Anahtar kelimeler: Proaktif Davaalacak Bayilik Kod Danışmanlık Danışmanlığa Sırasıyla Ortağı Ürün Amaç

T.C.
İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO:█████████ EsasKARAR NO:████████DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:█████/2018KARAR TARİHİ:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde: Müvekkili şirket ile davalılar ..., ... ve ... arasında, 01.11.2015, 28.12.2015 ve 01.08.2016 tarihli Proaktif İş Ortaklığı Sözleşmeler imzalandığını, sözleşmeler ile müvekkili ... Danışmanlık, davalılardan, sırasıyla ..., ... ve ... bayilik kod numaralarıyla, üç ayrı proaktif bayilik aldığını, sözleşmelerin "konu ve amaç" başlığını taşıyan 3. maddesinde, sözleşmelerde düzenlenen proaktif iş ortaklığı (proaktif bayilik) ilişkisi, "Şirketler (..., ... ve ...) tarafından İş Ortağı W (... Danışmanlığa) bildirilen ve/veya izin verilen Ürün ve Hizmetlerin İş Ortağı tarafından Şirketler'in belirlediği usul ve esaslaı çerçevesinde ..., ..., ... markaları altında Saha'da müşteriler/aboneler'e sunulması, tanıtım, satış ve pazarlamasının yapılması ile müşteri/abone talepleri doğrultusunda Abonelik Sözleşmesi'nin kurulmasına ve sonlandırılmasma aracılık edilmesc' olarak tanımlandığını, anılan sözleşmelerin eki olan "İş Ortağı Esasları"nın 1. maddesinde, "iş ortağının, sahaya hakim, tercihen telekomünikasyon tecrübesi olan, fmansal yeterliliğe sahip, nitelikli satış-yönetim tecrübesi olan, ticarî itibar sahibi işletmeciler arasından seçileceği' belirtildiğini, müvekkilinin davalı şirketlerce iş ortağı olarak seçilmiş olması ve sözleşmelerin imzalanması, müvekkilinin bu koşulları taşıdığının davalı şirketlerce kabul edildiğini gösterdiğini, müvekkili, bu sözleşmelere göre 01,11.2015 tarihinden itibaren, davalıların proaktif bayisi olarak, 60'tan fazla personeliyle, İstanbul İlinin Avrupa yakasında ve Trakya bölgesinde, tüketicilere/müşterilere ..., ... ve ...'nın sabit telefon, mobil telefon, Internet ve TV (...) gibi ürün ve hizmetlerinin tanıtım, satış ve pazarlamasını gerçekleştirmiş, abonelik sözleşmelerinin yapılmasına ve yükümlülüklerini, basiretli bir tacir olarak gereği gibi başarıyla yerine getirdiğini, müvekkili, İstanbul İlinin tüm Avrupa yakasında ve ayrıca İstanbul dışında da tüm Trakya bölgesinde, 10 ekip halinde, müşterilere hizmet verdiğini, davalılarca bayilik sözleşmelerinin feshedildiği tarihte, müvekkilinin bu bayiliklere ilişkin çalışan sayısı 63 olduğunu, bayilik aldığı ilk ayda, davalılara yaklaşık 1000 yeni abone kazandıran müvekkili, bayilik sözleşmelerinin feshedildiği tarihe kadar, kazandırdığı yeni abone sayısını ise aylık 6000 civarına çıkardığını, müvekkili, davalıların proaktif bayisi olarak çalıştığı 1 yıl 9 aylık süre içerisinde, 30.000-35.000 civarında yeni müşteriyi ..., ... ve ...'ya kazandırdığını, davalılar, müvekkilinin çok başarılı olduğunu görünce, personel için fazla ödeme yapmamak ve primleri düşürmek için, hedefleri yükselttiklerini, müvekkili, %90'ın üzerindeki hedef gerçekleştirme oranları ile, bayiler arasında ilk sıralarda olmaya devam ettiğini, müvekkili, bu başarıları nedeniyle, yıl sonu bayi toplantılarında iki defa ödül aldığını, Çerkezköy, Sapanca ve Karabük gezilerine davet edildiğini, ... Danışmanlık'a ait tüm hedef gerçekleştirme tablolarının (oranlarının) ve ayrıca, satış raporlarının (listelerinin) davalıdan istenilmesini talep ettiklerini, müvekkili ... Danışmanlık'ın bu başarılı çalışmalarına ve anılan sözleşmelerden ve mevzuattan doğan tüm yükümlülüklerini basiretli bir tacir olarak gereği gibi yerine getirdiğini, buna rağmen, ...'un, üst yönetimindeki değişikliklerden sonra, davalı şirketler, müvekkili şirkete ... 6. Noterliğinden gönderdikleri 01.08.2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihbarnameleri ile 01.11.2015, 28.12.2015 ve 01.08.2016 tarihli Proaktif İş Ortaklığı Sözleşmelerinin, tazminatsız olarak derhal feshedildiğini bildirdiklerini, davalı şirketlerin söz konusu ihbarnamenin 2 nolu paragrafında üç bent halinde bildirdikleri fesih gerekçeleri doğru olmadığını, davalı şirketlerin fesih beyanlarının haksızlığının mahkemenizce yapılacak yargılama sonucunda anlaşılacağını, davalı şirketler, söz konusu feshi ihbar beyanları ve bu feshi ihbar beyanlarının 5 nolu bendindeki talepleri ile, anılan sözleşmelerden doğan borçlarını yerine getirmemekte direndiklerini, müvekkili şirketin Türk Borçlar Kanununun 126. maddesi uyarınca, 01.11.2015, 28.12.2015 ve 01.08.2016 tarihli Proaktif İş Ortaklığı Sözleşmelerini, haklı nedenle ve derhal feshettiğini, 01.11.2015 tarihli Proaktifİş Ortaklığı Sözleşmesinin süresi, 01.11.2017'de, 28.12.2015 tarihli Proaktifİş Ortaklığı Sözleşmesinin süresi, 28.12.2017'de, 01.08.2016 tarihli Proaktif İş Ortaklığı Sözleşmesinin süresi ise, 01.08.2018'de sona ereceğini, davalılar, genel uygulamaları, sözleşme görüşmeleri sırasındaki ve sözleşmelerden sonraki söylemleri ve davranışları ile, bu sözleşmelerin sürelerinin 5 yıl, iş ilişkisinin ise en az 10 yıl süreceği konusunda müvekkili ... Danışmanlık'ta güven uyandırdıklarını, sözleşmelerin 4.2. maddelerindeki, sözleşme süresinin 5 yıla uzayacağı ve 5 yılın sonunda yeni sözleşmelerin imzalanabileceği yönündeki hükümler de, bunun munzam bir kanıtı olduğunu, davalıların 01.08.2017 tarihli haksız fesih beyanları 02.08.2017'de müvekkiline ulaşmasaydı, müvekkili ile davalılar arasındaki iş ilişkisi, (en azından en son imzalanan sözleşme tarihinden itibaren 10 yıla tamamlanacak şekilde) 01.08.2026 tarihine kadar sürebileceğini, davalıların sözleşmeleri haksız fesihleri yüzünden, müvekkili, 02.08.2017 tarihinden 01.08.2026 tarihine kadar elde edebileceği (8 yıl 11 ay 29 günlük) kârdan mahrum kaldığını, müvekkili maddi zararı, şimdilik, 02.08.2017 tarihinden 01.08.2026 tarihine kadar davalılarla olan iş ilişkisi nedeniyle elde edebileceği kâr kaybı olduğunu, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 58. maddesinin ikinci fıkrasına göre, "ortaya çıkan zarar, tarafların anlaşması ya da karan veya ağır ihmalinin olduğu hallerden kaynaklanmaktaysa. hâkim, zarar görenlerin talebi üzerine, uğranılan maddi zararın ya da zarara neden olanların elde ettiği veya elde etmesi muhtemel olan karların üç katı oranında tazminata hükmedebilip'. Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 4. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinde, "münhasır bayilik hariç olmak üzere, eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit durumdaki kişilere farklı şartların uygulanması", rekabetin engellenmesi, bozulması veya kısıtlanması niteliğinde olan eylemler arasında sayıldığını, davalılar, müvekkili ile aynı konumda olan diğer bayilere de uyarı yazıları göndermelerine rağmen, bu bayilere çoğu kez ceza faturası göndermediklerini, davalılar, dayanağı bulunmayan gerekçelerle, müvekkili ile aralarındaki sözleşmeleri haksız bir biçimde feshettiklerini, davalılar, eşit durumdaki bayilere farklı şartlar uygulayarak ve farklı tutumlar sergileyerek, Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 4. maddesini de ihlâl ettiklerini, davalıların sözleşmeleri haksız fesihleri, aynı zamanda Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 4. maddesi anlamında rekabetin engellenmesi, bozulması veya kısıtlanması niteliğinde olduğunu, anılan Kanunun 58. maddesi uyarınca, müvekkili şirketin bu nedenle uğradığı ve yukarda izah edilen maddî zararının (mahrum kaldığı kârının) üç katı oranında tazminata hükmedilmesi mümkün olduğunu, davalılar rekabetin engellenmesi niteliğindeki bu eylemlerini birlikte gerçekleştirdiklerini, aralarında tam teselsül olduğunu, davalıların sözleşmeleri haksız fesihleri yüzünden, müvekkilinin 02.08.2017 tarihinden 01.08.2026 tarihine kadar elde edebileceği 8 yıl 11 ay 29 günlük yoksun kaldığı kârının Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 58. maddesi uyarınca i katının, tahkikat sonucunda tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda HMK madde 107/2 uyarınca arttırılmak üzere ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik asgari 60.000,00 TL maddî tazminatın haksız fesih tarihi olan 02.08.2017'den itibaren işleyecek yasal ticarî temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsil edilerek, tahsilde tekerrür olmamak üzere, müteselsil tazminat alacaklısı olan müvekkiline ödenmesini, bunun mümkün görülmemesi halinde (terditli olarak), Türk Borçlar Kanununun 126. maddesi uyarınca, davalıların sözleşmeleri haksız fesihleri yüzünden, müvekkili şirketin 02.08.2017 tarihinden 01.08.2026 tarihine kadar elde edebileceği 8 yıl 11 ay 29 günlük yoksun kaldığı kârının tahkikat sonucunda tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda HMK madde 107/2 uyarınca arttırılmak üzere ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik asgari her bir davalıdan 20.000'er TL olmak üzere 60.000 TL