Anahtar kelimeler: Muharrer Emre Talepli Esaskarar Kambiyo Yapmaya Emri Yazim Takipte Senet

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
HAKİM : ......
KATİP : ......
DAVACI : ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVALI : ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2024
YAZIM TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı ......esas nolu dosyası ile kambiyo senetlerine (çek, poliçe ve emre muharrer senet) özgü haciz yolu ile yapılacak takipte ödeme emri ile 300.000,00 TL asıl alacak, 6.910,27 TL faiz ve 900,00 TL komisyon olmak üzere toplam 307.810,27 TL alacak talepli icra takibi başlatıldığını, bunun üzerine ...... 15.04.2024 tarihinde ...... büro dosya no , ......esas nolu dosyası ile başvuru yapıldığını ve karşı taraf veya vekilinin toplantıya katılmaması nedeniyle anlaşmaya varılamadığını, davacı müvekkilinin davalı alacaklı.... İnş. Turz. San. Tic Ltd. Şti. ile hiç bir ticari ve finansal ilişkisi olmadığını, müvekkilinin, mucidi ve sahibi olduğu patent hakkını devrettiği, ... Şirketi firması ile ... Ener. Mad. Mak. İm. Otel. Tur. ve Dan. Paz. Tic. Ltd. Şti. arasındaki 02.11.2022 ile 23.02.2024 tarihleri arasında devam eden imalat anlaşması kapsamında, ... Ener.Mad.Mak.İm.Otel.Tur.ve Dan. Paz.Tic.Ltd.Şti.’nin davalı alacaklı ....İnş. Turz. San. Tic. Ltd. Şti.'ne yaptırılan imalatlar amacıyla avans niteliğinde senetler verdiğini, bu nitelikte davalı alacaklı şirketin elinde 28.12.2023 tanzim, 29.03.2024 ödeme tarihli 300.000,00 TL bedelli senet ile, 28.12.2023 tanzim, 30.04.2024 ödeme tarihli 286.605,00 TL bedelli senetler olduğunu, müvekkili adına .... Noterliği'nden 06.03.2024 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname gönderilmiş ihtarnamede senetlerin bedelsiz kaldığını, iade edilmesi gerektiğinin bildirildiğini, ihtarnamenin davalı alacaklı.... İnş. Turz. San. Tic Ltd. Şti.'ne 14.03.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkiline, davalı alacaklı.... İnş. Turz. San. Tic Ltd. Şti. Vekili Av. ...... tarafından, .... Noterliğinden 20.03.2024 tarih ve ... yevmiye nolu cevaben ihtarname gönderildiğini, müvekkilinin davalı alacaklı ....İnş. Turz.San.Tic Ltd.Şti. ile hiç bir ticari ve finansal ilişkisi olmadığnıı, müvekkilinin almış olduğu herhangi bir mal olmadığı gibi herhangi bir parada almadığını, davalı alacaklı şirketin müvekkile kesmiş olduğu herhangi bir fatura, fiş v.s olmadığını, davalı alacaklı vekilinin cevabi ihtarnamede müvekkili şirkete şahsi borcu iddiasının davalı tarafından kanıtlanması gerektiğini, ... firması ile ... Ener.Mad.Mak.İm.Otel.Tur.ve Dan. Paz. Tic. Ltd. Şti., ... Ener. Mad. Mak. İm. Otel. Tur. ve Dan. Paz. Tic. Ltd. Şti.’ne yaptırdığı imalatları zaman zaman 3. firmalara yaptırdığını ve bu durumda ...'ye avans niteliğinde ... cirolu çeklerle ödeme yapıldığını, İş bu senetler de müvekkilinin zaman zaman danışmanlık yaptığı ... firmasının siparişlerinin temini açısından verilmiş senetler olduğunu, davalı alacaklı .... İnş. Turz. San. Tic Ltd. Şti. ... Ener. Mad. Mak. İm. Otel. Tur. ve Dan. Paz. Tic. Ltd. Şti.'nden olan dava konusu alacakları nedeniyle müvekkilinden bu senetleri tahsil etmeye çalıştığını, ...... esas sayılı takip dosyası, .... Noterliğinden 06.03.2024 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi, .... Noterliğinden 20.03.2024 tarih ve ... yevmiye nolu cevabı ihtarnamesi, 28.12.2023 tanzim,29.02.2024 ödeme tarihli 300.000,00 TL bedelli senet,....İnş. Turz.San.Tic Ltd.Şti. ... Ener.Mad.Mak.İm.Otel.Tur.ve Dan. Paz.Tic.Ltd.