Anahtar kelimeler: Turgutlu Ateşli Aletler Sokulması Bıçaklar Silahlar Görüşü Başvuranadalet Tehlikeye Kasten
8. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : ████████ E. ████████ K.
    HÜKÜMLÜ : ...
    SUÇ :6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık, kasten yaralama
    İNCELEME KONUSU
    KARAR : Mahkumiyet
    KANUN YARARINA
    BOZMA YOLUNA
    BAŞVURAN:Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
    Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2008 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık, kasten yaralama ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından, 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-e, 170/1-c maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2011 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Kanun'un 62, 52. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası; kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis; genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 170/1-c, 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükümlünün denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli kararı ile açıklanması geri bırakılan hükümlerin aynen açıklanmasına karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 18.04.2023 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.
    Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 01.11.2024 tarihli ve █████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2024 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
    “Yargıtay 2. Ceza Dairesinin █████/2014 tarihli ve ██████████ esas, █████████ sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı nazara alındığında,
    Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan anılan suçlar için kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 67/4 maddeleri gereğince 8 yıl olağan, 12 yıl olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihinin █████/2007 olduğu, sanığın savunmasının █████/2008 tarihinde alındığı, bu tarihte zamanaşımı süresinin kesildiği, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının █████/2011 tarihinde kesinleşmesi ile zamanaşımı süresinin durduğu, sanığın denetim süresi içerisinde █████/2013 tarihinde işlediği suç nedeniyle zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başladığı, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince █████/2011 ile █████/2013 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin duracağı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı, bu haliyle sanığın savunmasının alındığı █████/2008 tarihinde yeniden işlemeye başlayan 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, zamanaşımının durduğu süre mahsup edildikten sonra hükmün açıklandığı █████/2023 tarihine kadar gerçekleştiği cihetle, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”
    Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
    II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
    1. Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2008 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık, kasten yaralama ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından, 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-e, 170/1-c maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2011 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Kanun'un 62, 52. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası; kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis; genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 170/1-c, 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükümlünün denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli kararı ile açıklanması geri bırakılan hükümlerin aynen açıklanmasına karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin usulüne uygun şekilde 18.04.2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
    2. Kanun yararına bozma istemi ile sınırlı olarak yapılan incelemede; istemde, hükümlü hakkında yalnızca kasten yaralama ve 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından kurulan hükümlere ilişkin olağan zamanaşımının dolacağı belirtilerek bozma talep edilmiş ise de, bozulması talep edilen kararda genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hükmün de açıklandığı, 5237 sayılı Kanun'un 170/1-c maddesinde düzenlenen genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımına tabi olduğunun anlaşılması karşısında, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hükme yönelik de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
    III. KARAR
    Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 10.04.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!