Anahtar kelimeler: Yapdığını İleplakalo Davaalacak Özetidavacı İban Satımdan Model Noterliğinin Şirketten Yevmiye

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:█████████ EsasKARAR NO:████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI:█████████ Esas- ████████ EsasTARİH:█████/2022DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:█████/2025İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketten Bakırköy 18. Noterliği'nin █████/2021 tarih ve... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi uyarınca 488.000,00 TL bedel ile...plakalo ... marka 2016 model araç satın aldığını, satış sonrasında aynı gün █████/2021 tarihinde davalı şirketin ... IBAN numaralı banka hesabına 488.000,00 TL ödeme yapdığını ve aracı davalı şirketten teslim aldığını, müvekkilinin davalı şirket gibi oto galeri sahibi olduğunu, satın aldığı aracı üçüncü kişilere satmak sureti ile ticari faaliyet amacı ile aldığını, yaklaşık bir ay sonrasında bahse konu aracı dava dışı ... Şti'ye sattığını, dava konusu araç hakkında Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ██████████ soruşturma numaralı soruşturma dosyası ile aracın çalıntı olması nedeni ile oto hırsızlığı, resmi belgede sahtecilik, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi isnadı ile soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin aracın çalıntı olduğunu karakolda öğrendiğini, aracı satın aldığı tarihte çalıntı olduğunu bilmediğini, Büyükçekmece 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin █████████ sorgu numaralı dosyası ile şüphelilerin yakalandığını, şüpheli ... ve ... hakkında tutuklama kararı ile diğer şüpheliler ..., ... ve ... hakkında ise tutuksuz yargılama kararı verildiğini, yargılamanın da devam ettiğini, müvekkilinin bu durumda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin aracın çalıntı olduğunu öğrendiği gün şirket yetkilisi ile iletişime geçtiğini, ayıplı mal ihbarında bulunduğunu ve araç bedeli ile uğradığı tüm zararlarının tazminini istediğini, ancak davalı şirketin herhangi bir ödeme yapmadığını, bu nedenle Bakırköy Arabulculuk Bürosu'nun ... numaralı başvurusu ile arabuluculuk başvurusu yapıldığını, bu görüşmelerden de anlaşma durumunun olmadığını, davalı şirketin müvekkiline ayıplı mal sattığını, TTK uyarınca ayıplı mal hükümleri uyarınca işbu huzurdaki dava dosyasının açıldığını, müvekkilinin aracın şase, motor numarasının ve plakasının değiştirilmek sureti ile çalıntı olduğunu anlayabilecek durumda olmadığını beyanla müvekkilinin çalıntı araç için ödemiş olduğu 488.000,00 TL bedelin satış tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava konusu aracı müvekkilinden satın aldıktan sonra █████/2021 tarihinde dava dışı ... Şti.'ye sattığını beyan ettiğini, davacının talebinin Borçlar Kanunu 73. maddesi uyarınca rücu istemine ilişkin olduğunu, Borçlar Kanunu'nun 73. maddesinde rücu isteminin tazminatın tamamının ödendikten sonra olabileceğinin açıkça belirtildiğini, davacı tarafın beyanından araç bedelini 3.şahıs İ... Şti.'den aldığının açıkça anlaşıldığını, dava tarihinden önce bu şirkete ödeme yaptığına dair bir beyanı olmadığı gibi buna ilişkin bir belge de sunmadığını, Borçlar Kanunu 73. maddesi açık olup davanın esasına girilmeksizin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiğini, davalı şirket araç alım satımıyla iştigal etmekte olup galericilik yaptığını, davaya konu ...plakalı aracın davalı müvekkili tarafından █████/2021 tarihinde Bakırköy 34. Noterliği'nin...yevmiye ve █████/2021 tarihli araç satış sözleşmesi ile dava dışı ... İnşaat A.