Anahtar kelimeler: Olunangüvence Davamaddi Binerek Gitmekte Çıkarak Akşam Giden Aracına Kamyonetin İstikamette

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:█████/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ: █████/2021BİRLEŞEN DENİZLİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS SAYILI DOSYASI;İHBAR OLUNAN:GÜVENCE HESABI -ASIL VE BİRLEŞEN DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı)GEREKÇE TARİHİ:█████/2025İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 14.08.2015 tarihinde akşam saat 18:00 sıralarında çalıştığı iş yeri olan ... Tekstilden çıkarak ... plakalı servis aracına binerek Denizli'ye gitmekte iken aynı istikamette giden ... plakalı kamyonetin servis aracına yandan çarpması sonucu kamyonetin taşıdığı demir parçasının servis aracının camından girerek arkada yolcu olarak oturan davacının suratına çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kazadan dolayı müvekkilinin bir gözünü kaybettiğini, aylarca ... tedavi gördüğünü, hem kafatasında hem de bir gözünde ağır hasarlar oluştuğunu, peş peşe cerrahi operasyonlar geçirmesine rağmen maalesef bir gözünü kaybettiğini, kafatasında oluşan hasarın giderilmesi için tedaviye halen devam edildiğini, bu nedenlerle müvekkilinin psikolojik bir çöküntü yaşadığını, kaza mahalline gelen trafik polisi ekibi tarafından tutulan 14.08.2015 tarih ve ... sayılı Tralik Kazası Tespit Tutanağında her iki sürücünün kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin servis aracında yolcu olarak bulunması nedeniyle tamamen kusursuz olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davalarının kabul edilerek 120.000,00 TL manevi, 1.000,00 TL iş gücü kaybı tazminatı, 1.000,00 TL geçici iş gücü tazminatı, 1.000,00 TL sürekli iş gücü tazminatı olmak üzere toplam 123.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili birleşen ... esas sayılı dosyadaki dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 14.08.2015 tarihinde işinden evine doğru giderken, içinde bulunduğu ... plakalı yolcu servisi aracı ile ... plaka sayılı kamyonetin çarpışması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin kazada ağır yaralandığını, müvekkilinin kaza sonucunda sağ gözünü kaybettiğini, ayrıca demir parçasının yüzüne çarpmasından mütevellit yüzünde çoklu kırıklar meydana geldiğini, beyin kanaması geçirdiğini ve ağır surette yaralanmasına bağlı olarak sürekli sakatlık meydana geldiğini, kazanın üzerinden bir yıl geçtikten sonra davacının tedavi gördüğü ...'den alınan rapora göre müvekkilinin iş bu kazaya bağlı olarak maluliyet oranının %76 olduğunu, kazadan sonra davalı sigorta şirketlerine sigorta tazminatı ödemesi için başvuru yapıldığını, aynı taleplerle ilgili mahkenin ... esas sayılı davasını açtıklarını, iş bu davanın mahkemenin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, davanın kabulü ile 200.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği hususların bir çoğunun gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafça müvekkilinin aracının davacının içinde bulunduğu servis aracına çarpması neticesinde kazanın oluştuğu belirtilmekte ise de aksine servis aracının müvekkilinin kullandığı kamyondaki yüke çarpması neticesinde kazanın meydana geldiğini, davalı müvekkilinin ... plakalı aracı üç şeritli ve tek yönlü bir yolda ve en sağ şeritte seyir halinde iken diğer davalının içinde bulunduğu ... plakalı servis aracının, müvekkilinin kamyonuna çok yaklaştığını ve yakın mesafeden çok sert bir sollama yaparak, 40-50 cm kamyon kasasından dışarı çıkmış olan hurda demirlere çarptığını, bu şekilde kazaya sebebiyet verdiğini, kaza neticesinde her iki sürücü de kusurlu bulunmuş ise de esasen davalı müvekkilinin kazada kusuru olmadığını, kamyon kasasının arkasından 40-50 cm dışarı çıkan hurdalara bayrak da bağladığını, yapılacak keşif ve bilirkişi raporu ile müvekkilinin kazada bir kusuru olmadığının tespit olunacağını, kazayı kayda alan kameralardan da iddialarının doğrulanacağını, bu nedenlerle haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan önce müvekkili şirkete başvuruda bulunulmamış olup, dava şartının gerçekleşmediğini, davacı tarafın geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri talep ettiğini, ancak bu taleplerin trafik sigortası genel şartları gereği teminat dışı olduğunu, davacının maruz kaldığı sürekli sakatlık tazminatı ile ilgili maddi tazminat talebi bakımından ise müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, faiz talebi bakımından müvekkili şirketin dava tarihinden önce başvuruda bulunulması ve ödeme yapılarak temerrüde düşmesi söz konusu olmadığından dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olabileceğini, bu nedenlerle davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta Şirketi