Anahtar kelimeler: Çöplük Arsayı Eskiden Yat Arsanın Noterde Encümen Vasfıyla İnş Aşnin

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili; eskiden çöplük niteliğinde olan taşınmazın alınan encümen kararı neticesinde arsa vasfıyla davalı ... adına tescil edildiğini, dava dışı ... Yat. İnş. Tic. A.Ş.nin arsayı satın almak için davalı Belediyeye başvuru yaptığını, arsanın yapılan ihale neticesinde 01.03.2007 tarihinde noterde düzenlenen taşınmaz satış sözleşmesi ile bu şirkete satıldığını, satış bedelinin ödenmesi üzerine 08.02.2008 tarihinde taşınmazın dava dışı şirket adına tapuda tescil edildiğini, satış tarihinde arsa üzerinde eskiden kalma önemli miktarda çöp bulunduğundan şartnamenin 13. maddesi ile satış vaadi sözleşmesinin (3-b) maddesine, Belediyenin sözleşme tarihinden itibaren 210 gün içinde taşınmaz üzerindeki çöpü kaldıracağı ve alıcısına teslim edeceğine dair hüküm konulduğunu, buna göre 01.10.2007 tarihi itibariyle çöpün kaldırılmış olması gerektiğini, çöpün büyük kısmının kaldırılmaması üzerine davalı Belediyeye kalan kısmı 30 gün içinde kaldırılması için ihtarname gönderildiğini, ihtarnameden sonuç alınamaması üzerine Belediye aleyhine açılan dava neticesinde Mahkemece 558 ada 7 parsel üzerinde bulunan çöplüğün her türlü masrafı Belediyeye ait olmak üzere kaldırılmasına dair verilen kararın kesinleştiğini, kararın dava dışı şirket tarafından icra takibine konu edildiğini ancak Belediyece çöpün kaldırılmasına dair herhangi bir faaliyette bulunulmadığını, bu kez dava dışı ... A.Ş. ile imzalanan hafriyat ve alacağın devri sözleşmesi ile arsa üzerindeki çöpün kaldırılması işinin müvekkili şirkete devredildiğini, bu doğrultuda Belediye nezdinde doğan tazminat taleplerinin de dava dışı ... A.Ş. tarafından müvekkili şirkete temlik edildiğini, çöpün kaldırılması işinin hafriyat ve nakliye toplamının 6.391.403,70 TL tuttuğunu, çöpün katı atık tesisine tevdii için ... İli Yerel Yönetimler Katı Atık Tesisleri Yapma ve İşletme Birliğine 1.955.673,00 TL ödendiğini, toplam çöp kaldırma maliyeti olan 8.347.076,70 TL'nin tahsili için davalı aleyhine başlatılan takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamını ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davaya dayanak yapılan Mahkeme kararında herhangi bir bedelin hüküm altına alınmadığını, likit bir alacak bulunmadığını, bahsi geçen mahkeme kararında dolgu ve çöpün kaldırılması edimine hükmedildiğini, icra dosyasına sunulan faturaların hangi nitelikteki hafriyatın ne miktarda taşındığına, hangi içeriğe sahip olduğuna dair bir tespit içermediğini, takip öncesinde Belediyeye herhangi bir borç bildiriminde bulunulmadığını, talebin fahiş olduğunu, katı atık depolama sahasına dökülen çöp ve dolgu malzemesi niteliği sebebiyle fiyatlandırma farklı olduğundan ne kadarının çöp ne kadarının dolgu malzemesi olduğunun belli olmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirket tarafından davalı ... aleyhine 8.347.076,70 TL bedelli ilamsız icra takibi başlatıldığı ve itiraz üzerine takibin durduğu, dava dışı şirket ile Belediye arasında yapılan sözleşme uyarınca satın alınan taşınmaz üzerinde bulunan çöpün kaldırılması ediminin yerine getirilmemesi üzerine açılan davada, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E., ████████ K. sayılı ilamıyla; taşınmaz üzerinde bulunan çöplerin masrafının davalı ... tarafından karşılanmak üzere kaldırılmasına dair verilen kararın 26.02.2014 tarihinde kesinleştiği, Belediyenin kararı infaz etmemesi üzerine davacının masrafı kendisi karşılamak suretiyle çöpü kaldırdığı, itirazın bu işin yapılması neticesinde yapılan masrafların miktarına ilişkin olduğu, bilirkişi raporu ile taşınmazda toplanmış bulunan 217.857,55 m² miktarındaki çöpün makine yardımı ile kazılması, yüklenmesi ve ... İli Katı Atık Tesislerine dökülmesi işi için toplam maliyetin 5.084.368,32 TL olarak hesaplandığı, 30.05.2018 tarihli ve 4 numaralı makbuz ile ... ili Yerel Yönetimleri Katı Atık Tesisleri Yapma ve İşletme Birliğine ... Belediyesi adına yapılan ödemenin 1.955.673,00 TL olduğu, toplam masrafın 7.040.041,32 TL olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile takibe vaki itirazın kısmen iptaline, toplam alacak miktarının 7.040.041,32 TL olduğunun tespitine, takibin bu değer üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 16.02.2023 tarihli kararıyla; davacının alacağının konusunun ... İli Merkez İlçesi ... Mahallesi 558 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki çöplüğün davalı ... tarafından kaldırılması gerekirken, Belediyenin kesinleşen ilamına aykırı olarak kaldırılmaması nedeniyle yapılan masraflara ilişkin olduğu, davalı aleyhine ilamın icrası için başlatılan takibin halen açık olduğu, davacının daha sonra 01.06.2017 tarihli dava dışı şirket ile yaptıkları hafriyat ve alacağın temliki sözleşmesi kapsamında çöpleri kaldırarak yaptığı masrafın tahsili için ilamsız takip başlattığı, bir