Ş.'den satın alındığını ancak 10 gün sonra da Bakırköy 18. Noterliği'nin... yevmiye ve █████/2021 tarihli araç satış sözleşmesi ile de davacı ...'e satıldığını, davaya konu aracın çalıntı olduğu hususunu davacı gibi davalı müvekkilinin de aracın davacıya satımından sonra davacının bildirimi ile öğrendiğini, müvekkilinin galericilik faaliyeti ile meşgul olduğunu, ay içerisinde çok sayıda araç alım satımı gerçekleştirdiğini, dava konusu aracın da davalı müvekkilinin alım satımına aracılık ettiği çok sayıda araçtan sadece bir tanesi olduğunu, aracın çalıntı olduğu hususunda davalı müvekkilinin bilgisinin olmadığını, dava dışı ... Otomotiv'den noterden yapılan resmi satış sözleşmesi ile satın alındığını ve 10 gün sonra da davacıya satıldığını, resmi olarak noter satışı yoluyla alınıp satılan araçtan dolayı iyi niyetli 3. kişi konumunda olan davalı müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, araç satış sözleşmelerinden Noterlik Kanunu gereği işlemi yapan noterlerin kusursuz sorumluluklarının bulunduğunu, bu nedenle aracın tescilinden son işleme kadar tüm satışların Türkiye Noterler Birliği'nedn celbinden sonra gelecek kayıtlara göre davanın ilgili noterliklere ihbarını talep ettiklerini, dava konusu aracı Bakırköy 34. Noterliği'nin ...yevmiye ve █████/2021 tarihli araç satış sözleşmesi ile dava dışı...A.Ş. satın aldığından davanın... Group şirketine de ihbarını talep ettiklerini beyanla davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin █████/2022 tarih █████████ Esas- ████████ Esas sayılı kararında; ....Davacı davalıdan satın aldığı ve dava dışı şahsa sattığı aracın çalıntı çıkması nedeniyle davalıya verdiği araç satış bedelini talep etmektedir.Dosyaya sunulan belgeler, soruşturma evrakı ve beyanlardan davalı tarafından 488.000,00 TL karşılığında davacıya satılan aracın çalıntı olduğu sahte belgeler ile bir kaç kez satışının yapıldığı davacının sattığı şahısta iken durumun ortaya çıktığı ve davacı tarafından sattığı kişi ile protokol yapıldığı ve davacının sattığı kişiye 325.000,00 TL ödendiği ve davalıya açacağı dava sonunda alacağı bedelin yarısını ödemeyi taahhüt ettiği anlaşılmıştır. davalı tarafından satılan aracın çalıntı çıkması karşısında ayıplı olduğu ve davacı zararının bu nedenle davalı tarafından giderilmesi gerektiği kabul edilmiş, davacının dava dışı kişiye 325.000,00 TL ödemesi ve dava sonunda alacağı bedelin yarısını da ödemeyi taahhüt etmesi karşısında davacının tek zararının bilirkişilerin belirttiği gibi 325.000,00 TL'den ibaret olmadığı anlaşılmış ve davalının sattığı ürünün çalıntı çıkması karşısında aldığı ürün bedelinin tamamını ödemesi gerektiği kabul edilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''DAVANIN KABULÜNE, 488.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi tarafından verilen karar eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu araca ilişkin devam etmekte olan ceza yargılamasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, öncelikle her ne kadar dava konusu aracın çalıntı olduğu gerekçesiyle savcılık tarafından araca el konulmuşsa da ceza yargılama aşamasının halen devam ettiğini, yargılama sonucunun da ne olacağı önceden bilinemeyeceğinden ceza yargılamasının bekletici mesele yapılması gerektiğini; Hiç bir basiretli tacirin dava konusu olayda aracın çalıntı olduğunu bilebilecek durumda olmadığını, zira dava konusu aracın müvekkili tarafından Noter kanalıyla satın alınmış olup müvekkili aracı satın aldığında aracın çalıntı olduğuyla ilgili araç üzerinde herhangi bir kayıt da bulunmadığını, ruhsat üzerindeki bilgiler ile araç üzerindeki bilgiler (Şase numarası vs,) arasında da bir uyumsuzluğun söz konusu olmadığını, davacı gibi müvekkilinin de aracın çalıntı olduğunu anlayabilmesine imkan olmadığını;Müvekkilinin galericilik faaliyeti ile iştigal ettiğini, ay