Anahtar kelimeler: Uşak Süreç Tutuklu Müdafilerinin Görüşü İstemlerinin Uyarıcı Edenlerin Neticesinde Takdiren

TUTUKLU
MAHKEMESİ :Ceza DairesiSAYISI : █████████ E., ████████ K.SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti SUÇ TARİHLERİ : 31.10.2021, 23.01.2021HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi KararıUşak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3 maddesi, 43/1., 53. ve 58. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası, 50.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerirlere özgü infaz rejimi uyarınca çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararıİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.03.2023 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık ve Müdafilerinin Temyiz İstemleriAramanın hukuka aykırı olduğu, tapelerde uyuşturucu madde ticaretine ilişkin bir görüşmenin bulunmadığı, tanık beyanlarının çelişkili olduğu, sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğu ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğu, sanık hakkında takdiri indirim sebeplerinin uygulanması gerektiği, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu gerekçelerine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava dosyasının kapsamına göre; 31.10.2021 tarihinde hakkında iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması tedbiri uygulanan sanığın tanık M.K. ile telefonda görüştüğü, sonrasında başlayan fiziki takipte tanığın sanık tarafından işletilen aparta girip kısa süre sonra çıktığının görülmesi sonrası durdurulan tanıktan metamfetaminin ve tanığın içerisinde bulunduğu araçtan esrarın ele geçirildiği birinci olayda; 23.01.2022 tarihinde hakkında iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması tedbiri uygulanan sanığın tanık A.A. ile telefonda görüştüğü, sonrasında başlayan fiziki takipte tanığın sanık tarafından işletilen aparta girip kısa süre sonra çıktığının görülmesi sonrası durdurulan tanığın yere attığı paketten metamfetaminin ele geçirildiği ikinci olayda; sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkin olarak;1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, olay ve fiziki takip tutanakları, tutanak mümzileri beyanları, sanığın ikamet ve işyerinde gerçekleşen aramada aynı türden uyuşturucu ve hassas terazinin ele geçirilmesi ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde, dava dosyası kapsamındaki delillerin değerlendirilmesine, aramanın hukuka uygun gerçekleştirildiğine ilişkin takdirlerinde, dava dosyası içeriği ile uyumlu gerekçelerde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulama dışı bırakılmasında bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, hükümlerde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve kanuna uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir;2. Dava dosyasının içerisinde, sanık hakkında verilen iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması kararı hakkında en son 29.11.2021 tarihinde verilen bir aylık uzatma kararının bulunduğu, 23.01.2022 tarihli ikinci eyleme ilişkin suç tarihini kapsar şekilde verilmiş bir iletişimin dinlemesi ve kayda alınması kararının bulunmadığı ayrıca 23.01.2022 tarihli olay yönünden sanık hakkındaki hükme esas alınan iletişim tespit tutanaklarının imzalı asılları veya aslı gibidir yapılmış birer suretlerinin de dava dosyasının içeriğinde bulunmadığı anlaşıldığından, dava dosyası kapsamındaki 23.01.2022 tarihli olay tarihini kapsar şekilde verilmiş bir iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması kararı mevcut ise bu kararın aslının ve aslı gibidir yapılmış bir suretinin ve söz konusu olaya ilişkin iletişim tespit tutanaklarının temyiz denetiminin mümkün kılacak şekilde dava dosyası içerisine konulması gerektiğinin gözetilmemesi,3.Her iki olayda da suça konu uyuşturucu maddenin ele geçiriliş şekli ve miktarı göz önüne alındığında cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesini gerektirir bir durum olmadığı halde, 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesinde öngörülen orantılılık ilkesi ile 61. maddesinde belirtilen ölçütlere aykırı olarak temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilerek hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARARGerekçe bölümünde (2) ve (3). bentlerde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.03.2023 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkında ki salıverilme taleplerinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2025 tarihinde karar verildi.