Anahtar kelimeler: Söke Neticeten Süreç Edenin Görüşü Hukukî Ret Yapı Muhalefet İzmir
7. Ceza Dairesi ██████████ E. , █████████ K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : █████████ E., █████████ K.SUÇ : 4708 sayılı Kanun'a muhalefetHÜKÜMLER: Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan ret, bozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇA. İlk DereceSöke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2019 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile sanıkların, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'a (4708 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, neticeten 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.B. İstinafİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 28.09.2020 tarihli ve █████████ E., █████████ K. sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümler kaldırılarak sanıkların beraatlerine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriKatılan vekilinin temyiz istemi, proje ve ruhsata aykırılıkların sonradan giderilmesinin suçu ortadan kaldırmayacağına ve suçun oluştuğuna ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan Değerlendirmede;Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanıkların üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, katılan vekiliin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan Değerlendirmede;UYAP sistemi üzerinden temin edilen nüfus kayıt örneğine göre sanık ...'in 08.09.2021 tarihinde vefat ettiği ve bu durumun nüfus kayıtlarına tescil edildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılıp, gerektiğinde Nüfus Müdürlüğüne müzekkere yazılmak suretiyle sanığın öldüğünün kesin olarak tespit edilip sonucuna göre hüküm kurulması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.III. KARAR1. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;Gerekçe bölümünde (1) numaralı madde başlığı altında açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 28.09.2020 tarihli ve █████████ E., █████████ K. sayılı kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;Gerekçe bölümünde (2) numaralı madde başlığı altında açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 28.09.2020 tarihli ve █████████ E., █████████ K. sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2025 tarihinde karar verildi. (K.K.D) KISMİ KARŞI DÜŞÜNCESanıklar ... ve 4 arkadaşı hakkında, 4708 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, katılan idare vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 24.03.2025
Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!