Anahtar kelimeler: Kırşehir Menine Muarazanın Mart Tarımsal Yıllarına Aylığına Yaşlılık Tahsis Kazandığının

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir 1. Asliye Hukuk (İş) MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili; davacının 1995 ve 1998 yıllarına ilişkin tarımsal faaliyetin sigorta hizmet başlangıcında ve sigortalılık süresinde esas alınmasını, davacının tahsis talep tarihini takip eden Mart/2019 tarihinden yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, muarazanın menine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum davaya cevap vermemiş, vekili duruşmalarda davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 25.02.2020 tarihli kararı ile davanın kabulü ile SGK tarafından tarım sigortalık başlangıcının 01.06.2001 tarihli olarak belirlenen tashih talebinin ve emeklilik isteminin reddine dair kararın iptali ile davacının 01.06.1996-01.06.1998 tarihleri arasındaki çalışmaları olan 720 prim gün sayısı olarak tespitine ve sigorta'lık süresinde esas alınmasına, davacının Mart 2019 tarihi itibari ile emekli olması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 25.02.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.06.2023 tarihli kararı ile tarımsal faaliyet için gerekli şartlar belirtilmekle birlikte somut olayda, Tarım Bağ-Kur sigortalılığı yönünden verilen karar yerinde ise de aylık bağlama başlangıç tarihi yönünden karar hatalı olduğu, davacının aylık bağlanması yönünden 1479 sayılı Kanun'un 35. maddesine tabii olduğu, 60 yaş ve en az 15 tam yıl prim ödemesi gerektiği, tahsis talep tarihi itibariyle davacı 60 yaşını doldurmadığı, 60 yaşını 10.02.2023 tarihinde doldurduğu, dolayısıyla davacıya 60 yaşını tamamladığı tarihi takip eden 01.03.2023 tarihi itibariyle 1479 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca kısmi yaşlılık aylığına hak kazandığı, dolayısıyla Mahkeme kararı aylık bağlanması yönünden hatalı olduğu gerekçesiyle, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.3 maddesi gereğince kabulüne, Kırşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin ████████ E., ████████ K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ilea)Davacının 01.06.1996-01.06.1998 tarihleri arası Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun, davacıya 01.03.2023 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, b)Fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 19.06.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "1.Dosya kapsamı incelendiğinde, davacının 01.06.1996-01.06.1998 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanmasını talep ettiği, davacının 1995-1998 yıllarına ilişkin tevkifat kesintilerinin iade alındığı gerekçesiyle tescilin sonraki prim ödemesi dikkate alınarak 01.06.2001 tarihinden başlatıldığı, İlk Derece Mahkemesince yapılan tevkifatlar nazarında karar verildiği, ne var ki kararın eksik araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmıştır.2.Davacının 1995-1998 yılları arasına ilişkin tevkifatlarının iade edilmesi nedeniyle bu sürelerin yaşlılık aylığında gözetilmediği belirgindir. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince 1996, 1997 ve 1998 tarihli tevkifatlar nazarında talebin kabulüne karar verilmiş ise de söz konusu tevkifatların davacı tarafından iade alınıp alınmadığı detaylı bir şekilde araştırılarak iadesinin alındığının anlaşılması durumunda, iade etmek suretiyle tasfiye edilmiş primlerin sigortalılık süresinde dikkate alınamayacağı gözetilerek yaşlılık aylığı şartlarının değerlendirilmesi gerekmektedir" belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 1995 ve 1998 yıllarına ait prim kesintilerinin iade edildiği, dolayısıyla iade edilerek tasfiye edilmiş primlerin sigortalılık süresinde dikkate alınamayacağı anlaşılmış, yaşlılık aylığı talebi yönünden ise 1479 sayılı Kanun'un 35. maddesinin son bendinde kadınlarda 60, erkeklerde 62 yaşını dolduran ve en az 15 tam yıl prim ödeyen sigortalıya kısmi yaşlılık aylığı bağlanacağı düzenlenmiş olup, tahsis talep tarihi itibariyle davacı 60 yaşını doldurmadığı, 60 yaşını 10.02.2023 tarihinde doldurduğu, dolayısıyla davacının 60 yaşını tamamladığı tarihi takip eden 01.03.2023 tarihi itibariyle 1479 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca kısmi yaşlılık aylığına hak kazandığı, bu nedenlerle davanın kısmen kabulü yönünde yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş, davanın kısmen kabulü ile davacıya 01.03.2023 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hatalı değerlendirme yapıldığını, kararın bozulmasını istemiştir. 2-Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılık tespiti isteğinin yerinde olup olmadığı ile yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ile davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.