Anahtar kelimeler: Eson Silahlı Görüşü Ret Örgütüne Olma Terör Oluşmadığından Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ███████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : ███████ E., █████████ K.SUÇLAR : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilikHÜKÜMLER : 1.Resmi belgede sahtecilik suçundan; 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat 2. TCK'nın 158/1-e-son, 43/1, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet 3. TCK'nın 314/2; 3713 sayılı Kanun'un 5; TCK'nın 62, 53, 58/9. maddeleri uyarınca mahkumiyet Kararlarına yapılan istinaf başvurularının ret ve esastan reddi 4. CMK'nın 296/1. maddesi gereğince temyiz talebinin reddine dair ek kararTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle,Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: 1. ÖSYM Başkanlığının kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarına yönelik temyiz istemi yönünden; ÖSYM Başkanlığının anılan suçlar bakımından doğrudan zarar görmediği ve yasa yoluna başvurma hakkının olmadığından, temyiz imkanı bulunmayan ÖSYM Başkanlığı vekilinin bu suçlar yönünden temyiz isteminin reddine ilişkin bölge adliye mahkemesince verilen 28.12.2020 tarihli ek kararın tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 2. Sanık müdafiinin 26.11.2020 tarihli temyiz dilekçesiyle yaptığı temyiz itirazlarının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararına hasren olduğu anlaşılmakla, silahlı terör örgütüne üye olma suçuna yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Temyiz talebinin başkaca reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre; Sanığın örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığına ilişkin kesin ve yeterli delil ikame olunamadığı, kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçundan da yapılan yargılama sonunda 2010 yılı KPSS'de sınav sorularının örgüt tarafından mensuplarına önceden verildiği hususunda güçlü kanaat oluştuğu tespitini içeren bilirkişi raporunu dışında, 2010 yılı KPSS Eğitim Bilimleri, Genel Kültür-Genel Yetenek sınav sorularının sanık tarafından önceden ele geçirilerek sınavda yüksek başarı elde edildiğine dair herhangi bir delil bulunmadığından sanığın kanıtlanamayan müsnet suçtan beraatine yerine hukuki ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.205 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.