Anahtar kelimeler: Davabanka Zamandır Davadavacı Özetlenin Şubesinin Müşterisi Nezdinde Uzun Kısım Kısmını

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:███████ KARAR NO:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:█████/2021NUMARASI:███████ Esas - ████████ KararDAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)İSTİNAF KARAR TARİHİ:█████/2025Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;;...’nin, ..., ...Şubesi’nin uzun zamandır ... nolu müşterisi olduğunu, müvekkil şirketin bir kısım ticari hesaplarının davalı banka nezdinde bulunduğunu, dolayısıyla müvekkili şirketin ticari faaliyetlerinin bir kısmını ilgili banka nezdinde gerçekleştirdiğini bankacılık işlemleri ile yürüttüğünü, müvekkili şirketin ... Bomova/İzmir adresinde bulunan ... AVM’de yer alan ve “...” markası altında ticari faaliyetine devam eden mağazasında 12.11.2017 tarihinde saat 10.00 sularında 44.300,00 TL bedelli 195 gram, 9 adet 22 ayar altın bilezik alımı gerçekleştirildiğini, alıcının ilgili altın alımına ilişkin bedeli banka havalesi ile gerçekleştirmek istediğini beyan etiğini, müvekkili şirketin davalı banka nezdinde bulunan hesabına ilişkin bilgilerin paylaşıldığını, böylelikle ürün bedeli olan 44.300 TL ‘nin 12.11.2017 tarihinde müvekkili şirketin ...bank nezdindeki Iban numaralı hesabına ...’e ait ...bank nezdindeki Iban numaralı hesabından havale edildiğini, ilgili havale işleminin gerçekleştirilmesinin akabinde havalenin yapıldığını ortaya koyan mobil internet bankacılığı ekranı da mağaza yetkilisine gösterildiğini, ürün bedellerinin davalı bankanın mobil internet bankacılığı ile müvekkili şirket hesabına aktarılmasının üzerine 44.300 TL bedelli ürünlerin müşteriye teslim edildiğini, bu olayların yaşanmasını takip eden 13.11.2017 Pazartesi günü mağaza müdürü ... tarafından ilgili satışa ilişkin bedelin müvekkili şirkete ait ...bank hesabından çekilmesi için bankaya gidildiğinde ilgili bedel üzerinde bloke bulunduğu bilgisi edinildiğini, takip eden süreçte davalı banka yetkilileri ile iletişime geçildiğinde 44.300 TL bedelin bir soruşturma kapsamında ...'in hesabına iade edileceğini bildirdiğini, anılan süreçle ilgili işlemlerin ...'in hesap bilgilerini ele geçiren bir üçüncü kişi tarafından gerçekleştirildiği bilgilerin edinildiğini, davalı bankanın bloke ve ilgili bedelin ...'in hesabına iade işlemleriyle birlikte müvekkili şirketin satışa konu altın ve diğer değerli eşyanın bedelinden mahrum kaldığını, davalı bankanın ilgili tutan Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ Soruşturma numarası ile kayıtlı soruşturma dosyası kapsamında verilen karar gereğince ...'in hesabına iade etmesinin işlem güvenliğini sağlayamadığı gerçeğini yansıtmadığını, bu haliyle bankanın kendi sistemi üzerinden gerçekleştirilen para transferlerinde kendisine duyulan güvene aykın hareket ettiğini ve güvenlik zafiyetine neden olduğunu, bankanın ilgili soruşturmadan bağımsız olarak internet üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin güvenliğini sağlamak, şifrelerin üçüncü kişilerin eline geçmesini engellemek, hatta gerekmesi halinde ilgili hesaplardan müşterinin doğrudan onayı alınmadan işlem yapılmasını engellemekle yükümlü olduğunu, bankanın internet bankacılığı sistemi kullanılarak kötüniyetli üçüncü kişilerin işlem yapmasına imkan vermeyen sistemi oluşturmaması, sistemin olması halinde de sistemin güvenli bir şekilde işlemesi için gerekli güvenliği sağlayamaması ve üçüncü kişilerim müdahalesine engel olunamaması sebebiyle müvekkili şirketin uğradığı zararlardan sorumlu olduğunu, şirketin uğramış olduğu 44.300 TL maddi zararın, zararın meydana geldiği 12.