Şti. ve ... Şirketi'nin ticari defter ve banka kayıtları, tanık, keşif ve bilirkişi incelemesi, yemin, sair her türlü delil, haklı ve yerinde olan davanın kabulüyle, müvekkilinin, davalı alacaklı ......esas nolu dosyası ile Kambiyo senetlerine (çek, poliçe ve emre muharrer senet) özgü haciz yolu ile yapılacak takipte ödeme emri ile 300.000,00 TL asıl alacak, 6.910,27 TL faiz ve 900,00 TL komisyon olmak üzere toplam 307.810,27TL alacak talepli icra takibi nedeniyle borcu bulunmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetle yapılan icra takibinin teminatsız olarak veya mahkemenin uygun göreceği oranda teminat karşılığı durdurulması için dava sonuna kadar ihtiyat-i tedbir kararı verilmesini, davalı alacaklı.... İnş. Turz. San. Tic Ltd. Şti. yürütülen takip kötü niyetli olduğundan ve bu yolla müvekkilinin zararına yol açıldığından, İİK’nın 72. maddesi uyarınca müvekkilimiz lehine %20’den az olmamak üzere haksız takip tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflarınca müvekkili şirketin alacağını tahsil etmek amacıyla davacı borçlu taraf aleyhine ...... E. numaralı dosyasıyla davacı tarafça vadesinde ödenmemiş 300.000,00 TL tutarındaki bonoya ilişkin icra takibi başlatıldığını, icra dosyasının derdest olduğunu, davacı tarafça, söz konusu icra takibinden sonra muhatabının müvekkili şirket olduğu .... Noterliği'nin 06.03.2024 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarnamede senetlerin bedelsiz kaldığını, iade edilmesi gerektiğinin bildirildiğini, buna karşılık .... Noterliği'nin 20.03.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevabi ihtarname keşide edilerek müvekkili şirketin ... isimli firmayla herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığını, müvekkili şirketin ... Ltd. Şti. isimli firma olan ticari ilişkisinin de sona erdiğini ve davacının bu ilişkide taraf sıfatının dahi bulunmadığını; senetlerin müvekkili şirkete olan borçtan dolayı kayıtsız ve şartsız bir şekilde verildiği belirtilerek bono bedellerinin ödenmesi talep edildiğini, somut olayda ise davacı borçlu huzurdaki dava ile müvekkili şirket ile davacının hiçbir ticari ve finansal ilişkisinin olmadığını; icra takibine konu edilen senedin davacının mucidi ve sahibi olduğu patent hakkını devrettiğini, ... Şirketi ile ... Ener. Mad. Mak. İm. Otel. Tur. ve Dan. Paz. Tic. Ltd. Şti. arasındaki 02.11.2022 ile 23.02.2024 tarihleri arasında devam eden imalat anlaşması kapsamında, ... Ltd. Şti.’nin davalı alacaklı ... Ltd. Şti.'ne yaptırılan imalatlar nedeniyle avans niteliğinde verildiği iddia ve beyan edildiğini, yani davacı borçlu tarafça icra takibine konu edilen senet üzerindeki 'nakden' ibaresine, senedin avans niteliğinde verildiği iddiası nedeniyle itiraz edilmiş durumda olduğunu, bu durumda davacı borçlu tarafın bedel kaydına yönelik itirazı nedeniyle ispat yükünün davacı borçlu tarafta olduğunun açık olduğunu, davacı tarafça taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığını, dolayısıyla senedin herhangi bir sebebe dayanmadığı iddia edilerek menfi tespit davası açıldığını, ancak senedin sebepten soyut olup davacının bu iddiası ile borçtan kurtulmaya çalışmasının da yersiz olduğunu, çek ve senet ile borç altına giren kimsenin, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmek yükümlülüğü altına girdiğini, çek veya senedin bedelsiz olduğunun iddia edilmesi sureti ile açılan menfi tespit davasında ispat külfetinin davacı borçluya düştüğünü belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
- ......esas sayılı dosyası,
-İhtarnameler,
-Arabuluculuk anlaşamama son tutanağı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava, davacının, bonoya dayalı olarak yapılan takipten ötürü borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile davalı arasında hiçbir ticari ilişkinin olmadığını, dava dışı ... AŞ ile ... Ltd. Şti.'nin davalı ile aralarındaki ticari ilişki sebebiyle avans niteliğinde senetler verildiğini, takibe konu senedin bu senetlerden olduğunu beyanla borçlu olmadığı iddiasında bulunmuştur.
