeler gereğince davalı / borçlu şirkete fatura edildiğini, davalı / borçlu şirketin icra takibine vaki itirazında haklı ve hukuki olmadığını; Huzurdaki dava ile benzer bir davada,Yüksek Yargıtay 11.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın █████████ Esas █████████ Karar sayılı 25.02.2013 tarihli kararı ile alıcı ödemeli yurt dışı gönderiye ilişkin taşıma ücretinin, gönderi alıcısı tarafından ödenmemesi halinde airwaybillerin arka yüzündeki şartların nazara alınacağının belirtildiğini,Keza İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi Başkanlığı ████████ Esas ████████ Karar sayılı 05.10.2018 tarihli ilamı ile de tarafların tacir olması ve sözleşme içeriğini serbestçe kararlaştırabilecekleri hususu nazara alınarak alıcı ödemeli gönderinin taşıma ücretinin gönderi alıcısı tarafından ödenmemesi halinde gönderen şirkete fatura edileceğine ilişkin düzenlemenin haklı ve hukuki olduğunu, gönderi alıcısının taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığını, taşıma sözleşmesinin tarafınının gönderen / taşıtan olduğunun acık bir şekilde belirtildiğini belirterek davalı / borçlu şirketin yetki itirazının reddine, davanın kabulü ile davalı / borçlu şirketin icra takibine vaki itirazının iptaline, icra takibinin devamına, İcra takibine haksız yere itiraz eden davalı / borçlu şirketin icra takibine konu alacak, faturaya dayalı likit olmakla % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6100 sayılı HMK.'nın 6. maddesi gereğince yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri olduğundan davaya bakmaya yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, gerçekleştirilen ticari faaliyetlerinin tamamında gönderi işleminde taşıma ücretinin teslimat alıcısına ait olduğunu, müvekkilinin davacı şirket aracılığı ile gerçekleştirdiği bütün taşıma işlemlerinde bu şekilde gerçekleştirildiğini, davacının yüzlerce taşımayı böyle yaptığını, bugüne değin süregelen anlaşmaya aykırı olarak bu kez bir kısım ödemeleri müvekkiline yüklenmeye çalışıldığını bunu kabul etmediklerini, Davacı şirketçe iddia olunan alacağa dayanak faturalara karşı müvekkilinin, davacı tarafça keşide edilen 29.08.2019 tarih ... numaralı 4.021,54 TL bedelli taşıma ücreti faturasına karşı 03.09.2019 tarih ... numaralı 4.021,54 TL bedelli, 14.11.2019 tarih ... numaralı 1.725,27 TL. taşıma ücreti faturasına karşı 20.11.2019 tarih ... numaralı 1.725,27 TL bedelli iade faturaları keşide ettiğini, müvekkilince kabul edilmeyen ve yasal süresinde karşı iade faturaları tanzim edilen atılı alacak iddiasına konu faturaların hukuken geçerli sonuç doğurduğu iddiasına dayalı taleplerin hukukumuzca korunması ve sonuç bağlanmasının mümkün olmadığını belirterek Sayın Mahkemenin yetkisizliğine, hukuki dayanak ve ispattan yoksun davanın reddine, haksız ve hukuka aykırı başlatılan takip neticesinde müvekkil lehine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazmintına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin davacı taraf üzerine yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi █████/2022 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında;"....Dava, uluslararası taşımadan kaynaklanan taşıma bedelinin tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Uyuşmazlık, taraflar arasındaki hava yolu kargo taşıma hizmetine ilişkin ticari ilişki çerçevesinde, davacı tarafından taşınan kargonun, alıcıya tesliminin sağlanması sonrası alıcının taşıma ücretini ödememesi neticesi, kargo taşıma bedelinden kimin ve ne miktarda sorumlu olduğu noktasındadır.İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. İcra dosyası fiziken celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur.Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf, kargoda kaybolan elektronik eşya nedeniyle müşterisine yapmış olduğu ödemeye dayalı davalı kargo şirketinden alacak talebinde bulunmaktadır.... sayılı takip dosyası celp edilmiş olup incelenmesinde: İlamsız Takiplerde Ödeme Emrinde alacaklının davacı ... Kargo Taşımacılığı A.