Anahtar kelimeler: Şubenin Şubelerin Tane Sürdürdüğü Şubelerinin Kapanış İlanları Şube Atandığı Gazetesi

T.C.

ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.İDDANIN ÖZETİ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... tarihli ticaret sicil gazetesi ilanları ile de sabit olduğu üzere Yönetim Kurulu kararı ile davalı şirketin ... ve ... numaralı şubelerinin şube müdürü olarak atandığı, bütün şubelerin şube müdürlüğü görevini şubelerin kapanış tarihleri olan ... tarihine kadar sürdürdüğü, şubelerin terkin edilmesinin de Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, müvekkilinin davalı şirket bünyesinde şube müdürlüğü görevini ... şube için de ... - ... tarihleri arasında kesintisiz olarak sürdürdüğü, davalı şirket bünyesindeki ... tane şubenin müdürlüğünü ve şirket genel müdürlüğü yapmış olması sebebiyle toplam ... TL ücret alacağının her bir alacağın muaccel olduğu tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faiziyle (mümkün olmadığı takdirde reeskont avans faiziyle) birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.SAVUNMANIN ÖZETİ;
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bu davada iş mahkemelerinin görevli olduğu, davacının davasının süresinde açılmadığı, zamanaşımına uğradığı, davacının müvekkili şirkette yönetim kurulu başkanı ve sahibinin özel şoförlüğünü yaptığı, hiçbir zaman şube müdürü ya da genel müdür olarak görev yapmadığı, kendisine duyulan itimat ile şeklen oluşturulan bir durumdan davacının kötü niyetle haksız ve kötü niyetli kazanç elde etmeye çalıştığı, davanın öncelikle görevsizlikle reddine, aksi halde haksız ve zamanaşımına uğramış davanın reddini dilemiştir.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Davalı şirketin sicil dosyası Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Tarafların tanıkları dinlenmiştir.
Davalı Tanığı ... Beyanında: " Ben davalı şirketin grup şirketlerine dahil olan ... Şirketinde 2012 yılından buyana iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak çalışırım. Davacının ... şirketinde aldığı herhangi bir görev yoktu. Kendisini davalı şirketin sahibi olan... şoförü olarak bilirim. Çalıştığım süre boyunca davacının ... özel işleri ve şoförlüğü haricinde herhangi bir iş yaptığını görmedim. Davalı şirketin ... tane şubesi vardır. Fakat bu şubeler davalı şirketin 200 dönümlük arazi içerisinde bulunan güneş enerjisi santralinin lisansız elektrik üretimi ile iştigal etmesinden ve lisanssız üreticiler için mevzuat gereği üretim yapabilmesi için tüketim yapan bir aboneliğinin bulunması elzem olduğundan ve davalı şirketin santralinin bulunduğu alanda mevcutta ... adet abonelik bulunmasından ... şubesi vardı. Bu şubeler kağıt üzerinde şube olarak görünmekte olup herhangi bir ticari faaliyetleri bulunmuyordu. Şubelerinde dahil olduğu santral alanında ben, elektrik mühendisi ..., güvenlik görevlisi ve işyeri doktorumuz dışında herhangi bir çalışan yoktu. Davacının da bu santralde aldığı herhangi bir görev bulunmamaktaydı. Davalı şirket ile ... şirketinin adresleri ... aynı adresttir. Güvenlik görevlisi haricindeki çalışanlar daimi bu adreste aynı bina içerisinde bulunurlar. Yani her iki şirketin de adresi aynı bina içerisindedir. Ben 2018 yılından itibaren davalı şirkette görev almaya başladım. Davacıda şoför olarak Organize Sanayide bulunan adreste bulunurdu. Davacı şirket patronunun güvendiği birisi olduğundan belli bir dönem Genel Müdür olarak da görevlendirilmişti. Fakat hem şube müdürlüğü hem de genel müdürlüğü görevleri tamamıyla kağıt üzerindeydi. Şirketi yönetimine dair hiçbir faaliyette görev almazdı. Çalışmalarının tamamı ... emir ve talimatları doğrultusunda olurdu, ona bağlıydı. Şirkette herhangi bir hissesi yok diye biliyorum. Maaş miktarını veya ücretinin kendisinin belirleyip belirlemediğini bilemiyorum. Davacıya daire alım satımı, araç alım satımı, elektrik aboneliğinin başlatılması gibi konularda vekaletname verildiğini ve bu hususta işlemler yaptığını