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı banka tarafından tanzimini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının 44.300 TL havale işlemi karşılığında 195 gram altın sattığını iddia ettiğini, hesabından işlem yapılan ...'e yöneltilmesi gerekirken müvekkili bankaya dava açılmış olması nedeniyle davanın öncelikle husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, davacının 5549 sayılı suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi kanunu kapsamında kimlik tespiti yapmanın yükümlülüğü bulunduğunu, kimlik tespiti yapmaksızın 44.300 TL lik işlem yapan davacının kendi kusuru ile sözde zararını müvekkili bankadan talep etme hakkı bulunmadığını, davacının beyanlarının aksine müvekkili banka tarafından tüm güvenlik önlemlerinin gerektiği gibi alındığını, işlemlerin SMS bilgilendirmesi ile tamamlandığını, müvekkili banka kayıtları incelendiğinde itiraza konu tüm işlemlerle ilgili dava dışı ...'in bildirdiği telefon numarasına gerekli SMS bilgilerinin paylaşıldığını, bu bildirimlerde şifresinin üçüncü kişilerle paylaşılmaması da açıkça izah edildiğini, davacının beyan ve iddiasının aksine müvekkili bankanın hesabının ele geçirildiğine ilişkin iddialardan haber olur olmaz ... hesabına bloke koyduğunu, başkaca işlem yapılması engellendiğini, müvekkili bankanın internet sitesine girildiğinde bankanın gerekli tüm güvenlik uyarılarım yaptığını, müşteriyi bu konuda bilgilendirdiği ve müşteri güvenliği için tüm yönlendirmeleri yaptığı görüleceğini, açık deniz internet şubesi tüm güvenlik programlan ve sistemlerine sahip olduğunu, bu siteden bilgi çalınması, sızdırılası mümkün olmadığını, ulusal ve uluslar arası tüm güvenlik zorunluluklanna uyduğunu, hatta daha üstün güvenlik tedbirlerini bünyesinde barındırdığını, müvekkili bankanın bilgisayar sistemine ve ağına yetkisiz veya kötü niyetli kişilerce girilmesi ve bilgi sızdınlması mümkün olmadığını, kullanıcı bilgilerinin ancak kullanılan bilgisayardaki loğlama programlan ile edinilebileceğini, bu bilgilerin çalınmasında bankanın kusuru olmayacağını, bankanın müşterilerine ek güvenlik alternatiflerini de sunduğunu, somut olayda havale işlemlerinin ...'in internet bankacılığı işlemlerini gerçekleştirmekte kullandığı şifrenin kullanılması suretiyle gerçekleştirildiğini, şifreyle gerçekleştirilen bu tip işlemlerde dava dışı üçüncü kişiden teyit alınmasının gerekmediğini, havale işlemlerinde bankanın herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacının şifresini koruyamaması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, havale işlemi yapılmak istendiğinde işlemi gerçekleştirmek için gerekli olan tek kullanımlık onay kodu, müşterinin müvekkili banka sisteminde kayıtlı olan cep telefonuna SMS olarak gönderildiğini, internet şubesine kullanıcı kodu ve parola ile giriş yapıldıktan sonra EFT İşleminin sonlandınlması için onay kodunun ilgili yere girilmesinin gerekli olduğunu, müvekkili bankanın internet bankacılığı işlemlerinde hiçbir kusuru bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Dava konusu havale işleminin █████/2017 tarihinde, davalı banka nezdinde bulunan ...'e ait ... IBAN numaralı hesaptan davacı şirketin... IBAN numaralı hesabına, 44.300,00 TL havale edilmesi şeklinde meydana geldiği, yapılan soruşturma kapsamında dava dışı şahsın hesabına ... IP numarası üzerinden internet bankacılık sisteminden girildiğinin ve havale yapıldığının tespit edildiği, davalı bankanın işlemin müşterisi ... tarafından değilde sistemine giriş yapan 3. kişiler tarafından gerçekleştirildiğinin tespiti üzerine, bu hesaptan davacıya gönderilen paraya bloke koyarak, işlemin bu şahsın hesabına 3. kişilerce bilgisi dışında girildiğini kabul etmiş olduğu, dolayısı ile dava dışı şahsın davalı bankadan olan internet bankacılığı hesabına koyulan güvenlik tedbirlerini aşarak girildiği, dolayısı ile havale işleminin gerçekleşmesi esnasında şifre girişi, hesap sahibinin doğrulanması ve havale edilen miktardan sonra müşteriden beklenen onay işleminin tamamlanması gibi tedbirlerin aşılmış olduğu, yaptığı satış sonrası bedelini havale alan davacıdan ise ödemenin, malı teslim alan şahıs tarafından değilde başka birinin hesabından hırsızlık-dolandırıcılık yolu ile yapıldığının bilmesinin beklenemeyeceği, davacının davalı bankaya