Anahtar kelimeler: Geçmeyen Kalması Miktardan Adana Nihai Kesinlik Sınırını Sınırının Değeri Eksiklikleri

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 5. Sulh Hukuk MahkemesiSAYISI : █████████ E., █████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince 17.02.2025 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dosya içeriğine göre, reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar (dava konusu 12.314,61 USD yabancı para borcunun dava tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığı 66.235,36 TL olup), Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.Temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar, yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.KARARAçıklanan sebeple;Bölge Adliye Mahkemesince verilen 17.02.2025 tarihli ek kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.06.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY1. Dava, kira sözleşmesinden kaynaklanan 12.314,61 USD kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. 2. Yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesinin kararıyla davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ise 03.10.2024 tarihli kararla davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı tarafça temyizi üzerine kararın miktar itibariyle kesin olduğundan bahisle davacının temyiz başvurusunun reddine karar verilmiş; ve ek kararın temyizi üzerine, Daire çoğunluğunca talep edilen 12.314,61 USD alacağın dava tarihindeki değeri dikkate alınarak, temyiz isteminin miktar yönünden reddine dair ek kararın onanmasına karar verilmiştir. Dairenin sayın çoğunluğunun bu görüşüne katılmıyorum. Şöyle ki;3. Hukuk ve adalet anlayışında yaşanan gelişmelere orantılı olarak 1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36 ncı maddesinde “Adil yargılanma hakkı” temel insan hakları arasında sayılmıştır. Adil yargılanma ilkesi kapsamındaki haklardan biri de, “Mahkemeye Erişim Hakkı” dır. Diğer bir anlatımla, “mahkemeye erişim hakkı” adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından birisidir. Mahkemeye erişim hakkı şüphesiz yüksek mahkemeye ulaşma hakkını da kapsar (AYM 23.10.2019 T. ve ██████████ BB no’lu). Mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da imkânsız hale getiren uygulamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Osman Çelik, Adil Yargılanma Hakkı Rehberi, Anayasa Mahkemesi Yayınları, s.31 vd.). Bu bağlamda mahkemeye erişim konusunda yasalarda yoruma açık bir hüküm bulunması halinde, adil yargılanma hakkını mümkün kılan yorum tercih edilmelidir.4. Somut olayda temyize konu edilen miktar 12.314,61 USD olup, Bölge Adliye Mahkemesinin 03.10.2024 olan karar tarihi itibariyle USD/TL kurunun 34,2667 TL olduğu, (12.314,61 USD'nin) hüküm tarihi itibariyle değerinin 421.981,04 TL olduğu, HMK’nın 362/2. maddesinde temyiz kesinlik sınırı hakkında “Alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur” şeklindeki düzenlemedeki “… kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü…” sözcüğünden hareketle, yüksek mahkemeye erişim ve “adil yargılanma hakkını mümkün kılan” bir şekilde yorumlanarak, Mahkemenin dava olunan şeyin karar tarihindeki değerine göre temyiz miktar sınırının değerlendirilmesi gerektiği, 421.981,04 TL dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz miktar sınırının (2024 yılı itibariyle 378.290,00 TL) üzerinde olduğundan sayın Daire çoğunluğu tarafından temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar verilmesini isabetli bulmuyorum. 30.06.2025