biliyorum. Davacı ... talimatları doğrultusunda Ocağa gidip malzeme sayıp bu hususta ... raporlama yapardı, fakat Ocağa gittiğinde buradaki iş akışına dair herhangi bir talimat verme yetkisi yoktu. İzmirde bulunan fuar alanında yine ... görevlendirmesi ile 3-4 gün görev aldığı olurdu, aldığı göre fuarda görev alan çalışanların yaptığı işin gözlemlenmesi ve denetlenmesi üzerine olurdu. Fuar alanlarına dair çalışmaların ve görevlendirmelerin tamamı ... şirketi bünyesinde olurdu. Davalı şirket bünyesinde herhangi bir fuar alanı çalışması olmuyordu. Davacının çalıştığı süre boyunca herhangi bir işçiye emir ve talimat verdiğine şahit olmadım. Davacının ... adına herhangi birine emir ve talimat verdiğini görmedim. Sadece her ocak ve şubenin müdürüne varsa böyle bir talimatı ilettiğini söyleyebilirim. Yani bizzat ... adına emir ve talimat vermez. İlgili birimin emir ve talimat vermeye yetkili kişine bu direktifleri iletirdi. Davacının çalıştığı dönemde ... başka bir şoförü yoktu. Davacı şirketin kendisine tahsis ettiği araç ile işe gelirdi. Fabrikada kendisine tahsis edilen özel bir oda yoktu. Sekterya bölümünde veya bizim odalarımızda vakit geçirirdi . Bahsettiğim 200 dönümlük alan içerisinde bir ana santral ve buna bağlı 9 tane aboneliğe haiz trafo bulunmaktadır. Şube müdürlükleri de bu trafolardaki aboneliklerden doğmaktadır. Davacı vekilinin sorusu üzerine bana sorduğunuz ocağa gitme, raporlama, fuar ve bunun gibi işlerin tamamı ... şirketine ait işlerdir. Davalı şirketin güneş enerjisi üzerine olmasından dolayı herhangi bir fabrikası veya ocağı bulunmamaktaydı dedi. Benim bilgi ve görgüm bunlardan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı Tanığı ... Beyanında: Ben davalı şirkette 2018 yılından bu yana güvenlik müdürüyüm. .... santrallerinin bulunduğu alanda çalışmaktayız. 2018 yılından önce kurulan .... lisansız üretici olunduğundan dolayı üretim yapabilmek için iç tüketim yapan abone gösterilme zorunluluğu bulunduğundan... adet üretim trafosu için birinin de benim içinde yaşadığım evin olduğu 9 tüketim aboneliğinin bildirilmesinden dolayı şirketin ... şubesi bulunduğunu biliyorum. Bu şubelerin müdürü olarak kimin gösterildiğini bilmiyorum. Davacı, şirket sahibimiz ... şoförüdür. Kendisinin başka bir iş yaptığını görmedim. Santrale benim çalıştığım dönemde yalnızca 2 kere geldi. Biri tanışma yemeğiydi, biri de elektrik mühendisimizle gelmişti. Santralle güvenlik görevlileri, elektrik teknisyenleri devamlı mahiyette bulunur. Davacının santralde bulunan çalışanlara ve bana emir ve talimat verme durumu yoktu. Davacının mesai saatinin olup olmadığını, şoförlük dışında bir iş yapıp yapmadığını ve görev tanımını bilmiyorum. Ben kendisini yalnıza şoför olarak gördüm. Biz santralde çalışanlar olarak emir ve talimatlarımızı mühendisten ve bizzat ... beyden almaktayız. Tanışma yemeğinde davacının ... şöförü olduğunu çalışanların söylemesinden dolayı şöfor olduğuna vakıfım. Elektrik mühendisimizle de geldiğinde de kendisi araç kullanıyordu. Tanışma yemeği sadece amirlere değil tüm işçiler ve misafirlerin olduğu kalabalık bir yemekti dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı Tanığı ... Beyanında: "Ben davalı şirkette 2018 yılından buyana elektrik mühendisi olarak çalışmaktayım. Şirketimiz ... Grup şirketlerinden biridir. Ofis olarak ... şirketlerinin bulunduğu Organize Sanayideki ... ... binasını