maddî tazminatın dava tarihinder itibaren işleyecek yasal ticarî temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilerek, müvekkili şirketine ödenmesini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun denkleştirme istemi başlıklı 122. maddesinin 5. fıkrasında, anılan hükmün hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanacağı belirtildiğini, TTK'nun 122. maddesinin, kıyasen, olayımızdaki sürekli edimli olan bayilik sözleşmelerinin sona ermesi haline de uygulanmasının gerektiğini, müvekkili, hizmet verdiği bölgelerde yaptığı özverili çalışmaları ve başarılı pazarlama faaliyetleri sonucunda, davalılara çok sayıda abone kazandırdığını, davalıların müşteri çevresini arttırdığını, davalılar, müvekkili ile aralarındaki sözleşme ilişkisi sona erdikten sonra da, bu abonelerden, aylık faturalar ve aboneliklerin dönem sonunda yenilenmeleri suretiyle, yıllar boyunca önemli miktarda gelir elde etmeye devam edeceğini, müvekkili ... Danışmanlık'ın davalılara kazandırdığı müşteri çevresi, davalıların ürün ve hizmetlerinin tanınırlığım arttıracak, bu tanınırlık davalılar lehine pek çok pozitif olay zinciri ortaya çıkararak, davalıların daha fazla müşteri portföyü sayesinde, yapılacak yeni abonelik sözleşmeleri ve yenilenecek abonelikler dolayısıyla, sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret ve gelirlerden, davalıların sözleşmeleri haksız feshi yüzünden mahrum kalmıştır. Somut olayın bu özellik ve şartları değerlendirildiğinde, hakkaniyet, müvekkiline, TTK m. 122 uyarınca, davalılarca denkleştirme (portföy) tazminatı ödenmesini de gerektirdiğini, müvekkili davalılardan olan denkleştirme (portföy) tazminatı alacağının miktarı, müvekkilinin faaliyeti süresince aldığı yıllık ödemelerin ortalamasına göre, bilirkişi incelemesiyle tespit edildiğini, Türk Ticaret Kanununun 122. maddesi uyarınca müvekkilinin davalılardan olan denkleştirme tazminatı alacağının, tahkikat sonucunda tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda HMK m. 107/2 uyarınca arttırılmak üzere ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik asgari her bir davalıdan 20.000'er TL olmak üzere 60.000 TL denkleştirme tazminatının, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal ticarî temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilerek, müvekkiline ödenmesini, taraflar arasındaki 01.11.2015, 28.12.2015 ve 01.08.2016 tarihli Proaktif İş Ortaklığı Sözleşmelerinin, davalılarca fesihlerinin haksız olduğunun tespitini, davalıların sözleşmeleri haksız fesihleri yüzünden, müvekkilinin 02.08.2017 tarihinden 01,08.2026 tarihine kadar elde edebileceği 8 yıl 11 ay 29 günlük yoksun kaldığı kârının (maddî zararının), Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 58. maddesi uyannca 3 katının, tahkikat sonucunda tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda HMK m. 107/2 uyarınca arttırılmak üzere ve fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik asgari 60.000-TL maddî tazminatın (yoksuncaIdıgı kârın), haksız fesih tarihi olan 02.08.2017'den itibaren işleyecek yasal ticarî temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsil edilerek, tahsilde tekerrür olmamak üzere, müteselsil tazminat alacaklısı olan müvekkiline ödenmesini, bunun mümkün görülmemesi halinde (terditli olarak), Türk Borçlar Kanununun 126. maddesi uyarınca, davalıların sözleşmeleri haksız fesihleri yüzünden, müvekkilinin 02.08.2017 tarihinden 01.08.2026 tarihine kadar elde edebileceği 8 yıl 11 ay 29 günlük yoksun kaldığı kârının (maddî zararının), tahkikat sonucunda tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda HMK m.107/2 uyarınca arttırılmak üzere ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik asgari her bir davalıdan 20.000'er TL olmak üzere 60.000 TL maddî tazminatın (yoksun kaldığı kârın), dava tarihinden itibaren işleyecek yasal ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilerek, müvekkiline ödenmesini, Türk Ticaret Kanununun 122. maddesi uyarınca, müvekkilinin davalılardan olan denkleştirme tazminatı alacağının, tahkikat sonucunda tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda HMK madde 107/2 uyarınca arttırılmak üzere ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik asgari her bir davalıdan 20.000'er TL olmak üzere 60.000 TL denkleştirme tazminatının, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal, ticarî temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilerek, müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar cevap dilekçesinde: Davacı şirket ile müvekkili şirketlerden ... A.Ş., ... A.Ş ve ...... A.Ş. (“...”, eski unvanıyla ... ... A.Ş.) ile sırasıyla; 01.11.2015 tarihli ... kodlu; 28.12.2015 tarihli ... kodlu ve 01.08.2016 yürürlük tarihli ... kodlu Proaktif İş Ortaklığı Sözleşmeleri imzalandığını, müvekkili şirketler ile davacı arasındaki sözleşmeler, davacının sözleşmeyi ihlal eden eylemleri nedeniyle ... 6. Noterliği aracılığıyla gönderilen 01.08.2017 tarihli, ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; Davacının Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun ve BTK düzenlemeleri başta olmak üzere, müşteri ve abonelere ilişkin kişisel veri, bilgi ve belgelerin usul ve yasaya aykırı olarak arşivlendiği ve saklandığının tespit edilmesi, sözleşmelerde yer alan abonelik işlemlerine ilişkin hükümlere aykırı hareket edilmesi, davacı tarafından istihdam edilen personellere ilişkin prim, maaş ve kampanya hakkedişlerinin uygun şekilde ödenmediği ve bunlara ilişkin ödeme belgelerinin sözleşme gereği müvekkili şirketlere ibraz edilmesi gerekirken edilmemesi nedenleriyle feshedildiğini, davacı tarafından ikame edilen huzurdaki belirsiz alacak davası ile sözleşmenin müvekkili şirketler tarafından haksız olarak feshedildiğinin tespiti ile sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle yoksun kalınan kar ve denkleştirme tazminatı iddiasıyla şimdilik 120.000,00 TL tazminat talep edildiğini, davacı yoksun kalınan kar iddialarında terditli olarak Rekabetin Korunması Hakkında Kanunu ileri sürerek 3 katı oranında tazminat talebinde bulunduğunu, davanın belirsiz alacak davası için gerekli şartlar oluşmadan açıldığını, hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacı şirket, dava konusu alacak iddialarının müvekkili şirketlerden tazmini için ileri sürdüğü iddialarını belirsiz alacak davası şeklinde ikame ettiğini, HMK’nın belirsiz alacak davasının düzenleyen 107. maddesi uyarınca, belirli şartların sağlanması halinde belirsiz alacak davası açılabildiğini, davacı, yoksun kalınan kar taleplerini ve denkleştirme tazminatı taleplerini tam ve kesin olarak belirleyebilecek durumda olduğunu, bu nedenle de tazminat taleplerini belirsiz alacak davası şeklinde açamayacağını, davacının iddia ettiği alacak kalemleri bakımından, taleplerini tam ve kesin olarak belirleyebileceği hallerde, kanun hükmü gereği belirsiz alacak davası açamayacağını, davacı, kazanç kaybı zararlarını ve denkleştirme tazminatı taleplerini tam ve kesin olarak belirleyebilecek durumda olduğunu, basiretli bir tacirin uğradığı maddi zararının tespitini yapabilecek kapasitede olmasının gerektiğini, davacı şirket, Türk Ticaret Kanunu bakımından basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü gereği, uğradığını iddia ettiği zararlarına ilişkin tazminat taleplerinin tespitini yapabilmesi gerektiğini, bu nedenle de davacının, dava dilekçesinde ileri sürdüğü tazminat iddialarının tam olarak belirleyebileceğini, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, bu hesaplar karşılıklı faturalaşmaya göre tutulduğundan yoksun kalınan kar talebi ve denkleştirme tazminatı belirlenebilir durumda olduğunu, prim sistematikleri bayilere yayınlandığını, hangi işlemden ne kadar prim kazanacakları da belirli olduğunu, bahse konu tazminat taleplerini belirsiz alacak davası şeklinde talep edemeyeceğini, davacı ile akdedilen sözleşme, davacının sözleşmeye ve mevzuata aykırılıklarını nedeniyle, haklı nedenle feshedildiğini, davacı ile akdedilen sözleşmeler, davacının sözleşmeye aykırı eylemlerinin tespit edilmesi üzerine haklı nedenle feshedildiğini, müvekkili şirketler tarafından davacıya ait bayilerde denetimler gerçekleştirildiğini, farklı zamanlarda yapılan denetimlerin hepsinde davacının tespit edilen ihlal ve usulsüzlükleri ısrarla devam ettirdiği tespit edildiğini, davacıya ait ... kodlu bayide 01.03.2016 ve 09.09.2016 tarihlerinde iki kere iç denetim yapıldığını, 01.03.2016 tarihli iç denetimde davacının; Personellere ödenmesi gereken 2017 Ocak ve 2016 Aralık ayı dönem primlerinin ve bağlılık primlerinin ödenmediği, ilgili tutarların SGK’ya bildirilmediği, bu nedenle de SGK prim hak kaybı meydana geldiği, davacının personellerinin PRM (söz konusu bilgilerin müvekkil şirketler nezdinde tutulduğu sistem) çıkış kaydı ile SGK çıkış kayıtlarının birbiriyle örtüşmediği, davacı