cevap dilekçesinde özetle; davadan önce davacı tarafın müvekkili sigorta şirketine yapmış olduğu herhangi bir başvurusu bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, sigorta şirketlerinin sorumluluğunun sigortalısının kusurlu olması halinde söz konusu olacağını, dosyada öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, davacının trafik kazası sebebi ile meydana gelmiş bir maluliyetinin olup olmadığı, varsa oranının belirlenmesi gerektiğini, davacıya meydana gelen kaza nedeniyle rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması ve yapılmış olması halinde hesaplanacak tazminattan mahsubunu talep ettiklerini, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, bu sebeple ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedileceğini iddia ederek davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...'a dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi vermemiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili birleşen davada cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikli olarak derdestlik sebebi ile reddi gerektiğini, daha önce açılmış olan Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. dosyasının taraflarının ve konusunun aynı olup derdest olduğunu, bu nedenle tarafları ve konusu aynı olan dava için derdestlik itirazında bulunduklarını, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında davacı vekilinin 07.03.2017 tarihli dilekçesinde davalı ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. aleyhine açtıkları davadan feragat ettiklerini beyan ettiğini, bu nedenlerle öncelikle derdestlik sebebi ile davanın usulden reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise feragat sebebi ile davanın reddine karar verilmesini, davaya konu tazminat taleplerinin öncelikle Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasına yöneltilmesi gerektiğini, zararın taşıma poliçesinden kaynaklandığını, davanın ... Sigorta A.Ş. yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “…Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi neticesine ;6098 sayılı TBK'nın 54. maddesi gereğince cismani zarara uğrayan kişi tamamen veya kısmen çalışma gücü kaybından doğan zararını talep edebilir. TBK'nın 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeniyle talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup, çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının tespiti gerekmektedir. Davacının dava konusu kaza nedeniyle % 92 oranında sürekli maluliyetinin oluştuğu, 9 ay süre ile geçici olarak çalışamadığı, yüzünde sabit iz kaldığı alınan İstanbul ATK raporu ile sübut bulmuştur… Dosya içinde bulunan raporlardan davacının kaza tarihinde yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün % 20, ... plakalı araç sürücüsü ...'nun ise % 80 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır…. Davalıların sorumluluk miktarı tespit edilirken SGK'nın rücuya tabi alacağı mahsup edilmiştir. Davalı ... sigorta şirketi sigorta limiti çerçevesinde dava devam ederken BK 76. Maddesi gereğince mahkememizce takdir edilen ön avans ödemesinden icra dosyasına ödediği miktarı da dahil ederek davacıya ödemede bulunmuş olup davacı yan bu ödeme nedeniyle davalı sigorta şirketi yönünden davasından feragat etmiştir. ... sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme nispetinde müteselsil sorumlu olan diğer davalılar borçtan kurtulmakla ödeme yapan sigorta şirketinin sigorta limiti kadar tespit edilen maddi tazminat miktarından indirim yapılmıştır. Mahkememizce tayin edilen ön avans miktarından 80.000,00 TL'lik kısmı sigorta şirketi tarafından ödenerek ibra kapsamında tüm davalıların sorumlu olduğu miktardan tenzil edilmekle bakiye 20.000,00 TL'nin infaz sırasında mahsubuna karar verilerek 747.394,44 TL daimi iş göremezlik tazminatı, 11.565,70 TL geçici işgöremezlik tazminatı ve 25.000,00 TL tedavi giderinin tüm davalılardan (... Sigorta dışında) tahsiline karar verilmiştir…. Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirme neticesinde, olay tarihi, ekonomik koşullar, paranın satın alma gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları,maluliyet oranın ağırlığında ve yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaralanmaya sebebiyet vermede davacının kusurunun olmaması, olayın meydana geliş şekli, iyileşme süreci, davacının yaşı, medeni durumu ve cinsiyeti dikkate alınarak meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla hak ve nesafet kuralları çerçevesinde davacıya 100.000,00 TL manevi tazminat verilmesinin uygun olacağı hususunda tam bir vicdani kanaat ve takdir oluştuğundan…” gerekçeleri ile; “1-Asıl Dava dosyasında ... Genel Sigorta A.Ş. ve ... sigorta A.Ş. yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Birleşen dava dosyasında davalı ... Genel Sigorta A.