Anahtar kelimeler: Teslimatı Yapmaması Elden Nakit Tlyi Gönderdiğini Bursa Bedelli İstinaden Aldığını
3. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

    SAYISI : █████████ E., █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : ████████ E., ████████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili; müvekkilinin, davalıdan 15.08.2021 tarihli sözleşme ile 445.000,00 TL bedelli 10.10.2021 teslim tarihli daire satın aldığını, aynı gün daire bedeline istinaden 1000,00 TL'yi nakit olarak elden ödediğini, 29.000,00 TL'yi ise davalının banka hesabına gönderdiğini, davalının kararlaştırılan tarihte teslimatı yapmaması üzerine tarafların 05.11.2021 tarihli yeni bir sözleşme yaparak satış bedelinin 445.000,00 TL olarak teyit edildiğini, davacının yeni sözleşmenin imzalandığı tarihte daire borcundan kalan 350.000,00 TL'yi davalıya elden ödediğini ve bu hususun sözleşmeye kaydedildiğini, davacının kalan bir borcu bulunmadığı halde davalının, davacıdan bu sözleşme ile birlikte, düzenleme tarihsiz, 15.02.2021 vade ve 95.000,00 TL meblağlı bir adet senet aldığını, taraflar arasındaki gayrimenkul satım sözleşmesinin, resmi şekle uyulmadığından geçersiz olduğunu, davalının davacıdan aldığı bedeli sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre denkleştirici adalet kuralları çerçevesinde geri ödemesi gerektiğini ileri sürerek, 15.08.2021 ve 05.11.2021 tarihli sözleşmelerin geçersizliğinin tespitine, 445.000,00 TL'nin 'TCMB' nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı faizi ile ihtar tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, talebinin kabul görmemesi halinde gayrimenkulün dava tarihindeki değerinin tespiti ile ihtar tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, tüketici mahkemesinin görevli olduğunu, davacı ile aralarında 15.08.2021 tarihli resmi şekle tabi olmayan gayrimenkul satış sözleşmesi imzalandığını ve sözleşme anında 1.000,00 TL peşin para aldığını kabul ettiğini ve banka hesabına 29.000,00 TL havale yapıldığını ancak bu iki ödemenin dışında bir ödeme almadığını, davacının bahsettiği 05.11.2021 tarihli ikinci sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını, kendisine 415.000,00 TL ödenmediğini, 95.000,00 TL meblağlı senedin tarafınca teslim alınmadığını, davacının kendisiyle olan sözleşmeden dönerek dava dışı ... . ile dava konusu daireye ilişkin yeni sözleşme imzalamasının üzerine davacı tarafından kendisine ödenen 30.000,00 TL'yi dava dışı ... .'ye teslim ettiğini, bu durumun 05.11.2021 tarihli sözleşme içeriğinden anlaşıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davalıya 1.000,00+29.000,00+350.000,00 TL olmak üzere toplam 380.000,00 TL ödemiş olduğu ikrar ve sözleşmeden anlaşıldığı, davalı, 05.11.2021 tarihli sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını savunmuş ise de tanık beyanlarından, davaya konu inşaatın taşeronluğunu davalının yaptığı, inşaatın tüm işlerini kendisinin takip ettiği, sözleşme sırasında da ödemenin kendisine yapılmasına rağmen, kaşeli imzalı olarak hazırlanmış evrakı davacı tarafa verdiğinin ifade edilmiş olması nedeniyle, sözleşme altındaki imza davalıya ait olmasa dahi, davalının ilk sözleşmenin devamı olarak bu parayı almış olduğu, davalının kardeşi dava dışı ... .'nin inşaatın yeni taşeronu olsa dahi davacıların bunu bilme imkanının olmadığı, ayrıca davalının kardeşi adına vekaletsiz iş görme hükümlerine göre hareket etmiş olacağından, temsilci olarak, hukuki işlemi yaparken bu sıfatını davacı tarafa bildirmediğinden, hukuki işlemin sonuçları kendisine ait olacağından ödenen paradan sorumlu olacağının kabul edildiği, imza incelemesine gidilmediği, 21.03.2023 tarihli bilirkişi raporu ile 380.000,00 TL'nin, denkleştirici adalete göre dava tarihine uyarlanmış karşılığı, 715.065,00 TL olarak hesap edildiği, davaya konu taşınmazın yüklenicisinin dava dışı şirket olması, davalının yüklenici sıfatı olmadığı, taraflar arasındaki, taşınmaz devrine dair adi yazılı sözleşmenin, taşınmaz devri için öngörülen resmi şekil şartına uymadığından geçersiz olduğu, geçersiz sözleşmelerde, her iki taraf verdiğini geri alabileceğinden denkleştirici adalete göre, davacı alacağının 715.065,00 TL olarak hesap edilmiş olması nedeniyle, taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, 445.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