personellerinin SGK çıkış kayıtları ile PRM çıkış kayıtları arasında 4 ile 10 gün gibi farklılıklar bulunduğunu, davacıya ait bayilikte kişisel bilgisayarlarda abonelere ilişkin kişisel bilgilerin depolandığını, abonelik işlemlerinde, imzalar uyuşmazlık olduğu, BTK kaşesinin vurulmamış olduğu, abonelik işlemi için gerekli kimlik fotokopisinin alınmamış olduğunun tespit edildiğini, davacıya ait aynı bayi 09.09.2016 tarihinde bir kez daha denetlendiğini, davacının bu kez başka personellerine ilişkin işten çıkış kayıtlarının SGK ile uyumlu olmadığı, 4 ile 7 gün arasında gecikmeler olduğu, kontrol edilen abonelik işlemleri için gerekli belgelerde abone yerine davacı personeli tarafından imza atılmış olduğu, bir kısım belgelerde abonelerin imzalarının bulunmadığını, davacı ait bayilikte 2 kişisel bilgisayarda toplam 25 adet müşterilere ait kimliklerin bulunduğu tespit edildiğini, davacı, ... kodlu bayisinde 01.03.2016 tarihli ihallerine 09.09.2016 tarihi itibariyle de devam ettiği anlaşıldığını, davacıya ait ... kodlu bayide gerçekleştirilen 08.05.2016 tarihli iç denetimde davacının personellerinin PRM çıkışları ile SGK çıkış tarihleri arasında farklılıklar olduğu, bu nedenle de personellerin SGK kayıtları ile davacı bünyesindeki özlük dosyalarının uyumlu olmadığını, personellere elden ödemeler yapıldığı, personellerin maaşlarından yasaya aykırı olarak trafik cezası adı altında kesintiler yapıldığı, bu nedenle de personellerin SGK hak kaybına neden olunduğu, abonelik işlemlerinde BTK kaşesi olmadan veya hizmet numarası yazılmadan işlem yapıldığını, abonelerin, abonelik işlemlerinin başlatılabilmesi için ispatlanabilir irade beyanları alınmadan işlemler yapıldığını, aboneler ve müşterilere ait kişisel bilgilerin, davacıya ait bayideki kişisel bilgisayarlarda depolandığını, müşterilerin kişisel bilgilerinin yer aldığı 1572 adet excel tablo oluşturulmuş olduğu ve böylelikle kanuna aykırı olarak müşterilere ait kişisel verilerin saklandığı tespit edildiğini, davacıya ait ... kodlu bayide gerçekleştirilen 23.09.2016 tarihli iç denetimde davacının; abonelik işlemlerinde müşterilerin imzası alınmadan aboneliğin başlatıldığı, abonelik işlemlerinde BTK kaşesinin yine eksik olduğunu, müşteriye ait kişisel verilerin bilgisayarlarda depolandığı ve saklandığı tespit edildiğini, davacıya ait aynı bayide bir kez daha, 01.03.2017 tarihinde denetim yapılmış ve davacının söz konusu ihlallere halen devam ettiği tespit edildiğini, abonelere ve müşterilere ait kişisel bilgilerin bilgisayarlarda depolandığı, listelendiğini, abonelere ait kişisel verilerin yer aldığı 27.704 kayıt bulunduğunu, imha edilmesi gereken 3 sözleşme, 1 kimlik fotokopisi ve iş emirlerinin belgelerin saklandığı ve depolandığını, 3 adet abonelik sözleşmesinde müşteri imzasının bulunmadığını, 33 adet kimlik fotokopisinde BTK kaşesinin bulunmadığı, sözleşmesi bulunmayan abonelik işlemlerinin bulunduğunu, müşteri imzası bulunmayan, BTK kaşesinin yer almadığı, kimlik fotokopisi olmayan abonelik işlemlerinin gerçekleştirildiği tespit edildiğini, davacı bayilerinde tespit edilen ihlallere ilişkin denetimlerde yapılan uyarılar dışında ayrıca, uyarı yazıları da gönderildiğini, davacının müşteri ve abonelere ait kişisel bilgi ve verileri, bayilerde yer alan kişisel bilgisayarlarda depolaması, saklaması, Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından oluşturulan mevzuata ve de sözleşmelere aykırı olduğunu, davacı müşterilere ait kişisel bilgileri sözleşmenin açık hükmüne rağmen arşivlendiğini, dava dilekçesinin 4. sayfasına bakıldığında, davacı müşteri ve abonelere ait kişisel verileri depoladığını ve sakladığını adeta ikrar ederek yaptığı usulsüzlüğünün sebebi olarak müvekkili şirketlerin bilgi ve belge talep etmesini göstermeye çalışıldığını, müşteri/abonelere ilişkin bilgi ve belgelerin müvekkili şirketlere gönderimine kadar muhafaza edeceği, ancak bu süreç dahil olmak üzere müşteri ve abonelerin gizliliğini koruyacağı, edindiği bilgi ve belgeleri arşivlemeyeceği sözleşmelerin 7.2. maddesinde açıkça yer aldığını, davacı, abonelere ait kişisel verileri kişisel bilgisayarda ve tablolar halinde arşivlediği açıkça denetimlerde görüldüğün, davacı da dava dilekçesinde arşivlediğini kabul ettiğini, dolayısı ile davacının gerek Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun hükümlerini gere BTK mevzuatına aykırı eylemleri ve gerekse de sözleşme aykırı bu eylemini, farklı tarihlerde yapılan tüm denetimlerde devam ettirdiği göründüğünü, sözleşmelerin süresi, sözleşmelerde açıkça yer aldığı üzere 2 yıldır ve 2 yıllık sözleşme süresi dolmadan haklı nedenle feshedildiğinden, sözleşmeler uzama periyoduna girmediğini, taraflar özgür iradeleri ile sözleşmenin süresini, uzama şartını, periyotlarını ve ne kadar süre uzayabileceğini sözleşme serbestisi çerçevesinde belirlediklerini, davacının tamamen haksız ve kötü niyetli olarak ortaya attığı sözleşme süresinin 10 yıl olduğu iddiası asılsız olduğunu, davacının yoksun kalınan kar kaybı talebinin reddinin gerektiğini, davacının sözleşmesel ve yasal yükümlülüklerini ihlal etmesi sebebiyle sözleşme müvekkil şirketlerce haklı nedenle feshedildiğini, davacı yoksun kalınan kar talebinde bulunamayacağını, davacı, denkleştirme tazminatı talebinde bulunamayacağını, davacının denkleştirme tazminatı talep hakkı, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ileri sürülmediğini reddinin gerektiğini, davacıya sözleşmeler ile tekel hakkı tanınmadığını denkleştirme tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, davacı rekabetin korunması hakkında kanun kapsamında tazminat talebinde bulunamayacağını, davacının Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun'un kapsamında 3 katı oranında tazminat talebinin reddini talep ettiklerini, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taraflar arasındaki sözleşmenin haksız fesih edilip edilemediği, davacının davalılardan kar mahrumiyeti, denkleştirme tazminatı talebinde bulunup bulunamayacağı hususlarında toplanmıştır. Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 27.12.2021 tarihli rapor ile: Taraflar (... A.Ş) ("..."), ... A.Ş. ('...") ve ...... A.Ş. ('...", eski unvanıyla ... ... A.Ş.) ile davacı ... arasında hukuki sorunun davalılarca her üç sözleşmenin de haksız nedenle feshedilerek temerrüde düşülüp düşü im ediğinin belirlenmesi noktasında toplandığı, haksız feshedildikleri iddia edilen sözleşmelerin, 01,11,2015 tarihli ... kodlu; 28.12.2015 tarihli ... kodlu ve 01.08.2016 yürürlük tarihli ... kodlu ftoaktıf İş Ortaklığı Sözleşmeler olduğu, her üç sözleşmenin inin (her üçünün) ın. 25.2.6 hükmü doğrultusunda kişisel verilerin, yasaya ay kın şekilde bulundurulmasının, muhafazasının veya işlenmesinin bir neden siz/tazın inatsı z/derhal ve haklı feshi sebebi olarak düzenlendiği, heyetimizin sektörel bakımdan uzman üyesi tarafından yapılan değerlendirmede, "... abonelere ait kişisel verilerin yer aldığı 27.704 kayıt bulunduğu, imha edilmesi gereken sözleşme, kimlik fotokopisi ve iş emirlerinin saklandığı ve depolandığı, abonelik sözleşmesinde müşteri imzalarının bulunmadığı kimlik fotokopilerinin bazılarında BTK kaşesinin bulunmadığı, sözleşmesi olmayan ış emirlerinin olduğu, ikametgâh ve fiziki listede kişisel bilgilerin yer aldığı kayıtların bulunduğu ve ilgili denetime ilişkin e-mail yazışması ve denetim sırasında çekilen fotoğrafların dosya içeriğine sunulduğu, davacının Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun ve BTK düzenlemeleri başta olmak üzere, müşteri ve abonelere ilişkin kişisel veri, bilgi ve belgelerin usul ve yasaya aykırı olarak arşivlendiğı ve saklandığının dosya içeriğine sunulan belgelere göre sabit olduğunun" görüldüğünün belirtildiği, yapıldığı iddia edilen iç denetimlerin (bu husus taraflar arasında tartışmalı olduğu için iddia ifadesi kullanılmaktadır) en son 1.3.2017 tarihinde gerçekleştiği, fesih beyanının ise 1.8,2017 tarihli olduğu, aradan geçen sürenin davacının iddi al an doğrultusunda MK m. 2 Dürüstlük Kuralına ayları olup olmadığı hususu her üç sözleşmede de abonelik işlemlerine ilpşkin hükümlerin m. 7 ile düzenlendiği, davalının yaptığı iç denetimlerde varlığını tespit ettiğim iddia ettiği ihlallerin, sözleşme m. 7.3 ve 7.4 hükümlerinde davacı açısından düzenlenmiş olan borçlara ilişkin olduğu, sözleşme m. 25.2.6 hükmünde ise iş ortağının işbu sözieşme ve eki niteliğindeki belgelerde belirlenmiş olan yükümlülüklerinin herhangi birin i hiç, zamanında veya gereği gibi ifa yerine getirmeyerek sözleşmenin kısmen dahi olsa ihlal edilmesi de derhal ve tazminatsız fesih nedenli olarak düzenlendiği, hükmün devamında örneklenen ihlallerde, abonelik işlemlerine ilişkin hükümlere aykırılıkların ayrıca sayılmadığı, hükümde derhal ve tazminatsız feshe neden olacak ihlallerin sayılanlarla sınırlı olmayacağının belirtilmiş