Ş. yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, 3-Asıl ve Birleşen dosya yönünden Maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile; a-) Daimi iş göremezlik tazminatının davalı ... sigorta şirketinin poliçe limiti tutarında mahsubu ile 747.394,44 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 14.08.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ... sigorta a.ş. yönüyle temerrüt tarihi olan 29.11.2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) tüm davalılardan (... Sigorta dışında) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, TBK.m.76 uyarınca davacıya yapılmış olan 100.000,00 TL geçici avans ödemesinin’nin 80.000,00 TL'lik kısmı ... sigorta tarafından ödenmiş olmakla ve daimi iş göremezlik tazminatından mahsup edilmekle kalan 20.000,00 TL geçici avansın hükmedilmiş olan maddi tazminattan mahsup edilmesine, b-)11.565,70 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 14.08.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ... sigorta a.ş. yönüyle temerrüt tarihi olan 29.11.2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) tüm davalılardan (... Sigorta dışında) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine, c-) 25.000,00 TL tedavi giderlerinin kaza tarihi olan 14.08.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ... sigorta a.ş. yönüyle temerrüt tarihi olan 29.11.2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) tüm davalılardan (... Sigorta dışında) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14.08.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketleri dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Karara karşı, asıl ve birleşen dosyada davacı vekili, asıl dosyada davalı ... vekili ve asıl ve birleşen dosyada davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama sırasında davalı sigorta şirketlerinden ... A.Ş.’nin ödeme yapması nedeniyle taraflarının kısmı feragatinin hakkın özünden feragat olmadığını, bu sebeple ödeme sebebiyle reddedilen ve manevi tazminat yönünden de davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin ve yargılama giderlerinde kabul ve ret oranına göre dağılım yapılmasının yerinde olmadığını, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu, geçici ödemeye haksız fiil tarihi olan kaza tarihinden geçici ödeme tarihine kadar işleyecek faizine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan tazminat hesabına ilişkin raporun PMF yaşam tablosu kullanılarak yapıldığını, oysa ki TRH 2010 yaşam tablosu ile prograsif rant yönteminin uygulanması gerektiğini, kaza tarihi itibariyle Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiğini, mahkemece geçici ödemenin toplam belirlenen tazminat tutarından mahsubuna karar verilerek hata yapıldığını, ödenmiş avansların tazminat hesabından düşülerek nihai kalan miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkiline atfedilen kusuru kabul etmediklerini, mahkemece hükme esas alınan hesaplamaya ilişkin bilirkişi raporu ile davacının gelirine ilişkin SGK dökümünde değişkenlik olduğundan bahisle davacı vekilinin tek taraflı olarak ibraz ettiği 2014 yılına ait TÜİK kazanç bilgisi sorgulama raporu kıyas edilmek suretiyle 1,3 kat sayısına ulaşılarak davacının aylık net gelirinin 1.359,28 TL olduğu kabul edilerek hesaplama yoluna gidildiğini, ancak davacının kaza tarihindeki gelirinin net şekilde ispat edilemediğini ve asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, mahkemenin aksi yöndeki kanaatinde ise kazanın gerçekleştiği Ağustos/2015 geliri olan 1.273,50-TL üzerinden hesaplama yapılmasının icap ettiğini, davacının gelirine ilişkin SGK kayıtları gibi resmi kayıtlar varken bu kayıtların göz ardı edilerek hesaplamada TÜİK kazanç bilgisinin esas alınmasının hukuk ilkeleriyle bağdaşmadığını, bu şekilde hesaplanan tazminat miktarının gerçeği yansıtmadığını, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğunu, davanın kısmı dava olduğunu ve ıslah ile arttırılan miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; meydana gelen kazanın taşıma poliçesi kapsamında olduğunu, davacının içinde bulunduğu aracın kaza tarihini kapsayan geçerli zorunlu taşımacılık poliçesi bulunmadığını, bu sebeple ilgili zarardan Güvence Hesabı’nın sorumluluğunun doğduğunu, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan araç ile ilgili ZMMS sigortacısı müvekkilinin sorumluluğunun doğduğunun kabul edilemeyeceğini, sigorta şirketlerinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, müvekkilinin sigortalısı olan davalı ...’un %20 oranında kusurlu olmasına rağmen mahkemenin %100 kusur üzerinden hüküm tesis ederek müşterek ve müteselsil tahsil yönündeki kararı kabul etmediklerini, yine hükmün hesaplanan tazminat, esas alınan gelir ve