Anahtar kelimeler: Davaalacak İbrazdan Durdurduğu Sonuçsuz Almasına Kaçınma Cari İlamsız Taşıma İhtimali

T.C.

İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
"Davanın Kabulü"
ESAS NO:███████ Esas
KARAR NO:████████
DAVA:Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:█████/2025
KARAR TARİHİ:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı arasında taşıma sözleşmesinden doğan ticari ilişki çerçevesinde davalının hizmet almasına rağmen ödeme yapmadığı, oluşan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan .... İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalının haksız şekilde borca itiraz ederek takibi durdurduğu, itirazın iptali süresi geçtiğinden dolayı alacağın bu alacak davasına konu edildiği, arabuluculuk sürecinin sonuçsuz kalması üzerine dava açıldığı davalının defterlerini ibrazdan kaçınma ihtimali bulunduğu, tüm bu nedenlerle 105.493,47 TL asıl alacak ile takip tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsili talep edildiği, ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
DELİLLER: .... İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, davalı şirketin 2016-2020 yıllarına ilişkin BA-BS kayıtları, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsam.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı tarafından davalı taraf aleyhine taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalıya verilen taşıma hizmeti sonucunda davalının cari hesaptan kaynaklı borcunun bulunduğunu, davalı tarafın borcunu ödemediğini, bu nedenle 105.493,47 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafa usul ve yasaya uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiş ve davayı inkar etmiştir.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan █████/2024 tarihli arabuluculuk son oturum tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafa ticari defter ve kayıtlarını Mahkememizce belirlenen inceleme gününde sunması için öninceleme duruşmasında ihtaratın yapıldığı ancak belirlenen inceleme gününde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığından ticari defter ve kayıtlarına dayanmaktan vazgeçtiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi ... ve Taşıma Alanında Uzman Bilirkişi ... tarafından █████/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Davacı, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022, 2023, 2024 yılında E-Defter kullanıcısı olup, tuttuğu elektronik defterlerin beratları, yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı ve aynı yıllar Envanter defteri açılış tasdikinin süresinde yapıldığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının incelenen ticari defterlerine göre, davacı 120. Alıcılar hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, Davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen ve cari hesap alacağını oluşturan, 11.10.2022 tarihli ... numaralı “Tekstil Ürünleri” açıklamalı 2.139.449,76 TL tutarlı faturanın davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin 120 hesap kodu altında kayda alındığı görülmüştür. Bu işlemler neticesinde davacının söz konusu faturadan kaynaklı takip tarihi (02.07.2024) itibariyle davalıdan 158.477,76 TL tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu tespit edildiği, davacının incelenen ticari defterlerine göre, davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen ve cari hesap alacağını oluşturan faturaların davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin 120 hesap kodu altında kayda alındığı, bu işlemler neticesinde davacının söz konusu faturadan kaynaklı 10.03.2020 itibariyle davalıdan 105.493,47 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu ve bu alacağını 128 no.lu Şüpheli Ticari Alacaklar hesabına aktarıldığı, davalı 05.05.2025 günü Saat 14:00’da yapılan inceleme gelmemiş ticari defter ve belgeleri ibraz etmediği, tarafların incelenen 2016, 2017, 2018, 2020 yılları karşılaştırmalı BS/BA bildirimlerinin birebir uyumlu olduğu, 2019 yılında 5 adet 22.688,00 TL tutarlı farklılık olduğu görüldüğü, davacı yan tarafından davalı adına tanzim edilen cari hesaba konu edilen faturanın detayları incelendiğinde; Faturaların bir kısmı açık fatura bir kısmı ise E-Arşiv şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, davacının ticari defterlerinde yer alan söz konusu faturaların taraflar arasında mevcut ticari ilişkiye dayanılarak düzenlendiği ve bu faturaların taşıma hizmet bedeli karşılığında oluşturulduğu, faturaların davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olması ve bu fatura yönünden davacının BS, davalının da BA formu verdiği hususları bir arada değerlendirildiğinde, ilgili fatura konusunda yönünden bir çekişmenin kalmadığı; düzenlenen faturaların davalı yanın bilgisi ve kabulü dahilinde olduğu kanaatine varıldığı, davacı ... Kargo Servisi A.Ş. vekili tarafından, ... Yayıncılık İletişim ve Dağıtım Hiz. Tic. Ltd. Şti.’ne gönderilen 20.02.2020 tarihli ihtarnamede; taşıma hizmeti karşılığı oluşan ve vadesi geçmiş 105.493,47 TL tutarındaki borcun, ihtarın tebliğinden itibaren 3 gün içinde faizleriyle birlikte ödenmesi istenmiştir. Aksi halde yasal yollara başvurulacağı, sözleşmenin feshedileceği ve fazlaya ilişkin tüm hakların saklı tutulduğu ihtar edildiği, netice olarak, rapor içeriğinde yapılan incelemeler çerçevesinde, davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen ve cari hesap alacağını oluşturan faturaların davacı ticari defter ve kayıtlarında işlendiği ve bu işlemler neticesinde davacının söz konusu faturadan kaynaklı 10.03.2020 itibariyle davalıdan 105.493,47 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, davacı yan 105.493,47 TL tutarlı asıl alacağına 10.03.2020 tarihi ile 10.01.2025 dava tarihi arası115.328,21 TL işlemiş faiz talep edebileceği" şeklinde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır.
"...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı).
Taraflar arasında taşıma hizmeti verilmesine ilişkin ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafça davalı taraf lehine dava konusu e-faturaların düzenlendiği ve faturaların davalıya tebliğ edildiği, faturalara itiraz olmadığı, faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez davalıya geçtiği, davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekmektedir. Davalı yanın davaya konu faturalar yönünden BA bildiriminde bulunduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle davacı tarafın dava konusu cari hesap alacağından dolayı 105.493,47 TL davalı şirketten alacaklı olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı tarafa ihtarname tebliğ şerhlerini sunmak üzere Mahkememizin █████/2025 tarihli tensip zaptı ara kararı uyarınca 2 haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde sunulmadığından delile dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığından faturanın tebliği temerrüde düşürme için yeterli olmadığından dava tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; davacının 105.493,47-TL alacağının dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 7.206,26-TL nisbi karar harcından peşin yatırılan 1.801,57-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 5.404,69-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı ve 1.801,57-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.416,97-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 6.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 1.330,00-TL posta giderinden ibaret toplam ‭7.330‬,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalı*
Hakim ...
e-imzalı*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!