Anahtar kelimeler: Kurs Sıhhi Yeraltında Aranmaksızın Günleri Ücretli Aksine Fiilen Şartı Başladığını
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı işveren vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.10.2008 tarihinden önce davalı iş yerinde çalışmaya başladığını belirterek, aksine Kurum işleminin iptali ile davacının yeraltında fiilen çalışması şartı aranmaksızın, 01.10.2008-11.09.2014 tarihleri arasında geçen ve yıllık ücretli izin, sıhhi izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile eğitim, kurs, iş öncesi ve sonrası hazırlık sürelerine tekabül eden bildirimlerin de yeraltı kodu ile bildirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde; davacının bildirimlerinin usulüne uygun yapıldığını, izin vs. sürelerinin yeraltı kodu ile bildirilemeyeceğini, ilgili değişikliğin 11.09.2014 tarihi itibariyle yürürlük kazandığını, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek reddini istemiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacıların başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucu davacının yeraltı çalışanı olduğunun tespit edildiğini, bildirimlerinin yeraltı kodu ile bildirilmesi gerektiğinin tespit edildiğini ancak 11.09.2014 öncesine ait çalışmalar için incelenen puantaj kayıtlarına göre fiilen yer altında geçmeyen izin vs. gibi sürelerinin normal kod ile bildirilmesi gerektiğinin tespiti üzerine hizmetlerin buna göre hizmet cetveline işlendiğini, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının 01.10.2008 tarihinden önce davalı iş yerinde çalışmaya başladığını, 5510 sayılı Kanun hükmünün bu Kanun'un yürürlük tarihinden sonra ilk kez çalışmaya başlayanlara uygulanabileceğini, davacının 2008-2014 yılları arasında geçen izin vs. gibi yeraltında fiilin geçmeyen bildirim sürelerinin de riske maruziyet şartı aranmaksızın yeraltı kodunda bildirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerektiğini ve neticeten kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.
Davalı işveren vekili temyiz dilekçesinde; davacının, 01.10.2008-11.09.2014 tarihleri arasındaki izin vs. gibi yeraltında geçmeyen ve fiilin çalışılmayan sürelerin de yeraltı kodu ile bildirilmesi gerektiğinin tespiti için dava açtığını, Mahkemenin talebi aşarak karar verdiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 01.10.208-11.09.2014 tarihleri arasında geçen ve normal kodla bildirilen izin vs. sürelerinin, yeraltında çalışma şartı aranmaksızın, yeraltı kodu ile bildirilmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı işveren vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!