bakiye ömür hesabı bakımından da hatalar içerdiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderleri, estetik operasyon sebebi ile yapılan harcamaların poliçe kapsamında olmadığını, davacının kaza sırasında emniyet kemeri takmaması sebebi ile müterefik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının ıslah ettiği dava değeri yönünden ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan kusura yönelik ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunun denetime elverişli, dosya kapsamı ile uyumlu ve oluşa uygun bulunmasına, kazanın davalı sürücünün kullanımında olan araçtaki demir çubukların davacının içinde olduğu araca geçerek davacının baş ve yüz bölgesinden yaralanması dikkate alındığında emniyet kemeri takılmış olmasının sonuca etkili olmayacağı, dolayısı ile müterafik kusur indirimi uygulanmasını gerektirir durum bulunmamasına, davalı sigorta şirketinin yerleşmiş Yargıtay uygulaması ile geçici iş göremezlik tazminatından ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinden sorumluluğunun bulunmasına, davacı servis aracının içinde yolcu olup mahkemece kusursuz kabul edilmesinin yerinde görülmesine, KTK’nın 99/1 maddesindeki düzenleme dikkate alındığında mahkemece temerrüt tarihinin doğru uygulanmasına, her ne kadar istikrar kazanmış Yargıtay kararlarına göre bakiye yaşam süresinin TRH yaşam tablosuna göre yapılması gerekir ise de bu istinaf nedenini ileri süren davalı açısından aleyhe kaldırma yapılamayacağına, haksız fiile dayalı alacak taleplerinde alacağın haksız fiil tarihinde muaccel hale geldiği gözetildiğinde davalıların davanın arttırılan kısmı için ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği yönündeki istinafının yerinde bulunmamasına, davacının kaza tarihinde 39 yaş, 9 ay 28 günlük olduğu anlaşılmakla bilirkişi tarafından kaza tarihindeki yaşının 40 yaş olarak kabul edilmesinde bir hata görülmemesine, mahkemece davalı ... Sigorta şirketi tarafından yapılan geçici ödemeden feragat kapsamı dışında kalan 20.000,00 TL’lik kısmı hükmedilen toplam tazminat miktarı içinde hesaplanmış olup buna da faiz işletilmesine karar verilmiş olduğu görülmekle davacı vekilinin kısmı ödemeye faiz işletilmesi gerektiği yönündeki istinafı ile davalılar vekilinin açıklanan yönlere ilişkin istinaf istemlerinin ayrı ayrı reddi gerekmiştir. Öte yandan davalı ... Sigorta A.Ş. meydana gelen kazanın zorunlu taşımacılık sigortası kapsamında kaldığını ileri sürerek taraflarının sorumluluğunun bulunmadığını iddia etmiştir. Zorunlu Karayolu Taşımacılığı Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının █████/2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Yasası'ndan doğan sorumluluğunu poliçede yazılı limitlere kadar sigorta örtüsüne almaktadır. 4925 sayılı Yasa'nın 18. maddesi uyarınca taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Yasa'nın 17. maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar. Aynı Yasanın 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.8. maddeleri hükümlerine göre meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak, bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için; sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas - █████████ Karar sayılı ilamı) Açıklamalar ışığında somut olayda, kaza yapan aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Sigorta poliçesi bulunmamakta olup, husumet Güvence Hesabına yöneltilebileceği gibi yukarıdaki açıklamalar ışığında sıralı sorumluluk gereği Zorunlu Karayolu Taşımacılık Sigorta poliçesi hiç yaptırılmamış olması nedeniyle aracın kaza tarihinde geçerli zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesini düzenleyen (ZMMS) sigorta şirketine karşı dava açabileceğinden davalı ... Sigorta A.Ş.’nin bu yöne ilişkin istinafının reddi gerekmiştir. Davacı vekili reddedilen maddi tazminat için aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Somut dosyada, davacı vekili yargılama devam ederken davalı ... Sigorta Şirketi ile 300.318,97 TL’nin davacıya ödenmesi konusunda mutabık kalındığını, ibraname düzenlendiğini beyan ederek poliçe teminat miktarı ile sınırlı olarak dava konusu kaza nedeniyle davacının tüm maddi tazminat talepleri yönünden ... Sigorta A.Ş. hakkındaki davalarından feragat ettiklerini beyan etmiştir. Mahkemece, davacı tarafça feragat edilen miktar mahsup edilmek suretiyle bakiye tazminatın ... Sigorta A.