olması karşısında Sayın Mahkemenin de yerinde görmesi halinde abonelik işlemlerine aykırılıkların da bu kapsamda değerlendirilebileceği, bu hususta nihai takdirin Sayın Mahkemede olduğu, davacı tarafından istihdam edilen personellere ilişkin prim, maaş ve kampanya hakkedişlerinin uygun şekilde ödenmediği ve bunlara İlişkin ödeme belgelerinin sözleşme gereği davalıya ibraz edilmesi gerekirken edilmemesi nedenleriyle feshedildiği iddiası bakımından yapılan değerlendirmede, Sözleşmede istihdam edilen personellere ilişkin pnm, maaş ve kampanya hakkedişlennın uygun şekilde ödenmemesinin bir fesih nedeni olarak düzenlenmediği, ancak sözleşme m. 25.2.11 hükmünde, îş ortağının ofis veya saha personelinin SGK girişi yapılmadan ve işçi istihdam edilmesi ile ilgili diğer yasal yükümlülükler yerine getirilmeden ve veya resmi süreçler tamamlanmadan çalıştırılmasının haklı/derhal ve tazminatsız fesih nedeni olarak düzenlendiği, nihai takdir Sayın Mahkemede olmak üzere hükümde belirtilen hususların, prim, maaş ve hakkediş ödemelerinin gereği gibi yapılıp yapılmadığım kapsamadığının düşünüldüğü, bununla birlikte sözleşme m. 12.3 hükmü ile (özetle) davalıların, davacının personeline ilişkin belgeleri talep etmesi halinde 7 gtln içine bu talebin yerine getirileceği, m. 25.2,12 hükmünde ise (özetle) denetimlerde gerekli bilgi, belge ve açıklamaların eksiksiz olarak derhal davalılara sunul mam asının bir haklı/derhal ve tazminatsız fesih nedeni olarak düzenlendiği, malî bakımdan yapılan incelemede, söz konusu bilgi ve belgelerin davacıdan istendiğine veya 7 gün içinde söz konusu yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğine ilişkin bir bilgiye rastlanmadığı, 01.11.2015 tarihli ... kodlu; 28.12.2015 tarihli ... kodlu ve 01.08.2016 yürürlük tarihli ... kodlu Proaktif İş Ortaklığı Sözleşmelerinin Süreleri ve Uzama Sûreleri konusundaki değerlendirme bakımından ... kodlu sözleşmede tarih bulunmamasına rağmen 1.11.2015 tarihinde kurulduğunun her iki tarafın da kabulünde olduğu* her fiç sözleşmenin de Sözleşmenin Yürürlüğe Girişi ve Sûresi başlıklı m. 4.2 hükmünün özdeş olduğu, 01 11.2015 tarihli Proaktif îş Ortaklığı İş Sözleşmesinin süresinin 01.11 2017'de, 28.12.2015 tanhlı Proaktif İş Ortaklığı İş Sözleşmesinin süresinin 28.12,2017*de, 01.08.2016 tarihli Proaktif îş Ortaklığı îş Sözleşmesinin süresinin 01.08.2018'de sona ereceği, sözleşmelerin belirlenen süreleri dolmadan 1.8.2017 tarihinde feshedildikleri dikkate alındığında bir yit uzama ve dolayısıyla devam eden yıllarda azami 5 yıllık uzama süresinin gerçekleşmediği, esasen bu şekilde uzamanın koşullarının gerçekleşmediğinin görüldüğü ancak nihai takdiri mahkemede olduğunu, talepler bakımından yapılan değerlendirmede, feshin haklı olduğunun kabulü halinde davacının taleplerinin yerinde olmadığı sonucuna ulaşılacağı, taraflar arasındaki sözleşmenin sinallagmatik ve sürekli borç doğuran karakterde olduğu belirlenmekle Sayın Mahkemenin feshin haksız olduğunu tespit etmesi halinde davacı TBK m. 126 uyarınca (sözleşmenin ileriye etkili feshi nedeniyle kalan sureye tekabül eden olumlu zararını) kar kaybının talep edilebileceği ancak sözleşme sürelerine Özgü (özdeş hüküm) m. 4.2 uya rınca söz leşin ele ri n uzamad iğin m beli rlendiği, davacının i se dava! ılarm gen el uygulamaları, sözieşme görüşmeleri sırasındaki ve sözleşmelerden sonraki söylemleri ve davranışları ile bu Sözleşmelerin sürelerinin 5 yıl, iş ilişkisinin ise en az 10 yıl süreceği konusunda davacı şirkete güven uyandırdıklarını iddia ettiğini ve bu hususun nihai takdirinin mahkemede olduğunu, davacının denkleştirme istemi bakamından ise TTK m. 122fW uyarınca, "Bu hüküm, hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ite benzen diğer tekel hakkı veren sürekli sözieşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanır' dendiği, hükmün tekel hakkı verilen sözleşmelerde kıyasen uygulama alanı bulacağı, somut olaydaki sözleşmelerin tamamının m. 5.1 hükmünde davacıya tekel hakkı tanınmadığının düzenlendiği, bu nedenle denkleştinne alacağının temel koşulu olan tekel hakkının davacıya tanınmamış olduğunun açıkça ifade edilmesi karşısında bu konuda aynca değerlendirme yapılmadığı, nihai takdirin mahkemede olduğunu, Sektörel incelemede: Tüm dosya kapsamı ve içeriği ele alınarak yapılan incelemede, Abonelere ait kişisel verilerin yer aldığı 27.704 kayıt bulunduğu, İmha edilmesi gereken sözleşme, kimlik fotokopisi ve iş emirlerinin saklandığı ve depolandığı, abonelik sözleşmesinde müşteri imzalarının bulunmadığı, kimlik fotokopilerinin bazılarında BTK kaşesinin bulunmadığı, sözleşmesi olmayan iş emirlerinin olduğu, ikametgâh ve fizik i listede kişisel bilgilerin yer aldığı kayıtların bulunduğu ve İlgili denetime ilişkin e-mail yazışması ve denetim sırasında çekilen fotoğrafların dosya içeriğine sunulduğu görülmektedir. 07.04.2016 tanhinde yürürlüğe giren 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki usul ve esaslara göre fazladan bilgi, belge alınmaması ve kişisel verilerin korunması zorunluluk haline gelmiş ve şirketier bünyesinde bulunan tüm personellerin bu kanun hakkında bilgi sahibi olmasının önem arz ettiği görülmektedir. Kişisel veri "kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi'1 anlamına geldiği, bu kapsamda; Ad-soyad, Doğum Tarihi, T C Kimlik No, Doğum Yeri gibi bireyin kimliğini ortaya koyan bilgiler, telefon numarası, resim, e-posta adresi bulunduğu, kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak belirlenebilir kılan tüm veriler kişisel veri olarak nitelendirilmektedir. Davacının Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun ve BTK düzenlemeleri başta olmak üzere, müşteri ve abonelere ilişkin kişisel veri, bilgi ve belgelerin usul ve yasaya aykırı olarak arşivlendiği ve saklandığının dosya içeriğine sunulan belgelere göre sabit olduğu görülmektedir.Mali inceleme ile; (hak kazanma koşullan sayın mahkemeye ait olmak üzere) gerekçeleri raporun ilgili bölümünde yer aldığı üzere sözleşmelerin 24 ay devam etmesi gerektiği kabulü halinde mahrum kalman Kar Mahrumiyeti hesabı aşağıda tablo halinde gösterildiği gibi, ...... A.Ş. için 21.096,16 TL, Türk Telekomüniskasyon A.Ş, için 3 465,14 TL, ... A.Ş, için 36,327,22 TL tutardır. ...... A.Ş. için 82.234,00 TL, Türk Telekomüniskasyon A.Ş için 1,282.606,14 TL, ... A.Ş. için 1.033.798,88 TL tutardır. Davacı vekili HMK m. 107/2 uyarınca dava talebimizin artırılması talebini içerir dilekçesini sunmuş, dilekçesinde; Fazlaya ilişkin hakları ve diğer tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, talep artırım dilekçesinin kabulü ile, taraflar arasındaki 01.11.2015, 28.12.2015 ve 01.08.2016 tarihli Proaktif İş Ortaklığı Sözleşmelerinin, davalılarca fesihlerinin haksız olduğunun tespitini, davalıların sözleşmeleri haksız fesihleri yüzünden, müvekkili ... Danışmanlık'ın 02.08.2026 tarihine kadar elde edebileceği 8 yıl 11 ay 29 günlük yoksun kaldığı kârının (maddi zararının), Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 58. maddesi uyarınca 3 katının, tahkikat sonucunda tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda HMK m. 107/2 uyarınca attırılmak üzere ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, 60.000 TL maddi tazminatın (yoksun kaldığı kârın), haksız fesih tarihi olan 02.08.2017'den itibaren işleyecek yasal ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsil edilerek, tahsilde tekerrür olmamak üzere, müteselsil tazminat alacaklısı olan müvekkili ... Danışmanlık'a ödenmesini, bunun mümkün görülmemesi halinde (terditli olarak), Türk Borçlar Kanununun 126. maddesi uyarınca, davalıların Sözleşmeleri haksız fesihleri yüzünden, müvekkilinin 02.08.2017 tarihinden 01.08.2026 tarihine kadar elde edebileceği 8 yıl 11 ay 29 günlük yoksun kaldığı kârının (maddi zararının), tahkikat sonucunda tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda HMK m. 107/2 uyarınca artırılmak üzere ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, her bir davalıdan 41.000'er olmak üzere 123.000 TL maddi tazminatın (yoksun kalınan kârın), dava tarihinden itibaren işleyecek yasal ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilerek, müvekkilim ... Danışmanlık'a ödenmesini, Türk Ticaret Kanununun 122. maddesi uyarınca, müvekkili ... Danışmanlık'ın davalılardan olan denkleştirme tazminatı alacağının, tahkikat sonucunda tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda HMK m. 107/2 uyarınca artırılmak üzere ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, her bir davalıdan 20.000 TL'er olmak üzere 60.000 TL denkleştirme tazminatının, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilerek, müvekkili ... Danışmanlık'a ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. " şeklinde raporlarını sunmuşlardır.Bilirkişiler ..., ...ve... tarafından hazırlanan 06.05.2024 tarihli raporunda: "Proaktif iş ortaklığı sözleşmelerinin genel olarak incelenmesi; Taraflarının ...,...,... ile ... Danışmanlık Telekomünikasyon Tic.ltd.