Davalı yan ise, savunmasında davacı beyanlarını reddettiğini, kambiyo senetlerinin illiyetten mücerret olduğunu, senede karşı ancak senetle ispatın mümkün olduğunu beyan etmekle davanın reddini talep etmiştir.
Öncelikle davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir ( ...... ( ......).
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.
Diğer bir deyişle; kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir ( ......).
Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder ( ......). Bu durumda İİK’nın 72/6 maddesi gereğince bedele dönüşen istemin temeli menfi tespit davasıdır.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer ( ......).
Kambiyo senedinin hukukî niteliğine değinmek gerekirse; bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illî ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukukî işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir amaca ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.
Her senedin düzenlenmesinin altında yatan bir neden/ilişki vardır. İlletten mücerret olan kambiyo senetleri “ifa amacıyla” ya da “ifa yerine” düzenlenebilir. İfa amacıyla düzenlendiğinde, taraflarca aksi kararlaştırılmadığı sürece asıl borç ilişkisi ortadan kalkmaz. Kambiyo senedinin bu iki nedenden hangisi için düzenlendiğinin açıkça belirtilmediği durumlarda, kambiyo senedinin ifa amacıyla düzenlendiği kabul edilir. Bir başka anlatımla, kambiyo senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlenmesi esastır ( ......).
Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Ancak kambiyo taahhüdünde bulunmanın temelinde -şart olmamakla birlikte- genellikle satım, bağışlama, kira, taşıma gibi bir borçlandırıcı işlem vardır. Böyle bir borçlandırıcı işlem yoksa senedin "hatır" için verildiği varsayılır. Temel borç ilişkisinin taraflarından birinin bir kambiyo senedi düzenleyip lehtara vermesiyle kambiyo ilişkisi diye adlandırılan ve temel borç ilişkisinden bağımsız olan ikinci bir borç ilişkisi doğar. Zira bir borç ilişkisi için kambiyo taahhüdünde bulunulması tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça borcun yenilenmesi sonucunu doğurmaz (TBK m. 133/2); kambiyo senedinin ifa yerine değil ifa uğruna verilmiş olduğu kabul edilir. Dolayısıyla bir borç hakkında kambiyo senedi düzenlendiği takdirde, taraflar arasında biri temel borç ilişkisi, diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki bulunur. Bu halde hamil, biri asıl borç ilişkisinden, biri de kambiyo ilişkisinden doğan iki ayrı talep hakkına sahip olmaktadır. Kambiyo münasebetinden, doğan hakkın, herhangi bir nedenden dolayı düşmesi halinde, hamilin asıl borç ilişkisinden dolayı sahip olduğu talep hakkı saklıdır.
