Anahtar kelimeler: Ateşli Aletler Bıçaklar Silahlar Bursa Görüşü Adalet Başvuran İstemi Neticesinde
8. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : ████████ E., █████████ K.
    HÜKÜMLÜ : ...
    SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a
    İNCELEME KONUSU
    KARAR : Mahkumiyet
    KANUN YARARINA
    BOZMA YOLUNA
    BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
    Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.08.2009 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2011 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükümlünün denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2023 tarihli kararı ile açıklanması geri bırakılan hükmün, aynen açıklanmasına karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 08.11.2023 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.
    Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve █████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.09.2024 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
    “Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 12 yıl olacağı, suç tarihinin █████/2009 olduğu, sanığın savunmasının █████/2010 tarihinde alındığı, bu tarihte zamanaşımı süresinin kesildiği, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının █████/2011 tarihinde kesinleşmesi ile zamanaşımı süresinin durduğu, sanığın denetim süresi içerisinde █████/2014 tarihinde işlediği suç nedeniyle zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başladığı, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince █████/2011 ile █████/2014 tarihleri arasında (2 yıl 3 ay 27 gün) dava zamanaşımı süresinin duracağı, sanığın savunmasının alındığı █████/2010 tarihinde yeniden işlemeye başlayan 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, zamanaşımının durduğu süreler (2 yıl 3 ay 27 gün) mahsup edildikten sonra hükmün açıklandığı █████/2023 tarihine kadar gerçekleştiği cihetle, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
    Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
    II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
    1. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
    2. Karar tarihinde Ereğli (Konya) 1 Nolu Y Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olup SEGBİS sistemi ile yüzüne karşı verilen karara ilişkin duruşma tutanağının bir örneğinin hükümlüye verilmediği, bu durumda kanun yolu başvuru süresinin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlayacağı, ancak kararın tebliğ de edilmediği gözetildiğinde, inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.
    3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
    III. KARAR
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
    Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!