Şti olduğu son sözleşmenin yürürlük tarihinin 01.08.2016 olduğu, 4.2. maddesi; "Sözleşme süresi açıkça düzenlenmiştir: "İşbu Sözleşme'nin süresi, Sözleşme'nin imza edildiği tarihten itibaren 2(iki) yıldır. Sözleşme süresi taraflardan herhangi birinin Sözleşme süresinin sona ermesinden 1(bir) ay önce yazılı bildirimi ile sona erdirilmediği takdirde, bir yıl uzamış sayılacaktır. İşbu Sözleşme'nin süresinin bu şekilde ve devam eden yıllarda uzaması halinde, Sözleşme süresi hiçbir şekilde 5 (beş) yıldan fazla olamayacak ve Taraflar, 5 (beş) yılın sonunda Sözleşme konusu işe devam etmek istedikleri takdirde aralarında anlaşarak yeni bir sözleşme imzalayacaklardır." 5.1. maddesi; "işbu sözleşme konusu faaliyetler kapsamında yer, bölge, zaman ve/veya satış maliyetleri vb. hususlarda iş ortağı tek yetkili değildir, kendisine tekel hakkı tanınmamıştır. Şirketler Sözleşme ile İş Ortağı'na tanıdığı tüm hak ve yetkileri her zaman, kısmen veya tamamen, dilediği yer ve bölgede İş Ortağı'ndan başka kişilere ve kuruluşlara da tanıyabilecektir" 6.1. maddesi; " İş bu sözleşme ile İş Ortağı'na ..., ... , ... markaları altında Şirket Ürün ve Hizmetleri'nin saha'yla sınırlı olmak üzere işbu Sözleşme'de yazılı usul ve esaslar kapsamında olmak üzere satışına veya sonlandırılmasına aracılık edilmesi ve Abonelik Sözleşmelerinin kurulması işlemleri ile ilgili belge ve dokümanın temin edilecek Şirketler ile Müşteriler/Aboneler arasında gerçekleşecek olan Abonelik Sözleşmesi'nin kurulmasına aracılık etme hak ve yetkisi tanımak konusunda münhasır olmayan yetki verilmiştir." - 6.3 maddesi; "İş bu Sözleşme uygulamasında her bir Şirket'e ait Müşteri/Abone aktivasyon vb. işleri ayrı ve şifreli olarak korunan farklı elektronik ve/veya fiziki sistemler kullanılmak suretiyle gerçekleştirecektir. ...Müşteri/Abone kimlik bilgileri, başvuru talepleri, sözleşmeleri taahhütnameler vb. tüm evrak, bilgi ve belgeleri her bir Şirket için ayrı ayrı ve gizlilik içerisinde alınacak, aynı doğrultuda her bir Şirket'in arşivleme merkezine ayrı ayrı ve her bir Şirket'in belirlediği veyayınladığı duyuru, usul , eas ve talimatlara uygun larak ve belgelerin tanzim tarihinden itibaren 60 (altmış) gün içerisinde gönderecektir.." 6.4 maddesi; "Şirketler, işbu Sözleşme konusu faaliyetlerin karlılığı, başarısı ve gelir potansiyeli hususlarında İş Ortağı'na her hangi bir güvence ve taahhüt vermemekte, hiçbir şekilde satış/gelir garantisi sağlamamakta olup doğabilecek olası gelir kaybından, işlerin durmasından, zararlardan dolayı Kurumsal bayii ya da Şubelerie ya da üçüncü kişilere karşı Şirketler'in herhangi bir sorumluluğu olmayacaktır" 6.10. maddesi; "Bayilerden, Sözleşme kapsamında verilen hizmet ile ilgili her zaman bilgi ve belge talebinde bulunabilecekleri" 7.2. maddesi; "Müşteriler/Aboneler ile ilgili evrak toplama, tanzim, imza ikmali, evrakların gönderimine kadar anılan bilgi ve belgelerin fiziki olarak muhafaza ve gönderimi, Müşteri/Abonelerin bilgilerinin gizliliğini sağlama ve koruma, bilgi ve belge temin etme, kurulum, tarife işlemleri, form doldurma, dokümantasyon, kargolama vb. gibi işbu Sözleşme konusu yetki ve faaliyetleri sebebiyle gerçekleştireceği tüm işlem, faaliyet, davranış ve uygulamalarını mevzuat/Kurum düzenlemeleri/Şirketlerin duyuru ve bildirimlerine riayet ederek yürütmeyi . Müşteri/Abone bilgilerini bedelli veya bedelsiz, doğrudan veya dolaylı, ticari amaç olsun veya olmasın üçüncü kişilerin kullanımı ve tasarrufuna sunmak, bilgileri yedeklemek, kopyalamak, arşivlemek gibi yetkisi kapsamında olmayan işlem ve davranışlardan kaçınmayı kabul, beyan ve taahhüt eder." 7.3 maddesi; "İş Ortağı, saha personeli tarafından imzalanması ve/veya müşteri/aboneye imzalattırılması gereken her yürlü yazılı evrak üzerindeki imzanın, imzaya yetkili kişiler tarafından atılmasını ve işlemlerin kontrol ve denetimini sağlamayı, Abone'den alınması gereken tüm bilgi ve belgelerin tamlığını ve doğruluğunu kontrol etmeyi." 7.4 maddesi; "Sözleşme doğrultusunda mevcut Aboneler'den veya abonelik başvurusu yapan Müşteriler'den alınan kimlik, bilgi ve belgeleri sadece abonelik hzimetleri için Şirketler ve Kurum tarafından beliritlen usul ve şekilllerde kullanmayı, elinde bulundurduğu sürede düvenle muhafaza etmeyi, her ne surette olursa olsun Abone ve/veya Müşteri'nin rızası dışında kullanmamayı, faaliyetleri esnasında Fraud olarak tanımlanabilecek usulsüz işlem ve faaliyetlerden kaçınması, Şierketler'in veya üçüncü kişilerin bu nedenle uğradıkları zararlardan sorumlu olmayı, bu konuda saha personelinin ve çalışanların usulsüz işlem ve davranışlardan da müştereken ve müteselsilen sorumlu olmayı" 18.4. maddesi; "İş Ortağı, prim ve desteklerin ödenmesine konu olan ve Şirketler tarafından istenilen belgeleri Şirketler'in belirlediği zamanda ve eksiksiz teslim etmekle yükümlüdür. 25.2.6. maddesi; "Şirketler, kanundan ve Sözleşme'den kaynaklanan hakları saklı kalmak kaydıyla aşağıda ve/veya ilgili maddelerde belirtilen nedenler ile Sözleşme'yi derhal ve tazminatsız olarak feshetme hakkına sahiptir: İş Ortağı'nın işbu Sözleşme ve Eki nitleiğinde olan belgeler kapsamında belirlenmiş olan yükümlülüklerinden herhangi birini hiç, zamanında ya da gereği gibi yerine getirmeyerek Sözleşme'yi kısmen dahi olsa ihlal etmesi." 25.2.12. maddesi; "iç denetimlerde gerekli tespit edilen eksiklikler nedeniyle Müvekkil şirketlerin adli veya idari soruşturma ile karşı karşıya kalması ve denetim sonuncunda ikazlara rağmen öneri ve tavsiyelere uymaması derhal fesih nedenidir" 25.3. maddesi; "taraflardan herhangi birisi Sözleşme ve/veya ekler kapsamındaki yükümlülüklerinden herhangi birini ihlâl eder ve ihlâlden etkilenen taraf, yazılı olarak söz konusu ihlâli ve ihlali davranışa son verilerek durumun telafi edilmesi isteğini diğer tarafa bildirir ve söz konusu ihlâl, bu bildirime rağmen 15 gün içerisinde giderilmez ise ihlâle uğrayan taraf başkaca bir ihtara gerek olmaksızın işbu Sözleşme'yi tazminatsız olarak feshetme hakkına sahiptir" hükümleri bulunduğu tespit edilmiştir. Teknik İnceleme, Değerlendirme ve Sonuç : Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde ulaşılan tespit ve değerlendirmeler aşağıda verilmiştir.Taraflar arasında imzalanan sözleşmeler ve yürürlükte kalma süreleri aşağıdaki gibidir: Davacı şirket ile ... A.Ş. ("...") arasında 01.11.2015 tarihli ... kodlu Proaktif İş Ortaklığı İş Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme 01.11.2017 tarihinde sona ermesi gerekirken 02.08.2017 tarihinde sona erdiğine göre sözleşme süresinden 3 ay önce sona erdiği, 21 ay yürürlükte kaldığı, davacı şirket ile ... A.Ş. ("...") arasında 28.12.2015 Tarihli ... kodlu Proaktif İş Ortaklığı İş Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme 28.12.2017 tarihinde sona ermesi gerekirken 02.08.2017 tarihinde sona erdiğine göre sözleşme süresinden 5 ay önce sona erdiği, 19 ay yürürlükte kaldığı, davacı şirket ile ...... A.Ş. ("...", eski unvanıyla ... ... A.Ş.) arasında 01.08.2016 Tarihli ... kodlu Proaktif İş Ortaklığı İş Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme 01.08.2018 tarihinde sona ermesi gerekirken 02.08.2017 tarihinde sona erdiğinde göre sözleşme süresinden 12 ay (bir yıl) önce sona erdiği, 12 ay yürürlükte kaldığı sonucuna varılmaktadır. Taraflar arası sözleşmenin süresinin belirlendiği 4.2 maddesinde söleşmenin ilk etapta 2 yıl süreyle geçerli olacağı 1+1+1 şeklinde uzarsa 5 yıla kadar uzayacağı açıkça belirtilmiştir, bu ifadeden sözleşmenin süresinin 5 yıl olcağı anlamı çıkmaz, hele ki 5 yıl sonra 10 yıla kadar uzayacağına dair herhangi bir ifade söz konusu değildir. Benzer işi ilişkisine sahip başka bayiilerin sözleşme süreleri veya sözleşmelerin uzatılmasının bu dava konusu sözleşme ile ilişkili olmadıkları, her birinin bağımsız iş ilişkileri ve sözleşmeler olduğu, bu dava konusu sözleşmenin süresi için, piyasadaki benzer bayilerin sözleşme süreleriyle bir ilişki olmadığı değerlendirilmiştir. Tanık beyanları somut ve teknik veri içermediğinden bunların değerlendirilmesi hukuki bir konu olup sayın mahkemenin değerlendirmesine bırakılmıştır. Sözleşmeye ilaveten bayilik prim ve ceza sistematiği ile ilgili ayrıntılı prosedürlerin de karşılıklı imzalandığı görülmüştür. Bu sistematiğe göre örneğin bayiinin ulaşacağı aylık satış hacmi veya Şirketler'e kazandıracağı abone veya satacağı cihaz sayısı vb durumlarda ne kadar veya hangi oranda prim alacağı prim sistematiğinde belirlenirken benzer şekilde örneğin abone evraklarının sisteme geç girilmesi veya müşterilerden şikayet bildirilmesi veya çalışanların online eğitimlere katılmaması gibi bir çok durumda ne kadar veya hangi oranda prim kesintisi yapılacağı da ayrıntılı tablolar