Anahtar kelimeler: Artırmayan Müdafi Mücadele Kaçakçılıkla Beş Görüşü Konya Muhalefet Neticesinde Cezalarını
7. Ceza Dairesi ██████████ E. , █████████ K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza DairesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM :İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyizi isteminin reddiKonya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 24.03.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının sanık müdafi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2. maddesinin (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları''nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde karar verildi.(Karşı Düşünce)(Karşı Düşünce) KARŞI OYSayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık konusu, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında verilen kararın temyiz edilebilir nitelikte olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir. Şöyle ki;Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3/18-1-a,3/22,5/2-a,TCK’nın 62ve 52/2,53,54/4,58/6. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 20,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve suça konu eşyanın zoralımına ilişkin Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesince kurulan hüküm katılan vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmiştir. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince yapılan inceleme neticesi 24.03.2022 tarih ████████-771 sayılı kararıyla ilk derece mahkemesi hükmünün,“TCK'nın 58. maddesinin uygulandığı 2. fıkrasının 12. paragrafının hükümden çıkartılarak yerine, Sanığın sabıkasında gözüken Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2017 tarihli, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı gereğince mükerrir olduğu anlaşıldığından, cezasının 5237 sayılı Yasanın 58/6 maddesi gereğince ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6 maddesi gereğince cezasının infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibareleri eklenmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" başlıklı 108. maddesinin 3. fıkrasında 7242 sayılı Kanun'un 49. maddesi ile yapılan değişiklikle birlikte "İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez. Hükümlü hakkında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanacağı hükümde belirtilir." düzenlenmesine yer verilmiştir. Sanık hakkında birinci tekerrür şartlarının oluşması nedeniyle tekerrür hükümleri uygulandıktan ve bu tekerrür uygulanan mahkûmiyet kesinleştikten sonra, yeniden tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir suçun işlenmesi hâlinde ikinci defa tekerrür hükümleri uygulanacak ve hükümlü artık koşullu salıvermeden yararlanamayacaktır.TCK'nın 58. maddesinde belirtilen mükerrirlik konusu Türk Ceza Kanununun "Güvenlik Tedbirleri" bölümünde belirtilmiş olsa da gerek Yargıtay Daire kararları gerekse Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararlarında (08.05.2012 t., ████████-180 sayılı kararı gibi) TCK'nın 58. maddesinde düzenlenen mükerrirlik "maddi ceza hukukuna" ilişkin olarak kabul edilmiştir. Bunun sonucu olarak YCGK kararlarında, adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde tekerrür hükümlerinin uygulanmasına veya ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine karar verilmemiş olması ve aleyhe yönelen temyizin de olmaması durumunda sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukunu ilgilendirmekte olduğundan aleyhe değiştirmeme ilkesinin gözetilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Kaldı ki, hükümlülüğün yasal sonucu olmaması nedeniyle 5275 sayılı Yasanın 98 vd. maddeleri uyarınca infaz aşamasında bu konuda açıklama yargılaması sonucunda karar alınması da mümkün değildir.Ayrıntılarına Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2023 tarihli ve 347-500 sayılı, 10.07.2024 tarihli ve 225-228 sayılı kararlarında da yer verildiği üzere; ilk derece mahkemesince kurulan bir mahkûmiyet hükmünde yeralan yalnızca güvenlik tedbiri niteliğindeki TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmına aleyhe istinaf üzerine 5237 sayılı Yasanın 58/6 maddesi gereğince “ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine” ibaresinin ilk kez istinaf incelemesinde yaptırım olarak eklenmesi hâli, CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasında istisnai olarak sayılan temyiz edilemeyecek kararlar arasında açıkça belirtilmemiş olduğundan, bu şekilde verilen bir kararın temyiz yoluna tabi olup olmadığı belirlenirken CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi içerisinde kabul edilmesi “istisnai normların geniş yorumlanmaması gerektiği” ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Ayrıca Anayasanın 90/5. fıkrası ile AİHS'in Ek 7 numaralı Protokolü’nde yer alan hakkında hükmolunan cezayı herkesin yüksek bir mahkeme veya yargı organınca incelenmesini sağlama hakkına sahip olduğuna dair hükümler birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında istinaf incelemesi sırasında TCK'nın 58. maddesinin “ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasının” ek bir yaptırım olarak ilk kez hükme ilave edilmesi nedeniyle hükmün temyiz edilebilir olduğunun kabulü gerekir.Bu açıklamalar ışığında, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün aleyhe istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede TCK'nın 58. maddesi uyarınca “İkinci Kez Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejiminin uygulanmasına” karar verilmesi nedeniyle kesin karar temyizi kabil hale geleceğinden “İstinaf Başvurusunun Düzeltilerek Esastan Reddine” ilişkin sanık hakkında verilen kararın temyizen incelenmesi gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. 20.03.2025
Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!