Anahtar kelimeler: İne Potansiyel Alıcılar İsim Hissedarlarının Grup İstemli Anonim Gıda Adresleri

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP: davacı vekili özetle; davacı ......'in, ...... Grup Gıda San. Ve Tic A.Ş ,..... Gıda Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi , ..... Grup Gıda Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi, ..... Dış Ticaret Gıda Sanayi Anonim Şirketilerinin %25'ine sahip olduğunu, bu 4 şirketin şirketin diğer hissedarlarının %40 ile ..... ve %35 ile davalı ..... olduğunu, bu şirketlerin yetkilisinin de davalı ..... olduğunu, Şirketlerin içerisinde bulunduğu ekonomik durum nedeniyle şirketin bir kısım paylarının veya tamamının satışı düşünülürken davalının, davacıya potansiyel alıcılar ile 30.05.2024 tarihinde saat 10.00'da bir görüşme yapılacağını ve davacının da şirketin kurucusu ve iç işleyişini iyi bilen birisi olarak toplantıya katılmasının gerektiğini belirtip davet ettiğini, davacının anılan tarihte iş yerine gittiğini ve haber gelmesi üzerine davalının odasına müşteriler ile tanışmak için gittiğini, ancak odada davalı ....., Av...... ile sonradan kimliklerini öğrendiği Av...... ile Av..... ile karşılaştığını, davacının kalp ve şeker hastası olduğunu, kalbinde stent olduğu gibi günde 4 defa insülin iğnesi olduğunu, bu kişilerin davacıyı şirketten para çalmak, şirketi zarara uğratmakla itham ettiklerini, ellerinde davacının ses ve görüntü kayıtları olduğunu iddia ettiklerini, davacıyı 5 saat boyunca ilaçlarını almasına dahi müsaade etmeden zorla odada tuttuklarını, odanın önüne iki silahlı adam koydukları gibi aşağıda da 5 silahlı adam olduğunu belirttiklerini, davacıya kimsenin canının yanmaması için imza atmasını söylediklerini, davacının bu baskılar altında herhangi bir bedel ödenmeden anılan şirketlerdeki hisselerini hisse devri sözleşmeleri ile davalıya devrettiğini, yine davacıya yönetim kurulu kararı ile pay defterine de imza attırdıklarını, ayrıca bu şekilde 4 şirketin hisselerini gasp ettikleri gibi arabuluculuk anlaşmasını da tehdit altında imzalatarak davacıyı ......'a 5.300.000 TL borçlandırdıklarını, takip eden günlerde davacının ......'a ve vekili olan kardeşi Kemal Polat'a toplamda 1.414.000 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, tüm bu olayların ayrıntılarının Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...... nolu soruşturma dosyasında yer aldığını, bir insanın hiçbir sebep yokken hisselerini bedelsiz devredip üzerine 5.300.000 TL borcu olduğunu kabul etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sadece davacının değil işçilerin de gaspedildiğini, imza attıktan sonra tuvalete gitmesine izin verdiklerini, ancak ......'in de onunla birlikte gelip ona nezaret ettiğini, davacının işçilere de imzalamaları için ısrar ettiğin, onlara hayati tehlikeleri olduğunu silahlı adamların burada boşua beklemediğini izah ettiğini, yoksa bu 3 tanığın işçilik alacaklarını almadan istifa edip işten ayrılmasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğunun kuşkusuz olduğunu, bu 3 işçiden ......'un olaydan 1 hafta kadar önce işten çıkartıldığını ve oraya tazminatını almak için geldiğini, ancak işten daha önce çıkartıldığı SGK kayıtları ile sabit olduğu halde istifa dilekçesi imzalatıldığını, bu 3 kişinin ve davacının arabuluculuk evraklarının sureti de verilmediğini, davacının kendisine zorla imzalatılan evrakların sureti de olmadığından esasında ne imzalattıklarını da tam olarak bilemediğini, davacının pay defterine zorla imza attırılırken bir önceki sayfada ......'ın hisselerini ......'a devrettiğine ilişkin sayfayı gördüğünü, bu sayfada şirket hisse devri için hazır ancak imzaların atılmamış olduğunu gördüğünü, davacının iradesi sakatlanarak imza attırıldığından yapılan devrin geçerli olmadığını,, .....'ın tanık olarak dinlenmelerine karar verilmesini talep ettiklerini, davacıya imzalatılanlar arasında genel kurul kararının da olduğunu, okumasına bile izin vermediklerini, bunun da iptalini talep ettiklerini beyanla öncelikle ..... Grup Gıda San. Ve Tic A.Ş, ..... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi, ..... Gıda Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi, ..... Dış Ticaret Gıda Sanayi Anonim Şirketi ile ilgili olarak şirketlerin davalı adına kayıtlı olanlarının %25'ine teminatsız olarak tedbir konulmasına; dava sonunda devrin geçersiz olduğunun tespiti ile bu hissenin davacı adına tesciline; davacıya zorla imza attırılan 30.05.2024 tarihli genel kurul kararlarının iptaline; şirketin kar payı ve diğer isimler altında şirketin zarara uğratılıp içinin boşaltılmasının önlenmesi için şirkete kayyum atanmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA: davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: davalı ..... 'ın, davalı şirketlerin %100 hisse sahibi olduğunu ve aynı zamanda şirket yetkilisi olduklarını, davacının iddialarının yersiz ve mesnetsiz olduğunu, hisse devirlerinin tamamen yasal olduğunu, zorla ve tehdit altında gerçekleşmediğini, davacının sağlık durumuna ilişkin iddiaların da gerçeği yansıtmadığını, davalı ..... 