Ş., borçlunun ... Şti. ve asıl alacak tutarının 9.506,08 TL olduğu; davacı şirket vekili tarafından, icra gideri, avukatlık ücreti ve toplam alacağın takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek yıllık 413,75 avans faizi (3095 S.K.) ile birlikte fazlaya dair ve faiz oranlarındaki artıştan doğan talep hakları saklı kalmak üzere, TBK 100.maddesi dikkate alınarak tahsili talebinde bulunduğu; borç sebebinin “02.04.2019-19.02.2020 tarihleri arasını gösterir cari hesap ekstresinde görülen taşıma ücreti alacağına tevfikan 9.506,08 TL” olarak belirtildiği █████/2020 tarihinde ilamsız icra yoluyla takibe girişildiği ancak takip borçlusu vekilinin itirazı üzerinde takibin durduğu görülmüştür.
Dava dilekçesi ile mübrez takibe dayanak faturalar incelenmiş olup, ... Şti. şirketi adına tanzim edildiği görülmüştür.Dosya kapsamında davacı ve davalı arasında imzalanan sözleşme göz önünde bulundurulduğunda her iki tarafın tacir olduğu dikkate alınarak tarafların sözleşme içeriğini serbestçe ve özgürce basiretli bir tacir gibi belirledikleri kural olarak benimsenebilir.Taşıma sözleşmesinin davacı taşıyıcı ile davalı gönderen arasında yapılmış olduğu, taşınan emtianın davacı taşıyıcı tarafından hasarsız olarak dava dışı alıcıya teslim edildiği ve taşıyıcının dava konusu taşıma ücretini yurt dışındaki alıcıdan alamadığı da çekişmesizdir.Tarafların iddia ve savunmaları ile duruşmadaki beyanları, takip dosyası ile dosyamız arasında mevcut belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde:
Davacı vekili dava dilekçesi ile, taşıma sözleşmesinden kaynaklı ücretin taşıtan olarak davalı şirketin de sorumluluğunda olduğunu beyanla fatura edilen miktarın tahsilini talep etmiş, davalı vekili ise davaya konu taşıma işlemi de dahil tüm gönderilerde gönderim ücretinin alıcı tarafından ödenmesi konusunda anlaşıltıklarını ve bu sebeple taşıma ücretinden sorumlu olunmadığını beyan etmiştir.
Somut olayda; davacı şirketin taşıma bedeli ile ilgili...ve ...isimli dava dışı şirketler adına 11 adet kanşimento düzenlediği, söz konusu konişmentolara istinaden davalı adına 29.08.2019 tarih ... numaralı 4.021,54.- TL bedelli taşıma ücreti faturasının, 14.11.2019 tarih ... numaralı 1.725,27.- TL. taşıma ücreti faturasının, █████/2019 tarih ... numaralı 3.769,66 TL taşıma ücreti faturasının düzenlendiği,Takibe dayanak cari hesap alacağının da anılan faturalardan kaynaklandığı, taraflar arasında mezkur 3 adet faturadan kaynaklı ihtilafın çıktığı, cevap dilekçesinde de bu hususa vurgu yapıldığı, faturaların süresinde iade edildiğinin savunulduğu, ancak bilirkişi tarafından yapılan incelemede;"Davacı ... A.Ş. ile davalı ....Şti.'nin 2018 yılında yaptıkları satışların ve alımların birbirini teyit ettiği bağlı bulundukları vergi dairelerine beyan ettikleri Ba ve Bs Formlarında görülmüştür." şeklinde değerlendirmelerde bulunduğu görülmüştür.Dosyaya kazandırılan bilirkişi heyet raporlarında davacının belirlenen taşıma şartlarına göre alıcı ödemeli bir navlun ücretini gönderenden talep edilebilmesinin ancak taşıyıcının navlun ücretini alıcıdan tahsil edememesi şartıyla söz konusu olabileceğinden bahisle davacı yanın (3.kişi konumundaki) alıcının yükümlülüğünde olan navlun bedeli nediniyle davalının kendisine düzenlenen faturaları kabul etmeyerek iade etmesi ve akabinde davacının başlatmış olduğu takibe vaki itirazın yerinde olacağı kanaatine varılmış ise de mahkememizce bilirkişi heyitinin bu yöndeki tespit ve değerlendirmelerine iştirak edilmemiştir. Zira benzer konuya ilişkin Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin ████████ esas ve ████████ karar sayılı ilamında; " Dosya içerisinde bulunan 11.09.2018 tarihli raporda, davacı defterlerinin usul ve yasaya uygun tutulduğu, 56.460 TL alacaklı olduğu, taşıma bedeli alıcı tarafından ödenmeyince gönderici-davalıya taşıma bedelinin fatura edilmiş olduğu, alıcı ödemeli gönderide davacı alıcıdan taşıma bedelini tahsil etmeksizin malı teslim etmesi halinde öncelikle navlun alacağını dava dışı alıcıdan talep etmesi gerektiği, davalı tarafından emir talimat verilmeksizin yükün alıcısına teslim edilmesinden davacının navlun alacağından sorumlu olacağı, davacının navlun alacağını alıcıdan alması gerektiği bildirilmiş, fatura davalı defterinde kayıtlı olmadığı görülmüştür.