    IV. İSTİNAF
    Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ilk derece mahkemesince dava dışı ... .'nin davaya dahil edilmesi talebinin zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından yerinde görülmemiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı, birinci sözleşmede satıcının iş bu dava davalısı olduğu ve ona ait kaşe vurularak imzalandığı, davalı tarafça 05.11.2021 tarihli sözleşmenin dava dışı ... . tarafından imzalandığı, imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü, sözleşme metninde 107 ada/1 parsel sayılı taşınmazdaki A blok 8 numaralı dairenin satışı hususnda davacı ile dava dışı ... . arasında anlaşmaya varıldığının yazdığı, ancak sözleşmede yer alan kaşede davalının isminin yazılı olduğu, 05.11.2021 tarihli sözleşmedeki imzanın davalıyı temsilen atılıp atılmadığının çözülmesi gerektiği İlk Derece Mahkemesince tanık beyanları dikkate alınarak HMK md. 200 hükmüne aykırı olarak temsil ilişkisinin varlığının kabul edilmesinin doğru olmadığı, kaldı ki 05.11.2021 tarihli sözleşmenin metninden sözleşmenin kimler arasında kurulduğunun yazılı olduğu, bu sözleşmede yazılı olan 350.000,00 TL davalının sorumluluğunda olduğunun kabul edilmesinin doğru olmadığı, davalının sorumluluğunun ilk sözleşmede ödenen 30.000,00 TL dikkate alınarak dekleştirici adalet ilkesine göre belirlenmesi gerektiği, davalının ilk sözleşme uyarınca aldığı 30.000,00 TL'yi dava dışı ... .'ye devrettiği ve sorumluluğunun kalmadığına yönelik istinaf istemi yönünden ise, sözleşmelerin nisbiliği ilkesi gereği sözleşmelerin taraflar arasında hüküm ve sonuç doğuracağı, davalının iddia ettiği biçimde davalının aldığı 30.000,00 TL'nin dava dışı ... .'ye aktarıldığı ve davalının bu tutardan sorumluluğunun kalmadığına dair bir anlaşma da bulunmadığından davalının bu yöndeki istinaf istemi yerinde görülmediği, ilk sözleşme de ödenen 30.000,00 TL'nin, dava tarihindeki karşılığı 59.880,60 TL olduğundan davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulü gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davacının davasının kısmen kabulüne, 59.880,60 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili, davalının 05.11.2021 tarihli sözleşmede bulunan imzasını inkar etmiş ise de bunun gerçeği yansıtmadığını, şahitler huzurunda davalıya 350.000,00 TL teslim edildiğini, istinaf sebeplerinde bulunmayan hususların Bölge Adliye Mahkemesince inceleme sebebi yapıldığını, davalı tarafça yerel mahkeme gerekçesinin istinaf edilmediğini, müvekkilinin sözleşmeyi davalı ile yaptığını ve parayı davalıya ödediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, harici taşınmaz satış sözleşmesi nedeniyle ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
    Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle 05.11.2021 tarihli sözleşmede dava konusu dairenin satışı hususunda davacı ile dava dışı ... arasında anlaşmaya varıldığının yazıldığı, davacının dava dışı ...'in davalıyı temsilen hareket ettiği iddiasını HMK 200. madde hükmü kapsamında ispatlayamadığı, 15.08.2021 tarihli sözleşme kapsamında ihtilaf bulunmayan davacının davalıya 30.000,00 TL ödeme yaptığı hususu dikkate alınarak ödenen bu meblağ yönünden, dekleştirici adalet ilkesine göre denetime elverişli bilirkişi raporundaki hesaplama ilkeleri ve veriler dikkate alınarak dava tarihindeki karşılığı olan 59.880,60 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre de, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
    Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!