'ın şirketlerin zarar görmesini engellemek ve ticari faaliyetlerin sağlıklı şekilde devam etmesini sağlamak amacıyla hareket ettiğini, bu bağlamda gerçekleştirilen işlemlerin tamamen hukuk çerçevesinde olduğunu, ayrıca dava konusu yönetim kurulu kararı ve iç yönerge bakımından TTK'da aranan iptal sebeplerinin hiçbirinin mevcut olmadığını, genel kurul kararının iptali isteminin dayanaktan yoksun olduğunu, arabuluculuk sürecinin usulüne uygun olarak ilerlediğini, tarafların arabulucuğa kendi istekleriyle katıldıklarını ve her iki tarafın da haklarının korunduğunu, görüşmeler esnasında davacıya tüm belgelerin detaylı şekilde açıklandığını ve tüm sorularının cevaplandığını, davacının tedbir talebi hususunda tedbir için aranan şartların hiçbirisinin mevcut olmadığını, şirkete kayyım atanmasının da hukuki dayanağının bulunmadığını, davalı ...... 'ın şirketlerin yönetimini yasalara uygun ve şeffaf şekilde yürüttüğünü, davacının usulsüzlük iddiaları ve baskı iddialarının asılsız olduğunu, kayyım atanmasının şirketlerin ticari faaliyetlerinin olumsuz yönde etkilenmesine sebep olacağını, davalı şirket ..... Grup Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin geçmiş dönemde konkordato ilan ettiğini, .█████/2021 tarihinde Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... E. ..... K. sayılı dosyası kapsamında davalı şirket ..... Gıda Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi konkordato sürecine girerek, projenin tasdiklendiğini, 2024 Şubat ayından başlamak üzere 30 ay eşit taksitte ödenmesi yönünde karar verildiğini, böyle bir sürecin ardından, şirkete bir de kayyum atanması isteminin davacının amacına ulaşmasına ve şirketin ticari hayatını imkansız hale getirmesine sebebiyet vereceğini, Şirket açısından konkordato sonrası kayyum atanmasının ödemelerin devam ettiği bu süreçte tedarikçiler açısından güven zedeleyeceğini, konkordato halindeki ...... Grup Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ortaklık sürecine girdiği andan itibaren hem sermaye girişi, hem de davalıya ait olan ...... Teknoloji şirketinin kredibilitesini ve limitlerini sonuna kadar kullandığını, ..... firmasından kestiği çekler ve koyduğu sermaye ile batmakta olan şirketi ayakta tutmaya çalıştığını, oysa gelinen süreçte davacının bildirdiği tanıklar ile birlikte şirketi sistemli şekilde zarara uğrattıklarının anlaşıldığını, davalı şirket tarafından 09.07.2024 tarihinde Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı ..... Soruşturma numaralı dosya kapsamında davacı ve bildirmiş olduğu tanıkları yönünden savcılık şikayetinde bulunulduğunu, davacı ve dosyaya sunmuş olduğu tanıkların organize bir şekilde şirketi zarara uğrattıklarının açık olduğunu, savcılık dosyasında güçlü delillerin mevcut olduğunu, davacı ve bildirmiş olduğu tüm tanıkların davalı şirketleri ciddi bir şekilde maddi zarara uğrattığını ve üstlenmiş oldukları görevleri nedeniyle yetkilerini kişisel menfaat ve haksız kazanç elde etmek amacıyla güveni kötüye kullanarak TCK kapsamında sair suçları işleyerek işlemler yaptıklarını, bu hususların davalı ..... tarafından davacı .....'e belgeleriyle izah edildiğini, savcılık şikayeti yapılmadığını ve şirketin uğradığı zararların bir kısmının tazmini için arabuluculuk anlaşma tutanağı düzenlendiğini, şirket hisselerinin şirket zararlarına karşılık ......'a devredildiğini, devam eden süreçte, davacının arabuluculuk anlaşma belgesinde kabul ettiği şartları ihlal ettiğini ve kötü niyetli bir şekilde huzurdaki davayı ikame ettiğini, bu nedenle davanın reddi ile birlikte davacı ve gösterdiği tanıklar hakkında suçların niteliği gereği Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...... sayılı soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyanla davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun tedbir talebinin, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... sayılı soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER:Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... soruşturma sayılı dosyası,Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... soruşturma sayılı dosyası,Ticaret sicil kayıtları, Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dava dosyasıDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava davacı tarafa zorla imza attırıldığı iddiasıyla 30.05.2024 tarihli genel kurul kararlarının iptali ile şirketin kar payı ve diğer isimler altında şirketin zarara uğratılıp içinin boşaltılmasının önlenmesi için şirkete kayyum atanması ile .... Grup Gıda San. ve Tic A.Ş., ..... Gıda Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi, ..... Gıda Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ve .... Dış Ticaret Gıda Sanayi Anonim Şirketlerine davalı adına kayıtlı olanlarına ihtiyati tedbir kararı verilmesi 30.05.2024 tarihli genel kurul kararlarının iptali talebi isteminden ibarettir.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere; mahkememizin █████/2024 tarihli celsesinin 5 no'lu ara kararının kurulduğu, bilirkişi masrafının yatırılması hususunda davacı vekilinin de hazır bulunduğu iş bu celsenin 8 no'lu ara kararı ile davacı vekiline ihtarat yapıldığı ancak davacı tarafça kesin süreye rağmen bilirkişi ücreti yatırılmadığından, davacının iddialarının incelenmesi hususunda davalı şirketlerin ticari kayıt ve defterlerinin incelenemediği, bu hususta inceleme günü olan █████/2025 tarihinde tutanak tutulduğu görülmüştür. İddia veya savunmanın haklılığı, bu olay ve hukuki işlemlerin varlığının ispatlanmasına bağlıdır. İspat hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde bir temel hak olarak garanti altına alınmıştır. Anayasal dayanağı olan ispat hakkını, usûl hukukunda taraflar, kanunda belirtilen süre ve usûle uygun olarak kullanırlar. Bu hak yalnızca kanunla sınırlanabilir.İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususuna ise ispat yükü denir.İspat yükü üzerine düşen taraf ispat etmesi gereken hususu ispat edemediği durumda ispatsızlık durumu söz konusu olacaktır. Hâkim bir husus ispatsız kalmış olsa dahi medeni yargılamada karar vermek durumundadır. TMK 6. Maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”Mahkememizin █████/2024 tarihli celsenin 8 ve 9 nolu ara kararlarında, davacı vekilinin yüzüne karşı verilen kesin süreye rağmen bilirkişi incelemesi için masrafının yatırılmadığı anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Delil ikamesi için avans" başlıklı 324. maddesinde "(1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. (2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. (3) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır." düzenlemesi bulunmaktadır. 03.04.2012 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 45. maddesinde: “(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Bakanlıkça çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Gider avansı, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder. (2) Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde adli yardım konusunda bir karar verilinceye kadar harç, gider ve delil avansı alınmaz. Kanunlardaki özel hükümler saklıdır. (3) Gider avansının yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir. Dava şartı olan gider avansının yatırılmaması veya tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğundan reddedilir. (4) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Delil avansı, tarafların dayandıkları delillerin giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağı ifade eder. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan biri avans yükümlülüğünü yerine getirmediğinde, diğer taraf bu avansı da yatırabilir. Delil avansını yatırmayan taraf, o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılır. Tarafların üzerinde tasarruf edemeyecekleri dava ve işlerle, kanunlardaki özel hükümler saklıdır…” düzenlemesi yer almaktadır. Yönetmeliğin 45. maddesinde, gider avansı ve delil avansı birlikte düzenlenmiş olup gider avansının, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade ettiği, davacının, her yıl Bakanlıkça çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu, delil avansının ise tarafların dayandıkları delillerin giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağı ifade ettiği vurgulanmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere, Yönetmelikte gider avansının içinde delil avansı için gerekli giderler de gösterilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 94. maddesinde "Kanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez." hükmü düzenlenmiştir. Ayrıca verilen sürenin amaca uygun, yeterli ve elverişli olması, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçların açık olarak anlatılması ve anlatılanların tutanağa geçirilmesi, bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip ilgili tarafların uyarılması gerekir. Bu hüküm gereği mahkememizin █████/2024 tarihli celsenin 8 ve 9 nolu ara kararlarında davacı vekiline ihtar yapılmış olup davacı taraf yeni süre talebinde de bulunmamıştır. Yapılan açıklamalar ışığında, somut olayda, davacıdan kesin süre içinde yatırılması istenilen bilirkişi masrafının delil avansı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.Somut olayda, mahkememizin █████/2024 tarihli celsesinde delil avansı niteliğinde olan bilirkişi giderinin yatırılması hususunda davacı vekiline kesin süre verilmiş olup, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçlar açık olarak anlatılmış ve anlatılanlar tutanağa geçirilmiştir. davacı tarafça bilirkişi giderinin verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı, mazeret bildirmediği, inceleme gün ve saatinde hazır olmadığı, bu haliyle dosyadaki bilgi ve belgeler dikkate alındığında davacının davasını ispatlayamadığı, HMK. 189/1 maddesi dikkate alınarak ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin █████/2021 gün █████████ esas █████████ karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin █████████ esas █████████ karar sayılı ilamı )HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harç peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, 5-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,6-Davalı tarafından yapılan ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 552,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine, Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere davalılar vekilinin yüzüne diğer tarafların yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Başkan ..... e-imzalıdırÜye .....e-imzalıdır Üye ....e-imzalıdır Katip ....e-imzalıdır