içerisinde çok sayıda araç alım satımı gerçekleştirdiğini, dava konusu aracın da davalı müvekkilinin alım satımına aracılık ettiği çok sayıda araçtan sadece bir tanesi olduğunu, aracın çalıntı olduğu hususunda davalı müvekkilinin bilgisi olmayıp, dava dışı ... Otomotiv'den noterden yapılan resmi satış sözleşmesi ile satın alındığını, yaklaşık 10 gün sonra da davacıya satıldığını, resmi olarak noter satışı yoluyla alınıp satılan araçtan dolayı iyiniyetli 3.kişi konumunda olan davalı müvekkilinin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini;Davanın ihbarı taleplerinin Mahkemece yerine getirilmediğini, Mahkemeden aracın müvekkilimden önceki maliklerine ve noterlerin kusursuz sorumluluğu gereği satış işlemlerine aracılık eden noterliklere davanın ihbarını talep etmiş olmalarına ve buna ilişkin ihbar dilekçesi de sunmuş olmalarına rağmen Mahkemece ihbarın yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu;Mahkemece aracın satış bedeli olan 488.00,00 TL'nin iadesine karar verilmesinin de hatalı olduğunu, davacı tarafın müvekkili gibi galericilik faaliyeti ile iştigal ettiğinden aracı müvekkilinden satın aldıktan sonra aracı dava dışı İnanlar Şirketine sattığını, davacının aracı satış fiyatına ilişkin belgelerin mahkemece dosyaya celp edilmediğini, Borçlar Kanunu'nun 217/1.maddesinde alıcının satılandan elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünlerin değeri indirilerek ödemiş olduğu satış bedelini talep edebileceğinin belirtildiğini, oysaki mahkemece hiç bir araştırma yapılmaksızın doğrudan satış bedeli olan 488.000,00 TL'nin iadesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece her ne kadar davacı ile 3.kişi arasında yapılan protokol gereği 325.000,00 TL'nin ödendiği ve dava sonunda alınacak bedelin yarısının ... Şirketine ödeneceği gerekçesiyle araç satış bedelinin tamamının iadesine karar verilmişse de yapılan bu değerlendirmenin hatalı olduğunu, Borçlar Kanunu'nun 217/1.maddesi gereği yeterli araştırma yapılarak (kabul anlamına gelmemek kaydıyla) iade edilecek tutarın buna göre belirlenmesi gerektiğini, öte yandan her ne kadar davacı tarafça 3.kişiye ödeme yapıldığına dair dekont sunulmuşsa da mahkemece ilgili bankaya müzekkere yazılarak ödemenin varlığının doğrulanması gerektiğini beyanla mahkeme kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu araca, hırsızlık suçuna konu olduğundan bahisle el konulması nedeniyle satış bedelinin iadesi talebine ilişkindir.Davacı taraf, davalıdan █████/2021 tarihli Noter sözleşmesi ile 488.000 TL bedel karşılığında, ... marka, 2016 model bir araç satın aldığını, oto alım satım ticareti ile uğraştığını ve aldığı aracı dava dışı ...Şirketine sattığını, ardından aracın hırsızlık suçuna konu olduğundan bahisle savcılık soruşturması başlatıldığını ve araca el konulduğunu, aracın ayıplı olması sebebiyle ödediği bedel kadar zarara uğradığını beyan ederek 488.000 TL'nin faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf, davacının aracı satmış olması ve almış olduğu satış bedelini iade ettiğine dair bir beyanının bulunmaması sebebiyle davanın reddinin gerektiğini, aracın hırsızlık konusu olduğunun taraflarınca da bilinmediğini, aracın Noter kanalı ile satın alındığını, iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olup herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri; Mahkemece ceza yargılamasının neticesinin bekletici mesele yapılmamasının hatalı olduğu, zira araca el konulmuş ise de henüz akıbetinin bilinmediği, davalının da aracı kendisine satan kişiden Noter kanalı ile satın aldığı, aracın çalıntı olduğunu bilmediği, iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğu, Mahkemece ihbar taleplerinin