Anahtar kelimeler: Takbiine Karalandığını Üzerinin Cirosunu Hilafına Büyükçekmece Evraktan Kargo Çalındıktan Ciro

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2020KARAR TARİHİ : █████/2025KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhinde Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senedine özgü icra takibi başlatıldığını, icra dosyasından müvekkili şirkete ödeme emri tebliğ edilmediğini, icra takbiine konu alacağın hukuki dayanağının olmadığını, müvekkilinin borcu bulunmadığını, çekin kargo evrakları ile birlikte çalındıktan sonra müvekkilinin cirosunu üzerinin karalandığını ve rızası hilafına ciro yolu ile sahtecilik yolu ile davalıya ciro yoluyla çekin verildiğini belirterek, müvekkilinin Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası alacaklısına takibe konu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili icra dosyasına konu çeki ticaret ürünü olarak yaptığı işlere karşılık iktisap ettiğini, müvekkilinin iyi niyetli meşru hamil olduğunu, çek cirantasından alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İhbar olunan ... Kargo vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilİ şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davacı taraf kargo içerisindeki ürünün ne olduğunu ispat edemediğini, müvekkilin çek taşıma sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.İhbar olunan ... vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu çekin müvekkili tarafından █████/2019 tarihinde davacıya usulüne uygun şekilde ciro edilerek teslim edildiğini, teslim karşılığında ... numaralı tahsilat makbuzu düzenlendiğini, bu belge çekin fiziki olarak da teslim edildiğini ispatladığını, müvekkilinin TTK madde 647 uyarınca ciro ve zilyetlik devrini gerçekleştirdiğinden sorumluluğunun sona erdiğini, davacının çeki ciro edip gönderdikten sonra müvekkilinin bu aşamadan sonra bir kusurunun bulunmadığını, çekin arkasında tahrifat olduğunun davacı tarafından kabul edildiğini, bu durum çeki elinde bulunduran kişinin meşru hamil olmadığını ortaya koyduğunu belirterek yetkili ve meşru hamil olmadığının kabulüne, çekin kaybolması hususunda müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağının kabulü ile çekin kaybolması sebebiyle ortaya çıkmış ve çıkabilecek zararlardan sorumlu tutulamayacağının kabulüne, davaya konu tahrifata uğrayan çek sebebiyle herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığının kabulü ile Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizin ... esas, ... karar sayılı dosyada yargılama yapılmış olup, yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, sunulan ve benimsenen denetime elverişli hüküm kurmaya yeterli bilirkişi raporu kapsamında davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf etmesi üzerine dosya İBAM .... Hukuk Dairesi tarafından incelenmiş olup, dairenin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile bozularak mahkememizin ... esasına kaydedilmiştir.Mahkememiz dosyasının İstinaf İlamı doğrultusunda Grafoloji bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, dosya bilirkişi ....'e tevdi edilmiş, bilirkişi sunmuş olduğu █████/2025 tarihli raporda özetle; "İnceleme konusu ... Bankası A.Ş.'ye ait keşide tarihi 07.12.2019, keşide yeri İstanbul olan ... seri nolu “9.444Dokuzbindörtyüzkırkdört” TL tutarlı çekin üzeri karalanmış 4. ciro işlemi altında yukarıda İnceleme —Bulgular bölümünde de görüleceği üzere HS525 Döküman İnceleme Cihazı ile yapılan incelemede karalanmış 4.ciro işlemi altında “... San.Tic A.Ş emrine Ödeyiniz” okunur ibarelerinin olduğunu bildirir rapordur.'' şeklinde belirtmiştir. Dava, davacının meşru hamili olduğunu ileri sürülen çekin rızası dışında davacının elinden çıktığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu 95.600 TL. bedelli, 17.10.2014 tanzim- 15.11.2014 vade tarihli bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı, söz konusu bonolarda atılan imzanın davacıya ait olup olmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır. Borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını menfi tespit ve istirdat davası ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer. Çek aslının mahkememizce yapılan incelemesinde; keşidecisinin ... Şirketi olduğu lehtarının ...... Şirketi olduğu, ilk cirantanın ...... Şirketi olduğu, sonraki cirantanın ... tarafından ciro edildiği ve ... Ödeyiniz şeklinde cirolandığı, sonraki cirantanın ...... Şirketinin olduğu, işbu cirodan sonra yazı ile çek üzerine yazılar yazıldığı ve üzerinin karalandığı, sonraki cirantanın . .. Şirketi olduğu, sonraki cirantanın ... Şirketi olduğu, sonraki cirantanın .... Şirketi olduğu, sonraki cirantanın .... Şirketi olduğu, işbu cirantadan sonra bankanın kaşesinin bulunduğu görülmüştür.Mahkememizce İstinaf İlamı doğrultusunda aldırılan bilirkişi raporunda; çekin üzeri karalanmış 4. ciro işlemi altında .... Döküman İnceleme Cihazı ile yapılan incelemede karalanmış 4.ciro işlemi altında “.... San.Tic A.