ve internet bankacılığı sistemine güven duyarak satış karşılığı ürün bedelini davalı bankanın başka bir hesabından kendi hesabına havale edilmesini kabul ettiği, davacının zararının oluşmasında bir kusur ve ihmalinin olmadığı, zararın meydana gelmesine davalının kusurlu davranışı ile sebebiyet verdiği ve davacının zararından sorumlu olduğu kanaatine varılmakla, davacının davasının kabulüne," karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı bankaya huzurdaki dava ile husumet yöneltilemeyeceğinden davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini,HMK 196. madde hükmüne aykırı olarak muvafakatleri olmaksızın, tanık olarak gösterilen kişinin dinlenilmesinden vazgeçildiğini, mahkemenin 09.10.2018 tarihli celsesi 3 numaralı ara kararına aykırı olarak talimat duruşmalarının tebliğ edilmeksizin talimat dosyasının kapatıldığını, kararın bu nedenlerle kaldırılması gerektiğini, bilirkişi raporuyla, davaya konu havale işleminin ihbar olunan ...’in kullanıcı kodu, şifre ve ek günvenlik önlemi olan sms doğrulama kodlarının kullanılması suretiyle gerçekleştiğinin sabit olduğunu, ilamın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarıyla, davacının kimlik tespit etme yükümlülüğüne uymadığını, kontrolsüz ve denetimsiz olarak gerçekleştirdiği işlem nedeniyle kusurlu olduğunun tespit edildiğini, mahkeme kararının bu nedenle de kaldırılması ve davanın reddi gerektiğini, davalı bankanın, olay tarihinde yürülükte bulunan 14.09.2007 tarihli “bankalarda bilgi sistemleri yönetiminde esas alınacak ilkelere ilişkin tebliğ” ile belirtilen güvenlik tedbirlerini uygulamış olduğunu, yasal mevzuata uygun olarak alınan tedbir alındığı sabitken ve ihbar olunana atanan şifrelerin paylaşıldığı da raporla tespit olunmuşken, müşterinin paylaştığı şifre ve dolayısıyla hesabına erişime izin verme iradesi ile oluşan zarar nedeniyle davalı bankaya kusur atfedilemeyeceğini, mahkeme kararının ve bilirkişi raporunda alyehe olarak yapılan tespit ve değerlendimelerin aksine, davalı bankanın gerekli tüm özeni göstermiş olduğunu, davalı bankaya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığından kararın kaldırılması gerektiğini, beyan ve savunmalarımızın aksine, davalı bankanın kusurlu olduğu kabul edilse dahi, üçüncü kişinin ağır kusuru, zarar ile illiyet bağını kestiğinden kararın kaldırılarak huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davacının zararının oluştuğu ve zarar ile eylem arasında uygun illiyet bağı olduğu kabul edilse dahi, dahi TBK 63 madde kapsamında davanın reddi gerektiğini, tüm beyan ve savunmalarının aksi yönde görüş ve kanaat hasıl olması halinde, davacının zararın doğmasında kusuru bulunması nedeniyle müterafik kusur kapsamında fazla talebin reddi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini, istinaf incelemesi neticelenene kadar ilamın icrasının geri bırakılmasına karar verilmesini, istinaf başvurusunun kabulü halinde davalıya karşı başlatılacak icra takibine ibraz/depo edilecek olan teminatın İİK 36/5 maddesi kapsamında davalıya iadesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE:Dava; davacının yaptığı satış bedelinin, internet bankacılığı ile davalı bankadaki hesabına yapılan alıcı adına yapılan havalenin, havalenin yapıldığı hesap sahibinin bilgi ve rızası dışında (doladırıcılık suretiyle) yapılmış olduğu gerekçesiyle cumhuriyet savcılığının tedbir kararı ve dava dışı ...'in hesabına geri ödenmesine ilişkin █████/2017 tarihli emri sonucu uğradığı zararın davalı bankadan tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı tarafça, davaya konu işlemlerinin bankanın yeterli güvenlik tedbirlerini almamasından kaynaklı olarak yapıldığı, satışını yaptığı ürün bedellerini tahsil edemediği gerekçesiyle eldeki dava açılmıştır.Davalı banka dava dışı hesap sahibi ...' hesabından yapılan havale işlemlerinde ve zararın oluşmasında bir kusurunun bulunmadığını savunmaktadır. Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. Borçlar Kanunu uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Ayrıca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir.Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir. Davalı banka, hesabı aynen davacıya iade etmekle yükümlüdür. Davacının zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunu ispat yükü davalı bankadadır. (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2018 tarihli █████████ - ████████ sayılı, █████/2013 tarihli ██████████ - █████████ sayılı ve █████/2014 tarihli ██████████ -19841 sayılı ilamları).İnternet bankacılığı sistemini kurup hizmete sunan banka, mudinin kastı, kötüniyeti ve suç sayılır eylemini kanıtlayamadığı sürece kendisine emanet edilen paradan (ve diğer yatırım araçlarından) güven kuruluşu vasfı nedeniyle sorumludur. Bu sorumluluk, olağan sebep sorumluluğu mahiyetinde olmakla, banka gerekli özeni göstermiş olsa bile zararın gerçekleşeceğini ispat etmesi halinde sorumluluktan kurtulabilir.Dava dışı ...'in davalı bankadaki hesabından bilgi rızası dışında davacı hesabına yapılan havale işleminde bahsi geçen şahsın kusursuzluğunun davalı bankaca kanıtlanması gerekir.Dosyaya kazandırılan █████/2019 tarihli bilirkişi heyet raporu ile ; davalının dava konusu havale işleminin gerçekleşmesi olayında her iki tarafa da izafe edilecek bir kusurun bulunduğu kanaatinin tekemmül ettiği, olaya etkileri değerlendirildiğinde davacı tarafin %50, davalı bankanın da %50 oranında kusurlu bulunduklarının değerlendirililebileceğinm sayın Mahkemenin takdirine muntazır olduğu, davacının dava konusu işlemlerden ötürü zaran olan 44.300,- TL’yi talep ettiği, bu zarardan tarafların kendilerine atfedilen kusur oranında sorumlu olduklarının benimsenmesi seçeneğinde, bu bağlamda; davacıya atfedilen % 50 oranında kusur nedeniyle kendisinin 44.300,00 TL * %50 = 22.150,00 TL Tik zarardan sorumlu olduğu, davalı bankaya atfedilen %50 oranında kusur nedeniyle kendisinin 44.300,00 TL * %50 = 22.150,00 TL’lik zarardan sorumlu olduğu, mahkemece değerlendirmenin kabul görmesi halinde; davacımn, talep doğrultusunda işlem tarihi itibariyle (12.11.2017) 22.150,- TL üzerinden işletilecek kısa vadeli avans faizini davalı bankadan talep edebileceği, görüş ve kanaatine ulaşıldığını " rapor etmişlerdir. Somut olayda, internet bankacılığı sistemine erişim ve sistem üzerindeki işlem hareketleri için davalı bankanın aşamalı olarak ilave güvenlik tedbirlerini uygulaması ve müşterilerine hiçbir kuşkuya mahal vermeden bankacılık işlemlerine erişim sağlayabilecekleri bir ortamı hazırlaması gerekirken bankanın standart güvenlik tedbirlerinin dışında herhangi bir zorunlu ilave güvenlik tedbirlerini almadığı , yine banka sisteminde kayıtlı cep telefon hattına gönderilen tek kullanımlık şifre gibi bir hassas bilginin müşteriye güvenli bir şekilde ulaştığından emin olmadan internet bankacılığı sistemine erişim izni verilmesinin bankacılık düzenleme ve denetleme kurumu tarafından düzenlenen bankalarda bilgi sistemleri yönetiminde esas alınacak ilkelere ilişkin tebliğ'in █████. maddesi ve havale işlemlerinin onaylamasının dava konusu işlemin gerçekleştirilmesinde önemli bir etkisi olduğu,olay günü banka hesabı üzerinden internet bankacılığı sistemi aracılığıyla gerçekleştirilen yüksek meblağdaki havale işleminin şüpheli işlemler kapsamında değerlendirilmemesi ve bu yönde müşterinin ek onayına başvurulmaması ciddi bir eksiklik olduğu, davalı bankanın almış olduğu güvenlik tedbirlerinin eksik ve yetersiz kaldığı, internet bankacılığı sistemi üzerinden gerçekleştirilen havale işleminin onaylanması ve tamamlanması aşamalarında kontrol ve denetimi kendi kontrolü dışında bırakarak tamamen müşterinin inisiyatifine bırakması, bu yolla müşterinin bilgisi ve rızası dışında dava konusu işlemin gerçekleşmesine sebebiyet verilmesi nedeniyle davalı bankanın dava konu işlemlerde kusuru bulunduğu, hizmet veren kurum olarak bankanın müşterisine yeterli ve ölçülü güvenlik desteği sağlamamasından kaynaklı oluşan