Anahtar kelimeler: Satımdan Sinden Faizleri Ödememesi Makine Koşuluyla Niyet Cari İtiraza Yazildiği

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ███████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, davalıya makine ve makine malzemeleri satışı yaptığı, Davalının fatura bedellerini ödememesi üzerine aleyhine takip başlatıldığı, Takip dayanağı faturalar ile ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde davalının borçlu olduğunun tespit Edileceği, Fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile takibe itirazın iptali ile 188.362,00 TL'ye vaki itiraza takip tarihinden itibaren cari ticari faizleri ile tahsiline ve takibin devamına, dava değerinin b 20'sinden az olmamak koşuluyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi ile vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalı tarafların üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının, 2021 yılında davalıdan ayakkabı yapım sürecinde numune üretmek üzere kullanılan bir Makine sipariş ettiği, Henüz makine davalıya teslim edilmeden evvel yarı bedeli olan 86.552,60 TL ve 8.000,00 TL olmak üzere toplam 91.552,60 TL'nin davacıya banka aracılığıyla gönderildiği, Makinanın 45 gün içerisinde teslim edilmesi kararlaştırılmışsa teslimatın 4-5 ay sonra gerçekleştirildiği, Henüz makine teslim edilmeden önce 21.10.2021 tarihinde KDV dahil 278.362,00 TL bedelli faturanın düzenlenerek davalıya gönderildiği, Taraflar arasındaki sözleşme gereğince makine kurulumunun da davacıya ait olmasına karşın 17.11.2021 tarihine kadar kurulumun gerçekleştirilmediği gibi, bu tarihte de makinanın çalışmadığının anlaşıldığı, Davacının yönlendirmesi ile makinanın çalışır hale gelmesi ek malzeme temin etmek zorunda kalan davalının ayrıca 9.654 TL ödeme yapmak zorunda kaldığı, Buna rağmen makinanın çalışabilir hale getirilemediği, Makinanın iadesi talep edildiğinde ise bu talebin davacı tarafça kabul edilmediği, Makinanın onarımının yapılamayacağının anlaşılması üzerine 24.11.2021 tarihinde bu kez iade faturası düzenlendiği, makinanın iade alınmadığı gibi bedelin de iade edilmediği, 24.08.2022 tarihinde ise aynı konuya ilişkin aynı bedelle bir fatura daha düzenlendiği ve işbu bedelin davaya konu takibin dayanağı olduğu, Ancak 2022 yılında taraflar arasında herhangi bir ilişkinin mevcut olmadığı, Davacının 24.08.2022 tarihli faturaya istinaden herhangi bir mal ve/veya hizmet teslim etmediği, Takip öncesinde herhangi bir ihtarname düzenlenerek borç muaccel hale getirilmemiş olmasına rağmen takip öncesi faiz talep edildiğinin görüldüğü ve bu durumun mevzuata aykırı olduğu, Davanın Reddine, davalı lehine alacağın 20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine, karar verilmesi vekaleten talep edilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 190.231,43TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;Davacı şirketin dava konusu alacak işlemlerinin olduğu 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari Defterlerinin 13.12.2011 tarih 28141 nolu Resmi Gazete'de yayınlanan 454 sıra numaralı V.U.K Genel Tebliği'nin 1 sıra numaralı Elektronik Defter Genel Tebliği gereği Elektronik Defter uygulamasına geçmiş olduğu ve ilgili dönemlere ait işlemlerin AÇILIŞ ve KAPANIŞ tasdikleri ile ilgili olarak kanuni süresinde Gelir İdaresi Başkanlığı E-Defter Beratlarının onaylarının yapılmış olduğu, Davacı şirketin 01.01.2021 — 31 12 2021 ve 01.01.2022 — 31.12.2022 dönemine ait Yevmiye, Kebir ve Envanter Defterlerinin usulüne uygun olarak bilgisayar ortamında işlenmiş olduğu, E-Defter uygulaması gereğince dönem kayıtlarına ait açılış ve kapanış beratlarının Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından onaylanmış olduğu görüldüğü, Davacı şirketin yasal süresi içinde E-Defter beratları onaylanmış olan ticari defterlerinin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre sahibi lehine kesin delil olma vasfına haiz olup olmadığı hususunda Takdirin mahkemenin olduğu, Davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ticari işlemlerle ilgili olarak herhangi bir sözleşme ibraz edilmediği, Davalı tarafın 2021 yılında İstanbul Ticaret Odası tarafından şirket kuruluşunun tescil edilmiş olduğu, ticari Defterlerinin İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından 05.02.2021 tarihinde onaylandığı, Davalı tarafın 2022 yılına ait yasal defterlerinin AÇILIŞ tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine uygun olarak yasal süresi içinde yapılmış olduğu, Davalı tarafın 2021 ve 2022 yıllarına ait Yevmiye Defterlerinin Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükmü gereğince yeni senenin içindeki sürenin sonuna kadar notere yaptırılması gereken KAPANIŞ (Görülmüştür Şerhi) tasdiki yapılmamış olduğu, ticari defterlerin sahibi lehine delil oluşturabilme vasfına haiz olması hususunda (Mülga 6762 sayılı TTK Md.82-86, 6100 sayılı HUMK Md. 222) Takdirin mahkemede olduğu, Davalı şirketin, ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda defterler üzerinde herhangi bir kazıntı, silinti ve karalamanın bulunmadığı görülmüş olup sahibi lehine kesin delil olma vasfına haiz olma hususunda Takdirin mahkemede olduğu, Davacı tarafından davalı tarafa gönderilen herhangi bir ihtarname bulunmadığı Yapılan inceleme sonucunda Davacı tarafın kesmiş olduğu faturaların ticari defterlere kanuni süresinde ve usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yapmış olduğu ödemelerin hesaplar intikal ettirildiği, Davacı (alacaklı) tarafından davalı (borçlu) tarafa tanzim edilen faturaların V.U.K. 229,230 ve 231. maddelerine göre uygun tanzim edilmiş olduğu, Davacı (alacaklı)'nın Davalı (borçlu)'ya düzenlediği, faturalara Davalı (borçlu)'nın 6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesi gereği süresinde itiraz etmediği, bu nedenle faturanın içeriğini ve borcu kabul etmiş sayıldığı, Davacı (alacaklı) şirketin hesap incelemelerinde; kayıtlarında bulunan, davalı (borçlu)'nın süresinde faturalara itiraz ve iade etmediği, davacı (alacaklı) tarafından davalı (borçlu)'ya kesilen faturalara istinaden davacı tarafından her ne kadar 188.362,00 TL asıl alacak bakiye üzerinden takip başlatılmışsa da davacının cari hesap incelemesinde kalan 183.809,40 TL tutarında cari hesap alacağı bulunduğu, Davacı tarafından davalı tarafa gönderilen herhangi bir borç ihtamamesi olmadığından temerrüdün dava tarihinden itibaren asıl alacak üzerinden hesaplanacak faiz oranının 16.01.2023 — 23.06.2023 tarihleri arasında 10,75 oranı üzerinden 24.06.2023 Tarihinden itibaren 6 16,75 oranı üzerinden hesaplanabileceği şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir ve Makine mühendisi bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; Mali Bilirkişi olarak Kök Raporda belirtilen hususları tekrar ederek yapılan inceleme sonucunda farklı bir kanaate varılmamış olduğu, 22.11.2023 tarihinde dava konusu ürünlerin tutulduğu ... Sitesi ...., Başakşehir, İstanbul adresinde yapılan keşif esnasında 1 adet poliüretan numune makinası ve parçaları, | adet sürücü, nentil nipel hortum ve muhtelif yedek parçalardan oluşan makine aparatının atıl bir vaziyette bekletildiği, (Resim 1) makina üzerinde gerekli inceleme yapıp ayıplı olup olmadığını belirleyebilmek için gerekli bağlantılarının yapılarak test edilmesi ile mümkün görülebileceği, mevcut durumda Makine konusunda ayıba teşkil edebilecek her hangi bir yorum yapılamayacağı şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya Makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda özetle; dava konusu ürünün teknik özelliklerini ve teknik çizimini içeren her hangi bir bilgi belge olmaması sebebiyle ürünün aktif olarak amaca hizmet verebilecek şekilde uygulanabilir hale getirilmesi hakkında yetersiz bilgi ve belgeler sebebiyle (poliüretan numune makinası farklı özelliklere sahip olacağı savıyla) yorum yapmanın mümkün olamayacağı, dolayısıyla teknik bilirkişi sistemin kullanılabilir hale gelebilmesi için gereken ücret konusunda da her hangi bir kanaatte bulunmanın uygun olamayacağı şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla tarafların ticari defterleri hükme esas alınmıştır.
HMK'nın MADDE 222. maddesinde;
"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Davacı tarafından davadan önce ihtarname gönderilmediği, bu sebeple temerrüt oluşmadığı, usulüne uygun tutulan tarafların ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 183.809,40 TL olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafın ayıp iddiası dosyaya sunulan bilgi ve belgelerle ispatlanamamıştır. Bu nedenle her iki tarafın ticari defterlerine göre davacı tarafın alacaklı olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Reddedilen kısım yönünden davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin ise davacı tarafın kötüniyeti ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Küçükçekmece .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen İPTALİ ile takibin 183.809,40 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2- 183.809,40 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
4-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 12.556,02TL ilam harcından peşin alınan 2.265,60TL harcın mahsubu ile bakiye 10.290,42TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 179,90 TL Başvuru Harcı, 2.265,60TL Peşin Harç olmak üzere toplam 2.445,50TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 3.044,59 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 75,41 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
8-Davacı tarafından sarf edilen 4.000,00TL bilirkişi ücreti, 503,00TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.503,00TL den kabul red oranına göre hesaplanan 4.394,16TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 4.552,60TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
11-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!