Ş. dışındaki davalılardan tazminine (davalı ... Sigorta yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) karar verilmiş ve maddi tazminat yönünden davanın reddedilen kısmı için davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiştir. Ne var ki, mevcut olayda hakkın özünden feragat söz konusu olmayıp, davacı alacağın bir kısmına yargılama sırasında kavuştuğu için bu kısım yönünden feragat ettiğinden ve davalılar kendilerine karşı dava açılmasına yine kendileri sebebiyet verdiğinden, davalı lehine davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.Yerleşik Yargıtay içtihatları ile maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil;11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü'ne, 11.10.2008 ila 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01.06.2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği'ne 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği'ne uygun olarak alınması gerektiği öngörülmüştür.Eldeki olayda davaya konu kaza 14.08.2015 tarihinde meydana gelmiş olup mahkemece hükme esas alınan maluliyet ilişkin tespitin Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak hazırlandığı anlaşılmıştır. Bu durumda kaza tarihine göre hatalı yönetmelik hükümleri uygulanmak suretiyle hazırlanan maluliyet raporunun hükme esas alınması da hatalı olmuştur. Diğer yandan istinaf eden davalı vekilleri davacının hükme esas alınan gelirinin farazi değerler üzerinden yapıldığını iddia etmişlerdir. Gerçek zarar miktarı hak sahiplerinin veya desteğin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. Gerçek zarar hesabı ise özü itibariyle, varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Dosya kapsamından hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının kazancının, davacının konumunda çalışan bir işçinin TUİK verilerine göre belirlenen ortalama kazancı esas alınarak yapılmış olup yapılan hesaplama az yukarıda yer verilen açıklamaya uygun olmamıştır. Bu durumda mahkemece, dosyanın öncelikle yeniden Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek kaza tarihine göre uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği’ne göre davacının maluliyet tespitinin yapılması, ayrıca davacının kazadan önceki son bir yıllık geliri gerek çalıştığı iş yerinden gerekse SGK’dan temin edildikten sonra dosyanın yeni belirlenen maluliyet oranına göre davacının hak edeceği tazminatın dosyaya kazandırılan yeni bilgi ve belgeler ışığında yeniden hesaplanması, ... Sigorta A.Ş. tarafından ödenen geçici ödemeye ilişkin olarak davanın açıldığı tarihten geçici ödeme tarihine kadar geçen süre nedeni ile davacının ödenen paranın yasal faizi kadar kazanım elde ettiğinin gözetilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi hatalı olmuştur. Kabule göre de; davacı vekili 07.03.2017 tarihli beyan dilekçesi ile, asıl davanın davalıları olan sigorta şirketlerine başvuru ön koşulunu yerine getirmeden dava açtıklarını, müvekkilinin daha fazla mağduriyetine neden olmamak için öncelikle sigorta şirketlerine başvuru yapmak ve sonuç alınamaz ise dava şartları oluştuktan sonra yeniden dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla davadan feragat ettiklerine ilişkin beyan dilekçesi sunduğu, bu beyanın davacı vekilince duruşmada da tekrarlandığı, davacı vekilinin vekaletname ile davadan feragat yetkisinin olduğu görülmüştür. Öte yandan davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile sadece asıl dava dosyası yönünden bedel arttırımın da bulunduğunu ifade etmiştir. Mahkemece karar verilirken asıl dava yönünden sigorta şirketleri açısından davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm kurulurken davalı ... sigorta yönünden birleşen davadaki dava değeri göz ardı edilerek adı geçen sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumluluğuna karar verilmesi de hatalı olmuştur. Sonuç olarak, davacı vekili, davalı ... Sigorta A.Ş vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davacı vekili ile davalı ... vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf istemlerinin kaldırma nedenine göre bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl ve birleşen dosya davacısı vekili, asıl ve birleşen dosya davalısı ... Sigorta A.Ş. vekili ve asıl dosya davalısı ... vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde yatıran taraflara İADESİNE, 5-İstinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, 9-Asıl ve birleşen dosya davalısı davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından tehiri icra talebi kapsamında Denizli 3. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına mehil vesikası için ibraz edilen █████/2021 tarihli ve ... numaralı ... Bankası A.Ş. Bayramyeri Şubesi'ne ait 525.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun yatırana İADESİNE,10-Asıl dosya davalısı ... tarafından tehiri icra talebi kapsamında Denizli 3. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına mehil vesikası için ibraz edilen █████/2021 tarihli ve ... numaralı ... Bankası ... Şubesi'ne ait 1.707.382,00 TL tutarlı teminat mektubunun yatırana İADESİNE,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince KESİN olarak karar verildi....