Aynı durum, kambiyo senedinin tedavülü hâlinde de karşımıza çıkar. Bir kambiyo senedi ciro edildiği zaman ciranta ile ciro edilen kişi arasında kural olarak bir temel ilişki (asıl borç ilişkisi) bulunmaktadır. Ayrıca, bu iki kişi arasında kambiyo hukukundan doğan bir kambiyo ilişkisi de mevcuttur. Bu sebeple taraflar arasındaki temel borç ilişkisindeki bozukluklar kambiyo ilişkisini etkilemez. Temel borç ilişkisinden doğan def’îler, temel borç ilişkisi ile kambiyo ilişkisinin taraflarının aynı olması ve bile bile borçlu zararına hareket edilmesi hâlleri dışında, kambiyo ilişkisinde ileri sürülemez. Zira temel borç ilişkisi kendi hukukuna, kambiyo ilişkisi de kendi hukukuna tabidir.
Borçlu, kambiyo senedi nedeniyle alacaklıya karşı, genel olarak, ya kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ya da temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunabilir. Başka bir deyişle borçlunun kambiyo senedi borcundan dolayı sorumlu olmaması, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan doğan nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, temel borç ilişkisine yönelik nedenlere de dayanabilir.
Borçlunun, kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ileri sürerek açtığı menfi tespit davası esasında maddi hukuk anlamında bir itiraz sebebine dayanılarak açılmaktadır. Bu kapsamda hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit davalarında, uyuşmazlık temel ilişkiden değil, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan kaynaklanmaktadır. Bu davalarda, kural olarak, davacının iddiası çoğu kez tüm senet ilgililerine karşı öne sürülebilen mutlak def’îlere dayanmaktadır. Örneğin; kambiyo senedinin zorunlu şekil şartları içermemesi, kambiyo alacağının zamanaşımına uğraması, vadeyi beklemeden istemde bulunulması, ciro zincirindeki kopukluk, başvuru hakkının yitirilmiş olması, senette yazılı kısmi ödeme açıklaması, sorumsuzluk kayıtları ya da bir kambiyo taahhüdünün senet yapma iradesindeki bozukluk nedeniyle sahibini bağlamayacağı yönündeki iddialar hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit talebine konu oluşturur.
Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada "bedelsizliğe dayalı" menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır ( ......). Başka bir deyişle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır.
Kambiyo senedine bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, değeri ne olursa olsun tanıkla ispat olunamayacaktır. Senede karşı senetle ispat kuralı olarak adlandırılan bu kuralın karşı tarafın muvafakati ve HMK’nın 202. maddesinde düzenlenen delil başlangıcı olarak adlandırılan iki istisnası mevcut olup anılan iki durumun gerçekleşmesi halinde senede karşı tanıkla ispat mümkündür.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, davacı yan senedin altındaki imzaya ve diğer geçerlilik şartlarına itiraz etmediği açık olup, dava dışı şirketler ile davalı arasındaki ilişki sebebiyle kendisinin teminat olarak verdiğini, davacı tarafından keşide edilen █████/2024 tarihli ihtarnamede de açıkça beyan edildiği üzere davacı dava dışı ... tarafından davalıya yapılacak imalatlar amacıyla takip konusu senedin davalıya verildiğini ikrar etmekte olup davalı, dava dışı ... AŞ ile ticari ilişkisi bulunmadığını cevabi ihtarname ve cevap dilekçesi ile beyan etmiş olup davacı tarafından kendisine verilen bononun davacının şahsi borcu nedeniyle verildiğini beyan ettiği görülmüştür.
Taraf beyanları ve icra dosyası ile ihtarnameler göz önünde bulundurulduğunda, bononun davacı tarafından davalıya verildiği, bedelsizlik iddiasının tarafı olan şirketlerin dosyamızda taraf olmadığı, bu haliyle illiyetten mücerret olan senet yönünden davacının menfi tespit talebinin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın REDDİNE,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 427,60 TL harcın peşin alınan 5.123,25 TL harçtan çıkarılarak artan 4.695,65‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacıya iadesine,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.600,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 48.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, Davacı Vekili Av. ......, Davalı Vekili Av. ......'nun yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ...... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2024
Katip ......
¸e-imzalıdır.
Hakim ......
¸e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!