Ş emrine Ödeyiniz” okunur ibarelerinin olduğu tespit edilmiştir. İş bu karalanmış cirantadan sonraki cirantanın davacı olduğu, dolayısıyla davacı cirosunun karalanmamış olduğu, dava dışı üçüncü bir şirketin cirosunun karalandığı, iş bu karalanan cironun hukuki olarak iptal edildiği anlamında olduğu, sonuç olarak davalının son ciranta olması sebebiyle iş bu çeki kötü niyetli olarak ele geçirip geçirmediğinin, ağır kusurlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.Kambiyo senetlerinden olan çek, Türk Ticaret Kanunu’ nda tanımlanmamıştır. TTK 780. Maddede belirtilen çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, kanunun öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (Tuna., E/ Göç Gürbüz, D: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s:268). Çek bir kıymetli evraktır. Her kıymetli evrak gibi çekte bir hak içerir ve bu hak çeklerde bir alacak hakkıdır. Çeke bağlanmış olan alacak hakkının istenebilmesi için çekin ibrazı şarttır. Başka bir kişiye devri de ancak çekin devri yoluyla sağlanabilir. Düzgün bir ciro silsilesi ile hamil görünen kimseye meşru hamil denir ve bu kişi çekten doğan hakları kullanabilir. Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Çekten dolayı kendisine başvurulan kişi hamile karşı bir takım def'ileri ileri sürebilir. Bunlar çekten kaynaklı (çekte kendisine ait imzanın sahteliği, çekte tahrifat gibi) mutlak defiler ile TTK 687/1 maddesinde belirtilen şahsi (bedelsizlik iddiası gibi) defilerdir. Mutlak def'iler herkese karşı ileri sürülebilirken, şahsi def'iler ise ancak ilişkide bulunulan kişiye, kötü niyetli olması halinde hamile karşı ileri sürülebilirler. (TTK 687) Muhatabın çeki ibraz eden kişiye geçerli bir ödeme yapabilmesi için bu kişinin çek bedelini tahsil konusunda talep hakkına sahip olması zorunludur. Emre yazılı çeklerde düzgün bir ciro zinciri ile hak sahibi olduğu anlaşılan kişi (yetkili hamil) olması gerekir.Davaya konu çekte davacının ciranta olduğu, davalının da ciranta olduğu, davacının imza inkarının bulunmadığı, davacı vekilinin mahkememizce alınan beyanına göre davaya konu hırsızlık olayı ile ilgili herhangi bir ceza dosyasının bulunmadığını belirttiği anlaşılmıştır.TTK.'nın 792. Maddesi gereğince çekin herhangi bir surette hamilin elinden çıkması halinde, ister hamile yazılı, ister ciro yolu ile devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkının 790. Maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. Anılan kanunun 790. Maddesi gereğince cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır düzenlemesi bulunmaktadır. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Kambiyo senetlerinde imzaların bağımsızlığı kuralının mevcut olduğu, kambiyo senetlerinin temelindeki borç ilişkisinden bağımsız olarak mücerret borç ikrarını içerdiği özellikleri göz önünde bulundurulduğunda, somut olayda senede karşı senetle ispat zorunluluğu söz konusu olduğu ve imza da inkar edilmediğinden, davacının senedin bedelsizliğini ancak yazılı delille ispatının mümkün olacağı, davaya konu çekte üçüncü bir şirkete ait karalanmış ciro bulunduğu, bu durumun cironun iptali olarak değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla ciro silsilesinin kopuk olmadığı, davalı tarafın davaya konu çeki kötü niyetli iktisap ettiği yada iktisabında ağır kusurunun olduğu ispatlanamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 615,40 TL ilam harcından peşin alınan 179,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 436,00 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.504,70 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 5-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair, davacı vekilinin ve ihbar olunan vekillerinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Katip ... e imzalıdır Hakim ... e imzalıdır