ile belirlenmiştir. Aşağıda birkaç örnek sunulmuştur. Ancak tahakkuk eden ceza veya prim miktarları taraflar arası veri akışı ile elde edilen bilgiler ve buna yönelik hazırlanan bilgisayar programları ile hesaplanabileceğinden tarafımızdan doğrulamasının yapılması mümkün değildir. Benzer şekilde geriye dönük olarak prim ve ceza ödemelerinin de kalem kalem tespit ve kontrol edilmesi mümkün değildir. Zira aşağıda örnekte görüleceği üzere aralık 2017 mayıs hareketlerinde nisan ve mart 2017 ayından mahsuplaşmalar yapıldığı görülmektedir. Özetle taraflar arası bildirimlerin, prim ödemesi ve ceza kesintilerinin yine tarafların ilgili tarihlerde yapacağı kontrollerle doğrulanabileceğim, geriye dönük olarak bugün doğrulamasının çok zor olduğunu, ancak taraflar arası bildirimlere binaen, tarafların bu bedelleri zımnen kabul edip iş ilişkisini devam ettirdiklerini söyleyebiliriz. Verilen hedefler, prim veya ceza miktarları vs hakında tanık beyanları da teknik konu olmayıp, hukuki bir konu olduğundan bu konuda değerlendirme sayın mahkemeye bırakılmıştır. Abone veya müşterilere ait belgelerin bayiide tutulması konusu ile ilgili olarak da şunları söyleyebiliriz. BTK (Bilgi Teknolojileri Kurumu) düzenlemeleri doğrultusunda ve bayii, firma adına abonelik başlatılmasına aracı olmaktadır. Hatta daha genel göylemek gerekirse müşteri hizmetleri ile yapılan telefon görüşmesi veya internetten başvuru ile, akabinde abonenin kimlik vs belgeleri sisteme girilerek veya Telekom firmasına gönderilerek abonelik başlatılabilmektedir. Ancak abonenin kimlik bilgileri veya imzası eksik olarak abonelik başlatılamaz, uzaktan yapılan sözleşmelerde de örneğin aboneye yapılacak simkart tesliminde abonenin imzası alınır vs. Dolayısıyla imza veya eksik belge kontrolunun Telekom firması nezdinde yapılması gerekir. Taraflar arası sözleşmenin 6.1 ve 6.3 maddesine göre bayii bu belgeleri abone veya müşteriden ister, belli bir süre tutar ancak bu belgeleri 60 gün içinde ilgili şirkete göndermesi gerekmektedir. Yukarıda görüldüğü gibi ceza sistematiğinde madde 4-5 te evrakların gönderilmemesi veya geç gönderilmesi durumları detaylandırılmıştır. Yapılan denetimlerde yazılan ve sözleşme feshine sebep gösterilen belgelerin, 60 günlük kapsamda olup olmadıkları veya bu eksiklerin telafi edilip edilmedikleri veya bunlarla ilgili ceza sistematiği çalıştırılıp çalıştırılmadığının tarafımızdan tespiti çok zordur. Benzer şekilde bayiye ödenecek personel primleri de yukarıda örnek resimde görüleceği üzere prim sistematiğinde detaylandırılmıştır. Bu ödemelerin de ne oranda personele yansıtıldığı veya bu eksiklerin giderilip giderilmediği, veya bunlarla ilgili ceza kesintisi yapılıp yapılmadığının tarafımızdan tespiti çok zordur. Özetle bu tespitler neticesinde her ne kadar taraflar arası sözleşmenin 25.2.6 ve 25.2.12 maddelerine göre bu eksikler derhal fesihe sebep gösterilse de, paralelde ceza sistematiği gereğince de bayiiye bu eksikler için uyarı yapılmakta ve ceza kesilmektedir.Sözleşmeler açısından değerlendirme ve Sonuç ;Davalılar tarafından ... 6. Noterliği 01.08.2017 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; Davacının Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun ve BTK düzenlemeleri başta olmak üzere, müşteri ve abonelere ilişkin kişisel veri, bilgi ve belgelerin usul ve yasaya aykırı olarak arşivlendiği ve saklandığının tespit edilmesi,Sözleşmelerde yer alan abonelik işlemlerine ilişkin hükümlere aykırı hareket edilmesi, Davacı tarafından istihdam edilen personellere ilişkin prim, maaş ve kampanya hakkedişlerinin uygun şekilde ödenmediği ve bunlara ilişkin ödeme belgelerinin sözleşme gereği Müvekkil şirketlere ibraz edilmesi gerekirken edilmemesi nedenleriyle feshedildiği bildirilmiştir.Taraflar arasındaki sözleşmenin ;25.2.6. maddesi; "Şirketler, kanundan ve Sözleşme'den kaynaklanan hakları saklı kalmak kaydıyla aşağıda ve/veya ilgili maddelerde belirtilen nedenler ile Sözleşme'yi derhal ve tazminatsız olarak feshetme hakkına sahiptir: İş Ortağı'nın işbu Sözleşme ve Eki nitleiğinde olan belgeler kapsamında belirlenmiş olan yükümlülüklerinden herhangi birini hiç, zamanında ya da gereği gibi yerine getirmeyerek Sözleşmeyi kısmen dahi olsa ihlal etmesi." 25.2.12. maddesi; "iç denetimlerde gerekli tespit edilen eksiklikler nedeniyle Müvekkil şirketlerin adli veya idari soruşturma ile karşı karşıya kalması ve denetim sonuncunda ikazlara rağmen öneri ve tavsiyelere uymaması derhal fesih nedenidir" 25.3. maddesi; "taraflardan herhangi birisi Sözleşme ve/veya ekler kapsamındaki yükümlülüklerinden herhangi birini ihlâl eder ve ihlâlden etkilenen taraf, yazılı olarak söz konusu ihlâli ve ihlali davranışa son verilerek durumun telafi edilmesi isteğini diğer tarafa bildirir ve söz konusu ihlâl, bu bildirime rağmen 15 gün içerisinde giderilmez ise ihlâle uğrayan taraf başkaca bir ihtara gerek olmaksızın işbu Sözleşmeyi tazminatsız olarak feshetme hakkına sahiptir"Hükümleri bulunmakta olup, Davalılar tarafından davacıya ait ... kodlu bayide 01.03.2016 ve 09.09.2016 tarihlerinde iki kere iç denetim yapıldığı, gerçekleştirilen 01.03.2016 tarihli iç denetimde davacıya ait bayilikte kişisel bilgisayarlarda abonelere ilişkin kişisel bilgilerin depolandığı, aynı bayinin 09.09.2016 tarihinde bir kez daha denetlendiğini ve 2 kişisel bilgisayarda toplam 25 adet müşterilere ait kimliklerin bulunduğunun tespit edildiğini, Davacının, ... kodlu bayisinde 01.03.2016 tarihli ihlallerine 09.09.2016 tarihi itibariyle de devam ettiğinin anlaşıldığını, Davacıya ait ... kodlu bayide gerçekleştirilen 08.05.2016 tarihli iç denetimde davacının; Aboneler ve müşterilere ait kişisel bilgilerin, davacıya ait bayideki kişisel bilgisayarlarda depolandığı, Müşterilerin kişisel bilgilerinin yer aldığı 1572 adet excel tablo oluşturulmuş olduğu ve böylelikle kanuna aykırı olarak müşterilere ait kişisel verilerin saklandığının tespit edildiğini, Davacıya ait ... kodlu bayide gerçekleştirilen 23.09.2016 tarihli iç denetimde davacının; Müşteriye ait kişisel verilerin bilgisayarlarda depolandığı ve saklandığının tespit edildiğini, Davacıya ait aynı bayide bir kez daha, 01.03.2017 tarihinde denetim yapıldığını ve davacının söz konusu ihlallere halen devam ettiğinin tespit edildiğini, abonelere ve müşterilere ait kişisel bilgilerin bilgisayarlarda depolandığı, listelendiği, Abonelere ait kişisel verilerin yer aldığı 27.704 kayıt bulunduğu, İmha edilmesi gereken 3 sözleşme, 1 kimlik fotokopisi ve iş emirlerinin belgelerin saklandığı ve depolandığının tespit edildiği beyan edilmiş olup, ... 6. Noterliği aracılığıyla gönderilen 01.08.2017 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Davacının Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun ve BTK düzenlemeleri başta olmak üzere, müşteri ve abonelere ilişkin kişisel veri, bilgi ve belgelerin usul ve yasaya aykırı olarak arşivlendiği ve saklandığının tespit edilmesi, Sözleşmelerde yer alan abonelik işlemlerine ilişkin hükümlere aykırı hareket edilmesi, Davacı tarafından istihdam edilen personellere ilişkin prim, maaş ve kampanya hakkedişlerinin uygun şekilde ödenmediği ve bunlara ilişkin ödeme belgelerinin sözleşme gereği Müvekkil şirketlere ibraz edilmesi gerekirken edilmemesi nedenleriyle sözleşme fesih edilmiştir. Dosya içindeki bilgi belge ve mail yazışmalarda davacı tarafından bildirilen sebeplerle yapılan feshin derhal fesih kapsamında değil sözleşmenin 25.2 md kapsamında yapıldığı anlaşılmış ise de 25.2 md de kararlaştırıldığı üzere davacı tarafa sözleşmeye aykırılıkların giderilmesi için 15 günlük süre verilmediği, yapılan iç denetim sonucu davacı şirkete yapılan bildirimlerin bilgilendirme ve açıklama talepli olduğu anlaşılmış olup, Nihai takdir hakkı mahkemeye ait olmak üzere davalı tarafından sözleşmenin feshinin 25.2 md ye uygun şekilde yapılmamış olabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır. Mali İnceleme, Değerlendirme ve Sonuç ; Davacı ... ...Ltd.Şti.'nin 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait Ticari Defterlerinin İncelenmesi ; (Dosyaya sunulu raporlardan alınmıştır) Davacı ... ... Ticaret Ltd.Şti.'nin 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygunluğun tetkik edilmesi; Davacı Şirketin 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerin, suresinde tasdik ettirildiği, bu bab'da HMK. 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince ve mevcut haliyle, davacı Şirketin 2022 yılına ait ticari defterlerinin suresinde tasdik ettirildiği ve usulüne uygun olduğu, kanaatine varılmıştır. Davacı şirketin ticari defterlerinin davalı ... A.Ş.ile ticari ilişkisi açısından incelendiğinde; Davacı şirketin davalı ... A.