Taraflar arasında "Yurtdışı Taşıma ve Cari Hesap Sözleşmesi" adlı sözleşme bulunduğu, dava konusu navlun faturalarına ilişkin gönderilerin ödemeli gönderi olup, alıcının navlun ücretini ödemediği halde emtianın alıcıya teslim edildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı taşıyıcının, göndericinin vereceği talilamata göre hareket etmesi gereken taşıyıcının, buna riayet etmeksizin taşıma ücretini ödemeyen alıcıya eşyayı teslim ettiği, davalı göndericinin taşıma bedelinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ise de, taraflar arasında imzalanan Yurtdışı Taşıma ve Cari Hesap Sözleşmesi'nin "..." başlığı altında yer alan 2. maddesi "Gönderen iş bu sözleşme ile kendisi ödemeli dışında Collect (karşı ödemeli), ... (3. kişi ödemeli) şeklinde gönderileni ... ile taşıtabilir. Ancak ödemeli olarak gönderi yapan gönderici taşıma ücretlerinin alıcı veya 3. kişi tarafından ödenmediği durumlarda bu ücretleri ödemekle yükümlü olduğunu, ... veya... görderilmiş pak veya paketin alıcıya teslim edilmiş olmasının bu yükümlülüğü ortadan kaldırmayacağını, ödeyeceği fiyatların ve tutarın alıcıya uygulanacak olan fiyatlar ve tutarlar olduğunu baştan itibaren kabul ve taahüt eder." şeklinde olup, davalı nevlun bedelinden sorumludur. " şeklindeki tespit ve değerlendirmeler nazara alındığında davalı şirketin navlun bedelinden sorumlu olduğu değerlendirilmiştir. Yine aynı konuya ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin ████████ esas ve ████████ karar sayılı ilamında; " Dava,faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalıya kargo taşıma hizmeti verdiğini, yurtdışına alıcı ödemeli ... kargo hizmetinden dolayı ödenmeyen 2 adet fatura bedelinin tahsilini istemiş, davalı, fatura bedelinin alıcı firma tarafından ödenmediğinin belgelendirilmesi gerektiğini, fatura bedelinin fahiş hesaplandığını savunarak davanın reddini istemiştir. Taraflar arasında akdedilen 05.07.20006 tarihli sözleşmenin “Ödemeli gönderiler; (Sadece Yurtdışı Hizmetinde)” başlıklı bendinde; “ Ödemeli gönderi hizmeti sadece yurtdışı hizmetlerinde mevcuttur. Yurtiçi hizmetlerinde alıcı ödemeli gönderi ya da mal bedeli tahsilatı gönderi kabul edilmez. Müşteri tarafından ...’ye aksine bir talimat verilmediği sürece ( aksine talimatlar yazılı olmak zorundadır.) tüm yurtdışı alıcı ödemeli gönderiler ... tarafından derhal alıcıya gönderilir. Yurt dışı alıcıların ödemeli gönderi bedellerini (gönderiyi teslim alsın veya almasın) ödemeyi kabul etmemesi halinde, müşteri,...’nin ilk talebinde, standart fiyat listesinden ödemeyi kabul ve taahhüt eder...” şeklinde düzenleme mevcuttur.Davacının davalıya dava konusu fatura içeriği hizmeti sunduğu ihtilafsız olup, hizmet bedelinin muhatabı alıcı firma tarafından ödendiği iddia edilmediğine göre, davacının davalıya alacak talebinde bulunmasında sözleşmeye ve hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.Yine anılan sözleşme gereğince hizmet bedellerinin davacının fiyat listesine göre belirlenmesinde ve tespit edilen alacağa hükmedilmesinde isabetsiz bir yön görülmemiştir.Dava konusu alacak faturaya dayalı bir alacak olup likit ve bilinebilir olduğundan koşulları oluşan icra inkar tazminatına hükmedilmesi de doğrudur." şeklindeki tespit ve değerlendirmelerin ışığı altında mahkememizde bilirkişi heyetinin görüşlerinin aksine kanaat oluşmuştur.Benzer konuya ilişkin 15. Hukuk Dairesinin █████████ esas ve █████████ karar sayılı ilamında; "Davacı tarafından yapılan iş karşılığı düzenlenen 8.850,00 TL'lik