Anahtar kelimeler: Davaticari Fonuna Davadavacı Fonu Şnin Akabinde Bankacılık Mevduatı Bankası Denetleme

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:█████████
KARAR NO:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2024
NUMARASI:████████ Esas - ████████ Karar
DAVA:Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:█████/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun 29.05.2015 tarih 6318 sayılı kararı ile ... Bankası A. Ş.'nin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredildiğini, akabinde, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ Esas sayılı dosyasından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından açılan iflas davasında, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 106. maddesi uyarınca ... Bankası A.Ş.’nin iflasına, iflasın 16.11.2017 tarih ve saat 15:28 itibariyle açılmasına, iflas tasfiyesinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yerine getirilmesine karar verildiğini, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesinin 9. fıkrası uyarınca, fon bankaları, faaliyet izni kaldırılan veya tasfiyeleri Fon(TMSF) eliyle yürütülen bankalar her türlü vergi, resim ve harçtan istisna olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme sonrası davalı tarafın sözleşmeyi ihlal ettiğini, bunun üzerine kredi hesabı banka tarafından kat edildiğini ve borçlu davalıya Kadıköy ... Noterliği 22.12.2016 tarih ... yevmiye nolu hesap kesim ve borcun ödenmesi ihtarını içeren ihtarname keşide edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmediğini, bunun üzerine davalı hakkında ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davanın kabulüne, davalının itirazlarının iptali ile takibin devamına,davalı hakkında %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan genel kredi sözleşmesi 24.04.2008 tarihli olup sözleşmeye göre müvekkiline tanınan kredi limitinin 100.000 USD olduğu, müvekkilinin sözleşme kapsamında kullandığı kredilerin büyük kısmını ödediğini, İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hakimliği'nin ████████ D.İş sayılı kararından da anlaşılacağı üzere, müvekkilinin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ██████████ numaralı soruşturması kapsamında İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Hakimliğinin █████/2016 tarih, ████████ Sorgu sayılı kararı ile tutuklandığını, aynı soruşturma kapsamında CMK m. 128 gereğince müvekkilin taşınır ve taşınmaz tüm mal varlıklarına ve banka hesaplarına el konulduğunu, müvekkilinin kendi istediği ve iradesi dışında gerçekleşen bu durum sebebiyle borçlarını ödeyemediğini, Müvekkili hakkında halen soruşturma ve yargılamanın devam ettiğini, müvekkilinin mal varlığı üzerindeki tasarruf yetkisi mahkeme kararı ile sınırlandırılmış olması sebebiyle borçlarını ödemesinin fiilen mümkün olmadığını belirterek davacı tarafın haksız ve kötüniyetli davasının reddine,haksız ve kötüniyetli icra takibi başlatıldığı için davacı hakkında %20'den az olmamak üzere tazminatın müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Davacının dava açmakta haklı olduğu, davalının ise haksız olduğu gerçeği karşısında davalının yargılama giderlerinin tümünden sorumlu tutulması ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Elbetteki bu vekalet ücreti nisbi vekalet ücreti olacaktır. Ne var ki duruşmalı inceleme tutanağı imzalanmadan konusuz kalan davada AAÜT m.6 uyarınca davalı lehine 1/2 oranında indirim yapılması gerekmektedir.Esasen Yargıtay uygulamasında da emsal durumlar açısından davanın konusuz kaldığı, bu nedenle davacı lehine davadaki talep üzerinden inkar tazminatı ve nisbi vekalet ücreti takdiri ile davacı lehine yargılama giderlerine hükmolunması gerektiği benimsenmektedir. (Yargıtay 19.HD █████████E. ██████████K.sayılı, Yargıtay 11.HD █████████E. █████████K.sayılı kararları) Yapılan açıklamalar karşısında davacı tarafından davalı aleyhine açılan "...sayılı icra dosyasına yönelik itirazın iptali ve takibin devamına dair açılan davada" konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, " karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; borca itirazda haklı olduğunu, aksi yönde bir karar bulunmadığını, gerek öğretide gerekse Yargıtay kararlarında alacağın likid olarak kabul edilebilmesi için; “borçlunun, talep edilen alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmesi veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda olması; bu bağlamda alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç bulunmaması, daha da özet bir anlatımla, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması” olduğunu, oysa ki banka tarafından farklı miktarlarda ve faiz oranlarında takipler yapılması ve hesap kat ihtarının dahi kendisine tebliğ edilmemiş olmasının davacı tarafından borç miktarının tespit edebilmesini imkânsız hale getirdiğini, mahkemelerin dahi uygulamada hesaplamalar için sıklıkla bilirkişilere başvurduğu bir ortamda borç miktarının davacı tarafından bizzat ve hatasız olarak hesaplanmasını beklemenin gerçekçi olmadığını, bu nedenle borca itiraz etmenin en doğal hakkı olduğunu, aksini düşünmenin savunma hakkının ve hak arama özgürlüğünün ihlali anlamına geldiğini, talep edilen alacak miktarının son kuruşuna kadar tüm faiz, masraf ve vekalet ücretleri ile alacaklıya ödendiği halde, mahkemece dava konusu alacağın likid olup olmadığı, takip rakamının doğru olup olmadığı, itirazının haklılığı (itirazım değerlendirilmeden) ve kötü niyetli olup olmadığı belirlenmeden takip rakamı üzerinden tazminata hükmedildiğini, takip rakamının takriben 11 milyon, %20 inkar tazminatının 2 milyon olduğunu, tüm alacağını faiziyle tahsil eden davacının hiçbir zararı olmamasına rağmen verilen bu kararın haksız ceza niteliğinde olduğunu, itirazının kötü niyetli olduğuna ilişkin hiçbir tespit olmamasına, bu konuda mahkemece hiçbir yargılama ve araştırma yapılmamasına rağmen takip rakamı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, verilen kararın açıkça yasanın ruhuna, ilgili maddenin konuluş amacına ve hak arama özgürlüğünün ihlali ile anayasa aykırı olduğunu,“Dava konusunun değeri olan 11.511.130,60-TL'nin, %20'sine isabet eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava, ticari kredi ilişkisinden kaynaklı itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve başlangıçtaki haklılık durumuna göre icra inkar tazminatı ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmiş, kararın icra inkar tazminatına ilişkin bölümü için davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davanın konusuz kalması halinde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır.Dava sırasında borcun ödenmesi, dava konusu menkul malın davacıya teslim edilmesi, kiralananın tahliye edilmesi, taşınmaza yönelik müdahaleye son verilmesi, dava konusu taşınmazın kamulaştırılması gibi hallerde mahkemece davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmelidir.Davanın konusuz kalması halinde mahkemenin yargılamaya devam ederek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit etmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafı yargılama gideri ve şartları varsa icra inkar tazminatı ile sorumlu tutması gerekir. İİK 67 maddesi düzenlemesi gereği alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları 1- Talep , 2-Geçerli bir icra takibi 3-ödeme emrine süresi içinde yapılmış itiraz,4- İtirazın tebliğ tarihinden itibaren 1 yıllık süre içinde itirazın iptali davası açılmış olması, 5-Borçlunun itirazında haksız, alacağın likit olması (belirlenebilir – bilinebilir), 6- Ret veya hükmolunan meblağın %20 sinden aşağı olmamasıdır.Eldeki uyuşmazlıkta icra inkar tazminatı verilmesinin tüm şartları oluşmuştur. Davalının istinaf sebeplerin hiçbirisi bu koşullara yönelik olmayıp ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!