Ş. ile olan ticari ilişkisini 120.T03 no.lu cari hesap kodunda takip ettiği, Davacının ticari defterlerine göre ilk işlemlerin 2015 yılı Kasım ayında başladığı, 31.12.2015 tarih itibari ile davacı şirketin davalı şirketten 8.040,39 TL alacaklı olduğu, 31.12.2016 tarih itibari ile davacı şirketin davalı şirketten 95.021,55 TL alacaklı olduğu, 31.12.2017 tarih itibari ile davacı şirketin davalı şirketten 51.124,71 TL alacaklı olduğu, 31.12.2018 tarih itibari ile davacı şirketin davalı şirketten 51.124,71 TL alacaklı olduğu, Tespit edilmiştir. Davacı şirketin ticari defterlerinin davalı ... A.Ş.ile ticari ilişkisi açısından incelendiğinde;Davacı şirketin davalı ... A.Ş. ile olan ticari ilişkisini 120.T02 no.lu cari hesap kodunda takip ettiği, Davacının ticari defterlerine göre ilk işlemlerin 2015 yılı Kasım ayında başladığı, 31.12.2015 tarih itibari ile davacı şirketin davalı şirketten 94.204,51 TL alacaklı olduğu, 31.12.2016 tarih itibari ile davacı şirketin davalı şirketten 379.852,38 TL alacaklı olduğu, 31.12.2017 tarih itibari ile davacı şirketin davalı şirketten 438.653,00 TL alacaklı olduğu, 31.12.2018 tarih itibari ile davacı şirketin davalı şirketten 477.537,93 TL alacaklı olduğu, Tespit edilmiştir.Davacı şirketin ticari defterlerinin davalı ...... A.Ş. (...) ile ticari ilişkisi açısından incelendiğinde; Davacı şirketin davalı ...... A.Ş. ile olan ticari ilişkisini 2015 ve 2016 yıllarında 120.A02 no.lu cari hesap kodunda, 2017 ve 2018 yıllarında 120.A01 no.lu cari hesap kodunda takip ettiği, Davacının ticari defterlerine göre ilk işlemlerin 2015 yılı Kasım ayında başladığı, 31.12.2015 tarih itibari ile davacı şirketin davalı şirketten 38.830,89 TL alacaklı olduğu, 31.12.2016 tarih itibari ile davacı şirketin davalı şirketten 312.994,98 TL alacaklı olduğu, 31.12.2017 tarih itibari ile davacı şirketin davalı şirketten 289.611,43 TL alacaklı olduğu, 31.12.2018 tarih itibari ile davacı şirketin davalı şirketten 289.611,43 TL alacaklı olduğu, Tespit edilmiştir.Davalı şirketlerin 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait Ticari Defterlerinin İncelenmesi; (Dosyaya sunulu raporlardan alınmıştır) davalı şirketin ticari defterlerinin davacı ... Danışmanlık ile ticari ilişkisi açısından incelendiğinde; ... A.Ş. ile ... Danışmanlık Ltd.Şti. Davalının ticari defterlerine göre ilk işlemlerin 2015 yılı Kasım ayında başladığı, 31.12.2015 tarih itibari ile davalı şirketin davacı şirkete 4.715,77 TL borçlu olduğu, 31.12.2016 tarih itibari ile davalı şirketin davacı şirkete 46.296,34 TL borçlu olduğu, 31.12.2017 tarih itibari ile davalı şirketin davacın şirketten 7.298,14 TL alacaklı olduğu, 31.12.2018 tarih itibari ile davalı şirketin davacı şirketten 7.388,14 TL alacaklı olduğu,Tespit edilmiştir.... A.Ş. ile ... Danışmanlık Ltd.Şti. Davalının ticari defterlerine göre ilk işlemlerin 2015 yılı Kasım ayında başladığı, 31.12.2015 tarih itibari ile davalı şirketin davacı şirkete 77.237,81 TL borçlu olduğu, 31.12.2016 tarih itibari ile davalı şirketin davacı şirkete 284.512,37 TL borçlu olduğu, 31.12.2017 tarih itibari ile davalı şirketin davacı şirkete 181.886,01 TL borçlu olduğu, 31.12.2018 tarih itibari ile davalı şirketin davacı şirkete 115.184,81 TL borçlu olduğu,Tespit edilmiştir.TTMobil ... A.Ş. ile ... Danışmanlık Ltd.Şti. Davalının ticari defterlerine göre ilk işlemlerin 2015 yılı Kasım ayında başladığı, 31.12.2015 tarih itibari ile davalı şirketin davacı şirketten 141,60 TL alacaklı olduğu, 31.12.2016 tarih itibari ile davalı şirketin davacı şirkete 20.783,72 TL borçlu olduğu, 31.12.2017 tarih itibari ile davalı şirketin davacı şirketten 30.435,51 TL alacaklı olduğu, 31.12.2018 tarih itibari ile davalı şirketin davacı şirketten 40.190,17 TL alacaklı olduğu,tespit edilmiştir.Mali incelemede iki tarafın aralarında cari hesap yönünden derdest dava olduğu bildirilmiş bu nedenle cari hesap farklılıkları irdelenmemiştir. Kar Mahrumiyeti Hesaplanmasının tekraren incelenmesi ve değerlendirilmesi ; (Dosyaya sunulu raporlardan yararlanılmıştır) Davacı şirket ile davalı şirketler arasında 3 adet sözleşme bulunmaktadır. Bunlar ; Davacı şirket ile davalılar ... A.Ş., ... A.Ş. ve ...... A.Ş. arasında ... bayilik kod numarası ile 01.11.2015 tarihli Proaktif İş Ortaklığı İş Sözleşmesi bulunmaktadır. Sözleşme süresinin 01.11.2017 tarihinde sona ermesi akdedilmiştir. Davacı şirket ile davalılar ... A.Ş., ... A.Ş. ve ...... A.Ş. arasında ... bayilik kod numarası ile 28.12.2015 tarihli Proaktif İş Ortaklığı İş Sözleşmesi bulunmaktadır. Sözleşme süresinin 28.12.2017 tarihinde sona ermesi akdedilmiştir. Davacı şirket ile davalılar ... A.Ş., ... A.Ş. ve ...... A.Ş. arasında ... bayilik kod numarası ile 01.08.2016 tarihli Proaktif İş Ortaklığı İş Sözleşmesi bulunmaktadır. Sözleşme süresinin 01.08.2018 tarihinde sona ermesi akdedilmiştir. Her 3 sözleşmenin; "4.2. maddesi; İşbu Sözleşme'nin süresi imza edildiği tarihten itibaren 2 (iki)yıldır. Sözleşme süresi, Taraflar'dan herhangi birinin Sözleşme süresinin sona ermesinden 1 (bir) ay önce yazılı bildirimi ile sona erdirilmediği taktirde, bir yıl uzamış sayılacaktır İşbu Sözleşme'nin süresinin bu şekilde ve devam eden yıllarda uzaması halinde, Sözleşme süresi hiçbir şekilde 5 (beş) yıldan fazla olamayacak ve Taraflar, 5 (beş) yılın sonunda Sözleşme konusu işe devam etmek istedikleri taktirde aralarında anlaşarak yeni bir iş ortaklığı sözleşmesi imzalayacaklardır." şeklindedir. Davalı Şirketler ile davacı şirket ile aralarındaki sözleşmeleri ... 6. Noterliği aracılığıyla gönderilen 01.08.2017 tarihli, 31205 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile derhal feshetmişlerdir. Davacı şirket tarafından 02.08.2017 tarihinde tebliğ alındığı görülmektedir.Sözleşmede esas alınan süreye göre; 01.11.2015 Tarihli Sözleşme 01.11.2017 tarihinde sona ermesi gerekirken 02.08.2017 tarihinde sona erdiğinde göre sözleşme süresinden 3 ay önce sona erdiği, 21 ay yürürlükte kaldığı, 28.12.2015 Tarihli Sözleşme 28.12.2017 tarihinde sona ermesi gerekirken 02.08.2017 tarihinde sona erdiğinde göre sözleşme süresinden 5 ay önce sona erdiği, 19 ay yürürlükte kaldığı, 01.08.2016 Tarihli Sözleşme 01.08.2018 tarihinde sona ermesi gerekirken 02.08.2017 tarihinde sona erdiğinde göre sözleşme süresinden 12 ay (bir yıl) önce sona erdiği, 12 ay yürürlükte kaldığı, sonucuna varılmaktadır. Bu şekilde her üç sözleşmenin erken feshi toplam (3 ay+5 ay+12 ay=) 1 yıl 8 ay olacaktır. Davacının muhasebe kayıtlarına göre 2015, 2016 ve 2017 yıllarında davalılar ile yapılan sözleşme kapsamında elde ettiği 600'lü Gelirler Hesabında kayıtlı gelir tutarları aşağıda tablo halinde gösterildiği gibidir. (Dosyaya sunulan ek raporda da detay verilmiştir ve tarafımızca uygun bulunmuştur) Davacı şirket ile davalılar arasında dava konusu 3 adet sözleşme belli aralıklar ile başlamış olsa da bazı dönemler aynı anda yürürlükte kalmışlardır. Davacının muhasebe kayıtlarında yukarıda tablo halinde gösterildiği gibi örneğin ... ya da diğer iki firmadan elde edilen gelir kayıtları sözleşme ayırt edilmeden kayıt altına alınmıştır.Yukarıda belirtildiği üzere; 01.11.2015 Tarihli Sözleşme 01.11.2017 tarihinde sona ermesi gerekirken 02.08.2017 tarihinde sona erdiğinde göre sözleşme süresinden 3 ay önce sona erdiği, 21 ay yürürlükte kaldığı, 28.12.2015 Tarihli Sözleşme 28.12.2017 tarihinde sona ermesi gerekirken 02.08.2017 tarihinde sona erdiğinde göre sözleşme süresinden 5 ay önce sona erdiği, 19 ay yürürlükte kaldığı, 01.08.2016 Tarihli Sözleşme 01.08.2018 tarihinde sona ermesi gerekirken 02.08.2017 tarihinde sona erdiğinde göre sözleşme süresinden 12 ay (bir yıl) önce sona erdiği, 12 ay yürürlükte kaldığı, sonucuna varılmaktadır. Her 3 sözleşmenin toplam 52 ay yürürlükte kaldığı hesaplanarak her firmanın yıl bazında 1 aylık ortalama gelir rakamı bulunmuştur. Daha sonra ortalama bir aylık gelir rakamı, erken fesih nedeni ile 20 ay gelir elde edilmeyen ay ile çarpılarak her bir firma için olası kayıp gelir tutarı hesaplanmıştır. Buna göre olası mahrum kalınan gelir tutarı; ...için 958.916,57 TL, ... A.Ş. için 157.509,47 TL, ... A.