fatura davalının ticari defterlerine kayıtlı olup fatura karşılığı 3.750,00 TL'nin ödendiği, bakiye miktarın (KDV dahil) 5.100,00 TL olduğu, bu miktarın ödendiğine dair belge bulunmadığı gibi davalı tarafından 5.100,00 TL'lik iade faturası düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen ve ticari defterlere de işlenen faturadaki alacak miktarı kadar iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. Aradan uzun zaman geçtikten sonra 17.08.2012 tarihli iade faturası davacı tarafa gönderilmiş ise de, bu işlemin alacağın varlığını ortadan kaldıran bir hukuki sonuç doğurmayacağı, takip konusu miktar nedeniyle davacının alacaklı olduğunun da saptanmış olması nedeniyle bu miktar üzerinden davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur." şeklindeki ilamının ışığı altında faturaları alıp faturayı aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmayan davalının faturaların içeriğini kabul etmiş sayılacağı (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen ve ticari defterlere de işlenen diğer yandan ilgili vergi dairesine bildirilen faturalardaki alacak miktarı kadar (süresinden sonra) iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç olmayacağı, form BA-BS beyannamelerinden davalının davacıdan fatura alarak kayıtlarına intikal ettirmesi karşısında artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Alacağın likit olması konusunu Yargıtay Genel Kurulu ,███████-599 E. ve ████████ K. Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir.Yargıtayın yerleşik kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin █████████ E. ve ████████ K. Numaralı kararına göre; “Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir. Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir."gerekçesi ile,'' 1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından Bakırköy 12. İcra Dairesinin... sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 9.506,08 TL üzerinden iptali ile takibin DEVAMINA, 2-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından kabul edilen asıl alacak olan 9.506,08 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin huzurdaki davaya konu borcunun bulunmadığını,Müvekkili Türkiye’de mukim tekstil sektöründe faaliyet gösteren, ticarette itibar sahibi ve sektöründe öncü bir şirket olduğunu, iştigal ettiği sektörde faaliyetlerinin büyük bir kısmını tasarımını ve üretimini yaptığı tekstil ürünlerinin ihracatının oluşturduğunu, iş bu ticari faaliyet kapsamında yurt dışına yapmış olduğu gönderilerin büyük bir kısmını huzurdaki dava da davacı olan ... A.Ş. ile gerçekleştirdiğini,Taraflar arasında yapılan sözleşme ve tekstil sektörünün ticari teamüllerine uygun şekilde yurt dışına gerçekleştirilen gönderilerde, ilgili taşıma ücretinin alıcı tarafından karşılanmakta olduğunu, bahsedilen tüm taşıma iş ve işlemlerinin bugüne değin müvekkili ve davacı şirket arasında gerçekleştiğini, nitekim dosya kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi dolayısı ile konşimentoların da incelendiğini ve haklılığın ortaya koyulduğunu,Davacı şirketin, müvekkilin yurt dışına göndermiş olduğu gönderi bedelinin alıcı tarafça karşılanmadığı iddiası ile müvekkile karşı 04.03.2020 tarihinde .... sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını,Davacı tarafın bugüne değin müvekkili tarafından gönderilen kaç gönderiyi alıcı ödemeli olarak gönderdiği işbu dava dosyası ile tespit edildiğini, davacı binlerle ifade edilebilecek kadar çok sayıda taşımayı bu şekilde yaptığını, nedeni bilinmeyen biçimde bugüne değin süregelen anlaşmaya aykırı olarak bu kez bir kısım ödemelerin müvekkile yüklenmeye çalışıldığını, bu durumun kabulünün mümkün olmadığını,Kaldı ki, ülkemizde faaliyet gösteren ihracat ile uğraşan tüm tekstil şirketlerinin de gönderilerini alıcının ödemesi gerektiğini, nitekim bilirkişi raporları ile de taşıma sözleşmesinde taşıma ücretinin alıcıya ait olduğunu aksi durumda taşıma ücretini ödemeyen