şeyin yapılmasına ilişkin ilamların icrasında, ilamın konusunun yalnız borçlu tarafından değil diğer bir kimse tarafından da yapılabilecek bir iş olması halinde alacaklının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 30. maddesi ya da 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 97. maddesinden yararlanma konusunda seçim hakkına sahip olduğu, somut olayda dava dışı edim alacaklısı şirketin ilamlı icra takibi başlattığı ancak 18.12.2013 tarihli icra emrinde işin süresinin yazılmadığı, davalı tarafa tebligatın bu hali ile yapıldığı, alacaklı vekilinin 24.12.2013 tarihinde işin yapılma süresini içerir usulüne uygun tebligat yapılmasını icra müdürlüğünden talep ettiği, daha sonra hiçbir işlem yapılmayarak takibin bu aşamada bırakıldığı, alacaklının işi kendisinin yapabilmesi için izin alması ya da işin yapılması için gerekli giderlerin bilirkişi marifeti ile tespitinin istenilmesini icra müdürlüğünden istemediği, bu prosedürler yapılmaksızın işin alacağı temlik alan davacı tarafından yapılmasının ve alacağın ilamsız icra takibine konu edilmesinin usule uygun olmadığı, dava tarihi itibariyle henüz dava dışı şirketin doğmuş bir alacağının bulunmadığı, bu alacak için alacağın temliki sözleşmesinin düzenlenmesinin de mümkün olmadığı, düzenlenen sözleşmenin geçerli olmadığı, davacının alacak iddiasını dava dışı şirketten isteyebileceği, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle; davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 12.06.2024 tarihli ilamla; temlik konusu alacağın temliki yasaklanan alacaklardan olmadığı, davacı ile dava dışı ... A.Ş. arasında imzalanan alacağın devri sözleşmesinin geçerli olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince geçerli olan sözleşme uyarınca inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, sözleşme geçersiz sayılarak davalı Belediyenin pasif husumeti bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.2. Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile dava dışı ... A.Ş. arasında imzalanan alacağın devri sözleşmesinin geçerli olduğu, kaldırma kararından önce yapılan keşif sonucu alınan usul ve yasaya uygun kök ve ek bilirkişi heyeti raporlarında ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.10.2013 tarihli ve ████████E., ████████ K. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen 217.857,55 m3 miktardaki çöpün makine yardımı ile kazılması, yüklenmesi ve ... İli Katı Atık Tesislerine dökülmesi işi için tüm işçilik, malzeme, yatay –düşey taşıma, alet, edevat, zaiyat, genel gider, müteahhitlik karı, nakliye v.b. tüm giderler dahil toplam maliyetinin 2019 yılı ... Bankası N.41 ile N.42 pozu ile hesaplanarak KDV dahil 5.084.368,32 TL olarak hesaplandığı, her ne kadar 1.995.673,00 TL bedelli tahsilat makbuzunun davalı tarafından bilgisi dışında düzenlendiği iddia edilse de, davalı Belediyenin bilgisi dışında makbuz düzenlenmesinin mümkün olmadığı, davacının 1.995.673,00 TL bedel ile birlikte 7.040.041,32 TL talep edebileceği, bilirkişi raporları ile nakliye bedeli hesaplamasında navigasyon programındaki en kısa mesafe olarak hesaplanan 22,4 km uzaklıktaki Denizçalı Köyü depolama alanının seçilmesinin davalı lehine olduğu, somut olayda çöp kaldırma bedelinin hesaplanabilir ve likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle; ... İcra Müdürlüğünün █████████ esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen kabulüne, toplam alacak miktarının 7.040.041,32 TL olduğunun tespitine, takibin bu değer üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin ve davacının icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; Bölge Adliye Mahkemesince söz konusu temlikin Belediyeye tebliğ edilip edilmediği hususunun incelenmediğini, dava dışı şirket tarafından müvekkili Belediyeye karşı başlatılan ilamlı icra takibinde 2004 sayılı Kanunun 30 ve 6098 sayılı Kanunun 97. maddelerine aykırı olarak temlik sözleşmesi yapıldığını, bozma sonrası yapılan yargılamada yalnızca temlik sözleşmesinin geçerliliği değerlendirmesi yapılarak hüküm tesis edildiğini, bir an için temlik sözleşmesinin geçerli olduğu düşünülse dahi davacı şirketin temlik sözleşmesi doğrultusunda yeni alacaklı sıfatı ile dava dışı şirketin seçimlik haklarını kullanmaksızın alacağı ilamsız icra takibine konu ettiğini, Mahkemece somut delillere dayanmaksızın belirlenen 7.040.041,32 TL bedelin hukuki dayanaktan yoksun ve yüksek olduğunu, davacı şirketin avukatı istifa etmiş olmasına rağmen lehine vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, alacağın temliki sözleşmesine dayalı olarak yerinde getirilen edim bedelinin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Temyiz dilekçesinde belirtilen sebepler gözetilerek yapılan incelemede; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinin mümkün bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya, taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.