Ş. için ise 1.651.237,36 TL olmak üzere toplam 2.767.660,41 TL tutardır. Davacı şirketin yukarıda tabloda gösterilen Faaliyet Karı Oranı 2015, 2016 ve 2017 yılları için toplanmış ve 3 yıla bölünerek ortalaması alınmıştır. Ortalama Faaliyet Karı Oranı= 0,026 + 0,004 + 0,037 / 3 =0,022 (binde 22 oran yapmaktadır.) Ortalama Faaliyet Karı Oranı her firma için ayrı ayrı belirlenen mahrum kalınan ay geliri ile çarpılarak talep edilen mahrum kalınan kar tutarı hesaplanacaktır. Buna göre sözleşmenin 24 ay devam etmesi gerektiği kabulü halinde Mahrum Kalınan Kar Mahrumiyeti hesabı aşağıda tablo halinde gösterildiği gibi olacaktır. Denkleştirme Tazminatı Hesaplanması; (Dosyada sunulu rapora mali olarak aynen katılınmıştır.) Davacı şirketin kayıtlarında tespit edilen davalılardan elde ettiği gelir tutarları toplamı sözleşmelerinin yürürlükte kaldığı 3'er yıla bölünerek ortalaması alınarak hesaplanmıştır. " şeklinde raporlarını sunmuşlardır. Davacı vekili HMK m. 107/2 uyarınca dava talebimizin artırılması talebini içerir dilekçesini sunmuş, dilekçesinde; Fazlaya ilişkin hakları ve diğer tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, talep artırım dilekçesinin kabulü ile, taraflar arasındaki 01.11.2015, 28.12.2015 ve 01.08.2016 tarihli Proaktif İş Ortaklığı Sözleşmelerinin, davalılarca fesihlerinin haksız olduğunun tespitini, davalıların sözleşmeleri haksız fesihleri yüzünden, müvekkili ... Danışmanlık'ın 02.08.2026 tarihine kadar elde edebileceği 8 yıl 11 ay 29 günlük yoksun kaldığı kârının (maddi zararının), Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 58. maddesi uyarınca 3 katının, tahkikat sonucunda tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda HMK m. 107/2 uyarınca attırılmak üzere ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, 60.000 TL maddi tazminatın (yoksun kaldığı kârın), haksız fesih tarihi olan 02.08.2017'den itibaren işleyecek yasal ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsil edilerek, tahsilde tekerrür olmamak üzere, müteselsil tazminat alacaklısı olan müvekkili ... Danışmanlık'a ödenmesini, bunun mümkün görülmemesi halinde (terditli olarak), Türk Borçlar Kanununun 126. maddesi uyarınca, davalıların Sözleşmeleri haksız fesihleri yüzünden, müvekkili ... Danışmanlık'ın 02.08.2017 tarihinden 01.08.2026 tarihine kadar elde edebileceği 8 yıl 11 ay 29 günlük yoksun kaldığı kârının (maddi zararının), tahkikat sonucunda tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda HMK m. 107/2 uyarınca artırılmak üzere ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, her bir davalıdan 41.000'er olmak üzere 123.000 TL maddi tazminatın (yoksun kalınan kârın), dava tarihinden itibaren işleyecek yasal ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilerek, müvekkilim ... Danışmanlık'a ödenmesini, Türk Ticaret Kanununun 122. maddesi uyarınca, müvekkili ... Danışmanlık'ın davalılardan olan denkleştirme tazminatı alacağının, tahkikat sonucunda tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda HMK m. 107/2 uyarınca artırılmak üzere ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, her bir davalıdan 20.000 TL'er olmak üzere 60.000 TL denkleştirme tazminatının, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilerek, müvekkili ... Danışmanlık'a ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Yapılan yargılama sonucunda: Davacı şirket ile ... A.Ş. (“...”) arasında 01.11.2015 tarihli ... kodlu Proaktif İş Ortaklığı İş Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 01.11.2017 tarihinde sona ermesi gerekirken 02.08.2017 tarihinde sona erdiğine göre sözleşme süresinden 3 ay önce sona erdiği, 21 ay yürürlükte kaldığı, davacı şirket ile ... A.Ş. (“...”) arasında 28.12.2015 Tarihli ... kodlu Proaktif İş Ortaklığı İş Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme 28.12.2017 tarihinde sona ermesi gerekirken 02.08.2017 tarihinde sona erdiğine göre sözleşme süresinden 5 ay önce sona erdiği, 19 ay yürürlükte kaldığı, davacı şirket ile ...... A.Ş. (“...”, eski unvanıyla ... İletişim Hizmetleri A.Ş.) arasında 01.08.2016 Tarihli ... kodlu Proaktif İş Ortaklığı İş Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme 01.08.2018 tarihinde sona ermesi gerekirken 02.08.2017 tarihinde sona erdiğinde göre sözleşme süresinden 12 ay (bir yıl) önce sona erdiği, 12 ay yürürlükte kaldığı, taraflar arası sözleşmenin süresinin belirlendiği 4.2 maddesinde söleşmenin ilk etapta 2 yıl süreyle geçerli olacağı 1+1+1 şeklinde uzarsa 5 yıla kadar uzayacağının açıkça belirtildiği, bu ifadeden sözleşmenin süresinin 5 yıl olcağı anlamı çıkmayacağı, hele ki 5 yıl sonra 10 yıla kadar uzayacağına dair herhangi bir ifade söz konusu olmadığı, benzer iş ilişkisine sahip başka bayiilerin sözleşme süreleri veya sözleşmelerin uzatılmasının bu dava konusu sözleşme ile ilişkili olmadıkları, her birinin bağımsız iş ilişkileri ve sözleşmeler olduğu, bu dava konusu sözleşmenin süresi için, piyasadaki benzer bayilerin sözleşme süreleriyle bir ilişki olmadığı, tanık beyanları somut ve teknik veri içermediğinden bunların değerlendirilmeye alınmadığı, ... 6. Noterliği aracılığıyla gönderilen 01.08.2017 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacının Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun ve BTK düzenlemeleri başta olmak üzere, müşteri ve abonelere ilişkin kişisel veri, bilgi ve belgelerin usul ve yasaya aykırı olarak arşivlendiği ve saklandığının tespit edildiği, Sözleşmelerde yer alan abonelik işlemlerine ilişkin hükümlere aykırı hareket edildiği, davacı tarafından istihdam edilen personellere ilişkin prim, maaş ve kampanya hakkedişlerinin uygun şekilde ödenmediği ve bunlara ilişkin ödeme belgelerinin sözleşme gereği davalı şirketlere ibraz edilmesi gerekirken edilmemesi nedenleriyle sözleşmelerin feshedildiği, davalı tarafında yapıldığı iddia edilen iç denetimlerin en son 1.3.2017 tarihinde gerçekleştiği, fesih beyanının ise 1.8.2017 tarihli olduğu, aradan geçen sürenin MK m. 2 Dürüstlük Kuralına olarak değerlendirilebileceği, ayrıca dosya içindeki bilgi belge ve mail yazışmalarda davacı tarafından bildirilen sebeplerle yapılan feshin derhal fesih kapsamında değil sözleşmenin 25.2 md kapsamında yapıldığı anlaşılmış ise de 25.2 md de kararlaştırıldığı üzere davacı tarafa sözleşmeye aykırılıkların giderilmesi için 15 günlük süre verilmediği, yapılan iç denetim sonucu davacı şirkete yapılan bildirimlerin bilgilendirme ve açıklama talepli olduğu anlaşılmış olup, davalı tarafından sözleşmenin feshinin 25.2 md ye uygun şekilde yapılmadığı, feshin haksız olduğu kanaatine varılmıştır. Her 3 sözleşmenin toplam 52 ay yürürlükte kaldığı hesaplanarak her firmanın yıl bazında 1 aylık ortalama gelir rakamı bulunmuştur. Daha sonra ortalama bir aylık gelir rakamı, erken fesih nedeni ile 20 ay gelir elde edilmeyen ay ile çarpılarak her bir firma için olası kayıp gelir tutarı hesaplandığında, ...için 958.916,57 TL, ... A.Ş. için 157.509,47 TL, ... A.Ş. için ise 1.651.237,36 TL olmak üzere toplam 2.767.660,41 TL olarak bulunmuştur. Davacının davalılardan ve dava konusu sözleşmelerden gelir elde ettiği 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait Gelir Tablosu bilgilerinden Faaliyet Karı Oranı 2015, 2016 ve 2017 yılları için toplanmış ve 3 yıla bölünerek ortalaması alınmıştır. Ortalama Faaliyet Karı Oranı= 0,026 + 0,004 + 0,037 / 3 =0,022 (binde 22 oran yapmaktadır.) Sözleşmenin 24 ay devam etmesi halinde Mahrum Kalınan Kar Mahrumiyeti bilirkişiler tarafından 36.327,22 TL olarak hesaplanmış, davacının mahrum kalınan kar talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “denkleştirme istemi” başlıklı 122. Maddesi gereğince denkleştirme tazminatı da talep etmiştir. 6102 sayılı TTK’nun “denkleştirme istemi” başlıklı 122. Maddesinin 5.fıkrasında anılan hükmün (TTK 122 md.) hakkaniyete aykırı düşmedikçe tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi halinde de uygulanacağının belirtildiği, dolayısıyla bu hükmün tekel hakkı verilen sözleşmelerde kıyasen uygulama alanı bulacağı, somut olaydaki sözleşmelerin tamamının m. 5.1 hükmünde davacıya tekel hakkı tanınmadığı düzenlenmiştir. Bu nedenle denkleştirme alacağının temel koşulu olan tekel hakkının davacıya tanınmamış olduğu anlaşılmış olup davacının denkleştirme t talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile;-21.096,16 TL'nin █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... ...A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,-3.465,14 TL'nin █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,-36.327,22 TL'nin █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,2-Davacının denkleştirme tazminatı talebinin reddine,3-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken 4.159,29 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.049,30 TL peşin harç ve 1.076,34 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.125,64 TL harçtan mahsubu ile kalan 1.033,65 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 2.049,30 TL peşin harç, 1.076,34 TL tamamlama harcı ve 5,20 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.166,74 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,5-Davacı tarafından yapılan 381,30 TL tebligat ve müzekkere gideri, 11.400,00 TL bilirkişi kök ve ek rapor ücreti olmak üzere toplam 11.781,30 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 3.919,92 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 66,72 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile davalılara ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,8-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,9-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı.█████/2025Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır