Anahtar kelimeler: İncnin Esnafı Taksici Abd Merkezli Ülkemizde Odası Taşımacılık Firmanın İhtisas

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2021
NUMARASI: █████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU: Haksız rekabetin tespiti- önlenmesi
Taraflar arasındaki haksız rekabet davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ...'nın kamu kurumu niteliğinde bir meslek ihtisas odası olup, tüm üyelerinin İstanbul'da yasal taşımacılık yapan taksici esnafı olduğunu, davalı ... Inc'nin ülkemizde herhangi bir vergi kaydı bulunmayan, ABD merkezli olan bu firmanın tamamen internet uygulamaları üzerinden kayıt altına aldığı araçlar ve şoförler üzerinden yasal olmayan taşımacılık yaptığını, davalı firmanın bu taşımacılıktan her müşteri ve şoförden komisyon almak suret ile yasal olmayan kazanç elde ettiğini, bu suretle yasal olarak vergisini ödeyen, meslek odalarına ve belediyelere kayıt olan taksi ve şoförlere karşı haksız bir rekabet oluştuğunu, hiçbir suretle yasal kaydı olmayan bu araçların müşteri bulma yolunun www...com./tr - www...com - ...com-... adı altında oluşturdukları internet siteleri ve mobil uygulamalar olduğunu, davalının TC sınırları içinde taşımacılık yapabilmesine ilişkin olarak ne bir lisansı ne de bir yetki belgesi bulunduğunu, yapmış olduğu faaliyetin tamamen teknoloji ve internet vasıtası ile müşteri ve korsan taşımacıyı buluşturmak ve bu taşımacılıktan komisyon almak sureti ile haksız kazanç elde ettiğini, söz konusu faaliyetin, yasal olarak taksi plakası alan, vergi ödeyen, belediyeye kayıt yaptıran ve çalışma izni alan taksi esnafına karşı tartışmasız haksız rekabet oluşturduğunu, davalı firmanın yürüttüğü korsan taşımacılıkta fiyatlarını davalı ... firmasının belirlemekte, bu tahsilatı mail order üzerinden tahsil etmekte ve müşteriye herhangi bir fatura ve fiş vermemekte olduğunu, ... firmasının taşımacılık yaptığı araçlarda Karayolları Trafik Kanununa göre taksilerde bulunması gereken taksimetrenin bulunmadığı ve araçların "..." seri plakalı olmayan hususi araçlar olduğunu, bu yönü ile taksi ile hizmet verilmesine rağmen taşımacılığın hususi amaçla tescil edilmiş araçlarla yapıldığı sabit olduğundan haksız rekabet ve korsan taksicilik faaliyetinin yapıldığının açık ve net olduğunu iddia ederek, davalının yasa dışı taşımacılık ve haksız rekabet faaliyetlerinin tespiti ile menine, HMK'nın 389 ve devamı maddeleri uyarınca teminatsız tedbir kararı verilerek firmaya ve tüm sitelerine ulaşımının engellenmesi suretiyle firmanın faaliyetlerine son verilmesine, internet sitelerine ve bu amaçla açılacak diğer tüm sitelere ve mobil uygulamalara erişimin engellenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; ... uygulamasının, ABD dışında mukim kullanıcılarına, ... Uygulamasının sahibi ve idarecisi olarak Hollanda'da mukim bir Hollanda şirketi olan ... tarafından sunulduğunu, ..'nin yolcularla ve taşımacılık operatörleri ile sözleşme imzaladığını, uygulama aracılığıyla gerçekleştirilen her yolculuğun sonunda kredi kartı seyahatleri için, taşımacılık operatörleri adına yapılan elektronik ödemelerine sınırlı bir ödeme aracısı olarak hareket ettiğini ve iş kaynakları sağlamakta olduğunu, ...'nin bu davanın tarafı olmadığını, ne ...'nin ne de ...'in bir taşımacılık hizmeti sağladığını ve araç filosuna sahip olmadıklarını, yada herhangi bir şofor istihdam etmediklerini, ...'nin, yerel taşımacılık endüstrisi için bir teknoloji hizmeti sağlayıcısı olduklarını, bu nedenle her ne kadar taşımacılık hizmetini daha etkin bir şekilde kolaylaştırarak uşalım hizmeti endüstrisi ekosistemine yardımcı olmakta ise de, yerel ulaştırma hizmeti endüstrisinin bir üyesi olmadığını, ... uygulamasını kullanan bireysel taşımacılık operatörlerinin ... uygulaması aracılığıyla taşımacılık hizmeti arayan yolculardan ulaşım taleplerini almak için ... ile sözleşme yapan üçüncü taraf, bağımsız yükleniciler olduğunu, ayrıca ...'in, ... uygulamasının sahibi olmadığını ve bu uygulamayı işletmediği ve yönetmediği gibi, uygulama üzerinde hiçbir hak sahibi de olmadığını, öncelikle ... uygulamasının hiçbir şekilde taşımacılık hizmetlerine ilişkin haksız rekabet iddialarına konu edilemeyeceğini, bu nedenle davada pasif husumet yokluğunun söz konusu olduğunu, davacının, ruhsatsız taşımacılık hizmeti sağlanması hususunda ... uygulamasını sorumlu ilan ettiğini, ancak ... uygulaması aracılığıyla sağlanan taşımacılık hizmetlerinin izinsiz ve ruhsatsız olmadığını, Türkiye'deki tüm ... taşımacılık operatörlerinin, yasalara uygun olarak gerekli ruhsat ve izinlerini aldığını ve bundan dolayı da bu operatörlerin korsan taksi hizmeti yürüttüğünü iddia edemeyeceklerini, davacının iddialarını çürüten çok sayıda mahkeme kararı bulunduğunu, idare mahkemelerinin, söz konusu araçlarla verilen taşımacılık hizmetlerinin izinsiz, yani "korsan" taksi hizmeti olarak tanımlanamayacağına hükmettiğini, ... operatörleri tarafından sunulan taşımacılık hizmetlerinin, taksi hizmetleri ile aynı mevzuata tabi olamayacağını savunarak davacının tedbir talebinin reddine, davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkemece usule ilişkin itirazlar yerinde görülmemesi durumunda davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında; 10.05.2018 tarihli karar ile İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ Esas sayılı dosyası ile birleştirme kararı verilmiştir. Mahkemece tefrik kararı verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... ...'nın bir meslek ihtisas odası olup, tüm üyelerinin İstanbul'da yasal taşımacılık yapan taksici esnafı olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ise, davalı tarafça TTK Karayolları Taşımacılık Mevzuatı ve Belediye Mevzuatına aykırı olarak internet üzerinden yasal olmayan taşımacılık faaliyeti yürüttüğü iddiası ile davalı ... Inc'nin haksız rekabet yapıp yapmadığının tespiti ile, haksız rekabet yapmış ise menine, yine ilgili internet sitelerine ulaşımın engellenmesi noktasında toplandığı tespit edilmiştir. 6102 TTK'nun 54. maddesi uyarınca iktisadi rekabetin her türlü kötüyü kullanımı haksız rekabettir. 6102 sayılı TTK'nun 54 ve devamı maddeleri ile " haksız rekabet düzenlenmiş, buna göre haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerin amacı bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasının amaçlandığı, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır," hükmüne yer verilmiştir. Aynı yasanın 55. Maddesi uyarınca da dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar belirtilmiştir. ... uygulamasının, ABD dışında mukim kullanıcılarına, ... Uygulamasının sahibi ve idarecisi olarak Hollanda'da mukim bir Hollanda şirketi olan ... tarafından sunulduğu, ...'nin yolcularla ve taşımacılık operatörleri ile sözleşme imzaladığı, uygulama aracılığıyla gerçekleştirilen her yolculuğun sonunda kredi kartı seyahatleri için, taşımacılık operatörleri adına yapılan elektronik ödemelerine sınırlı bir ödeme aracısı olarak hareket etmekte ve iş kaynakları sağlamakta olduğu, kısmi tercümesi sunulan █████/2019 tarihli devir ve lisans sözleşmesinden, sözleşme taraflarının ..., ..., ... olduğu, ... ve ...'nin Hollanda Menşeili firmalar oldukları, devredilmiş CSA haklarının, ... tarafından geliştirilmiş varlıklardaki tüm fikri mülkiyet hakları ile ilgili olarak ... bölgesindeki ... hizmetlerini yapması, yaptırması, kullanması, satışa açması, satması, ithal etmesi, icra etmesi, sergilemesi, çoğaltması, değiştirmesi, bu hizmetlere ilişkin yan hizmetler oluşturması, pazarlaması ve bu hizmetlerden başka şekillerde yararlanması amacıyla ...'ye tanınan münhasır, sürekli, telifsiz, devredilemez hak ve lisans, ...'ye tanınan haklar ve belirtilen sözleşmesel yükümlülükler de dahil olmak üzere tüm yükümlülükler ve ...'nin sahip olduğu tüm haklar şeklinde tanımlandığı, alt lisansın da ... tarafından, ... tarafından geliştirilen varlıkların kullanılması amacıyla üçüncü kişilere veya bağlı bir şirkete verdiği yetki şeklinde anlamlandırıldığı, ... bölgesinin ... dışındaki veya tarafların muhtelif zamanlarda yazılı olarak kararlaştırdıkları tüm ülkeler şeklinde belirlendiği, ... varlıklarının söz konusu sözleşme kapsamında yer alan fikri mülkiyet haklarından ve pazarlama varlıklarından oluşan her türlü fikri, mülkiyet, teknoloji, haklar ve diğer maddi olmayan duran varlıkları içerdiği ve bu anmala geldiği, ... hizmetinin de madde 11.7'de tanımlandığı, sözleşmenin 2.2.maddesiyle ...'nin tüm varlıkları ve edinilmiş varlıklarını 2013 yılında imzalanan sözleşmelere uyulması şartıyla ...'ye devredildiği, sözleşmenin 2.4.maddesiyle de ...'nin devredilmiş CSA haklarının tamamını, işbu sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklere uyması şartıyla ...'ye devrettiği, yine sözleşmeden ...ye en nihayetinde devredilen hakların, öncesinde de ... 'ye devredilmiş olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından sunulan 11 Haziran 2013 tarihli sözleşmenin incelenmesinde, tarafların ... ve ... olduğu, Madde 1.8'e göre mücerret mülkiyetin, CV'nin alt lisans verme hakkına sahip olduğu hizmetlerle sahip olduğu diğer her türlü fikri mülkiyet haklarını ifade ettiği, madde 1.12'ye göre hizmetlerin müşterilerin yolculuk, teslim veya diğer talepleri almalarına ve kabul etmelerine olanak sağlayan hizmetlerle taraflarca geliştirilen, kullanıma sunulan veya başka şekilde belirtilen, mücerret mülkiyeti kısmen veya tamamen içeren ve hizmetler anlamına geldiği, Madde 13.'e göre bölgenin ABD dışındaki tüm ülkeler olarak belirlendiği, CV'nin bölge içindeki hizmetlerin pazarlanması, satışı, lisanslanması ile ilgili münhasır olmayan, sürekli gayri kabili rücu ve lisans ücretleri olan mücerret mülkiyet yapma, yaptırma, kullanma, satma ve lisanslama hakkının ve lisansını ...'ye verdiği, davalı ...'nin Türkiye'de ... uygulaması hizmeti vermediği, bu uygulamanın .. tarafından sunulduğu, her ne kadar ... markası davalı adına kayıtlı ise de, haksız rekabet oluşturduğu iddia edilen hizmetin bizzat davalı tarafından sağlanmadığı, dolayısıyla davalı ... Inc'nin haksız rekabete yol açacak nitelikte bir faaliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla..." gerekçesiyle davacının davasının subüt bulmadığından reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkeme tarafından verilen ret kararının hatalı olduğunu, davalı tarafın ... uygulamasının davalı şirkete ait olmadığını, dava dışı ... Şirketinin bağlı şirketlerden olduğunu, ... Şirketinin taşıma hizmeti sağlamadığını, yolcu ve sürücülerle sözleşme yapmadığını iddia etmekte ise de davalının bu yöndeki beyanlarının herhangi bir hukuki dayanağının bulunmadığını, dosyaya ibraz edilen dilekçe eklerinde sunulan Türk Patent Enstitüsü çevirim içi marka sorgulama ekranında ... markasının ülkemizdeki tescil sahibi olarak davalı şirketin göründüğünü, davalının dava dışı ... Şirketi ile davalı şirketin bağlı şirket olduğu gözetilerek marka hakkı sahibi olarak davalının pasif husumet ehliyetine haiz olduğu ve bu haliyle usule ilişkin itirazlarının reddedilmesi gerektiğini, davalı tarafın ... uygulamasının taşımacılık hizmetlerine ilişkin