zarardan sorumlu olduğunun teknik ve sektörel bakımdan değerlendirilebileceği, Davacı tarafında altın alımı yapan kişinin kimlik tespitini yapmaması, altın alım satım işlemi doğrultusunda havale işlemi ile ödeme kabul eden davacının altını satın alan kişi ile havale işlemini gerçekleştiren kişinin farklı olduğuna dikkat etmemesi, böylece altın alım satım işlemini kontrolsüz ve denetimsiz olarak gerçekleştirmesi neticesinde ortaya çıkan dava konusu zarardan en az davalı banka kadar kendisinin de önemli bir etkisinin olduğu ve somut olayda kusurunun bulunduğu görüşü" bildirilmiştir. İtirazlar üzerine alınan █████/2020 tarihli ek raporda da aynı görüş tekrar edilmiştir. Mahkemece başka bir heyetten alınan █████/2021 havale tarihli bilirkişi raporu ile;Somut olayda davalı banka sisteminde kayıtlı cep telefonuna gönderilen tek kullanımlık şifrelerin kullanılması suretiyle havale işleminin gerçekleştirilmiş olduğu, olayın teknik şekli itibariyle davalı bankanın somut olayda standart güvenlik amaçlı tedbirler dışında ek ilave güvenlik tedbirlerini aldığına dair somut bulgulara rastlanmadığı, banka hesabı üzerinden internet bankacılığı kanalı ile gerçekleştirilen yüksek meblağdaki havale işleminin şüpheli işlemler kapsamında değerlendirilmemesi ve bu işlemin müşterisinin bilgisi ve onayı dâhilinde olup olmadığını teyit etmek amacıyla sesli yanıt sistemini (IVR) somut olayda işletmemesi bankanın önemli eksiklikleri olarak göze çarptığı, bu bağlamda, havale işlemine tamamen kontrolsüz ve denetimsiz şekilde izin / onay verilerek zararın doğmasına sebebiyet veren davalı bankanın tamamıyla kusurlu olduğu, dava dışı ...'in davacı işletmeye müşteri olarak gelip kendisini ... olarak tanıtarak işlem yaptığı sabit olduğu, ihbar olunanın banka hesabı üzerinden yapılan havale işlemine istinaden satış işlemini gerçekleştiren ve işlemi yapanın aynı kişi olmadığını fark ettiği halde ve kimlik talebinde ise ibraz edilmemesine rağmen yüksek meblağdaki satış işlemine izin veren davacının olayda gerekli özen ve hassasiyeti göstermemesi ve basiretli iş adamı olma sorumluluğunu göstermemesinden doğan zarardan banka ile aynı derecede sorumlu olduğu" rapor etmişlerdir.Dosyada toplanan bu veriler ile davacının basiretli tacir gibi davranmadığı az yukarıda belirtilen hususlarda kusurlu olduğu, davalı bankanın da en küçük kusurundan dahi sorumlu oluğu ve az yukarda belirtilen hususlarda eksik ve kusurunun bulunduğu anlaşılmakla davacının uğradığı zararın %50 sinden sorumlu tutularak hüküm kurulması gerekirken davanın tümden kabulüne dair verilen karar isabetli olmamıştır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece davacının olayın ve zararın oluşumundaki kusuru gözardı edilerek davanın tümden kabulüne dair verdiği karar isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne dair 22.150,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-3 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 22.150,00 TL tazminatın █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2- Başlangıçta peşin olarak alınan 756,54 TL harcın alınması gerekli olan 1.513,06 TL harçtan mahsubu ile bakiye 756,52 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 756,54 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 35,90 TL, posta ve tebligat gideri 597,00 TL, bilirkişi ücreti 4.950,00 TL, olmak üzere toplam 5.582,90 TL yargılama masrafının, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 2.791,45 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 22.150,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,6-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 6. maddesi uyarınca 22.150,00 TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine,7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine, 8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan 162,10 TL istinaf başvuru harcı, 47,00 TL posta ve tebligat gideri toplam 209,10 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.█████/2025