müşterilere gönderileri teslim etmemesi gerektiğinin ifade edildiğini, dava dosyasına davacı tarafından sunulan faturaların içeriğinde gönderilerin alıcılara teslim edilip edilmediğini ve teslim edilmedi ise göndericisine geri iade edildiğine dair herhangi bir belgenin tespit edilemediğini,Yine bilirkişi raporları ile muhtelif konşimentolarda taşıma ücreti ile harç ve vergilerin alıcı tarafa fatura edileceğinin tespit edildiğini,Davacı tarafından aksini kanıtlar nitelikte herhangi bir belgenin sunulamamış olmasına rağmen, taşıma ücretinin müvekkili şirkete yüklemeye çalışmasının hukuki bir dayanağı bulunmamasına rağmen ve bilirkişi raporları ile de taşıma ücreti ile harç ve vergilerin alıcıya ait olduğu hususunun tespit edilmesine rağmen müvekkilin mağduriyetine sebep olacak şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu,Nitekim uzmanlık isteyen konuda bilirkişiler tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde taşıma sözleşmesi ile taşıma ücretinin ve harç ve vergilerin alıcıya ait olduğunun sabit olduğunu, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosyası ile yapılan incelemede bilirkişi raporlarının hükme esas alınmamasının hatalı olup müvekkilin mağduriyetine sebep olduğunu,Müvekkili ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkide bugüne kadar gerçekleşen yurt dışı teslimatlı bütün gönderilerin yukarıda da izah edilen ticari teamüle de uygun şekilde gönderi ücretinin alıcı ödeyecek şekilde olduğunu, mevcut uyuşmazlığı konu alacak iddiası izah edilen bu ticari faaliyete aykırı düşmekle birlikte davacı tarafça iddia olunan hususların açıkça dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, bu hususun davacı şirketle daha önce yapılan diğer bütün yurt dışı gönderi faaliyetlerinden ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarından açıkça anlaşıldığını,Keza bilirkişi kök ve ek raporunda açıkça " Davacı tarafından belirlenen taşıma şartlarına göre, alıcı ödemeli bir navlun ücretini gönderenden talep edilebilmesinin ancak taşıyıcının navlun ücretini alıcıdan tahsil edememesi şartıyla söz konusu olabileceği, davacının bu koşulun gerçekleştiğini ispat sadedinde bir belge sunmadan, sadece alıcıdan tahsil edemediğini iddia ettiği ancak bu iddiasını ispat edici bir belgenin yokluğunda düzenlediği navlun alacağını davalı gönderenden talep edemeyeceği, ara karara rağmen davacı tarafından bu yönde ispat külfetini karşılayan bir belgenin sunulmadığı,Davalının da bu ispat yokluğunda; alıcının yükümlülüğünde olan navlun bedeli nedeniyle kendisine düzenlenen faturaları kabul etmeyerek iade etmesi ve akabinde davacının başlatmış olduğu takibe vaki itirazının yerinde olacağı" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir." şeklinde yapılan tespitlere rağmen ilk derece mahkemesince bu durumun göz ardı edilerek konusunda uzmanlık isteyen bir alanda uzman bilirkişi raporlarına aykırı şekilde karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu,Keza davacı tarafından icra takibine konu edilen borcun faturaya dayalı olduğunu, tüm faturalara müvekkili şirket tarafından itiraz edilmiş olmasının yanında davacı tarafından müvekkili şirkete yüklenen borcun sözleşmeye aykırı olduğu bilirkişi raporlarında defalarca kez alanında uzman bilirkişilerce tespit edildiğini,Hal böyle olunca, icra takibinin iptaline karar verilmesi gerekirken davanın kabul edilerek itirazın iptaline karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesi gerekçeli kararının kaldırılmasını ve istinaf incelemesi neticesinde davacı tarafından açılan haksız ve hukuka aykırı icra takibinin iptaline karar verilmesini,Tarafların sunmuş oldukları konşimentolarda ve tüm evraklarda da açıkça görüldüğü ve bilirkişi raporuyla da teyit edildiği üzere müvekkili şirketin gönderilerinin alıcının ödemesi gerektiğini,Huzurdaki davanın haksızlığını ve ilk derece mahkemesi kararının gerekli değerlendirme sonucunda bilirkişi raporlarına aykırı şekilde verilmiş bir karar olduğunu, istinaf nedenlerinin kabulüne; davanın kabulü kararının kaldırılmasına ve icra takibinin iptaline hükmedilmesi gerektiğini,Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın teknik bir konuda olmasını ve dosya kapsamında alınan ek ve kök raporun çelişkiden ari olarak müvekkili lehine olması ile dosya içinde müvekkili aleyhine tek bir delil bulunmamasının hakikatinin de nazarı dikkate alınarak; davanın kabulüne dair verilen kararın kaldırılmasını, mahkeme tarafından yeniden inceleme yapılarak taleplerin ve bilirkişi raporları doğrultusunda davanın reddine karar verilerek, haksız ve hukuka aykırı taleplerle başlatılan icra takibinin iptaline, tarafların tacir olması nedeniyle davacı aleyhinde asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; taraflar arasında akdedilen gönderilerin yurt dışı hava yolu ile taşınması sözleşmesi kapsamında davacı tarafından alıcısına teslim edilip alıcısı tarafından ödenmeyen taşıma ücretine ilişkin bakiye cari hesap alacağının davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekili, davacı tarafından davalının gönderici/taşıtan olduğu gönderilerin yurt dışındaki alıcısına teslim edilmesine rağmen alıcısı tarafından bedelinin ödenmediği gerekçesi ile ödenmeyen taşıma ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiş, davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşme, uygulama ve tekstil sektöründeki ticari teamüllere göre taşıma ücretinin alıcı tarafından karşılanmakta olduğunu, davacı tarafından gönderinin alıcısına tesliminin ve bedelinin ödenmediğinin ispatlanması gerektiğini, bu hususlara ilişkin delil sunulmadığını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında dava ve icra takibi dayanağı olan faturalara konu gönderilerin taşıma ücretinin alıcı tarafından ödeneceğine ilişkin ihtilaf bulunmamaktadır.Taraflar arasındaki istinafa gelen temel ihtilaf, gönderi alıcısı tarafından taşıma ücretinin ödenmemesi sebebiyle bu bedelin davalı göndericiye yansıtılıp yansıtılmayacağı noktasındadır. Davacı tarafından alıcısına teslim edilen gönderilerin taşıma ücretlerinin alıcısı tarafından ödenmemesi sebebiyle hava yolu taşıma senedinin arka yüzündeki "… alıcıyı veya üçüncü tarafı faturalandırdığında o kişi ödemeyi reddederse ... göndereni faturalandırma hakkına sahiptir…" ve "Yurt Dışı Taşıma Şart ve Kuralları"nın alıcı ödemeli gönderi başlıklı maddesindeki “…alıcı ödemeli olarak gönderi yapan gönderici, taşıma ücretlerinin alıcı tarafından ödenmemesi durumunda bu ücreti ve ek işlem ücretini ödemekle yükümlüdür. ... gönderilmiş pak veya paketin alıcıya teslim edilmiş olması bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz." düzenlemeleri uyarınca taşıma ücretleri davalıya faturalandırılmıştır. Söz konusu düzenlemelere göre davacı gönderinin alıcısına teslim edilmesine ve alıcıya fatura düzenlenmesine rağmen taşıma ücretinin ödenmediğini ispat etmek zorundadır. Davacı tarafından alıcısına teslim edilen gönderiye ilişkin taşıma ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle davalıya fatura düzenlenmiş ve davalı tarafından söz konusu faturalardan ikisi süresinde itiraz edilmeksizin, birisi süresinde itiraz edilmesine rağmen ticari defter ve kayıtlarına alınarak BA formlarında beyan edilmiş, ancak iade faturaları davacı tarafından kabul edilmemiştir. Davalı tarafından davacının düzenlediği faturaların kabul edilerek ticari defterlerine kaydedilmesi ve BA formlarında beyan edilmesi ile davacının gönderileri alıcısına teslim ettiği ve bedelinin ödenmediğini karine olarak kabul ettiği anlamına gelmektedir.Söz konusu karinenin aksi davalı tarafından yazılı ve kesin deliller ile ispat edilemediğinden Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 649,36-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 162,34‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 487,02‬-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!