olarak sadece aracılık hizmeti sunduğunu iddia etse de ... uygulamasının hukuka aykırı taşımacılık hizmetleri için sadece aracılık hizmeti sunmadığını, söz konusu hizmetlerin her türlü yönetim, uygulama, operasyon, tanıtım ve destek hizmetlerini bizzat ülkemizde sunarak haksız rekabet eylemini gerçekleştirdiğini, davalı ve dava dışı ... arasında akdedilen devir ve lisans sözleşmesinin 1.2.bölümünde; hakların herhangi bir kısmına ilişkin alt lisans verdiği ve devrettiği hükmünün mevcut olduğunu, dolayısıyla ... yahut ...'nin sahip olduğu tüm haklara davalı şirketinde haiz olduğunu, kaldı ki şirketlerin tümü arasında isim, iştigal alanı ve diğer konularda da organik bağın mevcut olduğunu, şirketler arasında sorumluluktan kaçınmak maksadıyla yapılan devir yahut tescillere de TMK 2.maddesi gereğince itibar edilmemesi gerektiğini, somut olayda ... Esas sayılı dosyasınında nazara alınarak tüzel kişilik perdesinin aralanması gerektiğini, lisans sözleşmesi içeriğinde dava dışı şirketler ve davalı şirketin kendi aralarında hizmet bölgelerine ayrıldığına dair hükümler mevcut ise de Türkiye'de bu hizmetin hangi şirket tarafından sağlanacağı dair bir hükmün yer almadığını, kendi iç ilişkilerindeki düzenlemelerin mahkemede ileri sürülme olanağının bulunmadığını, daha önceden marka sorgulama ekranında ... markasının ülkemizdeki tescil sahibi olarak davalı şirketin göründüğünü, davalının dava dışı ... şirketi ile arasında organik bağ olduğu ve aynı hizmeti farklı şirket isimleri ile sundukları dosya kapsamı ile açık olduğunu, davalı şirketin ABD'de ... sağlayıcısı olduğu, Türkiye'de bu hususta ... Şirketinin yetkili sağlayıcı olduğu beyan edilmiş ise de ... sisteminin kullanım imkanını sağlayan cep telefonu uygulama marketlerinde ... uygulamasının cep telefonuna indirilmek istendiğinde uygulama marketinin bilgi kısmında sağlayıcı olarak ve lisans sahibi davalı şirketin göründüğünü, raporda yer verilen lisans sözleşmesinin yürürlük tarihinin 04.04.2019 olduğunu, davanın ise 2017 yılında açıldığını, haksız rekabetin tespitinde önemli olanın dava tarihi olduğunu, tespitlerin lisans sözleşmesine dayanılarak yapıldığını, dolayısıyla 2019 yılı öncesinde taraflar arasında herhangi bir lisans devir işleminin yapılmamış olduğunu, Türkiye'deki ... sistemininde ... uygulama sağlayıcısınında davalı şirket olduğunu, davalının diğer ... Şirketleri ile organik bağ içinde olması nedeniyle tüzel kişilik perdesinin aralanması ile davalı yönünden haksız rekabet şartlarının oluşması nedeniyle davanın ve tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına, davanın ve tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 54 vd maddeleri gereğince haksız rekabet faaliyetlerinin tespiti ile meni www...com/tr - www...com - ...com - ... sitelerine ve bu amaçla açılacak tüm sitelere ve mobil uygulamalara erişimin engellenmesi istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Uyuşmazlık, davalı şirketin Türkiye'de haksız rekabete yol açan fiilde bulunup bulunmadığı, davalının dava dışı şirketlerle organik bağ içinde bulunup bulunmadığı, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, dava dışı gerçek kişiler ve şirketler tarafından dava dışı İstanbul Valiliği aleyhine araçların 2918 sayılı KTK ek-2/3.maddesi uyarınca; 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin birden fazla iptal davasını açmış oldukları, söz konusu maddenin ilk halinde aracın üretim amacı dışında yolcu ve yük taşımacılığında kullanılması hali için ceza öngörülmüşken maddeye 31.05.2012 tarihinde kabul edilen 6321 sayılı Kanunla eklenen 3.fıkrayla "korsan" olarak tabir edilen şehir içinde ticari amaçla kayıt dışı yolcu taşımacılığının eklenerek, hem taşımacılık hizmetlerinin düzene sokulması, hem de kurallara bağlı olarak yolcu taşımacılığı yapan esnafın haklarının korunmasının amaçlandığı belirterek olayda İstanbul Büyükşehir Belediyesi Toplu Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü tarafından turizm servis aracı güzergah kullanımı izin belgesinin verildiği, diğer yandan İstanbul Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde çalışan servis araçlarına ilişkin kuralların ilgili servis araçları yönergesinde düzenlenmiş olduğu, anılan yönergeye aykırı davranılması halinde yaptırımların uygulanması gerektiği, davacı tarafça işlemin tesis edildiği tarihte turizm servis aracı güzergah kullanım izin belgesinin alınmış olması nedeniyle dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiş olduğu, davacı oda tarafından ...'le ilgili reklam ve tanıtımlara dair, ... iş ortağı gibi bilgi ve belgeler üzerine İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı Toplu Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü tarafından başvurulara karşılık olarak, 2017 yılında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna , merkezi yurt dışında olan ... uygulamasının web üzerinden yurt dışından yayım yapması, uygulamadan yararlanılan seyahat yapılan taşıtların, güzergahların önceden belirlenmesi, teknik tespit ve takip yapılamaması gibi nedenlerle yasal zorunluluklara uyulup uyulmadığının kontrol edilemediğinin belirtildiği, meclis kararı ile ticari taksi yönetim merkezi kurularak işletilmesi işinin ... AŞ'ye devredildiği, yönergenin taksi otomasyon ve yönlendirme sistemi başlıklı 12.maddenin 1.fıkrasındaki düzenleme neticesinde yönerge kapsamındaki taksilerle ilgili yönetim merkezi otomasyon ve yönlendirme sistemi ve buna bağlı tüm elektronik haberleşme, mobil uygulamaları kullanım yetkisinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi adına ... AŞ'de bulunduğu, şikayeti konu gayri yasal faaliyet gösteren ... Firmasına ait ... uygulamasının https;//www...com/tr/ ve https//www...com internet adreslerinin ve ayrıca google stroede yer alan ...de yer alan microsoft mağazasında yer alan mobil uygulamalarının erişimin engellemesi için gerekli çalışmalarının yapılmasının arz edildiği, davacı tarafça iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Tarafların delillerini dosyaya ibraz ve ilgili delillerin dosya içerisine celbi sonrasında bilirkişi raporu alınmıştır. 20.11.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacı tarafın Türkiye'de ... markasının davalı adına tescil edildiğini, ayrıca ... uygulamasının akıllı telefonlara yüklenmek istenmesi halinde hak sahibinin davalı olarak gözüktüğünü, davalının ...'nin bağlı şirketi olduğunu ileri sürerek davalının pasif dava ehliyetine sahip olduğunu belirttiğini, davalı ise, sunduğu sözleşmelerle kendilerinin Türkiye'de ... uygulamasını sunmadıklarını, ...'nin bu konuda hak sahibi olduğunu, marka sahibi olunmasının uygulamanın da sahibi olunacağı şeklinde bir yoruma izin vermeyeceğini dile getirdiği, her şeyden evvel belirtmek gerekir ki, bir markanın sahibi olmak, o ad altında sunulan hizmetlerin veya piyasaya sürülen malların da marka sahibine ait olduğu anlamına gelmeyeceği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (öncesinde 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK) hükümleri uyarınca markanın bir başkasına lisans verilmesinin mümkün olduğu, keza markanın, yazılı bir lisans sözleşmesi olmadan da bir başkası tarafından kullanılmasının söz konusu olabileceği, bu çoğu halde marka hakkına tecavüz oluşturduğu, bütün bu hususlar, marka sahibinin, o marka adı altında sunulan tüm hizmetlerin bizatihi tarafi olduğu şeklinde yoruma engel olduğunu, diğer taraftan, huzurdaki davada haksız rekabet koşulları incelendiğinde, haksız rekabetin haksız fiilin bir türü olduğundan, sözleşme ilişkisi çerçevesinde lisans alanın bu tür eylemlerinden, marka sahibinin sorumlu tutulmasının da mümkün gözükmediği, davalı tarafından kısmi tercümesi sunulan 04.04.2019 tarihli Devir ve Lisans Sözleşmesinden; sözleşme taraflarının ... (... olarak kısaltılmıştır), ..., ... (... olarak kısaltılmıştır) olduğu, ... ve ...'nin Hollanda menşeli firmalar oldukları, devredilen CSA haklarının, ... tarafından geliştirilmiş varlıklardaki tüm fikri mülkiyet hakları ile ilgili olarak ... bölgesindeki ... hizmetlerini yapması, yaptırması, kullanması, satışa açması, satması, ithal etmesi, icra etmesi, sergilemesi, çoğaltması, değiştirmesi, bu hizmetlere ilişkin yan hizmetler oluşturması, pazarlaması ve bu hizmetlerden başka şekillerde yararlanması amacıyla, ...'ye tanınan münhasır, sürekli, telifsiz, devredilemez hak ve lisans, ...'nin CSA'daki yükümlülüklere uyması koşuluyla ... tarafından yukarıda belirtilen haklara yalnızca ... bölgesinde alt lisans verilmesi amacıyla ...'ye tanınan haklar ve yukarıda belirtilenlere ilişkin sözleşmesel yükümlülükler dahil olmak üzere tüm yükümlülükler ve ...'nin sahip olduğu tüm haklar şeklinde tanımlandığı (m. 1.14), alt lisansın da ... tarafından, ... tarafından geliştirilen varlıkların kullanılması amacıyla üçüncü kişilere veya bağlı bir şirkete verdiği yetki şeklinde anlamlandırıldığı (m. 1.12), ... bölgesinin, ... dışındaki veya tarafların muhtelif zamanlarda yazılı olarak kararlaştırdıkları tüm ülkeler şeklinde belirlendiği (m. 1.15), ... varlıklarının söz konusu sözleşme kapsamında yer alan fikri mülkiyet haklarından ve pazarlama varlıklarından oluşan her türlü fikri mülkiyet, teknoloji, haklar ve diğer maddi olmayan duran varlıkları içerdiği ve bu anlama geldiği (m. 1.18), ... hizmetinin de m. 11.7'de tanımlandığı, sözleşmenin 2.2. maddesiyle ...'in, tüm varlıkları ve edinilmiş varlıklarını, 2013 yılında imzalanan sözleşmelere uyulması şartıyla ...'ye devredildiği, sözleşmenin 2.4. maddesiyle de ...'nin devredilmiş CSA haklarının tamamını, işbu sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklere uyması şartıyla ...'ye devrettiğinin anlaşıldığı, her ne kadar sözleşmenin ilgili kısmı tercüme edilmemişse de, ... bölgesinin Amerika, Endonezya, Malezya, Kamboçya, Filipinler, Mayanmar, Singapur, Tayland ve Vietnam olduğunun anlaşıldığı, (m. 1.22). keza yine sözleşmeden, ...'ye en nihayetinde devredilen hakların, öncesinde de ...'ye devredilmiş olduğunun anlaşıldığı, yine davalı tarafından sunulan 11 Haziran 2013 tarihli sözleşmeden; sözleşmenin taraflarının ... (CV olarak kısaltılmıştır) ve ..., (... olarak kısaltılmıştır) olduğu, mücerret mülkiyetin, CV'nin alt lisans verme hakkına sahip olduğu hizmetlerle sahip olduğu diğer her türlü fikri mülkiyet haklarını ifade ettiği (m. 1.8), hizmetlerin müşterilerin yolculuk, teslim veya diğer talepleri almalarına ve kabul etmelerine olanak sağlayan hizmetlerle taraflarca geliştirilen, kullanıma sunulan veya başka şekilde belirtilen, mücerret mülkiyeti kısmen veya tamamen içeren ve hizmetler anlamına geldiği (m. 1.12), bölgenin ABD dışındaki tüm ülkeler olarak belirlendiği (m. 13), CV'nin bölge içindeki hizmetlerin pazarlanması, satışı, lisanslanması ile ilgili münhasır olmayan, sürekli, gayrı kabili rücu ve lisans ücreti olan mücerret mülkiyeti yapma, yaptırma, kullanma, satma ve lisanslama hakkının ve lisansın ...'ye verdiğinin anlaşıldığı, tüm bu belirtilenlerden, davalının Türkiye'de ... uygulaması hizmetini vermediği, ... tarafından bu hizmetin verildiğinin anlaşıldığı, davalının Türkiye'de ... uygulaması hizmetini sunmadığı, bu uygulamanın dosyadaki bilgiler çerçevesinde ... tarafından sunulduğu, ... markasının davalı adına kayıtlı olmasının hizmetin bizzat davalı tarafından sağlandığı anlamına gelmeyeceği, haksız rekabetin haksız fiil boyutu nazara alındığında böyle bir yoruma gidilmesinin doğru olmayacağı, dava dışı .., tarafından sunulan işbu davaya konu ... uygulamasının ise özellikle ... operatörleri bakımından ve fiili uygulama açısından ele alındığında, bunlar için müşteri bulma için olmazsa olmaz nitelik taşıdığı, dolayısıyla uygulamanın salt bilgi teknolojileri hizmeti olarak nitelendirilemeyeceği, taşımacılık ile bilgi teknolojileri hizmeti kombinasyonu bağlamında taşımacılık sektörü içinde de değerlendirilebileceği, D2 operatörlerinin taksicilik hizmeti gibi kullanıldığı, bunun ise açıkça yetki belgesini, amacı dışında kullanma ve başkasına faaliyetlerinden yararlandırma şeklinde ilgili düzenlemelere aykırılık teşkil ettiği, bunun da TTK m. 55/1-e anlamında, iş şartlarına uymamak şeklinde haksız rekabet oluşturacağı belirtilmiştir.Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde; davalı tarafından Türkiye'de ... uygulamasının sunulmadığı ancak hizmetin haksız rekabet oluşturduğunun tespit edildiğini, ... hizmeti sunmadığı yönündeki tespitlere itiraz ettiklerini, davalı ve dava dışı ... arasındaki devir ve lisans sözleşmesindeki hakların herhangi bir kısmına ilişkin alt lisans verdiği ve devrettiği hükmünün geçersiz olduğunu, dolayısıyla ... yahut ... sahip olduğu tüm haklara davalı şirketinde haiz olduğunu, kaldı ki isim, iştigal alanı ve diğer konularda organik bağ olduğunu, mahkemece tüzel kişilik perdesinin ... Esas sayılı dosyası da nazara alınarak aralanması gerektiğini, lisans sözleşmesi içeriğinde dava dışı şirketler ve davalı şirketlerin kendi aralarında hizmet bölgelerine ayrıldığına dair hükümler mevcut ise de Türkiye'de bu hizmetin hangi şirket tarafından sağlanacağına dair bir hükmün olmadığını, davalının dava dışı ... Şirketi ile bağlı şirket olduğunun gözetilerek marka hakkı sahibi olarak davalının pasif husumet ehliyetine haiz olduğu ve itirazlarının reddi gerektiğini belirterek ek rapor alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili rapora karşı beyan dilekçesinde; rapor kapsamında yapılan tespitlerle ... uygulamasının müvekkili tarafından verilmediğinin tevsik edildiğini, rapor gereğince tespit edildiği üzere müvekkili yönünden pasif husumet ehliyetinin olmadığını, ... uygulamasının haksız rekabet teşkil edip etmediğinden bağımsız olarak müvekkilinin Türkiye'de ... uygulamasını sunmadığını, bu sebeple ... uygulamasının haksız rekabet teşkil ettiğine dair iddianın ileri sürülmesinin müvekkili yönünden mümkün olmayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 13.09.2021 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda; kök raporda haksız rekabetin haksız fiilin bir nevi olduğu, dolayısıyla bu özelliğin gözetilmesi gerektiğinin belirtildiğini, davalının Türkiye'de ... hizmetini sunmadığının ifade edildiğini ayrıca sadece 04.04.2019 tarihli devir ve lisans sözleşmesine dayanılmadığını, 11.06.2013 tarihli sözleşmenin dayanak tutulduğunu, bu sözleşmede de ABD dışındaki ülkelerde lisans hakkının ...'ye verildiğinin belirtildiğini, hak sahipliğinde değişiklik olmamasının bu manada marka hakkı sahibinin veya eser sahipliğinin aynı kalması ile buna dayalı lisans alanın eylemlerinin haksız rekabet değerlendirilmesinde farklılaştırılması gerektiğinin tekrar belirtilmesinde fayda olduğu, tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasının TMK'nın 2.anlamında değerlendirme yapılmasının salt pay sahipliği bakımından ele alınamayacağı, bunun haricinde birçok kriterinde hesaba katılması gerektiği, somut olayda bu yönde değerlendirme yapmamın heyetin görevleri arasında yer almadığı, davaya konu uygulama sureti ile D2 yetki belgesinin sınırlarının aşıldığı, TTK 55/1-e şartlarının oluştuğunun değerlendirildiği, D2 yetki belgesi sahiplerinin uygulamadan önce ve sonrasında varlıkları veya eylemlerinin davaya dayanak eylemlerin haksız rekabet değerlendirmesini etkilemeyeceği, D2 yetki belgesinin ... uygulaması ile ortaya çıktığının belirtilmediği, bu yetki belgesi sahiplerinin fiiliyatta gerçekleştirdiği dava konusu haricindeki eylemlerinin hukuka uygun olduğu belirtilmiştir. Taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazları sonrasında mahkemece bilirkişi kök ve ek raporda belirtildiği üzere davalının Türkiye'de uygulama hizmetini vermediği, ... markasının adına kayıtlı olmasına rağmen hizmetin davalı tarafça sağlanmadığı ve bu konuda faaliyetinin bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamından ve bilirkişi raporu ve ek raporundan, somut olayda ... uygulamasının D2 yetki belgesinin sınırlarının aşılması nedeniyle TTK'nın 55/1-e maddesi gereğince haksız rekabet oluşturduğu tespit edilmiştir. Ancak haksız rekabet eylemini gerçekleştirenin davalı olup olmadığı yönünde uyuşmazlık oluşmaktadır. ... markasının sahibi, davalıdır. Dosya içerisine ibraz edilen ve bilirkişiler tarafından değerlendirilen 11.06.2013 tarihli sözleşme ile davalı tarafça ABD dışındaki ülkelerdeki lisans hakkını BV'ye verdiği tespit edilmiştir. Dosyaya ibraz edilen kısmi tercüme ettirilen devir ve lisans sözleşmesinde, davalı şirketin ABD'de kurulmuş bir şirket olduğu, (... olarak sözleşmede ... olarak kısaltıldığı, dava dışı ... ve ... arasında gerçekleştirilmiş olan sözleşmede, alt lisans sahibi ...'nin ... varlıklarını veya geliştirilmiş varlıkları kullanması amacı ile devrettiğine ilişkin düzenlemenin yer aldığı görülmüştür. Dosya içerisine ibraz edilen ve kısmi tercümesi yer alan şirketler arası sözleşmenin feshi sözleşmesinin ise 04.04.2019 tarihinde gerçekleştirildiği, sözleşmenin taraflarının dava dışı ... ve ... olarak yer aldığı, 11.06.2013 tarihli ... ve ... arasındaki lisans sözleşmesinin tadil ve yeniden ifası sözleşmesi imzalandığından şirketlerin sözleşmenin temelini oluşturan fikri mülkiyete ilişkin belirli hakları devir ve lisans ettiği 04.04.2019 tarihli lisans sözleşmesine taraf olduklarından tarafların şirketler arasındaki sözleşmeyi fesih ettikleri görülmüştür. Emsal İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında ilgili dosya ile birleştirilen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ve yine birleştirilen İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında davacılar sırasıyla, Birleşik Taksiciler Derneği, Sınırlı Sorumlu Yeni Nesil Taksiler, Taşıma ve İşletme Kooperatifi ile ...dır. Davalılar ile sırası ile dava dışı ..., ... Hiz. Ltd Şirketi, ... Şirketleridir. Mahkemenin 16.10.2019 tarihli kararı ile; "... Dava, davalı şirketler üzerinden yasaya aykırı taksi hizmeti yapılması suretiyle davacı dernek üyelerinin haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle haksız rekabetin tespiti, ref'i ve men'i ile söz konusu rekabetin ref ve men kararının ilanına yönelik haksız rekabetin tespiti davasıdır. Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılarak davalı şirketler üzerinde yapıldığı ileri sürülen taksi hizmetinin yasaya uygun olup olmadığı, özellikle D2 belgesi ile davalıların taksi hizmeti verip veremeyeceği, söz konusu eylemin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı hususlarında rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi olarak İKÜ İİBF Dekanı Prof.Dr. ..., Haksız Rekabet Uzmanı Prof.Dr. ... ve Ulaştırma Uzmanı Prof.Dr. ... tayin edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporda; davalı şirketler tarafından verilen taksi hizmetinin bilinenin dışında büyük XL tabir edilen araçlar ile olduğu, davalının taksi hizmetini internet üzerinde bulunan uygulama üzerinden vermiş olduğu, davacılının Türkiye'de hizmet veren araçlarının yolcu kapasitesinin 9+1 olduğu, ancak davacının hizmet veren araçlarının yolcu kapasitelerinin istisnalar haricinde 4+1 olduğu, davalının araçlarının D2 belgesi ile hizmet verdikleri ve araçların ticari yolcu taşımacılığına haiz oldukları bildirilmiştir. Aldırılan bilirkişi heyeti raporu mahkememiz görevlendirmesine ve istenilen hususlara yanıt vermediği anlaşıldığından yeni bir bilirkişi heyetinden rapor aldırılmasına ve mahkememizce aşağıda tespit edilen hususlarda rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi heyetinden; A) Dava dosyası, davalı ... Hiz. Ltd. Şti ile varsa ... ve ...'nin Türkiye kapsamındaki ticari defter ve belgeleri ile davalılar tarafından ibraz edilen dilekçelerdeki vergi numaraları ve vergi kayıtları üzerinde inceleme yapmak sureti ile yine davalılar tarafından sunulduğu ileri sürülen ve internet üzerinden hizmet sağlayan ... uygulamasına yönelik uygulamada incelenerek ayrıca bu kapsamda uygulamayı kullanan bazı araçlara karayolları trafik kanun'u ek 2/3. Maddesindeki cezaların idare mahkemesi tarafından iptal edildikleri hususları da gözönüne alınarak yine karayolları trafik kanunun yönetmeliğinde yargılama aşamasında yapılan düzenleme ve bu celse lisanslı taşımacılar derneği vekili tarafından ibraz edilen İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 6. İdare Dava Dairesinin yürütmeyi durdurma kararı da gözönüne alınmak sureti ile tüm dosya kapsamı ve ... uygulaması da bizzat incelenmek sureti ile, kendi araçlarını kullanan profesyonel yada profesyonel olmayan sürücüler ile seyahat etmek isteyen kişileri bir araya getirmeyi sağlayan akıllı telefon uygulaması da gözönüne alınarak; 1-... tarafından sunulan hizmetlerin sadece bir taşımacılık hizmeti olup olmadığının tespiti, 2-... tarafından sunulan hizmetin bilgi teknolojileri hizmeti (yada aracılık hizmeti olup olmadığı) 3-Yada her ikisinin bir kombinasyonunun bulunup bulunmadığının tespiti ile, Fiilen taşımacılık hizmetinin ...'e ait araçlarla sağlanıp sağlanmadığı, yoksa bu uygulamayı kullanan taksi operatörleri yada D2 belgesi sahibi tur operatörleri tarafından sağlanıp sağlanmadığı,
... sistemi ile çağrılan araçların korsan taksicilik olarak anlamlandırılabilecek herhangi bir yere bir kaydı bulunmayan yada hiçbir taşıma belgesi yada taksi operatörlük belgesi bulunmayan şahısların söz konusu uygulamadan (hizmet sağlayıcısı olarak) yararlanıp yararlanmadıkları, Davacılar tarafından davalılar ... Yaz. A.Ş ... ve ...'nin vergi vermediği ve bu kapsamda vergi kaybına neden olduğu gibi vergi vermemesi sebebiyle müşteriye daha ucuza hizmet sağladığı ve bu şekilde haksız rekabet kaydedildiği ileri sürüldüğünden gerek esas davada gerekse birleşen davada davalıların vergi kayıtlarının bulunup bulunmadığı hususlarında davalılar tarafından sunulacak belgeler de değerlendirilerek ilgili vergi dairelerinde de inceleme yapma yetkisi verilmek sureti ile davalıların vergi mükellefi olup olmadıkları, vergi verip vermedikleri, ...e bağlı olup taşımacılık hizmeti yapan araçların (taksi, D2 belgesi ile çalışan araçlar vb) vergi ödeyip ödemedikleri, söz konusu araçlar vergi ödüyor ise vergilerin ne şekilde ödendiği, ... tarafından müşteriden tahsil edilen ücretlerin taksi tarifelerinden daha ucuz olup olmadığı, daha ucuz ise bunun haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı, haksız rekabet oluşturuyor ise gerekçeleri, ... tarafından müşteriden tahsil edilen ücretler daha pahalı ise bunun haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı, pahalı ücretin haksız rekabet oluşturduğu sonucuna varılacak olur ise bunun sebebinin ne olduğu, D2 belgelerinin kim tarafından ve ne şekilde verildiği ve D2 belgesi ile hangi hizmetlerin verilebildiği, D2 belgesi ile verilen hizmetin ve ... hizmetinin bir taksi hizmeti olup olmadığı, sunulan hizmetin niteliği itibari ile taksiler tarafından sunulan hizmetler ile benzeşen tarafları, ayrışan tarafları, ... uygulaması yada taksicilik hizmetinde sunulan hizmetlerin birbiri ile aynı olan yada farklı olan kısımlarının neler olduğunun tespiti Taksi hizmeti verilirken taksicilerin bağlı olduğu bir belediye tarifesi olduğu halde ... hizmeti verilirken ... hizmeti veren araçların bir tarifesinin bulunup bulunmadığı, ... tarafından sunulan tarifelerin belirli saatlere göre değişkenlik gösterip göstermediği, mahkememizce sorulan tüm bu soruların cevabi olarak davalıların uygulaması yada davalılar tarafından sunulan hizmetlerin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı hususlarında inceleme yapılmasına karar verilmiş, bilirkişi olarak Mali Müşavir ..., Vergi Uzmanı ..., Ticaret Hukukçusu Dr.Öğrt.Üyesi ..., Yazılım Uzmanı Dr.Öğrt.Üyesi ... ve Ulaştırma Taşıma Uzmanı Dr.Öğrt.Üyesi ... tayin edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporda; ... Hiz.Ltd.Şti ve ...'nin vergi kayıtlarının mevcut olduğu, vergi mükellefiyetlerinin bulunduğu, taşıma hizmeti verildiği anda hizmeti alana e-fatura düzenlenmesi suretiyle hizmetin faturalandırıldığı, vergi kaybının söz konusu olmadığı ve bu nedenle daha ucuz hizmet sunduğu konusundaki taleplerin söz konusu olamayacağı, ...'e bağlı olup taşımacılık hizmeti yapan araçların (taksi, D2 belgesi ile çalışan araçlar vb.) vergi mükellefi oldukları, hizmeti yapan araçların hizmet sonunda e-fatura düzenlemek suretiyle vergi beyanında bulundukları ve her hizmetin faturası kesilmek suretiyle kredi kartı veya nakit olarak tahsil edildiğinin tespit edildiği, ... Hiz.Ltd.Şti ve ...'nin vergi borcu bulunmadığına dair T.C Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı İnternet Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan alınan yazıların mevcut olduğu, davalıların ... hizmetini kendi araçlarıyla değil iş ortakları aracılığı ile sunma hedefli bir iş modeli oluşturdukları, taksi hizmeti ile ... hizmeti arasında ulaştırma ve taşıma açısından anlamlı bir fark tespit edilemediği, genel taksicilik faaliyeti ile ... taksi hizmeti arasında karşılanması gerekenler açısından farklılıklar tespit edildiği, ... uygulamasının, özellikle ... operatörleri bakımından ve fiili uygulama açısından ele alındığında, bunlar için müşteri bulma için olmazsa olmak nitelik taşıdığı, dolayısıyla uygulamanın salt bilgi teknolojileri hizmeti olarak nitelendirilemeyeceği, taşımacılık ve bilgi teknolojileri hizmeti kombinasyonu bağlamında taşımacılık sektörü içinde de değerlendirilebileceği, D2 operatörlerinin taksicilik hizmeti gibi kullanıldığı, bunun ise açıkça yetki belgesini, amacı dışında kullanma ve başkasına faaliyetlerinden yararlandırma şeklinde ilgili düzenlemelere aykırılık teşkil ettiği, bunun da TK 55/1-e maddesi anlamında iş şartlarına uymamak şeklinde haksız rekabet oluşturacağı, İdare Mahkemesi kararlarının, idari işlemlerde uygulanan hükümler bakımından iptal şeklinde ortaya çıktığı, yoksa karara konu olaylar bakımından sunulan taşıma hizmetinin tamamıyla diğer tüm düzenlemelere de uygun olduğu şeklinde bir anlamı içermediği ve özel hukuk mahkemesinin idare mahkemesi kararıyla bağlı olacağı şeklinde bir kuralın da bulunmadığı, tüm bu sebeplerle TK 55/1-e.maddesi anlamında haksız rekabetin koşullarının oluştuğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Yapılan yargılama, davacının iddiaları, davalının beyanları, ibraz olunan deliller, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu ibraz edilen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı ... tarafından verilen hizmetin sadece bir bilişim yada aracılık hizmeti olmadığı, bilgi teknolojileri hizmeti kullanılmak suretiyle taşımacılık hizmetinin verildiği, başlangıçta D2 belgesi bulunun araçlarla yolcu taşımacılığı yapılmasında yasal boşluk bulunduğu, davalının bu yasal boşluktan istifade ederek idari yönden taksiler tarafından çalışma izni ve ruhsatı ile birlikte verilebilen taksi hizmetlerini yerine getirdiği, daha sonra yapılan düzenleme ile D2 operatörlerinin ve D2 belgesinin amacı dışında kullanılmasının cezai yaptırımlara bağlandığı, bu şekilde yapılan yasal düzenleme ile yasal boşluğun giderildiği, davalının D2 operatörlerinin yetki belgesinin amacı dışında kullanmak ve başkasını faaliyetlerinden yararlandırmak şeklinde haksız rekabet oluşturacak şekilde yolcu taşımacılığı yaptığı, bu eylemin TTK 55/1-e maddesi kapsamında iş şartlarına uymamak şeklinde haksız rekabet oluşturduğu, davalı uberin yada benzer şekilde faaliyet gösterecek diğer şirketlerin bu şekilde bir taksi hizmeti verebilmesi ve bunun yasal bir zemine oturması için Yasa Koyucu tarafından yada Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi gereği Cumhurbaşkanlığı tarafından buna yönelik bir yasal düzenlemenin yapılması gerektiği, 2918 sayılı Yasa'nın Ek2.maddesinde yapılan düzenleme ile meclisin iradesinin de D2 belgesinin amacı dışında kullanılmasının cezai yaptırımlara bağlanması suretiyle iradenin bu şekilde bir düzenlemenin aksi yönünde olduğu görülmekle, bu itibarla hem asıl dava yönünden hemde birleşen davalar yönünden davanın kabulü ile haksız rekabetin tespiti ve refi ile haksız rekabetin sunulduğu ... hizmetlerinin yer aldığı mobil uygulamaları ile internet sitelerine erişimin engellenmesine karar vermek gerektiği"gerekçesi ile, 1-Asıl dava dosyası olan mahkememizin █████████ Esas sayılı dava dosyası yönünden; A) Davanın KABULÜ ile, davalılar tarafından sunulmakta olan ... Hizmetlerinin haksız rekabet oluşturduğunun TESPİTİNE, davalılar tarafından yapılan haksız rekabetin refi ve menine, B) Davalılar tarafından ... Hizmetinin sunulduğu Https://www...com ve Https://...com, ve ... uygulamalarına erişimin hüküm ile birlikte engellenmesine, bu hususta Bilgi Teknolojileri Kuruluna müzekkere yazılmasına, C) Hüküm kesinleştiğinde hükmün ulusal yayın yapan tirajı en yüksek 3 adet ulusal gazetede ilanına, 2-Birleşen İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası yönünden; A) Davanın KABULÜ ile, davalılar tarafından www...com/tr internet sitesi / mobil internet sitesi ve ... isimli mobil uygulama üzerinden ... isimli hizmetin sunulmasının haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile, davalılar tarafından gerçekleştirilen söz konusu haksız rekabet eylemlerinin refi ve menine, B) Davalılar tarafından söz konusu hizmetin sunulduğu www...com/tr internet sitesi / mobil internet sitesi ve ... isimli mobil uygulama üzerinden sunulmakta olan ... isimli hizmete erişimin hüküm ile birlikte engellenmesine, C) Hüküm kesinleştiğinde hükmün ulusal yayın yapan tirajı en yüksek 3 adet ulusal gazetede ilanına, 3-Birleşen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ████████ Esas sayılı dosyası yönünden; A) Davalılar tarafından sunulmakta olan ... hizmetlerinin haksız rekabet oluşturduğunun TESPİTİNE, haksız rekabetin refi ve menine, B) Davalılar tarafından söz konusu ... hizmetinin sunulmakta olduğu Https://www...com. ve Httpps://...com internet sitelerine ve ... uygulamasına hüküm ile birlikte erişimin engellenmesine," karar verilmiş ve bu karara karşı, davalılar vekili ve feri müdahil Lisanslı Taşımacılar Derneği tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; "...Asıl dosyada davalıların istinaf başvurularının KABULÜ ile; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2019 tarih █████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a4 ve 353/1-b2 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; Davanın, aktif dava ehliyeti şartı yokluğundan HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, B-Dairemizce verilen karar sonucuna göre, konusu kalmadığından fer'i müdahil Lisanslı Taşımacılar Derneği'nin istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, C) Birleşen İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ████████ Esas sayılı dava dosyası yönünden; davalıların ve fer'i müdahilin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2019 tarih █████████ Esas ████████ Karar sayılı dosyası ile birleşen ████████ Esas sayılı dosya yönünden verilen kararın HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; D) Davanın KABULÜ ile, davalılar tarafından www...com/tr internet sitesi / mobil internet sitesi ve ... isimli mobil uygulama üzerinden ... isimli hizmetin sunulmasının, TTK'nın 55/1-e maddesi uyarınca haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile, davalılar tarafından gerçekleştirilen söz konusu haksız rekabet eylemlerinin ref'i ve menine, E) Hüküm kesinleştiğinde gideri davalılardan alınmak suretiyle hükmün ulusal yayın yapan tirajı en yüksek 3 adet ulusal gazetede ilanına, F-Birleşen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası yönünden; davalıların istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2019 tarih █████████ Esas ████████ Karar sayılı dosyası ile birleşen ████████ Esas sayılı dosya yönünden verilen kararın HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; Davanın KISMEN KABULÜ ile; I) Davalılar tarafından sunulmakta olan ... isimli hizmetin sunulmasının TTK'nın 55/1-e maddesi uyarınca haksız rekabet oluşturduğunun TESPİTİNE, haksız rekabetin ref'i ve menine, Davacının koşulları oluşmayan ... taksi hizmetine yönelik talebinin reddine, İ) Hüküm kesinleştiğinde gideri davalıdan alınmak suretiyle hükmün ulusal yayın yapan tirajı en yüksek 3 adet ulusal gazetede ilanına.." karar verilmiştir. Bu kararın temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, ████████ Karar 23.01.2023 tarihli ilamı ile onanmıştır. Söz konusu kesinleşen mahkeme kararı neticesinde ... uygulaması sonucunda haksız rekabete neden olduğu iddia edilen şirketin dava dışı ... (...) Şirketi olduğunun kabulü gerekecektir. Şöyle ki, HMK'nın 204. maddesinde; ilamların ve resmî senetlerin ispat gücü başlığı ile ilk fıkrada ilamlar ile düzenleme şeklindeki noter senetlerinin sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılacağına yer verilmiştir. Davacı tarafça başka bir ... Firması tarafından bu eylemin gerçekleştirildiğine dair iddiada da bulunulmamış tüzel kişilik perdesinin aralanması gerektiği iddiası ileri sürülmüştür. Kesinleşen mahkeme ilamı dikkate alındığında ve tüm dosya kapsamına göre tüzel kişilik perdesinin kaldırılması gerektiğine dair dair iddianın ispatlandığında da söz edilemeyeceğinden, davacı vekilinin tüm istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davadan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 03.07.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.
KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!