kullanmaktayız. Ayrıca ... dönümlük arazide kurulu ... elektrik santralimiz vardır. Bu santraller daha önce üretim yapan enerji firmasından direkt olarak alınmış. Alındığında santralin sahası içerisinde bulunan ... santralin her biri için lisansız üreticilerin aboneliğinin olması zaruriyetinden dolayı her bir abonelik için şube müdürlüğü gösterilmiş fakat yasal mevzuatta tek bir abonelik yeterlidir. ... tane ayrı şube müdürlüğü gösterilmesine gerek yoktur. Biz bunları iptal ettik. Benim tahminin önceki şirket her bir santrali farklı bir şirket üzerinden faal etmiş dedi. Bizim şirkette ben ve santral sahasında bulunan 4 güvenlik görevlisi haricinde fiilen çalışan kimse yoktur. Davacıyı bizim santral sahamızda yalnızca bir defa kesin kabul yapılacağı sırada şirket adına kabul yapmaya vekaletlendirilen birinin zaruriyetinden dolayı sahaya beraber gittiğimiz zaman gördüm. Başka zaman görmedim. Bizim şirkette aldığı herhangi bir görev yoktu. Yalnız kendisinin kağıt üzerinde genel müdür olarak gösterildiğini duymuştum. ...' nın ofisinde bulunan odamda çalışmakta iken de kendisinin ... ... şirketinde sekreterin yanında görmüşlüğüm vardır. Bu şirkette de ne iş yaptığına ilişkin bir bilgim yoktur. Neden davacının genel müdür olarak gösterildiğine dair gösterildiğini veya şirketlerde yaptığı başka bir iş olup olmadığını bilmiyorum. Ben mesleğim gereken doldurmam gereken trafo kontrol bakım formlarında tesis yetkilisi kısmına imza yetkilisi birine imzalatmam gerekmektedir. Bunu bir kaç kere ... imzalattım. Genel olaraksa davacıya imzalattırdım. Ben çalıştığım süre boyunca emir ve talimatlarımı ...' de aldım dedi. Benim bilgi ve görgüm bunlardan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur, Davacı ... şirketindeki bir faaliyet dolayısıyla ceza aldığını söylemişti. Detaylarını hatırlamıyorum dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ
Dava, limited şirket şub ve genel müdürünün alacak talebine ilişkindir.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
4857 s. Kanun'un 1. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 2. maddesinde, bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişi işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar işveren olarak tanımlanmıştır. İşçi ve işveren sıfatları aynı kişide birleşemez. 4857 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasına göre, iş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. Ücret, iş görme ve bağımlılık iş sözleşmesinin belirleyici öğeleridir.
İş sözleşmesini eser ve vekâlet sözleşmelerinden ayıran en önemli ölçüt bağımlılık ilişkisidir. Her üç sözleşmede, iş görme edimini yerine getirenin iş görülen kişiye (işveren-eser sahibi veya temsil edilen) karşı ekonomik bağımlılığı vardır.
Tüzel kişilerde yönetim hakkı ile emir ve talimat verme yetkisi organlarını oluşturan kişiler aracılığıyla kullanılır. Tüzel kişiler yönünden tüzel kişinin kendisi soyut işveren, tüzel kişinin organını oluşturan kişiler ise somut işveren sıfatını haizdir.
Ticaret şirketleriyle tüzel kişilerde somut işveren sıfatını taşıyan organ bir kurul olabileceği gibi tek başına bir kişiye verilen yetki çerçevesinde gerçek kişinin de organ sıfatını kazanması mümkündür. Limitet, hisseli komandit ve kolektif şirketlerde yönetim yetkisi şirket ortaklarından birine bırakıldığında, bu kişi müdür sıfatıyla kişi-organ sayılır. Türk Ticaret Kanunu'nun 319. maddesine göre, anonim şirketler yönünden yönetim ve temsil yetkisinin yönetim kurulu üyelerine bırakılması halinde, bu kişi veya kişiler kişi-organ sıfatını kazanır. Şirketi temsil ve yönetime yetkili kişi-organ sıfatını taşıyan kişiler işveren konumunda bulunduklarından işçi sayılmazlar.
4857 sayılı Kanun'a tabi genel müdür olarak çalışanların aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olmaları halinde kişi-organ statüsünü taşıyıp taşımadıklarının araştırılması gerekir. Genel müdürün organ sıfatını kazanmaksızın yönetim kurulu üyesi olması halinde, “genel müdürlük görevi” sebebiyle iş ilişkisinin devam ettiği sonucuna varılmalıdır. Buna karşın şirketi temsil ve ilzama yetkili kişi-organ sıfatı kazanılmışsa, işçi ve işveren sıfatı aynı kişide birleşemeyeceğinden iş ilişkisinin bulunmadığı kabul edilmelidir.
Bir kimsenin işçi sayılabilmesi için iş sözleşmesi ile çalışması koşuldur. İş sözleşmesinin unsurları ise “zaman” ve “bağımlılık” ve “ücret” unsurlarından ibarettir. Zaman unsurundan amaç; bir kimsenin günlük belirli bir zaman dilimi içerisinde iş gücünü bir işveren emrine tahsis etmesi, bağımlılık unsurundan amaç ise çalışan kişinin işveren emir ve talimatları doğrultusunda çalışmasını sürdürmesidir. Görülen iş karşılığı işverenin belli bir zaman dilimi için ödemiş olduğu bedel ise ücret unsurunu oluşturur. Belirtilen unsurlara göre bir veya birden ziyade işveren emrinde çalışmasını sürdüren kişiler işçi statüsünde kabul edilir. Buna karşın kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlayan kişiler ise işçi statüsünde kabul edilemezler. Bu kişiler herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmayan esnaf ve sanatkarlar, kolektif, komandite ve limited şirket ortakları, anonim şirket kurucu ortakları, yönetim kurulu üyeleri gibi kimselerdir.
Limited şirket ortağının şirket ortağı statüsü yanında ayrıca şirketin işçisi olarak çalışması mümkündür. Şirket ortağının işçi olarak çalıştığının kabulü için özellikle kişisel bağımlılık unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılmalıdır. İşverenin otoritesi altında çalışan onun emir ve talimatlarına göre iş görme zorunda olan işçinin iş sözleşmesine bağımlılığı daha ziyade kişiliği ile ilgili olduğu; iş sözleşmesinin özünde bir bağımlılık / otorite ilişkisinin bulunduğu hususu dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır. Bu araştırma yapılırken somut olayın tüm özellikleri ve takip eden durumlar da dikkate alınarak değerlendirilecek olan hukuki ilişkinin genel görünümüde esas alınmalıdır. Bu bağlamda şirket ana sözleşmeside dikkatlice incelenmelidir. Örneğin limited şirkette %50 den fazla paya sahip olan ortak, şirket sözleşmesinde şirket kararlarının oy çokluğu ile alınması öngörülmüş ise, kendi iradesi dışında karar alınmasını engelleyebileceğinden işçi sayılmamalıdır. Şüphesiz, burada ortağın %50 den fazla paya sahip olduğu durumlarda işçi sayılmayacağı sonucu çıkarılmamalıdır. Şirkette iki ortak var ve şirket ana sözleşmesinde % 91 pay çoğunluğu ile karar alınacağı öngörülmüş ve kendisi ile sözleşme akdedilen ortak %10 paya sahip ise, şirkette karar alınmasını engelleyici paya sahip olduğundan işçi sıfatını kazanamayacaktır. Zira bu tür durumlarda başkasının yönetimi altında bir iş organizasyonu içerisinde başkasının emir ve talimatlarına bağlı olarak çalışma söz konusu olmayacaktır. Şu halde, limited şirket müdürü işci sayılamayacağı gibi limited şirkette sembolik bir paya sahip olmayan ve/veya ana sözleşmeye göre kararların alınmasını etkileyecek paya sahip olanlar işçi sayılmayacaktır.
Bütün olarak yapılacak değerlendirmede şirket ortağına kazanç payını aşan miktarda bir ücretlendirme yapılması da ortağın işçi sayılmasına engel teşkil edecektir. Ortak için Sosyal Güvenlik kuruluşlarına primlerin yatırılmış olması o kişinin işçi sayılmasını gerektirmez zira primler iş sözleşmesi kurmamaktadır. Böylece limited şirket müdürleri işçi sayılamayacak ise de müdür olmayan limited şirket ortağı sembolik ve alınacak kararları etkilemeyecek paya sahip ise işçi sayılabilecektir.
Anılan bilgiler ışığında somut olayda davacı, ... tarihli ticaret sicil gazetesi ilanları uyarınca Yönetim Kurulu kararı ile davalı şirketin ... ve ... numaralı şubelerinin şube müdürü olarak atandığı, şubelerin Ticaret Sicilden terkin tarihi olan ... tarihine kadar ... şube için de davacının şube müdürü olarak göründüğü, ... tarihli yönetim kurulu kararı ile şirket genel müdürü olarak atandığı, bu kararın ... tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, sicil kayıtlarında genel müdürlük görevini ... tarihine kadar sürdürdüğü belirlenmiştir.
Davacının SGK kayıtları incelendiğinde ...-... tarihleri arasında dava dışı ... 'nde şoför olarak çalıştığı, davalı şirket uhdesinde sigortalı çalışması olmadığı, dosyaya iş sözleşmesi, bordro, yıllık izin belgesi, maaş ödeme kaydı vs. herhangi bir özlük evrakı sunulmadığı, Banka kayıtlarının incelenmesinde davacının davalı uhdesindeki çalışmalarında herhangi bir hesap hareketi olmadığı, ... 'nde uhdesindeki çalışmalarda ise düzenli olarak maaş ödemesi aldığı anlaşılmaktadır. Dinlenen davalı tanıkları güneş enerjisi alanında elektrik üretimi yapan davalı firmanın lisanssız üreticiler için mevzuat gereği üretim yapabilmesinin tüketim yapan bir aboneliğinin bulunmasına bağlı olması ve davalı şirketin santralinin bulunduğu alanda mevcutta 9 adet abonelik bulunmasından dolayı ... şubesi olduğunu, şubelerin bağımsız ekonomik ve ticari faaliyetinin olmadığı, davacının şube müdürlüğü ve genel müdürlük görevinin sadece kağıt üzerinde olduğun, davalı ve dava dışı ... ...'nin yetkilisi olan ...'in özel işleri ve şoförlüğünü yaptığını, davalı şirket şubelerinde dahil olduğu santral alanında elektrik mühendisi ... ile 4 güvenlik görevlisi haricinde fiilen herhangi bir çalışan olmadığı, davacının çalışmalarının tamamının ... ...'in emir ve talimatları doğrultusunda olduğunu, davacıya tahsis edilen özel bir oda olmadığı, davalı şirket çalışanlarına emir ve talimat verme yahut sicilde tanımlanana şube müdürü ve genel müdür görev sorumluluklarından olan yönetim faaliyetine katkıda bulunmadığı, davacının şoför olarak çalıştığının davalın yanca sunulan ... tarihli araç servis iş emri, ... tarihli araç servis iş emri, ... tarihli servis formlarında araçları tamirhanelere teslim etmesinden ve SGK kayıtlarındaki meslek kodu ile desteklendiği (aksi yönde davacı yanca sunulan kayıtlara UYAP entegrasyon raporunda davacının SGK kayıtlarındaki işlem tarihinin ... olarak görülmesi ve dava dışı yanca SGK'ya sonradan bildirim yapılabilmiş olduğunun değerlendirilmesi ile kıymet verilmemiştir) kanaatine varılmıştır. Neticeten, davacının işvereni olan ...'e bağımlı olarak çalıştığı, emir ve talimatlarını ondan aldığı , taraflar arasındaki ilişkide iş sözleşmesinin kurucu unsurlaru olan “bağımlılık” unsurunun vaki olduğu, davacının davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığı, yönetim faaliyetini bağımlılıktan ari gerçekleştirdiğinin davacı yanca ispatlanamadığı, aksinin ise anılan tanık beyanları ve sair delillerle davalı yanca ispat olunduğu, şu halde davacının genel müdür ve şube müdürlüğü görevlerini fiilen yapı yapmadığı, ücrete hak kazanıp kazanmadığının iş mahkemesince rüyeti gerekeceği kanaatiyle mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya Antalya Nöbetçi İş Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA,
3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,
Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA,
İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine,
4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde dava açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,
Dair, Davacı vekili ile Davalı vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!