Anahtar kelimeler: Özetidavadavacı Davaitirazın Özetlemüvekkili Satımdan Ödememesi Emrine Satıldığını Başlattıklarını Durduruğunu Borcunu

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:█████████ KARAR NO:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:█████/2021NUMARASI:████████ Esas - ████████ KararDAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ:█████/2025Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili tarafından, davalı tarafa mal satıldığını, bu nedenle davalı tarafa fatura düzenlendiğini, davalı tarafın borcunu ödememesi üzerine ... sayılı takip dosyası ile davalı aleyhine takip başlattıklarını, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduruğunu beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; faturalara konu malların müvekkiline teslim edilmediğini, alacak talebinin zamanaşımına uğradığını beyan ederek, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,"Mahkememizce tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda; davacı tarafından takibe konu edilen 3 adet faturanın davalının defterlerinde yer aldığı görülerek, davacının takibe konu ettiği faturalara konu malları davalıya teslim ettiğine karar verilerek, ispat yükünün davalı tarafa geçtiği ve davalı tarafın takibe konu faturaların ödendiğini ispat etmesi gerekirken, buna ilişkin herhangi bir belge sunulmadığından, davalının ispat yükünü yerine getirmediğine karar verilmiş ve davalı tarafın cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığı görülerek davalı vekiline yemin delili hatırlatılmış ve davalı vekilince sunulan yemin metni davacı şirket yetkilisine tebliğ edilmiş ve █████/2021 tarihli celsede davacı şirket yetkilisine faturalara konu malları teslim ettiğine ve herhangi bir ödeme almadığına dair yemin eda ettiğinden, davacının davasının asıl alacak yönünden kabulüne karar verilmiş ve işlemiş faiz talebi yönünden ise davalı tarafın takip öncesinde davacı tarafça temerrüte düşürülmediği görülerek bu talep yönünden davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Öte yandan İİK' nın 67/2.maddesinde itirazın iptali davasında borçlu- davalının itirazın haksızlığına karar verildiği taktirde borçlunun diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumu ve davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre hükmolunan meblağın %20' sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkum edileceği düzenlenmiş olup, somut olayda takip konusu alacak likittir. Bu nedenle davalı aleyhine alacak miktarının %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, ..." karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; borcu kabul etmek anlamına gelmemekle birlikte, mahkemenin kanaati aksi yönde olması takdirde, karşı tarafın davaya konu ettiği alacağın zamanaşımına uğradığını, bu davanın konusu olan ticaretlerinde de davacı şirketin aralarındaki sözleşme karşılığında sunması gereken mal ve hizmeti sunmadığını, arabulucu anlaşma tutanağında davacının icra inkar tazminatı talep etmediğini ve bu hususu arabuluculuk sürecine konu yapmaması nedeni ile işbu davada icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka uygun düşmediğini, davacının davasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu yüzden davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği halde hükmedilmemesinin hatalı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE:Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, mal tesliminin yapılıp yapılmadığı ve icra inkar tazminatı yönünden arabuluculuk başvurusu gerekip gerekmediği noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, ... sayılı takip dosyasında, "cari hesap alacağı" sebebine dayalı olarak 8.491,44 TL asıl alacağın 387,35 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle █████/2020 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davalı, diğer savunmalarının yanı sıra zamanaşımı define de dayanmıştır.Davacının iddia olunan alacağı 2020 yılında düzenlenen faturalara dayalı olup, takip tarihi itibariyle zamanaşımı henüz dolmamıştır.Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. Maddesine göre,Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.Bilirkişi aracılığıyla incelenen davacı ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle davalıdan 8.491,44 TL alacaklı durumdadır.Davalı ticari defterlerine göre ise, davacının takibe konu faturalar dahil tüm faturaları davalının kayıtlarında yer almakta olup, takip tarihi itibariyle davacıya 8.491,44 TL borçlu görünmektedir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse,TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır.Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir.Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir.Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması karşısında bu olguyu değiştiremez. Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır (Yargıtay 11. HD'nin █████/2018 tarih ve █████████ E. - █████████ K. Sayılı kararı). Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder. Bu durumda davalı davacının cari hesaba konu faturalarını benimseyerek ticari defterine kaydettiğine göre, kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerekir.Dosya kapsamında davalının kendi ticari defterlerinin aksini ispat edememiştir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın hükümde yazılı olduğu gibi asıl alacak üzerinden kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Davalı tarafça, arabulucu anlaşma tutanağında davacının icra inkar tazminatı talep etmediğini ileri sürmüş ise de, icra inkar tazminatı istemi tek başına bir dava olmadığından bu istemin arabuluculuk görüşmelerine konu edilmemesinin dava şartlarına bir etkisi bulunmamaktadır.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 145,01 TL harcın, alınması gerekli olan 580,05 TL harçtan mahsubu ile bakiye 435,04 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.█████/2025