karşılanmamasının usule aykırı olduğu, davacı aracı üçüncü kişiye satmış olmasına rağmen Mahkemece TBK'nın 217/1. maddesi uyarınca araştırma yapılmaksızın doğrudan tüm bedelin iadesine karar verilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207. maddesine göre; satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Anılan Kanun'un 214. maddesinde; "satış sözleşmesinin kurulduğu sırada var olan bir hak dolayısıyla, satılanın tamamı veya bir kısmı bir üçüncü kişi tarafından alıcının elinden alınırsa satıcı, bundan dolayı alıcıya karşı sorumlu olur." denilmek suretiyle satıcının, satım sözleşmesinden doğan bir başka borcu olan zapta karşı tekeffül borcu düzenlenmiştir. Kanun'un 217. maddesinde ise satılanın tam zaptı halinde satış sözleşmesinin kendiliğinden sona ermiş sayılacağı açıklandıktan sonra alıcının, satılandan elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünlerin değeri indirilerek, ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesini isteyebileceği kabul edilmiştir. Satılanın tamamen zaptı halinde satış sözleşmesi geçersiz hale geleceğinden ve satıcının mal varlığında satım bedeli nedensiz kalacağından satış bedelinin alıcıya her halde geri verilmesi gerekecektir. Alıcının, satılanın tamamen zaptı halinde satıcıya karşı ileri sürebileceği bu istemin kabul edilebilmesi için, satıcının kusurlu olup olmaması sonuca etkili değildir. Zira satıcının bu konudaki sorumluluğu, kusursuz sorumluluktur.Somut olaya dönüldüğünde; davacının, █████/2021 tarihli sözleşme ile 488.000 TL bedelle davalıdan satın aldığı aracı, █████/2021 tarihinde dava dışı ... Şirketi'ne satarak mülkiyetini devrettiği, mübrez sicil kayıtlarında aracın anılan şirket adına kayıtlı olduğu, satım konusu araca Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı ve resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi konulu dosyası kapsamında el konulduğu ve aracın █████/2021 tarihinde Esenyurt Asayiş Büro Müdürlüğü'ne teslim edildiği, soruşturma neticesinde Büyükçekmece 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/2 Esas sayılı dosyası ile açılan davada Mahkemece, █████/2022 tarihli karar ile aracın sicil kaydına tedbir konulmasına ve aracın yediemin olarak katılan ...'ye teslimine karar verildiği, ceza yargılamasının derdest olduğu, bu şekilde aracın tamamen zapt edilmesi sebebiyle davacı ile dava dışı... Şirketi ve dolayısıyla taraflar arasındaki satış sözleşmesinin geçersiz hale geldiği, davalının aracın çalıntı olduğunu bilip bilmemesinin yani kusurlu olup olmamasının sözleşmenin geçersiz sayılmasına bir etkisinin bulunmadığı, araç el konulmak suretiyle son zilyedi dava dışı şirketin elinden alınmış olup ceza yargılamasının neticesinin beklenmesinin gerekmediği, davalı tarafından davanın ihbar edilmesi istenilen kişilerin açık kimlik bilgileri ve adresleri gösterilmek suretiyle usulüne uygun şekilde ihbar talebinde bulunulmadığı, davacının aracı ticareti kapsamında satmak için aldığı, kullanmadığı, kısa bir süre içerisinde dava dışı İnanlar Şirketine sattığı ve satış sözleşmesinin geçersiz olması sebebiyle aldığı bedelin bir kısmını iade ettiği, kalan kısmının iadesi konusunda da anılan şirket ile arasında protokol düzenlendiği, buna göre davacının satım konusu araçtan elde ettiği ve davalıya ödemiş olduğu bedelden indirilmesi gereken bir faydanın bulunmadığı, davalının da satış bedelini kullanmak suretiyle bir fayda elde ettiği, Mahkemece tüm satış bedelinin iadesine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 33.335,28 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 8.333,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 25.001,46 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.